Deklarasyonda, iş kazası ve işe bağlı hastalıkların azaltılması ile güvenlik kültürünün teşvik edilmesi yönünde alınan kararlar ve sistem yaklaşımı ön planda yer alıyor.
İvme Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı İnşaat Yüksek Mühendisi Fırat Şükrü Eker, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Seul Deklarasyonunun hükümetlerin, işverenlerin ve çalışanların sorumluluklarını bir kez daha tanımladığını belirtti. Eker, Seul Deklarasyonu, bu kadar geniş katılımla oluşturulan ilk uluslararası metin. Daha önceki kongrelerde sadece kapanış bildirileri ile yetinilirken, bu kongrede özel bir deklarasyonun kamuoyuna açıklanması, dünyada sağlık ve güvenlik alanında yaşanan kayıpların da önemini gözler önüne seriyor. Deklarasyonda, özellikle 155 nolu ILO Sözleşmesi temel dayanak olarak ele alınıyor ve koruyucu hizmetlerin sağlanması ve güvenlik kültürünü artırıcı ulusal eylemlerle birlikte sistem yaklaşımı ön plana çıkıyor. diye konuştu.
Fırat Şükrü Eker, Seul Deklarasyonu sonrasında sağlanan ilerlemeler, İstanbulun ev sahipliği yapacağı 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresinde de ele alınacak. Ev sahibi Türkiye olarak da Seul Deklarasyonu bağlamında kendi ulusal politikalarımızı gözden geçirmeli ve yeni bir yol haritası çizmeliyiz. Ayrıca bu konuda yapılacak tüm çalışmaların ve kaydedilecek ilerlemelerin İstanbul Kongresinde sunulması, bu konuda etkin bir rol oynadığımızı ortaya koyması açısından son derece önemli. dedi.
İSTANBUL 2011DE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONGRESİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
İş güvenliği İstanbulda konuşulacak
1955 yılından bu yana her üç yılda bir Dünya Çalışma Örgütünün (ILO) himayesinde düzenlenen Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresine, 6-9 Kasım 2011 tarihlerinde İstanbul ev sahipliği yapacak. İş sağlığı ve güvenliği konusunda tüm tarafları bir araya getiren kongre, alanında en geniş katılımlı ve en etkin organizasyon olarak biliniyor.
İstanbulun 19uncusuna ev sahipliği yapacağı kongrenin hazırlıkları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. İş sağlığı ve güvenliği konusunda dünyada yaşanan tüm problemleri ve gelişmeleri görüşmek üzere çeşitli ülkelerden gelen temsilcilerin katılımıyla gerçekleşecek kongrede, uluslararası bildirilerin sunulacağı sempozyum oturumları ile birlikte eş zamanlı birçok forum da organize edilecek. Kongre, sağlık ve güvenlik kapsamlı bir multimedya ve film yarışması ile de renklenecek. Kongre süresince bir fuar organizasyonu da yapılarak bu alanda hizmet veren firmaların kendilerini tanıtmalarına fırsat tanınacak.
Bu sene Güney Korenin başkenti Seulde düzenlenen 18. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresine katılan İvme Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü ve A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı İnşaat Yüksek Mühendisi Fırat Şükrü Eker, böylesine önemli bir kongrenin ülkemizde yapılmasının çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Eker, kongrenin iş sağlığı ve güvenliği alanında ülkemizin düzenleyeceği en büyük organizasyon olduğunun da altını çizdi.
Seulde düzenlenen Kongreye yaklaşık 100 ülkeden 3 bine yakın delegenin katıldığını söyleyen Eker, Türkiyenin Asya ve Avrupayı bağlayan coğrafyada yer alması nedeniyle İstanbuldaki kongrede katılımcı sayısının çok daha fazla olacağını vurguladı. Eker, konuya ilişkin açıklamalarına şöyle devam etti: Önümüzdeki üç yılı çok iyi değerlendirmeliyiz. O tarihe kadar temel politikalarını oluşturmuş ve mevzuat ile ilgili düzenlemeleri gerçekleştirmiş bir Türkiye olarak ev sahipliği yapmalıyız. Ülke olarak başta hükümete olmak üzere işverenlere ve çalışanlara kısacası herkese önemli sorumluluklar düşüyor. 2011de sayısal verileri daha iyi bir Türkiye yaratmalıyız. Bunun için de ulusal kampanyalara önem vererek, işveren ve işçi kesimlerinin katılımını etkin olarak sağlamamız gerekiyor.