İstanbula Tutunmak
Türkiye nin küresel dünya ile bütünleşme projelerinden biri olan Avrupa Birliği üyeliği içeriden ve dışarıdan kaynaklanan nedenlerle durağan bir sürece girmiştir.
Oysa ki katılma müzakerelerinin bir an evvel yürütülmesi ve tam üyelik için mesafe alınması gereken tarih olan 2013 yılına fazla bir süre kalmamıştır.AB entegrasyon sürecinin dışına itilmiş , demokratik ve laik cumhuriyetin kazanımlarından uzaklaşarak içine kapanmak ve daha da vahimi anti demokratik rejimlerle yönetilen ülkeler ile işbirliği yapmak zorunda bırakılacak bir Türkiye nin sadece kendi için değil aynı zamanda Avrupa içinde çok ciddi sorunların başlangıcı olacağını unutmamak gerekir.
Avrupasız bir Türkiye nin yada Türkiyesiz bir Avrupa nın sadece ekonomik açıdan değil aynı biçimde siyasi, stratejik, jeopolitik, güvenlik gibi sonuçları ile dünya barışı ve küresel sermayenin hedefleri boyutuyla istenmeyen bir durum yaratacağı ortadadır.
Bu bağlamda en iyi örnek 2010 yılında Avrupa başkenti payesi ile ödüllendirilerek Avrupa kenti statüsü perçinleşecek olan ve AB tarafından bizden biri muamelesi yapılan İstanbuldur. Batı ile daha fazla entegre olmuş ve bugün Londra, Paris, Roma, Sydeney, NewYork,Tokyo,Berlin,Barselona gibi küresel kentler arasına gimiş İstanbul kent markasının ruhunun ve imajının Türkiye ye bütünsel anlamda yansıtılması gerekir.
Dünyadaki İstanbul algılaması ile Anadoludaki muhafazakarlaşma trendinin ve geleneksel hoşgörü kültürünün İstanbuldaki kent yaşamına dönüştürülmesi bir proje olarak ortaya konabilirse Türkiye nin tüm illeri ve şehirleri küreselleşen kentlerin markalaşma gerçeğinden nasibini alarak, uluslararası sermaye akışı ve kültür bütünleşmesine paralel sağlanacak gelişim ile geleceğin yatırım, girişim, istihdam, hizmet, ihracat, finans, sanayi, teknoloji, bilim, spor, turizm, beyin göçü, ve nihayet uluslararası rekabet ortamında her bölge veya farklı yerleşkeler bizde varız diyebilirler.
Bilindiği üzere İstanbul 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacak.Bu gelişme sadece İstanbul için değil tüm Türkiye için bir fırsattır.Hangi ülke olursa olsun bir ülkenin “global kenti” o ülkenin imajının oluşmasında en etkili rolü oynuyor. Ülkenin genel imajı ile ekonomik ve kültürel çekim merkezi olabilmesinin ölçüsünü yada kriterlerini belirliyor. Kültür başkentlerinin göstereceği performans ve örnek çalışmalar ilerledikçe diğer kentlerde yaşayanlarda yaşam standartlarının yükselmesi için taleplerini ortaya koymak suretiyle 21.yüzyılın insanlığa sunduğu yenilikler , yaratıcı ve insanlığa hizmet eden dinamizminden faydalanmak istemektedirler. Böylece kentlerin farklı farklı simgeler , renkler ve karakterler ile kimliklerini ortaya koyarak kendi özelliklerini, geleneksel yaşam tarzalrını ve yerel kültürü dünya kültürü ile örtüştürerek yerelden küresele ,küreselden yerele doğru bir etkileşim ile yeni doğal konum, mimari, estetik görüntü,alışveriş merkezleri, sosyal taleplerin giderildiği mekanlar , spor alanları, çevreyi koruma çalışmaları, iklim ve güzel kent kavramları ile günlük yaşamın kalitesini belirleyen altyapı, konut, okul, hastane, toplu taşıma, trafik , park alanları, temiz kent , temiz hava, ve su gibi kent sanatları yada kent ürünleri olarak tanımlayacağımız küresel kent leri ve yaşam tarzından başta İstanbul olmak üzere tüm Anadolu payını alabilir.
Dolayısıyla , 2010 yılı ve sonrasında İstanbul ile başlayacak küresel kentlerle ilgili açılımın sadece kültürel bir kent olma markalaşma yada yeni bir simgeleşme çabalarından öte Avrupa ve Dünya ile bütünleşmiş modern Türkiye nin varolan mücadelesinin bir parçası ve aynı zamanda İstanbul ve diğer lokasyonları ile Türkiye nin Dünya ekonomik, sosyal ve kültür alanlarında yer alma çalışmalarının bir ürünü olarak kabul etmek gerekir.
AB yolculuğunda İstanbul a tutunmak aynı zamanda mutluluğa, güzele, iyiye, doğruya,dostluğa , huzura ve yaşama dair herşeye bir özlem ifade ediyor. Ne güzel söylemiş şair, İstanbul şiirinde;
Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Binbir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniyende güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul
Ve İstanbul
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
2010 yılı Avrupa kültür başkenti İstanbul ve sonrası aydınlık ve modern Türkiye yi özlemle bekliyoruz...