SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   18 Mayıs 2012, Cuma

Aralik 2008 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 56

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

ANA SANAYİ İLE DİYALOG İÇERİSİNDE OLMALIYIZ

Bu global krizde devlete gitmemiz gerekir

SUBCONTURKEY: Bu küresel mali krizden her sektör az yada çok etkilendi,  etkilenmeye de devam edecek. Beyaz eşya imalat sanayine bu krizin etkileri neler olur, kısaca bu krizden sektörünüz nasıl etkilendi/etkilenecek, bu krizi en hafif şekilde atlatmak için neler yapıyorsunuz ve/veya neler yapılmalı? 2009 yılı beklentileriniz ne olacak?

Murat Önay: Geçen hafta beni Indesitin Supplier toplantısına davet ettiler. Her sene 300 kişi çağırıyorlardı, bu sene 150 kişiye indirmişler. Beni de muhtemelen BEYSAD başkanı olduğum için çağırdılar. Yani Türkiyeden firma davet etmediler. Türkiyeyi bıraktılar, maliyetlerin yüksekliğinden dolayı buradan ümidi kestiler.

Besim Tuncay Oktayer: Avrupada durum başta otomotiv olmak üzere iç açıcı değil. Opeli kurtarmaya çalışıyorlar. Kurtaracak para da yok, entegre edecek para yok. Türkiyenin sermayesi yok. Mühim olan tüm kredileri kapatmaları lazım. Kötünün iyisi olarak düşünürsek, bu krizden en az beyaz eşya etkilenecek. Bence birkaç ay atlatıldığında Türkiye yine Avrupada iyi bir konuma gelecektir. Euro dolar farkı %20lere düştü. Ben Avrupalı iş adamının yerinde olsam, gidip Çinden malzeme almam. Türkiyeden alırım, nedeni ise maliyet açısından Çin ile bizim bir farkımız kalmadı, maliyette aynıyız, kalitede biz daha iyiyiz ve Avrupaya daha yakınız.

Atilla Eren: Avrupalı bir şekilde paraya ulaşıyor. Bizim ülkemizde kimseye de ulaşılamıyor. Mangalda kül bırakmadık, sağlam ekonomi diye. OEM çalışan Antoni Merloni  kendisi batmış. Geçen seneki rakamların %30u kadar az üretim yapmışlar.

Mustafa Böyet: Ekonomik krizde önemli olan nereye kadar gidecek, ne zaman duracak bunu bilmek gerekiyor. İnşaat sektörü de kötü durumda. Sadece eldeki projeler yapılmaya çalışılıyor, yeni proje yok.

Uğur Özgüç: Manisada cumartesi, pazar günü bölgeye girdiğinizde in cin top oynuyor. Hiç kimse yok. Çok belirgin bir şekilde, son bir kaç haftadır durum böyle, yaprak kımıldamıyor.

Handan Hasipek: Manisada piyasa çok kötü. Krizden beyaz eşya sektörü en az etkilenecek diyoruz ama nereye kadar bu gidecek, nereye kadar dayanabilecek krize beyaz eşya sektörü bilemiyoruz. Bizim sektörümüz de önlemler alınmazsa tıkanacak.

Bahadır Balkır: Antonio Merloni battı, beyaz eşya üretiyordu ama battı. Görüşmeleri durmuş. İşin pozitif tarafından bakacak olursak, Avrupaya giren Çin malı da kesildi. Onlarda da şuan durum aynı. Yıl sonu olduğu için üretim düşüyor, bunu da göz ardı edemeyiz.

SUBCONTURKEY: Yan sanayiciler olarak devletten, ana sanayiden, sizin yardımcı sanayilerinizden, tedarikçilerinizden, çalışanlarınızdan beklentileriniz nelerdir?

2001 krizinde ana sanayici yanımızdaydı

Hasan Basri Aksu: Geçmişte de krizler yaşadık. O zaman ana sanayi bize destek vermişti, kol kanat germişti. Sürekli dalgalanan döviz kur farklarını ödeyeceklerini söylediler ve ödediler. Hammaddeyi ithal etmeye başlamıştık. Hammaddeyi gümrükten çekip, parasını ana sanayici ödedi ve hammaddeyi bize verdi. Ama bugünkü durumda ana sanayiler vadeleri uzatıyoruz diyorlar ve vade farkı vermeden bunu yapıyorlar. Bunu da dikta ederek tuhaf bir üslupla yapıyorlar. Karşılıklı mutabakatla olsun istiyoruz ama belki de onlarda panikledi. 2001 krizi ile şu anki durum arasındaki en büyük fark bu. Bu örnek durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.

Ana sanayi ile diyalog içerisinde olmalıyız

Bahadır Balkır: 2001de Hasan Beyin dediği gibi yan sanayide kriz olduğunda ana sanayi destek oluyordu. Ana sanayinin ihtiyacı olabileceği durumlarda oluyor, o zamanda yan sanayi olarak biz de destek verebiliyoruz. Ama bu ne ana sanayinin ne yan sanayinin ne Türkiyenin krizi. Bu global bir kriz. Bugün herkesin kendi şartlarını en iyi şekilde değerlendirip ayakta kalma günü. Birbirimizden bir şey beklemek değil, beraber neler yapabiliriz, bunu konuşmamız gereken bir gündeyiz. Şuan ki yaklaşımda ana sanayiden herkes yapabildiği oranda destek olsun şeklindedir. Ana sanayi ile yan sanayi arasındaki diyalogun açık olması gerekir. Yaptırım aşamasında ana sanayinin bir beklentisi yok. Özellikle yatırımda olan firmalar için çok kötü bir dönemdeyiz. Bu bütün dünyanın sorunu olduğu için sadece finans sektörü değil, bütün devletler, Türkiye hariç taşın altına elleri koydu. Bu bakımdan bir yerde krizin durması gerekiyor. Türkiyede belli dengeleri sağladığı zaman bu duruma el uzatacaktır.

Türkiyede faizlerin düşmemesi halinde sanayinin önünü kimse göremez

Uğur Özgüç: 94, 98, 2001 krizlerinde Türkiyedeki krizi konuşmuştuk. O zaman ihracata dönün, ihracattan pay kaparsanız işi kurtarırsınız diyorlardı. Dolayısıyla ana sanayilerin öyle bir çarkı olduğu için, kol kanat germesi daha kolay olmuştu. Lokal krizde nasıl ana sanayiye gittiysek bugünkü global krizde devlete gitmemiz gerekir. Çünkü diğer ülkelere baktığımız zaman bu şekilde olduğunu görüyoruz. Herkesin ayakta kalabilmesi için devletin nezdinde bir şeylerin yapılması gerekiyor. İşin psikolojik boyutuna bakarsak ekonomi düzeldi diye değerler olsa bile insanlar psikolojik olarak talep yaratmayacak. Bu süre her şey çok iyi gitse bile minimum bir seneyi bulacaktır. Türkiyede bütün sektörler işini hafif de olsa cirolarını artırıyor, işlerini büyütüyordu. Şimdi talep daralmasıyla para da darlığından dolayı çok negatif etki yapacak ve bunun açık olan kısmını bankadan bulamayacak ve öz kaynak koyma imkanı da yoksa çarkın dönmesini engelleyecek. Bugün bizim yaşadığımız sıkıntı, bizden mal alan kurumsal firmalar vadelerini uzatmaya çalışıyorlar. Benim mal almaya çalıştığım firmalar da şuan korkudan vadeleri kısmaya çalışıyorlar. Şuan için dengeler oluşmadı belki iki ay sonra o mal satanlar benden mal alsana diyecekler ama bu dönemi bunları takip ederek atlatacağız.

Murat Fırat: İnsanlar kriz ortamında alacaklarını erteledi, o hava yaratılırsa herkes hücum edecek parasını alabilmek için.

Mustafa Böyet: Firmalar şuanda aslında mal alın diye geliyorlar ama üretim olmadığı için alamıyoruz.
 
Murat Önay: Bizim ana sanayiden hiçbir beklentimiz yok. Çünkü ana sanayilerde kendini kurtarmaya çalışıyor. Yapılacak tek bir şey var; hükümetin sanayinin önünü açması değil, işini kolaylaştırması gerekiyor. Amerika faizleri düşürdü, Avrupa faizleri düşürdü bizde ise %30lara çıktı.

Sanayiciyi bitiren durum bu. Türkiyenin buna önlem alması gerekir. Bankaların maliyetini azaltıp, bankaların sendikasyonlarına garanti vermek, kredilerine garanti vermek gibi çözümler olabilir. Türkiyede faizlerin düşmemesi halinde sanayinin önünü kimse göremez. Bankalarla hükümetin çok ciddi şekilde ekonomik olarak görüşmesi gerekir. Bizde Euro ve dolarda arttı. Avrupada Euro sabit, dolar artıyor. Bizde ikisi de artıyor, yani biz darbeyi iki türlü de yiyoruz. İhracat yapmamız da zorlaşıyor. Bu bakımdan Türkiye önce içine kapanıp, sanayiyi nasıl ayakta tutarız, bunun yolunu bulması lazım. Yoksa bugün hiçbir yan sanayinin ana sanayiden talebi olmaz. Çünkü ana sanayide kendini kurtarmaya çalışıyor. Bankalar arasındaki piyasa da yükseldi. Sendikasyon kredisini yeni sendikasyon kredisi alarak ödüyorlar. Avrupada bütün devletler bankalara maddi yardımlar yaptılar ya da ortak oldular bankalara.

Türkiyede bir takım bankalar bunu istemiyor. Ama hiçbir banka da mevduat garantisi veya sendikasyon borç garantisi getirilsin diyemiyor. Çünkü dediği anda zayıf halka olduğu ortaya çıkacak veya öyle algılanacak. Kimse elini kaldıramadığı için aslında sistem alttan oyuluyor. Bu yüzden hükümetin el koyması gerekiyor. Çünkü bankacılık sektörü çöktüğü zaman Türkiye çökecek, ikinci bir darbeyi daha kaldıramayacak. Hepimizi bekleyen bir sorun da kur farklarından dolayı sene sonunda hepimiz zarar edeceğiz, kar çıkmayacak. Seneye kredi kullanmak zorunda kalacağız. Şu anda 6. ayın verilerine göre konuştuğumuz için sorun yok gibi görünüyor ama bizi bekleyen en büyük sorunlardan biri de bu.

Atilla Eren: Ana sanayide şuanda gergin bir ortam yok. Çalıştığımız bankalar bu dönemde naz yapıyorlar. Finans krizini yaşıyoruz, üretim olarak henüz yansımadı.

Orhan Yeloğlu: Şuanda şirketler sattıkları malların parası ile dönebiliyorlar. 60 ile 100 gün önceki yaptığımız satışların parasını alıyoruz. Bugünkü satışların düşüklüğünü iki ay sonra tam hissedeceğiz.

Fedakarlık yapma sırası finans sektöründe

Besim Tuncay Oktayer: Bu dönemde esasında iki tane sonuç var ortada. Bir tanesi firmaların satışlarının düşmesidir. Satışların düşmesine şu durumda yapabileceğimiz bir şey yok. Tüm sistemi sabote eden ise finans kuruluşlarının yarattığı baskıdır. Türkiyedeki finans kuruluşlarında dünyadaki finans kuruluşlarının yaşadığı problemler yok esasında. Dünyadaki finans kuruluşlarının paraları battı ve sıkıntı içerisindeler. Türkiyedeki finans kuruluşlarının böyle batık bir parası yok. Bununla beraber kredi faizlerinde bir artış var. Gelirleri inanılmaz arttı. Kriz öncesi açıklanan bilançolarında çok fazla karlılıkları var bankaların. Hükümet çok basit olarak bu artacak karlar için ilave vergi getirebilir. Bankacılık sektörü ağlıyor ama ben tüketici olarak sadece şunu görüyorum; kredi faizleri artıyor. Sistemleri sabote olmadığı için sendikasyonlarını kapayabilmek için zorluk çekeceklerini düşünmüyorum. 2000 yılında finans sektörünü ayakta tutabilmek için bu halk, inanılmaz fatura ödedi ve artık bunun karşılığını görebilmesi gerekir.

Ana sanayinin katılımı olursa Domotechnica İstanbul başarılı olur

SUBCONTURKEY: 2009 yılından itibaren iki yılda bir Domotechnica+Components fuarının Türkiyede yapılması planlanıyor. Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Hasan Basri Aksu: Ana sanayinin katılımına bağlı olarak ses getireceğini düşünüyorum. Orta Doğuya açılmak içinde iyi bir fırsat olur.

Uğur Özgüç: Geçen sene böyle bir kriz ortamı yokken bile Kölnde ana sanayi yoktu. Şimdi katılırlar mı soru işareti olarak duruyor.

Atilla Eren: Piyasaları canlandırmak için Nisan ayı çok uygun görünüyor. Bu zamanda motivasyon olarak ana sanayi, yan sanayi bir arada olması gerekir. Piyasaya hareket getireceğini umuyorum.

Besim Tuncay Oktayer: Zamanlama olarak bahara girerken, kritik dönem olan kışı geçirdikten sonra bu fuar avantaja bile dönüştürülebilir.

 

  İlgili Haberler

 

Lukoil, Vites Yükseltme Hedefinde
Denizatı Petrokimya, İhracatta Yeni Rekorlar Hedefliyor
BUSWORLD TURKEY 2012
4. Busworld Turkey 19 Nisan da Açılıyor
Yan Sanayide Hedef, Daha Fazla İhracat

  İlgili Yazılar

 

Bir üretim stratejisi olarak Volkswagen MQB nedir? Yan sanayi firmaları için ne anlam ihtiva ediyor?
Yurtdışından Talep Var
Türk Sanayisinde ERP Tatminini Etkileyen Faktörlerin Analizi
Türk Havacılık Sanayisinde İlk Girişimler
Hiç Kapıldık mı O Hisse, Gitmek İstersin Ya Da Kalmak
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi