SUBCONTURKEYden yazılarımı takip edenler çok iyi bilirlerki 2008 yılının kötü bir yıl olacağını dünyanın dolayısıyla Türkiyenin ekonomik krize ve durgunluğa gireceğini bundan bir yıl önce yazmıştık. Bu yazımızda ise ekonomik kriz ve gerçek mağdurlardan bahsetmek istiyoruz. Elbette ki her zaman olduğu gibi bazı rakamları açıklamakla söze başlıyabiliriz.2008 yılı başından bu güne kadar 41 bin işyeri kepenk kapatıyor. Karşılıksız çıkan çek oranlarında ise geçen seneye oranla %12.2 bir artış olduğu istatistiklerde gözlemleniyor. Ülkeye gelen döviz girişindede ciddi bir düşüş yaşanıyor. Geçen yıl dış kaynaklı sıcak para miktarı 107 milyar 115 milyon dolar iken, bu ay itibariyle bu rakam 54 milyar dolar civarına düşüyor. Böylece dışarıya kaçan sıcak para özellikle dolarda kur artışına neden oluyor.
Amerika ile mukayese ile düşük oranlarda da olsa bireysel kredi borcu ödemelerinde ciddi sıkıntılar gözlemlenmektedir. Örneğin, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 1 milyon rakamına doğru koşmaktadır.
Diğer taraftan krizin gerçek mağdurları olan çalışan kesimde ise durum dahada vahimdir. Türkiyede işsizlik oranları %9.8 ve işsiz sayısı 2.5 milyon kişi olarak resmi makamlarca açıklansada gerçek rakamların tarımda çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve yardımcı aile bireyleri gibi parametreler hariç tutulursa gerçek işsizlik oranının %17 ve gerçek işsizlik sayısınında 5 milyon kişiye doğru ulaştığı söylenebilir. Üstelik kayıt dışı sektörün istihdama doğrudan etkisini hesaba katar isek Türkiyede işsizliğin geldiği nokta ve bundan sonra geleceği düzeyin ve de sonuçlarının tam karşılığının mutlak yoksulluk, sosyal çalkantı ve ahlaki çöküntü olacağını çok net olarak söyleyebiliriz.
Tüm bu çarpıcı rakamların Türkiyede bütün sektörleri, işletmeleri, iş dünyasını, esnafı, tüccarı etkileyeceğinden hiç kuşku duymuyoruz. Ancak asıl faturanın namusu, emeği ve alın terinden başka hiçbir dayanağı olmayan çalışanlara ve genel anlamda dar gelirli kesime daha büyük bir darbe vuracağı kesindir. Ancak Türkiye ne enteresan bir ülkedir ki bugün kriz kriz diye bağıranların çoğuda krizden en az etkilenecek en azından aç ve açıkta kalmayacak kalburüstü kesimdir. Bunlar genelde kardan zarar eden ve son yedi yıldır yukarıdan dolar yağarken dolarları şemsiyeyle toplayan kriz tacirleridir. Krizin faturasını her defasında çalışanlara kesenlerdir.
Lütfen biraz utanın ve hatta bırakında geçen yıldan bugüne işini kaybeden 400 bin vatandaşımızda sizlerden fırsat bulup biraz ağlasın...