SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   9 Åžubat 2012, PerÅŸembe

Ekim 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 54

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

NE ÜRETSEM SATARIM DEVRİ BİTTİ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, 12 ilde Rekabet Kültürü ve İş Dünyası Toplantısı düzenleyecek

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Rekabet Kurumu işbirliğinde, mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde oluşumu ve geliştirilmesi; rekabet kültürünün daha sağlam temeller üzerine yerleştirilerek, geniş kitleler tarafından benimsenmesini sağlamak amacıyla 12 ilde Rekabet Kültürü ve İş Dünyası Toplantısı düzenleyecek.
 
Açılış konuşmalarını TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcının yaptığı ilk toplantı Ankarada gerçekleştirildi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada, Karşımızda yeni bir dünya, yeni bir rekabet haritası şekillenmektedir. Dünün davranış kalıpları ve alışkanlıkları ile bu yeni ortamda iş yapabilmemiz mümkün değildir. Değişen dünya alışkanlıklarımızı, iş görme biçimimizi değiştirmemizi zorunlu kılmaktadır. İşte bu noktada iş kültürümüzü değiştirmemizin ve yeni rekabet ortamına uyum sağlamamızın önemi ortaya çıkıyor dedi.
 
Ankara ili ve ilçelerinin oda/borsa başkanları, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleşen toplantıda katılımcılara, Rekabet Kurumu II. Daire Başkan vekili Murat Çetinkaya tarafından bir sunum yapıldı.
 
Toplantıların gerçekleştirileceği diğer iller ise sırasıyla şöyle: Erzurum, Bursa, Kayseri, Gaziantep, İstanbul, Trabzon, Antalya, Manisa, Adana, Samsun ve Konya.
 
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlunun konuşması şöyle: Rekabet Kurumu ile birlikte bugün, reel sektörümüz açısından önemi giderek artan bir konuda, Ankara ile birlikte 12 şehrimizde ortak bilgilendirme toplantılarına başlıyoruz. Zira ekonomimizin faaliyet gösterdiği koşullar, son beş yıl içinde büyük ölçüde değişmişti. Daha dün, sadece kendi şehrindeki ya da komşu şehirdeki firmalarla rekabet eden müteşebbisimiz, bugün Çindeki Hindistandaki firmaların rekabetiyle karşı karşıyadır. Dolayısıyla dünün kar marjları ortadan kalktı. Ne üretsem satarım devri bitti. Dünün davranışları, iş yapma biçimleri artık bugün geçerli olmamaya başlamıştır. Karşımızda yeni bir dünya, yeni bir rekabet haritası şekillenmektedir. Dünün davranış kalıpları ve alışkanlıkları ile bu yeni ortamda iş yapabilmemiz mümkün değildir. Değişen dünya alışkanlıklarımızı, iş görme biçimimizi değiştirmemizi zorunlu kılmaktadır. İşte bu noktada iş kültürümüzü değiştirmemizin ve yeni rekabet ortamına uyum sağlamamızın önemi ortaya çıkıyor.
 
Aslında rekabet kavramı, pek de sevilen ve değeri anlaşılmış bir konu değildir. Ama toplumun ve ülke ekonomisinin çıkarını ön planda tuttuğumuz da, sağlıklı bir rekabet ortamına sahip olunması, olmazsa olmaz bir koşuldur. Çünkü piyasalarımızın etkin bir şekilde işlemesi, bizlerin üreticiler olarak daha makul fiyatlarla girdi temin etmesi buna bağlıdır. Rekabet hukuku Amerika Birleşik Devletlerinde yaklaşık 120 yıllık, Avrupada ise 60 yıllık bir geçmişe sahiptir. Yani ekonomilerin gelişmesiyle rekabet hukuku arasında açık bir bağlantı vardır. Çünkü rekabet; firmaların yarışmasını, sürekli daha iyi olmasını ve yalnızca ulusal pazarlarda değil küresel alanda da en iyi olmasını sağlayan bir süreçtir. Ülkemizde, piyasa ekonomisi benimsenmiş olmasına rağmen, piyasa ekonomisinin en önemli güvencesi olan Rekabet Kanunu, maalesef çok geç kabul edilmiş, Rekabet Kurumu da gecikmeyle kurulabilmiştir.

Oysa rekabet hukuku, piyasa ekonomisinin adil ve düzgün çalışmasının teminatıdır. Rekabetin aksamasıysa, ekonominin tüm alanındaki maliyetleri arttıracaktır. Bu noktada, memnuniyetle belirtmek isterim ki, ülkemizin kurumsal anlamda sağladığı en büyük ilerlemelerden biri, rekabet kurumunun kurulması ve kazandırdığı rekabet kavramıdır. Yalnızca 11 yıllık mazisine rağmen uygulamaları, kapasitesi ve geldiği nokta itibariye Rekabet Kurumumuz, dünyanın en iyi beş rekabet kurumu arasında yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde, Rekabet Kurumunun, hem altyapı, hem de yetki alanı anlamında, daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
 
Böylece rekabet kavramı, sadece özel sektörü değil, kamu idaresini de kapsamalıdır. Zira ekonomide kamu kurumları ve yerel idareler de rekabetin önünde büyük engeller çıkartmaktadırlar. Diğer taraftan, devlet yardımları mekanizması da, rekabet ortamını etkilemektedir. Avrupa Birliği normları da, devlet yardımlarının denetlenmesinin, bağımsız idari otoritelerce yapılmasını ortaya koymaktadır. Devlet yardımlarının kontrolü için yasal bir mekanizmanın olmamasının yanısıra, rekabete aykırı davranışlara girmeye imkan tanıyacak şekilde kamu işletmeleri tesis eden yasalar da, ülkemizde rekabet ilkelerinin uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Bu sebeple, devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesiyle ilgili meclise sunulan yasasının, bir an önce çıkarılmasında büyük fayda vardır.
 
Etkin bir rekabet hukuku ve politikası, yatırım artışı için gereken ekonomik güven ortamının oluşumunda, özellikle de yabancı sermaye ve yatırımcılar açısından da belirleyicidir. Yabancı sermayenin bir ülkeye gitmek için aradığı koşulların başında, yerli ve yabancı, kamu-özel ayrımı gözetmeksizin, tüm teşebbüslere eşit ve adil uygulanan bir rekabet mevzuatının varlığı gelmektedir. Kısacası, piyasaların tekelleşmeden uzak ve sağlıklı gelişmesi için, rekabet politikasının tesis edilmesinin hayati önemde olduğunu görüyoruz. Tüketicinin daha ucuza ve kaliteli ürüne ulaşması için düzgün bir rekabet ortamı şarttır.

Rekabetin faydasına ilişkin en güzel örnek sivil havacılık alanında yaşanmıştır. Daha önce tek bir firmanın yer aldığı alanının rekabete açılması sonucunda, daha fazla şehre daha sık aralıklarla ve daha ucuza uçak seferleri düzenlenmiş, birçok vatandaşımız ilk kez uçağa binme fırsatını yakalamıştır. Böylece Türkiye sivil hava ulaşımında uluslararası kuruluşlarca 2015 yılı için öngörülen yolcu trafiği hedeflerine 10 yıl öncesinden ulaşmış oldu. Ancak bunlardan daha önemlisi, atıl olan birçok havaalanımız kullanıma açılmış, mevcut havaalanlarımız genişletilmiş, birçok vatandaşımız için yeni iş imkanları doğmuştur. Benzer örnekleri otomotivde, iletişim hizmetlerinde de görmek mümkündür.
 
Esasında bizler işadamları olarak rekabetin ne olduğunu herkesten iyi biliriz. Güçlü olan, yeniliğe açık olan, piyasada daha fazla yer kapma isteğinde olan işadamlarımızın aynı zamanda rekabetten korkmadıklarını, rekabet etmeyi tercih ettiklerini de biliyoruz. Gelişmenin temelinde bunun yattığını, rekabetin tehdit değil fırsat olduğunu gören işadamlarımızın başarılı olması da kesinlikle bir tesadüf değildir. Bu sebeple, şirketlerimize yönelik bu ortak çalışmayı fevkalade gerekli ve yararlı bulduğumuzu ifade etmek istiyorum.
 
REKABET KURUMU BAŞKANI NURETTİN KALDIRIMCI
 
Rekabet Kurumu Başkanı Nurettin Kaldırımcı ise, son günlerde evrensel boyutta yaşanan krizin arka planında yetersiz regülasyonların bulunduğu yönünde tespit yapmanın, fazla acelecilik olmayacağını söyledi.
 
Kaldırımcı, demokratik rejimlerin olgunluk göstergelerinden birinin sağlıklı bir biçimde çalışan ve gelişen piyasaların varlığı olduğunu belirtirken, rekabetçi piyasa düzeninde demokratik haklar tanımlanırken sorumluluk ve yükümlülüklerin de açıkça ortaya konduğunu kaydetti.
Son günlerde evrensel bir boyutta yaşanan krizin arka planında yetersiz regülasyonların bulunduğu yönünde bir tespit yapmanın, fazla acelecilik olmayacağını ifade eden Kaldırımcı, Bu krize ilişkin tespitler ve bu kapsamda uygulanacak çözümler uzun vadede piyasa ekonomisine ve rekabete yaklaşımların da belirleyicisi olacaktır dedi.
 
Buradan hareketle, rekabet hukuku ve uygulamaları konusunda toplumun farkındalık ve gittikçe bilinç düzeyinin artmasının, rekabet gücünün sürdürebilirliği açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Kaldırımcı, bu hedefin gerçekleştirilmesinin etkin bir rekabet ortamına, yaygınlaşan toplumsal refaha ve nihai olarak da demokrasiye önemli bir katkı sağlayacağını söyledi.
 
Demokrasileri güçlü olan ülkelerin ekonomik bakımdan gelişmiş ve sağlam bir hukuk düzenine sahip olan ülkeler olduğunu anlatan Kaldırımcı, bu bağlamda, hem kamuda hem de özel sektör dünyasında rekabete aykırı yapı ve işleyişin önlenmesini esas alan etkin bir mevzuat ve uygulamanın önemli olduğunu belirtti.
 
Rekabet Kurumu Başkanı Kaldırımcı, gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsinde olduğu gibi Türkiyede de ağırlıklı bir yere sahip olan KOBİ türü işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve büyümelerinin, rekabet hukuku düzenlemeleri ile nispeten de olsa garanti altına alındığını kaydetti.
 
Rekabet kurumlarının temel misyonunun, piyasalardaki mevcut tekellerin ya da hakim durumdaki teşebbüslerin o piyasalarda faaliyet gösteren diğer teşebbüsler aleyhine yaratabilecekleri muhtemel olumsuzlukların engellenmesi, hakim duruma yol açan birleşme ve devralmaların kontrolü ya da piyasaların tek teşebbüs tarafından kapatılmasının önüne geçilmesi olduğunu anlatan Kaldırımcı, en az tekeller kadar zararlı olan karteller ile mücadele edilerek, piyasaların doğal işleyişinin sağlanması ve korunmasının da hedeflerin arasında yer aldığını bildirdi.
 
Oyunun kuralı, piyasalardaki teşebbüslerin ve teşebbüs yöneticilerinin sahip oldukları haklar kadar, sorumluluklarının da bilincinde olmaları ve bunun da gereğini yapmalarıdır diyen Kaldırımcı, bu sebeple, ülke ekonomisinin bütün aktörlerini ve KOBİleri hedef kitle olarak kabul ettiklerini belirtti.
 
Teşebbüslere, girişimci ve yöneticilere, rekabetin niçin önemli olduğunu, rekabetçi düzenlemenin niçin gerekli olduğunu, uygulamaların nasıl olması gerektiğini anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Kaldırımcı, Rekabet Kurulu olarak, düzenleme yapan ve yaptırım uygulayan bir otorite olmanın yanı sıra; eğiten ve rekabet kültürünü benimseten, rekabet bilincini yaygınlaştıran bir kamu kurumu olmayı da hedeflediklerini söyledi.

 

  İlgili Haberler

 

Sürdürülebilir Rekabet Gücü İçin Buluşma Noktası
Erkunt Traktör Aynı Zamanda Dünyanın Önemli Traktör Üreticilerine de Hidrolik Kaldırıcı Üretiyor
BTSO Başkanı Celal Sönmez, 2011 yılı ikinci çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi: Dünya Ekonomisi Krizle Boğuşurken Türkiye Kendi Başarı Hikayesini Yazıyor
Otomotiv Sektörünün Sac şekillendirmedeki Kaliteli Tedarikçisi: ÜKS Üçler Kelepçe
Erbab, Otomotiv Sanayi İçin Üretiyor

  İlgili Yazılar

 

İkibinoniki-ye Bir Kala
2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (1): Ev Ödevimiz (Institution)
Türkiyenin Filtre Sektörü ve Gelişimi
REKABET KONGRESi 2010
Otomotivde Mega Trendler ve Yan Sanayi -1-
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi