SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Åžubat 2012, ÇarÅŸamba

Ekim 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 54

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Prof.Dr.Ali Rıza Kaylan
Kalder Yönetim Kurulu Başkanı


Kaliteli yaşamak için kaliteli çalışmak


Daha iyi bir yaşama ulaşmak için kuşkusuz emek ve çaba harcamamız gerekir. Arzuladığımız hizmet ve olanaklara ulaşmak, ailemizin yaşam standardını yükseltmek, hayallerimizi süsleyen bir arabayı veya konutu satın alabilmek için daha çok çalışmak zorunda kalabiliriz. Çalışma tempomuzu yükseltip, geçici olarak sevdiklerimizle daha az vakit geçirmeyi, daha az uyumayı doğal karşılar, gelecekteki güzel günler için özveride bulunduğumuzu düşünürüz.

Daha iyi yaşamak için aşırı çalışmak ve sonuç olarak kendimize hiç zaman kalmaması nedeniyle bugünü hiç yaşayamamak çağdaş toplumun önemli bir hastalığı. Gelecekte daha iyi yaşamak için bugünü daha kötü yaşamak kendi içinde bir çelişki oluşturmaktadır. Yaşanmadan elimizden kayıp giden güzel günlerin geri gelmiyeceğinin bilincinde olarak, yaşamı ertelememek ve iş ve sosyal yaşantımız arasında dengeyi kurabilmek çok daha akılcı bir yaklaşımdır. Çok çalışma, akıllı çalış özdeyişi zamanı iyi kullanmamız gerektiğini, yaşam verimliliğimizi ve etkinliğimizi bize hatırlatmaktadır.

Çocukluk anılarımızı süsleyen ve gelecek için ders çıkardığımız La Fontainein yazdığı Ağustos böceği ve karıncanın öyküsünde, Ağustos böceği gibi geleceği hiç düşünmeden yaşamak kuşkusuz çok yanlıştır. Diğer taraftan gelecek için hiç durmadan çalışan ve sonuçta bugünü ıskalayan karıncanın yaşantısı da ne kadar özenilecek bir durumdur? Bu karakterlerin yarattığı çelişkili durumu doğru algılayabilmek için öncelikle yaşam kalitesi ve iş yaşam kalitesi kavramlarını doğru anlamamız gerekir.

Her şeyden önce yaşam standardı yaşam kalitesiyle özdeş değildir. Yüksek yaşam standartları diye tanımlanan, temel gereksinimin üzerinde aşırı lüks ve pahalı ürünleri satın alabilme gücü yaşam kalitesini yükseltmek için yeterli olmayabilir. Dünya Sağlık Örgütü, yaşam kalitesini hedefleri, beklentileri, standartları, ilgileri ile bağlantılı olarak, kişilerin yaşadıkları kültür ve değer yargılarının bütünü içinde durumlarını algılama biçimi olarak tanımlar. Fiziksel, psikolojik ve sosyal işlevlerimizden ne ölçüde memnunuz? Yaşamımızın bu üç yönüyle ilgili özelliklerin varlığı veya yokluğu bizi ne ölçüde rahatsız etmektedir? Bu soruların yanıtları bireyin yaşam kalitesini belirlemektedir. Sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanma, yeterli beslenme ve korunma, sağlıklı bir çevre, hak, fırsat ve cinsiyet eşitliği, günlük yaşama katılma, saygınlık ve güvenlik gibi yaşam kalitesinin pek çok bileşeni vardır. Bu bileşenlere dayalı olarak, yaşam kalitesi dört ana alanda incelemek mümkündür.
 
İçsel alan (değerler, inançlar, hedefler)
Sosyal alan (aile yapısı, gelir durumu, iş durumu)
Doğal çevre alanı (hava ve su kalitesi, çevresel hijyen)
Toplumsal çevre alanı (kültür, eğitim, sağlık, güvenlik, ulaşım hizmetleri)

Bu alanların birinde görülen eksiklik veya zayıflık bireyin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bu nedenle yaşam kalitesinin ölçümü oldukça zordur.

Yaşam kalitesini arttırmak için hangi noktalara öncelik vermemiz gerektiği hakkında Maslowun Gereksinim Hiyerarşisi kuramı fikir vermektedir. Bu kurama göre, insanın gereksinimleri 1den 5e doğru önem sırasıyla: 1.Fiziksel gereksinimler (Beslenme, barınma), 2.Güvenlik gereksinimi (Emniyet, korunma, sağlık), 3.Sosyal gereksinimler (bir topluluğa ait olma hissi, sevgi), 4.Saygı görme gereksinimi (Sayılma, sosyal statü), 5.Kişisel ilgileri/fikirleri/idealleri ortaya koyma gereksinimi (Kişisel gelişim, yaşamı zenginleştirme) şeklinde sıralanmaktadır. Amaç, bireyleri 5. gereksinim düzeyine çıkarabilmek ve bu düzeyde de mutlu edebilmektir.
 
Öncelikle yaÅŸam kalitesi lerine kısaca deÄŸinelim. YaÅŸam kalitesi endeksleri arasında BirleÅŸmiÅŸ Milletler Kalkınma Programının (UNDP) İnsani GeliÅŸme Endeksi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu endeks, ortalama yaÅŸam süresi, eÄŸitim ve refah düzeyi ÅŸeklinde üç bileÅŸenden oluÅŸan bir ölçümdür. EÄŸitim ölçümü okur yazar oranını  2/3  ve ilkokul, lise ve üniversite kayıtları yüzdesini 1/3 oranında ağırlıklandırarak yapılır. Refah düzeyi ise Amerikan Doları cinsinden kiÅŸi başına düşen gelir ve alım gücü olarak ölçülmektedir. Hesaplamaların uyumlu olabilmesi için bu göstergeler önce 0-1 arasında bir deÄŸere dönüştürülür ve daha sonra aritmetik ortalaması alınır. Farklı bir endeks, birey gözüyle yaÅŸanabilirliÄŸi deÄŸerlendiren Mutlu YaÅŸam Süresi Endeksi ise ortalama yaÅŸam süresini mutluluk göstergesiyle çarparak bulunur. Mutluluk göstergesi, anket çalışmasıyla 10 üzerinden puanlayarak bireyin yaÅŸam kalitesi algılaması ÅŸeklinde ölçülür. (Veenhoven, worlddatabaseofhappiness.eur.nl)

İngiliz Economist dergisi tarafından hazırlanan ve regresyon ine dayalı baÅŸka bir çalışmada ise yaÅŸam kalitesini açıklamak için,  maddi durum (kiÅŸi başına düşen gelir ve alım gücü), saÄŸlık (ortalama yaÅŸam süresi), siyasal istikrar ve güvenlik, aile yaÅŸamı (boÅŸanma oranı), toplumsal yaÅŸam,  iklim ve coÄŸrafya, iÅŸ güvenliÄŸi (iÅŸsizlik oranı), siyasal özgürlük, cinsiyet eÅŸitliÄŸi (ortalama erkek kadın kazançları oranı) ÅŸeklinde dokuz girdi deÄŸiÅŸkeni belirlenmiÅŸtir. 74 ülkede yapılan anket çalışmasıyla yaÅŸam memnuniyeti on üzerinden puanlanmış ve regresyon i çalışmasıyla dokuz girdi deÄŸiÅŸkeninin regresyon katsayıları bulunmuÅŸtur. Ekonomist dergisi YaÅŸam Kalitesi Endeksi ülkeler için dokuz girdi deÄŸiÅŸkenli regresyon iyle hesaplanmıştır.
 
Yukarıda belirtilen üç e göre, Türkiyenin dünya ülkelerine göre kıyaslaması yapıldığında, karnemiz orta düzeydedir. 2007-2008 İnsani Gelişme Raporuna göre Türkiye 177 ülke arasında 84üncü sırada yer almaktadır. Bir önceki yılla kıyaslandığında Türkiye insani gelişme liginde sekiz basamak birden yükseldi. 92ncilikten 84üncülüğe çıkması göz ardı edilemez bir iyileşme olsa da, 2005 verilerine dayalı olarak hesaplanan ve 0.968lik değerle İzlandanın ilk sıraya yerleştiği listede, 0.775 oranındaki Türkiye insani gelişme endeksi değeri, OECD bölgesi içinde en son sırada görülmektedir.
1993 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Gelişme Programı (UNDP) tarafından hazırlanarak her yıl düzenli olarak olarak yayınlanan İnsani Gelişme Raporuna göre dünyada 1 milyar insan günde 1 dolardan az parayla yaşamaya çalışıyor. Yine gelişmekte olan ülkelerde yaşayan 1,1 milyar insanın temiz suya erişimi bulunmuyor. 2,6 milyar insan ise temel temizlik imkanlarından mahrum durumda.
 
Değişik alanlarda bir ülkenin elde ettiği ilerlemenin küresel düzeyde değerlendirilmesini sağlayan bu rapora göre Türkiye, genç işsiz oranında 177 ülke arasında 10uncu, sağlık alanındaki kamu harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranında 41nci, Internet kullanıcıları (1.000 kişiye düşen sayı) oranında 52nci, eğitim endeksinde ise 104üncü sırada yer almakta.
Türkiyede, ortalama yaşam süresi raporda 2005 yılı için 71.4 olarak belirlenirken, 15 yaşın üzerindekiler için okuma-yazma oranı yüzde 87.4, okula gitme oranı yüzde 68.7, kişi başına düşen gayri safi milli hasıla ise 8407 dolar olarak verilmektedir.
 
Mutlu Yaşam Süresi Endeksi çalışmasında Türkiye 95 ülke arasında 35.8 puanla 67.sırada yer almıştır. Anket çalışmasında mutluluk değeri 10 üzerinden 5.2 olarak bulunmuştur. Söz konusu sıralamada ilk üç ülke sırasıyla İsviçre (63.9), Danimarka (62.7), İzlanda (62.2)dır. Economist dergisinin 2004 yılında yayınladığı ve 111 ülkenin değerlendirildiği Yaşam Kalitesi Endeksi çalışmasında ise Türkiye 50. sırada yer aldı. İrlanda Cumhuriyetinin birinci olduğu sıralamada, İsviçre ikinci, Norveç üçüncü, Lüksemburg dördüncü, İsveç beşinci, Avustralya altıncı, İzlanda yedinci, İtalya sekizinci, Danimarka dokuzuncu ve İspanya da onuncu sıraya yerleşti.
 
İş yaşam kalitesi denildiğinde üç temel boyut akla gelmektedir: İş sağlığı ve güvenliği (sağlık riski oluşturmayan güvenli bir iş ortamı), uygun çalışma saatleri (haftalık çalışma saati, fazla mesai, izin politikaları) ve ücret politikası (asgari ücret, zam).
 
Teknolojik geliÅŸmelerle iÅŸ yapış süreçlerimiz sürekli deÄŸiÅŸmektedir. ÖrneÄŸin yeni akademik yıla baÅŸlarken, üniversitelerdeki öğrenci kayıt sistemini kendi öğrencilik yıllarımla kıyasladığımda ne kadar farklı bir tablo görmekteyiz. Öğrencileri ve danışman öğretim üyelerini zaman ve yerden bağımsız kılan ÅŸu andaki kayıt sistemi çerçevesinde, öğrenciler üniversiteye gelmeden, evden, tatil yerinden Internete baÄŸlanıp kayıtlarını tamamlayabilmekteler. Dersler için ders notları, ödevler elektronik ortamda ders web sitesinden ulaşılmakta. Benzer ÅŸekilde iÅŸ dünyasında da iÅŸimizle ilgili süreçlerin iyileÅŸtirilmesi sürekli gündemde. 1960larda Japonyada mavi yakalı çalışanlar için baÅŸlatılan kalite çember çalışmaları, A.B.D.de BaÅŸkan Clinton döneminde hükümetin yeniden yapılandırılması projesi çerçevesinde iyileÅŸtirilen kamuyla ilgili süreçler, iÅŸ dünyasında benzer yeniden yapılanma giriÅŸimleri, hepsi çalışanların iÅŸ yaÅŸam kalitesini artırmak ve  müşterilerin yaÅŸam kalitesini yükseltmek için yürütülen çalışmalardır. Çalışanların sorun çözme teknikleriyle tanışıp, takım çalışmalarıyla daha iyiyi arayış çabaları kuÅŸkusuz hep sürecektir. Bu konuda yenilikçilik ve teknolojik geliÅŸmeler anahtar rol oynayacaktır. Çalışma ve yaÅŸam koÅŸulları hızla deÄŸiÅŸmektedir. Bu deÄŸiÅŸimin toplum ve birey üzerinde bıraktığı etkiyle baÅŸ edebilmek için etkisel (proaktif) bir yaklaşım izlenmelidir.
 
Konuyla ilgili Avrupa topluluğunda ki gelişmeleri de kısaca özetlemek istiyorum. Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Vakfı (Eurofound) Avrupada daha iyi yaşam ve çalışma koşullarının planlanması ve tasarlanmasına katkıda bulunmak üzere 1975 yılında kurulmuştur. Eurofound, yaşam ve çalışma koşullarındaki en son gelişmeleri izlemek ve hükümetlere ve sosyal taraflara bu alanlarda güncel ve, kapsamlı analiz ve bilgi sunmak yoluyla, Avrupa vatandaşlarının yaşamlarının iyileştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
 
Eurofound tarafından 2005 yılında gerçekleÅŸtirilen dördüncü Avrupa Çalışma KoÅŸulları Anketi (EWCS), Avrupa BirliÄŸinin istihdam politikası gündeminin üst sıralarında yer alan konuları ele almaktadır. EWCSnin genel olarak amacı, tüm Avrupadaki çalışma koÅŸullarının durumuna dair genel bir deÄŸerlendirme ve iÅŸgücü ile iÅŸ kalitesini etkileyen deÄŸiÅŸimlerin kapsamı ve türüne dair bilgi sunmaktır.  Çalışmada Avrupa İstihdam Stratejisi (EES) çerçevesinde yararlı olabilecek politika göstergeleri önerisinde de bulunulmaktadır.

AraÅŸtırmada dört temel çalışma düzeni türü belirlenmiÅŸtir: bağımsız öğrenme, yalın üretim, Taylorist ve basit yapılı çalışma düzeni biçimleri. Ankete katılan çalışanların %38i için geçerli olan bağımsız öğrenme biçimi; iÅŸ yerinde, öğrenme ve sorun çözmede yüksek düzeyde özerklik, iÅŸ karmaşıklığı ve çalışma kalitesinin öz deÄŸerlendirmesi içerir. Çalışanların %26sı için  geçerli olan yalın üretimde daha yüksek düzeyde ekip çalışması ve iÅŸ dolaşımı, iÅŸ kalitesi ve kalite normları ile çalışma temposunu sınırlandıran çeÅŸitli etkenlerin özdeÄŸerlendirmesi yapılmaktadır. Buna karşılık, çalışanların %20si için özerklik ve öğrenme dinamiklerinin zayıf kaldığı Taylorist yaklaşım ve çalışanların %16sı için de öğrenme ve sorun çözmede yetersiz bulunan basit yapılı çalışma ortamı benimsenmiÅŸtir.
 
Eurofound, Üye Devletlerin yenilikçi çalışma düzeni biçimleri geliştirmekteki ilerlemesini izlemek için kullanılabilecek dört gösterge önermektedir:
•işyerinde yeni şeyler öğrenen çalışanların yüzdesi;
•işyerinde sorun çözmeye katılan çalışanların yüzdesi;
•çalışma yöntemi, çalışma ritmi veya işlerin düzeni üzerinde denetimi olan çalışan yüzdesini esas alarak belirlenen bileşik bir işyerinde özerklik ölçüsü;
•tüm ekiplerdeki çalışanların sayısının bir yüzdesi olarak görev bölümü üzerinde karar verebilen özerk ekiplerdeki çalışanların sayısı.

Avrupada işgücü piyasası ve istihdam politikaları hakkında sürmekte olan tartışmalarda, genellikle işverenler ile çalışanların esneklik ve güvenlik ihtiyaçları arasında bir denge kurmak olarak anlaşılan flexicurity kavramı odak noktası haline gelmiştir. Son olarak, güven oluşturmanın başarılı flexicurity yaklaşımlarının bir sonucu olduğu kadar aynı zamanda ön koşulu olduğunu unutmamak gerekir.
YaÅŸam bize tanınan bir fırsatlar dizisi. Nefes alınan her anın tadına varmak gerek.  Bir an için yaÅŸam yolculuÄŸunun sonuna geldiÄŸimizi düşünelim. YaÅŸam muhasebemizi yaparken artı ve eksileriyle neler hissedeceÄŸiz? KuÅŸkusuz keÅŸke sevdiklerimle daha fazla zaman geçirip, daha çok ÅŸey paylaÅŸsaydım, doÄŸayla iç içe yaÅŸasaydım diye hayıflananlar olacak. KeÅŸke daha çok hata yapmayı göze alsaydım, daha çok riske girseydim diyenlerimiz olacak. KeÅŸke daha çok seyahat etseydim, görmediÄŸim kentleri görseydim,yeni insanlar tanısaydım demek için artık çok geç.   Bütün bu keÅŸkeleri azaltmak için, bugünden iÅŸ ve yaÅŸam kalitemizi artırıp, her anı en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmek en akıllıcası.

 

  İlgili Haberler

 

Hexagon Metrology, Ankara-da Yeni Ölçüm Mükemmeliyet Merkezi Açacak
Avrasyanın Tek Kalite ve Kontrol Fuarı
Beyaz Eşya ve Elektrikli ev Aletleri İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı
Beyaz Eşya ve Elektrikli Ev Aletleri İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı
Otomotiv İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı

  İlgili Yazılar

 

2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (1): Ev Ödevimiz (Institution)
EÄŸitimde Kalite
Kusursuz Küresel Fırtına
Ekonomik Kriz Sonrasını Planlamak Önemli
Türkiye 2023 Vizyonu İçin Ön Plana Çıkması Gereken Öncelikli İstihdam Alanları ve Yükselen Meslekler
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi