SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   21 Mayıs 2012, Pazartesi

Ekim 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 54

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Necati Terziöz
info@teknofillimited.com.tr


REKABET KONGRESi 2010


Otomotiv Sektörü Rekabetgücü Raporu Özeti -2-

Türkiyenin Küresel Rekabet Düzeyi

GiriÅŸ
Kongrenin açılışında konuşmacılar, Rekabet Kongresinin amacını, Türkiyenin küresel rekabet düzeyi ve gücünü ortaya koymak ve zayıf yönlerin geliştirilmesini sağlamak, şeklinde belirtmişlerdir. Bu tür etkinliklerin asıl gayesi doğal olarak, ülkemizin verimlilik düzeyini belirleyen etmenleri ortaya koyup, ülkemizin güçlü ve zayıf yönlerini, farklı ülkeler ve gelişmiş ekonomilerle karşılaştırmalı biçimde ortaya koyarak, verilere dayalı tartışarak, politika yapıcılarına yol gösterebilmek olduğunu ifade edilmiştir.

1- REKABETCİLİĞİN TANIMI

RekabetciliÄŸin çok sayıda unsuru ve karmaşık yapıda belirleyicileri olduÄŸu bilinmektedir. Rekabetcilik verimlilikle ölçülür. Çünkü, refah düzeyi, bir ekonominin verimlilik düzeyi ile belirlenmektedir. Verimlilik düzeyi ise bir ülkenin insan kaynağı, sermaye ve doÄŸal kaynakları baÅŸta olmak üzere, kiÅŸi başına ürettiÄŸi ürün  ve hizmetler gibi  deÄŸerler ile ölçülmektedir.

2- DÜNYA EKONOMİK FORUMU (WEF ) TARAFINDAN GELİŞTİRİLEN KÜRESEL REKABETCİLİK ENDEKSİ (KRE)    

Dünya Ekonomik Forumu; rekabetcilik sıralamasını Küresel Rekabetcilik Endeksine (KRE) dayandırır. Bu endeks son derece kapsamlı, ulusal rekabetcilik konusunda mikro ve makro ekonomik durumu analiz eden bir yapıya sahiptir. KRE, rekabet gücünü etkileyen çok sayıda bileşenin ağırlıklı ortalamasıdır. Her bir bileşen, rekabetçilik olarak anılan karmaşık kavramın farklı bir boyutunu yansıtır. Söz konusu tüm bileşenlerin rekabetciliğin dayandığı (aşağıda listelenmiş olan) 12 adet üst bileşenin neler olduğunu ve bunların özelliklerini tanımlar.

Küresel Rekabetcilik Endeksi (KRE) üst bileşenleri:
Kurumsal yapı
Alt yapı
Makroekonomik istikrar
Sağlık ve ilk öğretim
Yüksek öğrenim ve hizmet içi eğitim
Ürün piyasalarının etkinliği
Emek piyasalarının etkinliği
Finansal piyasaların etkinliği
Teknoloji altyapısı
Pazar büyükklüğü
İş dünyasının gelişmişlik düzeyi
İnovasyon gibi, bileşenlerden oluşmaktadır.

Burada her bir bileşen ayrı ayrı ele alınmış olsada, bu unsurların tamamen birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilmeleri gerektiği iddiası hiçbir zaman ortaya konulamaz.
 
Örnek olarak, 12. BileÅŸen olan inovasyonun gerçekleÅŸtirilmesi için 1. BileÅŸen olan kurumlara ve özellikle fikri mülkiyet haklarının korunduÄŸu etkin kurumsal yapıya ihtiyacı olduÄŸu gibi, 5. BileÅŸende bahsi geçen iyi eÄŸitilmiÅŸ iÅŸ güçü var olmadan inovasyonun gerçekleÅŸtirlemiyeceÄŸi olguları  da burada bileÅŸenlerin etkileÅŸimi için örnek olarak verilebilir.

Gerek teorik ve gerekse gözleme dayalı kanıtlar, rekabetcilik için yukarda sıralandığı gibi çok sayıda kritik öneme sahip üst  ve alt bileÅŸenlerin  olduÄŸunu ortaya koymaktadır.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geliştirilen yeni Küresel Rekabetcilik Endeksi (KRE) dikkate alınarak ülkeler arasında bir sıralama yapmayı önermektedir.

Dünya Ekonomik Forumu ülkelerin kalkınmışlık düzeyini üç kategoriye ayırmaktadır. Bu kategoriler ve rekabet güçüne dair bileşenler arasındaki ilişki yandaki Şekil 1 de gösterilmiştir.

3- DÜNYA EKONOMİK FORUMU (WEF) 2010-2011 KÜRESEL REKABETCİLİK  RAPORU ÇERCEVESiNDE TÜRKİYE REKABET GÜCÜNÜN DEÄžERLENDİRİLMESİ

Burada Türkiyenin performansı üç farklı karşılaştırma ile küresel kapsamda değerlendirilmiştir.

Genel deÄŸerlendirme:
İlk aÅŸamda Türkiyenin Dünya Ekonomik Forumu WEF tarafından 2010-2011 raporunda deÄŸerlendirmeye alınan 139 ekonomi içindeki deÄŸerlendirilmesi gerçekleÅŸtirlmiÅŸtir. Türkiye Dünya Ekonomik Forumu WEF raporuna göre 133 ülke arasında 2005 de 71. sırada iken, 2007-2008 raporunda 53. sıraya yükselmiÅŸ, 2008-2009 da 63. sıraya gerilemiÅŸ, 2009-2010 da iki sıra yükselerek 61. sırada yer almış,  2010-2011 de ise 139 ülke arasında  61 sırayı  korumuÅŸtur. Türkiyenin 2010-2011 döneminde bu 139 ülke arasında en iyi puan alan bileÅŸeni: Pazar etkinliÄŸi; en altlarda yer alan bileÅŸeni ise: Emek piyasaları etkinliÄŸidir.

Türkiyenin içinde bulunduğu Grup ülkeleri ile Kıyaslaması:
Åžekil 1. de görülen GSMH göre sınıflandırmada Türkiyenin içinde bulunduÄŸu  Grup, Verimlilik Artırıcılar diye tanımlanan, 2.Grup ülkelerine göre kıyaslaması yapılmıştır. Türkiye 2010 yılında GSMHsinde meydana gelen düşüşe baÄŸlı olarak 2009-2010 döneminde 2. Grup ile 3. Grup arasında geçiÅŸ durumunda olan ülkeler arasında iken, 2010-2011 deÄŸerlendirme döneminde WEF tarafından 2. Grup ülkeleri kümesinde deÄŸerlendirmeye alınmıştır. Ayrıca 2007-2011 yılları arasında önemli geliÅŸme gösteren 4 ülke(Estonya, Çin,Hindistan ve Polonya) belirlenmiÅŸ ve söz konusu ülkelerin Türkiyeye göre hangi rekabet bileÅŸenlerinde iyileÅŸme olduÄŸu, buna karşılık Türkiyenin hangi bileÅŸenlerde yetersiz kaldığı araÅŸtırılmıştır. Ayrıca 2009-2010 döneminde 2. Grup ile 3. Grup arasında geçiÅŸ durumunda olan Meksika, Romanya, Rusya da ayrıntılı olarak Türkiye ile karşılaÅŸtırılarak bir alt kümeye düşme nedenleri araÅŸtırlmıştır. Bunun dışında gerek tüm AB ülkeleri ve gerekse AB 12 ve AB 15 ülkelerinin ortalamaları ile ve hızla geliÅŸen ve 2050 de mevcut zengin ülkeleri geçmesi beklenen BRIC diye tanımlanan (Brezilya,Rusya, Hindistan, Çin)ülkelerinin ortalamaları ile karşılaÅŸtırlmıştır.

Türkiyenin 2. Grupta yer alan ülkeler arasında da genel ortalamaya göre  benzer bir analiz yapıldığında Pazar etkinliÄŸi, Alt yapı, Ürün piyasalarının EtkinliÄŸi,Finansal iyasaların GeliÅŸmiÅŸliÄŸi  Teknolojik alt yapıortalamanın üzerine çıktığı halde, Emek piyasaları etkinliÄŸi Kurumsal yapı, Makro ekonomik istikrar bileÅŸenleri bakımından içinde bulunduÄŸu grup ülkeleri ortalamasının gerisindedir.

3.3. Rekabet üstünlüğü yaratmada etkin beş bileşen açısından Türkiyenin konumu:

Bu bölümde rekabet üsütünlüğü yaratmada etkin olduğu düşünülen beş temel bileşen seçilmiş (Emek piyasalarının etkinliği, Ürün piyasalarının etkinliği, Finansal piyasaların gelişmişliği, inovasyon, Teknoloji alt yapısı) ve bu bileşenler açısından en iyi performans gösteren ülkeler saptanarak Türkiyenin bu ülkelere göre hangi konumda oldukları saptanmıştır.

Rekabet üstünlüğü saÄŸlamada çarpıcı  rolü olan beÅŸ bileÅŸen bakımından incelendiÄŸinde;

3.3.1. Ürün piyasalarının etkinliğinde Singapur, Hong Kong, Lüksemburk, isviçre ve isveç ilk beşte yer alırken Türkiye 4.21 puanla 59. sırada yer almaktadır.

3.3.2. Finansal piyasaların gelişmişliği bakımından Hong Kong, Singopur, Avustralya, Finlandiya, Norveç ilk beşte yer alırken Türkiye 4.23 puanla 61. sırada yer almaktadır.

3.3.3. Emek piyasalarının etkinliğinde Singapur, isviçre, Hong Kong, ABD, Danimarka ilk beşte yer alırken Türkiye 3.57 puanla 127. sırada yer almaktadır.

3.3.4. Teknoloji alt yapısı bakımından isveç, Lüksemburg, Hollanda, izlanda, Hong kong ilk beşte yer alırken Türkiye 3.85 puanla 56. sırada yer almaktadır.

3.3.5. inovasyon bakımından ABD, isviçre, Finlandiya, Japonya, isveç ilk beşte yer alırken Türkiye 3.1 puanla çok gerilerde yer almaktadır.

Genel sonuç ve öneriler
Bu  rapor, Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2007-2008, 2008-2009 ve 2009-2010 dönem raporlarını karşılaÅŸtırarak, Türkiyenin küresel ölçekte rekabet gücünün deÄŸerlendirilmesine yönelik hazırlandığı ifade edilmiÅŸtir. Bu baÄŸlamda AB ye yeni katılan 12 ülke ve büyük ölçüde yabancı yatırımları  çeken BRIC ülkelerinin yanısıra Türkiyenin içinde bulunduÄŸu grup ülkeleri ve yıllar itibariyle gösterdikleri performansları ayrıntılı olarak incelenmesi uygun bulunduÄŸu için seçilen: Estonya, Çin, Hindistan, Polonya, Meksika, Romanya ve Rusya ile göreli karşılaÅŸtırmalar yapılmış ve söz konusu ülkelerin hangi alanlarda geliÅŸme ya da düşüş gösterdiÄŸi tespit edilmiÅŸtir.

Bu tespitlere dayanarak yapılan deÄŸerlendirmelerde Kurumsal yapının alt bileÅŸenlerinden olan özellikle kayırmacılık ve ahlak normalarında; makro ekonomik istikrarda, eÄŸitime dair niteliksel  performans ile ürün piyasalarının etkiniliÄŸi bileÅŸenlerinde sürekli gerilemede olduÄŸu gözlenmiÅŸtir. Bunun yanısıra genel alt yapıda, ilk öğretimde, yüksek öğrenim ve iÅŸ başı eÄŸitiminde ve finansal piyasaların  çeÅŸitliliÄŸi ve teknolojik alt yapıda sürekli iyileÅŸme söz konusudur. Ülkemiz rekabet gücünün ana bileÅŸenlerinden olan inovasyonda ne yazık ki göreli olarak  sürekli gerileme söz konusudur.

Türkiyenin odaklanması gereken konular
Global kriz sırasında Türkiye, % 14 GSMH kaybı ile OECD ülkeleri arasında en büyük düşüşe sahip ülke durumuna gelmiÅŸtir. Bunun temel nedenleri arasında daha önce yaÅŸanmamış, yabancı talebinde ÅŸok gerilemeye baÄŸlı ihracat düşüşü, buna paralel olarak endüstriyel çıktılarda ve yatırımlarda düşme, iÅŸ çevrelerinde güven azalması ilk ÅŸokun etkilerini artırması sonucunu yaratmıştır.Türkiyede halen iki temel yapısal zayıflık yaÅŸanmaktadır. Uluslar arası fiyat rekabeti bozulmakta, bu durumda mevcut bütçe açığını artırmaktadır. Öte yandan ekonomi emek gücünden yeterince yararlanamamaktadır. Endüstri ve hizmet sektöründeki iÅŸ gücü talebi , giderek yaÅŸlanan nüfustaki artışı  ve yüksek oranlarda kırsal kesimden ÅŸehirlere göcün artışını emebilecek kadar kuvvetli bir ÅŸekilde büyümemektedir. Bu yüzden % 40lık iÅŸ gücü oranı ile OECDnin en zayıf ülkesi kalmaya devam etmektedir. Kadın iÅŸ gücünün kullanım oranı % 20ler civarında kalmasına yol açmıştır.

Türkiyede izlenecek tutarlı politikalarla, kalkınma hızını istenen seviyelere çıkardığı, enflasyon ve işsizliği tek rakamlara düşürdüğü, üretimi artırıp, gelir dağılımını daha adil bir noktaya getirebildiği takdirde rekabet gücü orta seviyelerde olan ülkeler arasında yer alması mümkün görülmüştür.

Türkiyede tasarrufların özendirimesi, döviz açıklarının kapatılması, üretken yatırımlara öncelik verilmesi, reel  sektör ile finans sektörü arasındaki kopukluÄŸun ortadan kaldırılması, teknolojik geri kalmışlıkla daha etkin mücadele, kalite maliyet koordinasyonın  saÄŸlanması, nitelikli iÅŸ gücünün artırılması gibi hususlar odaklanılması gereken öncelikli alanlar olması gerekmektedir.

Son söz: Rekabet kültürünün pek de yaygın olmadığı toplumumuzda bu konuya daha fazla eğilmeliyiz. G20 ülkeleri arasında 17. büyük ekonomi konumundaki ülkemizin rekabet sıralamasında 61. sırada yer alıyor olması kabul edilemez ve sürdürülemez bir durumdur.

 

  İlgili Haberler

 

Ünver Group, Yılda 3,5 Milyon Adet Hortum Üretiyor
Tunaoğlu Otomotiv, Knorr Bremse Firmasının 2011 Yılı En Başarılı Sac Parça Tedarikçisi Oldu
Dünya Liderliğine Hazırlanan Aktaş Holding Dünyada Bir İlk e İmza Attı: Aktaş Newtone
OTSA, Yeni Fabrika Binasında Otomotiv Sanayi İçin Üretime Devam Ediyor
Önde Gelen Alman Otomotiv Tedarikçisi Mubea Manisa da Üretim Tesisi Açıyor

  İlgili Yazılar

 

Türkiye Dünya Rekabet Edebilirlik Sıralamasında 50. Sıralarda Yer Aldığı Sürece Küresel Krizi Yönetemez Ancak İdare Eder
2012-de Ne Olacak
Bağlantı Elemanlarının Cirosu 5 Milyar Dolar!
2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (2):
Bankaların Rekabeti İhlal ve Tüketiciyi İstismar Etmeleri
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi