ve uçan balon patladı...
16-21 Eylül tarihlerinde Frankfurtta düzenlenen 20. automechanika fuarı ve ambiyansı çok güzeldi. Frankfurt bizim buralara göre çok pahalı bir şehirdi, bizim için aynı zamanda yorgunluktan zaten gezmeye fırsat bile yoktu.
Frankfurt Messe-İstanbulun Pazarlama Müdürü Andrea Kretzschmannın 1.1 Hall fuayesinde biz Türkiye sektörel yayınları için projelendirdiği stand bir harikaydı, bizden başka hiçbir ülkenin yayın gruplarının böyle bir standı yoktu, kendilerine buradan bir kez daha teşekkür ederiz.
Eskişehir OSByi görmediyseniz, mutlaka gidin
Bu stand da ilgili insanlar, ilgilen-dikleri yayınları aldılar sadece, fuara gönderdiğimiz SUBCONTURKEY SUBCONTRACTING NEWSPAPER bu standdan ve Forum Fuarın 6.2 Hallde bize verdiği standdan dağıtımı gerçekleş-tirildi. Ayrıca 25-29 Eylülde de Hannover-IAA Fuarında da dağıtımımızı başarıyla gerçekleştirdik.
Bütün dünyayı kasıp kavuran global krize dair, yayınımızda, bu ay bir haber yapmadık ama bu krizi de görmezden gelemeyiz.
Bu kriz kapitalist sistemin uçan balonu… balonu her seferinde hem şişirdiler hem uçurdular, uçtu, şişti, uçtu, şişti ve sonunda güümmm patladı. Paradan para kazanma sistemi yerine birazda üretime ağırlık verilseydi kriz bu seviyeye gelmezdi. Ülke olarak küresel piyasanın dışında değiliz, sırf otomotiv de geçen yıl 100 milyar doların üzerinde ihracat yapmışız, tabi ki bu kriz bizi de etkileyecek, az yada çok.
Bu gerçekten kaçamayız, bu gerçekle yaşayacağız ve buna ister istemez alışacağız. Biz şirket olarak en son 2001 krizinde kriz aşısı yaptırmıştık! umarım aşı etkisini gösterir. Dileğim; bu global krizi en az hasarla atlatırız, ülke ve birey olarak.
Krize rağmen hayat devam edecek, hepimize ekmek, su, aş gerek, elbise, ayakkabı gerek, okul taksitleri ödenecek, maaşlar, SSKlar yatırılacak, bilumum krediler ödenecek ve diğer genel giderlerde azalsa bile bir şekilde karşılanacak. Bütün bunlar için yine para lazım olacak. Hazırda para varsa bile hazıra dağlar dayanmaz atasözü hatırlanacak.
Parayı da bulacağımız kaynak; yine üretim, yine üretim ve hatta yeni üretim, üretecek içeride ve dışarıda yeni pazarlar bulacağız. Hükümet her alanda vergisel kolaylıklar sağlayacak. İç talebin artırılmasına katkı verecek.
Bizlerde özellikle de böyle dönemlerde daha çok pazarlamaya ve tanıtıma önem vermeliyiz. Yakın dönemdeki (1991-1994-1998 ve 2001) krizlerde de görüldü ki tanıtıma devam eden, pazarlamayı arka plana atmayan, Ar-Ge çalışmalarına devam eden, yeni ürünler üreten ve marka değerini koruyan şirketler krizlerden hep büyüyerek çıktılar.(çevrenizdeki fabrikalara bakın, bunu göreceksiniz)
Üretimdeki verimliliğinizi büyük yatırımlar yapmadan artırmak ister misiniz? İsteriz diyorsanız, bundan sonra değerli yazılarıyla fırsat buldukça yayınımızda sizler için yazacak İTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünün değerlerinden Yrd. Doç. Dr. Ufuk Cebeci Beyin yazılarını okumanızı tavsiye ederim.
Geçen ay, Ekim ayı ile birlikte fuar dönemi başlıyor demiştik, tam yedi fuar ve etkinlikte yer alacağız, 6 Kasım tarihine kadar. Bu fuarlarda da sizlerle bol bol görüşme imkanı buluruz umarım.
Bu sayıda 4 sorumuz var, doğru cevapları mail atın, kura sonucu hem ücretsiz reklam kazanın, hem de kurasız ihracat adres datasını ücretsiz gönderelim. Ayrıntılar sayfa 12de (Her ay bir ülke)
Kasım sayısında buluşmak üzere… Sevgiyle kalın.