Ağustos ayında Türk Henkelde 15. senesini dolduran ve Otomotiv Grubu Bölüm Direktörü olan Oğuz Tur, Henkelin otomotiv sektörüne yapıştırıcı ürünleriyle girmesiyle beraber Çayırova fabrikasında ürün geliştirici olarak göreve başladı. Şu sıralar Kafkaslar ve İran Bölge sorumluluğu görevine de getirilen Oğuz Tur ile görüşme imkanı bulduk.
SUBCONTURKEY: Henkelin otomotiv sektöründe kullanılan ürün grupları ve özellikleri ile ilgili bilgi verir misiniz?
Oğuz Tur: 3 tane ana ürün grubumuz var. Birincisi ve en köklü olanı yüzey işlemler. İkinci grubumuz ise yapıştırıcı grubu. Yapıştırıcı grubu da Henkelin köklü gruplarından biri fakat otomotiv sektörüne girişi aküsyonlarla oluyor. Üçüncü grubumuz ise yaklaşık 5 senedir piyasada olan şekillendirilmiş ürünlerdir. Ele aldığınız zaman plastik parça gibi görünen fakat aracın içinde akustik sağlayan yeni bir ürün grubu. Bu daha çok dizayn safhasında olduğu için Türkiyede çok fazla basın aracılığıyla duyulmadı. Özellikle ticari araçlarda Türkiyede son zamanlarda bir dizayn hareketi var. Firmalar kadrolarını kurma aşamasındalar. Oralardan talepler gelmeye başladı ki bu benim açımdan mutluluk verici bir olay.
Henkelin yüzey işlemdeki en önemli markası Bonderite. Hem fosfatlama hem de şuanda nanoteknoloji olarak sunduğumuz TecTalisin şemşiyesini Bonderite tutar. P3 markamız daha çok soğutma sıvıları ve çekme yağları gruplarıyla alakalıdır. Yapıştırıcı konusundaki markamız Teresondur. Tereson bilindik bir markadır ve özellikle aftermarkette çok bilinir, 90lı yılların başında Henkele katılmıştır. 2000 yılların başında Henkele katılan ve özellikle Henkelin çehresini değiştiren markamızda Loctitedır. Bonderite markasının altında şuanda konvansiyonel olarak bildiğimiz bütün yüzey işlem yani fosfatlama dediğimiz ürün grupları var. Fosfatlama ürün gruplarının hem lideri hem de teknoloji lideriz. Ve şuanda alternatifini de sunan firmayız. Kendimize bir alternatif oluşturuyoruz. En son 2 sene önce sıvı aktivitasyon ürünüyle lansmanımızı yaptık ve özellikle Japon oryentli firmalarla başladık. Oradaki verimliliğin sınırına geldik ve yeni bir bakış açısı getirmek gerekiyor ve bu bakımdan TecTalis yani nanoteknoloji kaplamalara geçtik. (Soru:5- Sayfa 39da hangi şirketin reklamı var)
SUBCONTURKEY: TecTalis ve otomotiv sektö-rüne sağlayacağı kolaylıklar hakkında bilgi verir misiniz?
Oğuz Tur: TecTalis ile çinko fosfatlama uygulamasına alternatif yaratıyoruz. Bugüne kadar fosfatlama uygulamasında her şey toz pempe görünürken bir taraftan da firmaların yaşadığı bazı sorunlar oluyordu. Fosfatlama ürünlerinin atıklarının ne yapılacağı, çok su kullanımı gibi problemler yaşanıyordu. Henkel olarak TecTalisi geliştirerek fosfatlama ürünlerini kullanan firmaların bu problemlerine çözüm aramaya çalıştık. Daha basit bir şekilde, korozyona karşı direnci nasıl sağlarız, mali açıdan firmalara nasıl avantajlar sağlarız gibi düşüncelerle TecTalisi geliştirdik.
TecTalisin dört tane önemli avantajı var. Fosfat kaplamanın en büyük problemi kaplama sonucunda ağır metal içeren çamur atığı çıkarmasıydı. Çevre yönetmeliklerinden dolayı bu çamur atığın yakılması zararlı olduğu için ancak gömülerek bertaraf edilmesi gerekiyor. Çamurun içindeki nikel oranına göre ya yakılıyor ya da gömülüyor. Çamur atığı oluşturan firmalarda bunun için bir bedel ödemek zorunda kalıyorlardı. Bizim yeni ürünümüz TecTalisde çamur problemi ortadan kalkıyor, bu büyük bir devrim olarak algılandı firmalar açısından. Birinci avantajı TecTalisin çamur oluşturmamasıdır.
TecTalisin sağladığı ikinci avantaj ise; fosfat proseslerinde çok fazla miktarda su kullanılıyor. Kulanılan su da ağır metallerle kirleniyor. Arıtım işlemine tabi tutulması gerekiyor. Sanayi atık suyu ağır metal içerdiği için evsel atık su gibi değerlendirilemiyor. Ekstra işlemlerden geçirilmesi gerekiyor. Bu da firmalara bir maliyet getiriyor. Biz TecTalisde ağır metal kullanımını ortadan kaldırdığımız için çamurda olduğu gibi atık suyunda ağır metal içermediğini, çok basit bir mekenizmayla evsel atık gibi arıtılabileceğini göstermiş oluyoruz.
Fosfatlama proseslerinde sıcaklığa ihtiyaç duyuluyor. Yani prosesin ısınarak kimyasal reaksiyon vermesi gerekiyor. Bu da tabi firmalara ekstra bir ısıtma maliyeti getiriyor. TecTalisde biz ısıtma olayını da ortadan kaldırıyoruz. Ortam sıcaklığında istediğimiz kaplamayı elde ediyoruz. Bu üç avantaj firmaların TecTalisi seçmesinde yeterli oluyor. Bunun yanında daha kolay bir kaplama teknolojisi, daha kısa sürede kaplama yapıyoruz. Fosfatla kıyaslandığında 3 dakika gibi minimum süreye ihtiyaç varken, TecTalisle bunu 50-60 saniyede istediğimiz sonucu elde etmemizi sağlıyor. Kapasitesini, üretimini artırmak isteyen firmalar için çok uygun oluyor. TecTalis sayesinde üretim hızı 2 katı artabiliyor. Çamur, ağır metal ve ısıtma firmalara bakım maliyeti de getiriyor. Filtrelerin, boruların tıkanması, eşanşörün tıkanması gibi bakım maliyetleri TecTalis sayesinde ortadan kalkıyor. Bakım maliyetlerinde düşüş sağlaması da TecTalisin ayrı bir avantajı oluyor. TecTalis daha geniş aralıklarda çalışabilinecek bir kaplama teknolojisi. Fosfat dediğimiz zaman kimyasalın çalışma limitleri çok dar. TecTalis daha geniş aralıklarda aynı sonucu verebilecek kapasitede fosfatlama kimyasallarıyla. TecTalisin bu özelliği de üretim sırasında yaşanacak limit aşımlarını, personelden kaynaklanacak bazı problemleri ortadan kaldırmış, kolaylık sağlamış oluyor.
Türkiyede pazar liderliğimizi rakamlar gösteriyor
SUBCONTURKEY: Gelişen otomotiv sanayine Henkel olarak sunacağınız yenilikler olacak mı? TecTalisin otomotiv sektörünün gelişimindeki katkısı ne olacaktır?
Oğuz Tur: TecTalisin konumlanması Türkiyenin ihtiyacı ile birebir örtüşüyor. Yurtdışındaki lansmanlarımızda çevreci etkileri ön plana çıkıyor. Türkiyede çevreci etkilerinin üzerine birde verimliliği artırıcı özelliği ön plana çıkıyor. Şuanda otomotiv sektörünün ihtiyacı olan bir durum verimlilik. Firmalara baktığımız zaman %85-90 kapasite yada üzerinde çalışıyorlar. Hem kaynakları daha doğru kullanma, maliyetleri kontrol altında tutabilme, hem de yatırımları yapmadan daha çok üretebilmek. Ana firmalar Türkiyeye sürekli araç vermek ve burayı geliştirmek isterler ki yatırımlardan bunu görebiliyoruz. Bu cazibeyi sürdürebilmek için verimlilik ön planda olması gerekiyor. Ayrıca da şehrin içinde olan firmalarımızın bir alan olarak büyüyemeyeceklerine göre, başka bir yatırım yapmadan nasıl daha fazla üretim yapabilmenin peşinde olmaları gerekiyor. TecTalis firmaların bu ihtiyaçları ile birebir örtüşüyor. Birincisi enerji tüketimine etkisi, elektrik ve doğal gaza gelen zamlarla fark ortaya çıkmaya başladı. Bununla beraber hızlı kaplama özelliği çok önemli. Çünkü değişik atölyelerde eleman yatırımı ile bazı hızlanmalar sağlayabilirsiniz. Fakat fosfatlamanın daha hızlanması için bir hat daha kurmanız gerekir. Şuandaki atölyelerde o bir hattı daha kuracak yer yok. O yüzden boyahane uygulamalarında kapasitenin belirleyici, ana faktörlerinden biridir yüzey işlemin hızı. Bunu artırdığımız zaman biz müşterimize çok geniş bir rekabet avantajı sunuyoruz. Bu lansmanı Nisan ayında Almanyada yaptıktan sonra Temmuz ayında biran önce burada yaptık. Çünkü diğer yerlerde sunulmadan Türkiyede sunulmasını istedik, Türkiyedeki müşterilerimizin biran evvel bu projeyi aşmasını istiyoruz. Artık bir sonraki dalgaya ihtiyacımız olduğuna inanıyorum. Türkiyede bir buçuk milyon araca geldiğimiz konuşuluyor. 2 milyon hatta iki buçuk milyon araç olabilir. Bunun için her imalatçı da kendi pozisyonunu almalı ve desteği sağlamalı diye düşünerek TecTalis projemizi hızlandırdık ve coşkulu bir biçimde başladık.
Bunun dışındaki projelerimiz kademe kademe yapıştırıcı bölümünde gelecek. Artık Türkiyede Ar-Ge merkezleri kurulmaya başladı. Biz onlarla beraber dizaynın bir parçası olmak istiyoruz. Onların üretim proseslerini beraberce tanımlamak istiyoruz. Bu şekilde Türkiyenin dizayn bazına geçmesini istiyoruz. Bir hayal de budur zaten. Marka olmanın bir yolu da aracı dizayn etmektir. Dizayn edebilirseniz daha sonraki şeyleri de konuşabilirsiniz. Biz onun bir parçası olmak istiyoruz. Bunu yapabilmek için aracın yapıştırılma yani birleştirilme, akustik ve güvenlik ekipmanlarında bir uzmanlığı olması gerekir ki Türkiyede aracın üretim prosesi de tanımlanabilsin. Bununla ilgili hem teknik kadromuzu oluşturuyoruz hem de yurtdışından kadrolarımızı buraya mümkün olduğu kadar çekiyoruz.
SUBCONTURKEY: Ar-Ge çalışmalarınızdan ve harcamalarınızdan bahseder misiniz? Türkiyede de Ar-Ge çalışmalarınız var mı?
Oğuz Tur: Dünyadaki Henkelin Ar-Ge harcamaları satışa olan oranı %2,7dir. 350 milyon Euroluk bir yatırım harcaması bulunuyor. Bunun %46sını endüstri yani yapıştırıcı ve yüzey işlem sektörü alıyor. Bizim Avrupa da iki tane araştırma ve geliştirme merkezimiz var. Dünyada ise 5 ana merkezimiz var. Almanya-Fransa, Kuzey Amerika, Japonya ve Kore. Türkiyede kimya sektöründe satış kadrosundan daha fazla teknik kadro bulunduran tek kimya şirketiyiz. Bunu da gururla söyleyebiliyoruz. Reçetelere hakimiz, ürün geliştirme yapıyoruz, ürün motifikasyonu yapıyoruz. Çayırovadaki tesislerimizde hem yapıştırıcı hem de yüzey işlem için detaylı testleri yapabilecek, pilot üretimler yapabilecek ekipmanlarımız var. Yani Çayırovadaki tesisimiz sadece bir üretim merkezi değil aynı zamanda bir araştırma merkezidir. Yüzey işlem ve yapıştırıcı bölümlerindeki eleman sayımız hemen hemen birbirine denk. Bu kişiler yurtdışındaki uygulamaları Türkiyeye getirmekten. Türkiyedeki uygulamalara bunu adepte etmekten ve bazen de ürünü burada modifiye edip Türkiyede satışa sunmaktan sorumlulardır. Bu bizim en büyük farklılık yaratan özelliğimizdir. Gelecekte, ürün geliştirmeye daha çok yatırım yapılması gerekiyor. Eğer biz toplamda dizayn oluşumunun içine giriyorsak, yan sanayinin de bunun içerisinde olması gerekiyor. Yan sanayi de sürekli eleman yatırımı yapılması gerekiyor, çünkü teknik uzmanlar çok uzun zamanda yetişiyor. Ürün geliştirme olarak burada da yoğun aktivitelerimiz var. Bu bizim Türk Henkelin kültüründen gelen bir durum, bu kadro en baştan beri tüm bölümlerde var.
Hammadde fiyat artışlarına inovasyonla cevap veriyoruz
SUBCONTURKEY: 2008 yılı hedefleriniz doğrultusunda ilk altı ayı değerlendirir misiniz?
Oğuz Tur: Lokomotif sektörün otomotiv olduğunu bütün basın söylüyor. Bu yüzden cirolarda otomotiv ve yan sanayisinin bir şikayet olacağını zannetmiyorum bizimde böyle bir rahatsızlılığımız yok Bbununla beraber maliyetlerdeki artışla mücadele etmek ayrı bir güçlük haline gelmeye başladı. Petrol fiyatlarının yansımaları birebir hemen olmuyor. Petrol fiyatları arttı, şuanda da hammadde fiyatları yüklü bir biçimde artıyor. Biz yüzey işlemde ve yapıştırıcıda bu hammadde artışlarını yansıtmamak için mücadele ediyoruz. Ana sanayi de metal fiyatlarında sorunlar yaşıyor. Bütün bunlar üst üste geldiğinde kaçınılmaz olarak fiyatlara yansıyor. Fakat şuanda kuralı satış değil verimlilik. Verimlilik artık her yerde, sadece elemanda değil, nakliye, depolamada, üretimde olmalıdır ki, müşterimize bu artışları en az şekilde yansıtmış olalım. 2008 senesinin bununla geçeceğini söyleyebilirim. Türkiyedeki Pazar liderliğimizi rakamlarımızda gösteriyor. Yüzey işlemin her kademesinde olan artışlara yaptığımız inovasyonla karşılık veriyoruz. Alternatif ürünler, alternatif teknolojiler uygulamamız gerekiyor, TecTalis bunun çok iyi bir örneğidir. Bunu diğer bölümlerde de yavaş yavaş hayata geçireceğiz.
SUBCONTURKEY: Yeni ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Oğuz Tur: Şuanda 2 ürün grubunu müşterilerimize sunmaya başlayacağız. Bunlardan bir tanesi hızlandırılmış yapıştırma sistemleri. Hızlandırılmış yapıştırma sistemleri özellikle yan sanayi ve otobüs üretimi için büyük avantajlar sağlayacak. Otobüs üretimini izlediğiniz zaman, bazen elimizde yaptığımız küçük modellerden farksızdır. Tamamen tüm iskelet üzerine bütün ekipmanın yapıştırılmasıyla olur. Bu işlemde en fazla zamanı alan yapıştırıcının kuruması için geçen zamandır. Biz bunu 24 saatten 1-2 saate kadar indirecek hızlandırılmış sistemlerimizi müşterilerimize duyurmaya başladık. Açıklamalarımızı yapar yapmaz büyük bir ilgi çekmeye başladı. Otobüs fabrikaları günde 2-3 üretim yapabiliyor, bunun 6ya çıkması üretim kapasitesinin yüzde yüz artması demektir. Bu teknolojimizi otobüs firmalarına Ar-Gelerle sunmaya başladık ve şuanda pilot denemeler yapılıyor.
Otomobil yan sanayi gittikçe otomobil ana sanayinin bazı uygulamalarını kendi üzerine almaya başladı. Örneğin metal tedarik eden kişi, onun üzerine uygulanan yapıştırıcıyla beraber tedarik etmek istiyor. Çünkü o alanda daha çok araç ve daha verimli üretmenin çeşitli yolları var. Ya bazı prosesler TecTalisde olduğu gibi daha hızlı yapılacak ya da bazı prosesler dışarıda yapılıp hazır gelecek. DEX dediğimiz teknolojimizle yan sanayimize yönelik bir uygulamamız daha olacak. Ana sanayinin yapıştırma uygulama yapmadan birleştirip proses devam ediyor ve prosesde hiçbir değişiklik yapmasına gerek kalmıyor. Bunlar gelecek senelerin Türkiyede ki akımları olacak. Özellikle kamyon ve otobüs için daha çok üretim, yan sanayinin ana sanayideki bazı işlemleri yapması ve dizayna cesaret edip yan sanayinin girmesi bu gelişime etki edecek parametreler olacak diye düşünüyorum.