SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   21 Mayıs 2012, Pazartesi

Eylul 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 53

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Prof.Dr.Ali Rıza Kaylan
Kalder Yönetim Kurulu Başkanı


Sürdürülebilir kalite


Kalite olgusu dinamik ve çok boyutlu bir kavram. Ürün ve hizmetle ilgili görgü ve deneyimlerimizin zamanla artması doğal olarak beklentilerimizi etkilemekte. Geçmişte bizi mutlu eden ürün ve hizmetlerin mevcut özelliklerini, zamanla yetersiz görmeye başlarız. Başka bir deyişle kalite beklenti çıtası zamana bağımlı olarak sürekli yükselir.
 
Sürdürülebilirlik kavramından ne anlıyoruz? Bu konuda Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Komisyonunun 1987 yılı tanımını hatırlayalım. İnsanlık, gelecek kuşakların gereksinimlerine cevap verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçlarını temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahiptir.
 
Sürdürülebilir gelişme, çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik boyutlarını içermektedir. Doğaya karşı daha duyarlı davranarak, yenilenemeyen enerji kaynakları yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının verimli kullanımı çevresel sürdürülebilirlik için gerekmektedir.

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (KİS) çevreye ilişkin üç ilke (7,8,9 nolu ilkeler) vermektedir.
 
• İş dünyası çevre sorunlarına karşı ihtiyati yaklaşımları desteklemeli (7. İlke),
• Çevresel sorumluluğu artıracak her türlü faaliyete ve oluşuma destek vermeli
(8. İlke),
• Çevre dostu teknolojilerin gelişmesini ve yaygınlaşmasını desteklemeli (9. ilke)

İsraf ve kötü yönetim fakirliğe adaydır: Debileri ve uzunluklarıyla dünya sıralamasına giren nehirlerimizle, gürül gürül akan çağlayanlarımızla Türkiyenin su zengini bir ülke olduğunu düşünürüz. Oysa ki uluslararası standartlara göre, bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 8-10 bin metreküpten az olmaması gerekmekte. Kişi başına bin metreküpten daha az su düşen ülkeler ise su fakiri sayılmakta. 2008 yılında 1652 metreküplük suyumuzla neredeyse su fakiri ülke sınırına yaklaşmaktayız.  Su kullanımının etkin yönetimi sürdürülebilirlik için son derece kritik önem taşımakta. Su yönetiminde yapılan ciddi hatalar, ülkeyi hem kuraklığa, hem de içme suyu darboğazına sokmakta. Sanayi atıkları ve doğal dengenin bozulmasıyla, kirlilik suyu tehdit eden en önemli faktörlerin başında gelmekte. Arıtma tesisleri sayıları artarak hızla devreye alınmalı. Suda en büyük israf tarımda yaşanmakta olduğu bilinen bir gerçek. Damla ve yağmurlama sulama yöntemlerini içeren tarımsal sulama altyapılarının teşvik edilmesi gerekmekte.

Yenilikçi yaklaşımlar sürdürülebilirliği besler: Teknolojinin en uygun şekilde kullanılması, yenilikçi yaklaşımlar krizin hafifletilmesine ve su sorununun çözülmesine özgün katkılar sağlayabilmekte. Buna çok güzel bir örnek www.waterpyramid.nl web adresinde izlenebilir. Dünya Bankası 2006 yılında yenilikçilik ödülünü Su Piramidi (WaterPyramid) ürününe verdi. 600 metrekare alan üzerine kurulu çadır, tuzlu ve kirli suyu güneş enerjisi kullanarak işleyip günde 1.250  litre temiz içme suyu elde etmeye yaramakta.
 
Toplum bilinçsiz ise ve yasalar uygulanmıyorsa sorun çözülmez: Bu konuda çöplerle ilgili geri dönüşüm örneği verilebilir. Ülkemizde de çevre ve atık yönetimi ile ilgili yasalar, yönetmelikler son 3-4 yıldır devrede. Aslında evlerde ve işyerlerinde çöplerin geri dönüşüm için ayrıştırılması yasal bir zorunluluk. Ancak geri dönüşüm konusunda toplum bilinçli değil. Avrupada çocuklar doğumdan itibaren, evsel atıkları, kağıtları, şişeleri, tenekeleri, pilleri farklı torbalara atacaklarını görerek büyüyorlar. Ülkemizde yerel yönetimler bu yasalara nadiren sahip çıkmakta ve ilgili yasalar düzgün uygulanmamakta. Çöplerini ayırmayana evlerde 150 YTLden, işyerlerinde 3.000 YTLden başlayan cezalar verilebileceğini kaçımız biliyoruz. Türkiyede yılda 27 milyon ton çöp üretiliyor. Sadece ambalaj atıklarının (yaklaşık 4 milyon ton) dönüştürülmesiyle elde edilecek gelir, 1 milyar YTLyi aşmakta. 1 ton kullanılmış beyaz kağıt geri kazanıldığında 17 çam ağacını, 1 ton kullanılmış gazete kağıdı da 8 çam ağacını kesilmekten kurtardığını unutmamalıyız.

Kalitesiz verimlilik, verimsizlik getirir:  Yüksek verim uğruna çiftçiyi daha yüksek maliyetli enerji kaynaklarına ve petrole bağlı tarımsal üretim ine yönlendirirken, eğitim yetersizliği nedeniyle teknolojinin doğru kullanılmaması, tüketici açısından zaman zaman özellikle hormon ve ilaç kalıntısına bağlı gıda güvenliği sorunlarını gündeme getirdi. Üretim metotlarına bağlı olarak gıdalar, sağlık sorunlarının önemli sebepleri arasında yer almaya başladı. Kalite denetiminden geçemeyen ürünler ise ciddi kayıplara neden oldu.
 
Ucuz alan pahalı öder: Tüketicinin bilinçsiz ve duyarsız olmasına verebileceğimiz bir diğer örnek, bizlere Ucuz et tencereyi yakar. ve Ucuz etin yahnisi yavan olur. özdeyişlerini hatırlatmakta. Aynı zamanda çevre bilincinin de ne kadar eksik olduğunu göstermekte. Türk gıda kodeksine göre, gıda maddelerinin atık plastik maddelerin hijyenik olmadan dönüştürülmesiyle elde edilen poşetlerin içinde taşınması ve muhafaza edilmesi yasak. İçinde mikroorganizma barındıran bu poşetlerin, şeffaf olanlara göre daha ucuz olduğu için esnaf tarafından tercih edilmekte ve Türkiyede yılda 260 bin ton civarında siyah poşet tüketilmekte. Naylon poşet yerine bez torba veya file kullanılması çok daha sağlıklı.
 
Bugün altı buçuk milyara yakın olan dünya nüfusuna, yılda 87 milyon yeni insan ilave olmaktadır. 2025lerde yaklaşık 8 milyar olması beklenmektedir. Hızla artan nüfus, kısıtlı kaynakların aşırı tüketimi ve tahribi, yaşam kaynağı çevreye verilen zararları körüklemektedir. Doğal kaynaklara olan talep artışıyla birlikte, bir yandan kaynaklar hızla tüketilmekte, diğer yandan çevresel kirlilik artmaktadır. Doğal kaynakların korunması tüm dünya için acil bir sorun niteliği taşımaktadır.
 
Diğer taraftan sürdürülebilirlik bilincinin son yıllarda artması umut verici. Çok sayıda yönetici, şirketini yeni yeni gelişmekte olan bu temiz teknoloji fırsatı çerçevesinde yeniden yapılandırıyor. Hergün kendimize, sürdürülebilir kalite ve çevre için ne yaptığımızı sormanın vakti çoktan geldi. Bu yıl 24-26 Kasımda 17. Kalite Kongremizde tüm yönleriyle işleyeceğimiz Kaliteli Çalışmak, Kaliteli Yaşamak teması ülkemiz ve dünya için son derece önemli. 

 

  İlgili Haberler

 

Türk İş Dünyasının En Prestijli Ödülleri Sahiplerini Buldu
Hexagon Metrology, Ankara-da Yeni Ölçüm Mükemmeliyet Merkezi Açacak
Avrasyanın Tek Kalite ve Kontrol Fuarı
Beyaz Eşya ve Elektrikli ev Aletleri İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı
Beyaz Eşya ve Elektrikli Ev Aletleri İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı

  İlgili Yazılar

 

KOBİ-ler İçin KOSGEB KalDer Destek i
Değerli Kalite Gönüllüleri,
Eğitimde Kalite
Ekonomik Kriz Sonrasını Planlamak Önemli
Müşteri Ne İstiyor?
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi