2011 yılında 20 milyon adedin üzerinde üretim gerçekleştireceği tahmin edilen Türkiye beyaz eşya sanayinin 2010 yılında olduğu gibi 2011-de de yine Avrupa-da birinci sırada yer alacağı öngörülüyor. BEYSAD-ın hazırlıklarını sürdürdüğü 2023 Vizyonlu Strateji Belgesinin en öncelikli hedeflerinden biri, sektörle ilgili farkındalığın artırılması olacağı vurgulandı. BEYSAD-Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği yöneticilerine ortak sorular yönelttik. BEYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Balkır, Başkan Yardımcısı Besim Oktayer ve Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Eren sorularımızı cevapladı.
SUBCONTURKEY: BEYSAD-ın hazırlıklarını sürdürdüğü Strateji Belgesi çalışmaları hangi aşamada? 2023 yılında Türkiye-de beyaz eşya ana ve yan sanayisinin geleceği nokta hakkında öngörüleriniz nelerdir?
BEYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Balkır: Strateji Belgesi ile ilgili çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Beyaz eşya yan sanayinin stratejilerini tespit ederken ana sanayi-den ayrı düşünmek mümkün değil. Dolayısıyla, çalışmalarımızın her aşamasında, ana sanayi ile olan diyaloğumuzu daha da geliştirmek için özel bir çaba harcıyoruz.
Yönetim Kurulu toplantılarımızı takiben ana sanayi temsilcilerinin de davet edildiği İş Yemekleri organizasyonları yapıyoruz. Sektöre yönelik tartışmaların yapıldığı bu toplantıları Strateji Belgesi çalışmalarımız için de bir platform olarak değerlendiriyoruz.
Ana sanayi ve yan sanayi temsilcilerinin katılımıyla bir Proje Destek Grubu oluşturuldu. Bu grup her ay bir kere toplanıyor ve üzerinde odaklanılması kararlaştırılan sektöre yönelik konular ile ilgili çalışmalar yapıyor.
Bunun yanında üyelerimizden hem ana sanayiye, hem de BEYSAD üyelerine tedarikçi olarak üretim yapan firmaların işletmelerine Mesleki Geziler adı altında günlük ziyaretler düzenliyoruz. Bu ziyaretler hem katılımcı ana ve yan sanayi yetkililerinin kaynaşmasına, hem üyelerimizin işletmelerinin tanınmasına, hem de sektöre yönelik sorunların tartışılmasına imkan sağlıyor.
Türkiye 2010 yılında yaklaşık 18 milyon adet ile beyaz eşya üretiminde Avrupa-da birinci sıraya yükseldi. 2011 yılında ise bu rakam 20 milyon adedin üzerine çıkacak. Her ne kadar Avrupa-daki kriz Türkiye-deki üretimi etkileyecekse de, alternatif ihraç pazarları ve Türkiye-nin genç ve dinamik nüfusu göz önünde tutulduğunda, 2023 yılına giden yolda beyaz eşya sektörünün Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yer teşkil edeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Özellikle cari açığa pozitif katkı anlamında beyaz eşya sektörünün önemini her platformda anlatmaya çalışıyoruz.
Strateji belgemizin de en öncelikli hedeflerinden biri, sektörümüz ile ilgili farkındalığın arttırılması olacaktır.
Besim Oktayer: Çalışmalarımız ana sanayiler, yan sanayiler ve danışmanlarımız Tria va Urak-la birlikte bir takım çalışması ile devam etmekte. Çalışmamızın yol haritası belirlendi, görev dağılımı yapıldı, sektörün ileri gelenleri ile görüşmelerimiz yurt içinde ve yurt dışında yapılan ziyaretlerle sürmekte.
Hükümetimizin koyduğu 2023-te 2011-e oranla 4-5 misli artan bir ihracat hedefini paylaşıyor ve destekliyoruz. Kolay bir hedef olmadığını söyleyebiliriz ama yan sanayilerin bu hedefi tutturacağına inanıyoruz. Strateji Belgesi, çalışmalarımızın bu hedefe varmasında bize ışık tutacaktır.
Atilla Eren: 2023 stratejisi çerçevesinde, küresel ekonominin kazandığı yapı ve teknolojik gelişmelerdeki sürat göz önüne alınırsa, sektördeki üretim yapısının sürekli geliştirilmesi, ürün çeşitliliğinin artırılması ve daha katma değeri yüksek rekabetçi ürünler sunan bir yapının kurulması gerekmektedir.
Avrupa-nın beyaz eşya üretim merkezi haline gelen ve birinci sıraya oturan ülkemizde Beyaz Eşya Yan Sanayi sektörünün başarısı beyaz eşya sektörünün de 2023 yolundaki başarılarını doğrudan etkilemektedir. Çünkü bu sektör, rekabetçiliği ve yaratacağı katma değer ile stratejik bir konuma sahiptir. Bu sayede beyaz eşya sektörü sürdürebilir başarıyı yakalayacak, rekabetçi ve yüksek katma değerli ürünlerin ihracatının önü açılacak, dışa bağımlılığımız giderilecektir. Diğer yandan ülkemizin temel ekonomik sorunlarının başında cari açık ve istihdam gelmektedir. Ağırlıklı olarak ara malı üreticisi olan sektör, yaratacağı istihdam ve ülkenin cari açığının kapatılmasında çok önem arz etmektedir.
Sektör, yapısı ve rekabet koşulları itibariyle Ar-Ge ve inovasyona en çok önem verilmesi gereken sektörler arasındadır. Ürün ve üretim süreçleri teknolojileri hızla geliştiği ve ürün ömürlerinin iyice azaldığı sektörde sürdürülebilir başarının sağlanması ve uluslararası rekabet gücümüzün artırılması için tüm sektör potansiyelinin harekete geçirilmesi ve bunun için de biran önce devlet-sanayi-üniversite faaliyetlerinin ve kuruluşlar arası işbirliklerinin sağlanması gerekmektedir.
Hazırlanan Strateji Belgesinin sistematik olarak hayata geçirilmesi ile birlikte sektörün rekabet kabiliyetini arttıracak bahsi olan eylemlerin başta üyelerimiz olmak üzere kendi sektörümüze, dolaylı olarak beyaz eşya sektörüne ve ülkeye çok önemli kazanımlar getireceğine inanıyoruz.
SUBCONTURKEY: 2023 yılında beyaz eşya yan sanayinin teknolojideki gelişime paralel ihracat hedefleri ne olacak?
Bahadır Balkır: Burada bir kere daha Strateji Belgesi-ne değinmek istiyorum.
Çalışmamızın öncelikli hedeflerinden biri de Beyaz Eşya sektöründe ne gibi teknolojik değişimlerin yaşanacağının önceden tespit edilmesidir.
Bu sebeple ana sanayiler ile yaptığımız görüşmelerde hem Türkiye-de, hem de dünyada sektörümüze yönelik ne gibi teknolojik değişimlerin olacağını tespit etmeye çalışıyoruz.
Bu tespitleri takiben Yan Sanayi-nin de yapması gereken, gelişime ayak uydurmak, kendi teknolojik altyapısını güncel hale getirecek gerekli revizyonları yapmak ve dolayısıyla oluşabilecek rekabetlere karşı hazırlanmak olacaktır.
Özellikle Batı Avrupa-da yerleşik yan sanayiler hem yaşanan kriz, hem de ana sanayilerin üretimlerinin Batı Avrupa-dan Doğu Avrupa-ya yer değiştirmeleri sebebiyle ciddi sıkıntılar yaşıyorlar ve pazar kaybediyorlar. Teknolojik altyapısını geliştirme kabiliyeti olan Türk Yan Sanayilerinin bu durumu bir fırsata çevirebileceklerini ve pazarlarını genişletebileceklerini düşünüyorum.
Besim Oktayer: Sürdürebilirlik, çevreci ürünler her gün daha fazla öne kazanmakta ve bu alanda faklılık yaratacak firmalar hem dahili, hem de harici piyasalarda rakiplerinin önüne geçecektir. Bu alanda da üyelerimizin Ar-Ge çalışmalarına geçmişe nazaran daha fazla önem verdiğini görüyoruz. Ana sanayilerimiz de bu konuda ciddi bir atılım içindeler.
BEYSAD Üye Ziyaretlerine Devam Ediyor
BEYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Eren: Pazarda başarı farklılık yaratmaktan geçer. Bu farklılığı yaratacak olan yenilikçilik ve Ar-Ge ihtiyacı sürdürülebilir rekabet gücünü arttırmanın vazgeçilmez iki unsurudur. Diğer yandan Avrupa-da yaşanan kriz nedeninden dolayı bu pazarlarda yaşanan daralma sektörümüzün alternatif pazar arayışlarına yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu kapsamda öncelikli hedef pazarların belirlenmesi çalışmaları sürdürülmekte olup 2012 yılında bu pazarlara yönelik ziyaretlerimiz başlatılacaktır.
SUBCONTURKEY: Üye ziyaretlerindeki beklentileriniz nelerdir?
Bahadır Balkır:
- Öncelikle bizleri seçen kişiler olarak onların beklentilerini dinlemek,
- Üyelerimizi daha yakından tanımak, üretimleri hakkında bilgi almak,
- BEYSAD-ı anlatmak, faaliyetlerimizden bahsetmek, üye oldukları derneğin çalışmaları ve hedefleri hakkında bilgi vermek,
- İçinde bulunduğumuz sektör hakkında elimizdeki bilgileri aktarmak, sektörümüzün önemi ile ilgili farkındalığı artırmak,
- BEYSAD-ın hepimizin olduğunu vurgulamak ve çalışmalarımıza katılımlarını teşvik etmek,
- Strateji Belgesi-nin önemini vurgulamak ve sektörde yaratılacak bir diyalog ortamının hepimizin menfaatine olduğunu anlatmak.
Atilla Eren: Sektöründe önemli oyuncular olan üyelerimizi, şirketlerinde yapılan ziyaretler ile daha iyi tanımak, beklentilerini tespit etmek, derneğimizin faaliyetlerini anlatmak, görüş ve önerilerini almak ezcümle karşılıklı iletişimimizi sistematik yapacağımız bu ziyaretler kapsamında en üst düzeye çekmektir.
OSB-ler Rant Bölgesi Olmaktan Çıkarılmalı
SUBCONTURKEY: BEYSAD Organize Sanayi Bölgesi kurulması için adımlar atıldı mı? Uzun süreli olan bu projeniz için gelişmeleri öğrenebilir miyiz?
Besim Oktayer: BEYSAD Organize Sanayi Bölgesi için yaptığımız çalışmalarda enteresan bir tablo ile karşılaştık, İstanbul çevresinde bile OSB-lerde doluluk oranı beklenenin çok altında, sanayici için cazip olan İstanbul çevresi, Gebze Bölgesi, hatta Kocaeli Bölgesi, Organize Sanayi Bölgeleri yapımı ile dolu, neredeyse Organize Sanayi Bölgesi yapacak bir karış alan kalmamış vaziyette. Fakat üzülerek teşhis ettiğimiz bir gerçek var ki, o da burada yapılan yatırımlar sanayicinin ihtiyacını karşılamaktan öte, rant elde etmek için yapılmakta. Hükümetimizin bir an evvel bu duruma el koyup OSB-leri rant bölgesi olmaktan çıkartmalı, teşviklerle kurulmuş bu alanları yatırımcının elinden alıp, artması istenen sanayi üretimi için ucuz sanayi alanları açmalıdır.
SUBCONTURKEY: BEYSAD-ın üyelerini ana sanayiler ile buluşturduğunu biliyoruz. Yurt içi veya yurt dışında yakın zamanda ziyaretler oldu mu/olacak mı?
Besim Oktayer: Ana sanayi ve yan sanayilerin bir araya gelmesine, ortak diyalog platform oluşturulmasına çok önem veriyoruz. Bu amaçla her ay yaptığımız Yönetim Kuru toplantılarını ana sanayi yöneticileri ve üyelerimizin de katıldığı yemeklerle hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Bu yemeklere ana sanayilerimizin yurtdışında ikamet eden yöneticileri de katılıyor, çok verimli geçen bu toplantılarda yan sanayilerle ana sanayiler bu günü ve yarınları tartışabilirken ana sanayilerde aralarında fikir teatisinde bulunabiliyorlar.
SUBCONTURKEY: Üye ziyaretlerindeki beklentileriniz nelerdir?
Besim Oktayer: BEYSAD sadece yılda bir kere genel kurul toplayan ve Yönetim Kurulu toplantıları ile yaşayan içine kapalı bir dernek olmaktan çıkartmak arzusundayız. Bu sebeple, bu dönemde her üyemizi Başkanımız, halkla ilişkiler Müdiremiz ve Yönetim Kurulundan arkadaşlarımızla ziyaret ediyoruz. Bire bir yapılan bu görüşmelerde hem bizdeki bilgileri üyelerimizle paylaşıyor, hem de üyelerimizin bizlerden olan beklentilerini dinliyoruz. Bu ziyaretler sonucu üyelerimizden çok faydalı geri beslemeler aldığımızı söyleyebilirim.
BEYSAD, Sağlıklı Bilgi Akışı Sağlıyor
SUBCONTURKEY: BEYSAD-a üye olmak sektör temsilcisine ne kazandırır/ne kaybettirir?
Bahadır Balkır: BEYSAD Türkiye-de beyaz eşya yan sanayini temsil eden tek dernek. Tüm ana sanayiler ile ilişkilerini en üst seviyede tutmaya özen gösteren, yan sanayinin gelişimi için çalışan ve Türkiye-de yerleşik beyaz eşya yan sanayi firmalarının büyük çoğunluğunu bir çatı altında birleştiren bir kuruluş.
İçinde bulunduğumuz sektörün önemini başkalarına anlatabilmek için önce kendimizin bu konuda bilgili olmamız ve sektörümüzün önemine ve gücüne inanmamız gerekiyor. BEYSAD olarak sektörümüz ile ilgili bilgileri toplamanın ve üyelerimiz ile paylaşmanın öncelikli görevlerimizden biri olduğunu düşünüyorum. Nitekim haftalık bültenlerimiz, dergilerimiz ve web sitemiz ile üyelerimize sektör hakkında düzenli olarak bilgi aktarımında bulunuyoruz.
BEYSAD çatısı altında yaptığımız tüm çalışmalarda öncelikli hedefimiz sektörün önündeki fırsatları ve tehditleri tespit etmek ve tüm üyelerimize bu yönde sağlıklı ve zamanında bilgilendirme yapmaktır. Her BEYSAD üyesinin bu bilgilere ulaşabileceği bir ortam yaratmaya çalışıyoruz.
BEYSAD hem Türkiye-de, hem de dünyada Türk beyaz eşya yan sanayinin gözü, kulağı olarak hareket eden bir kuruluş. Günümüzde sağlıklı bilgi akışının önemi düşünüldüğünde sanırım BEYSAD-ın da değeri daha iyi anlaşılacaktır.
BEYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Besim Oktayer: BEYSAD-a üye olmanın bir kaybı olduğunu söyleyemem, zaten üyelerimizden kriz dönemleri hariç ciddi bir ayrılma talebi de almıyoruz, demek ki üyelerimiz BEYSAD-dan memnun. Bununla beraber her yıl üyelerimizin beklentilerine daha iyi cevap vermeye çalışıyor aktivitelerimizi arttırıyoruz. BEYSAD- a üye olan bir yan sanayi kuruluşunun en büyük kazancı içinde bulunduğu iş dünyasını sadece kendi penceresinden gördüğü manzara ile değil, rakiplerinin de ne gördüğü ile değerlendirebileceği bir imkana kavuşmasıdır, sektörün gidişatından haberdar olması ve toplu hareketin getirdiği imkanlardan faydalanmasıdır.
Atilla Eren: Dünya-da son trend kümelenme faaliyetleri üzerine yoğunlaşmıştır. Şirketlerin kendilerinin aldıkları aksiyonlar sınırlı olabilmektedir. Kümelenme ile yaratılan grup enerjisiyle; etkin kaynak kullanımı, sektörün genel sıkıntılarını dile getirme ve çözüme ulaşılabilmeleri mümkün olabilmektedir. Geçmiş dönemlerdeki BEYSAD tecrübelerimizden de bunu çok net tespit etmiş olup daha da geliştirmek için yapılaşmamız bu doğrultuda sürdürülmektedir.