Merhaba… Aslında bu yazının başlığı başka bir şey olacaktı. Fakat aynı başlıkta daha önce bir yazı yazdığım için sevgili İlhan Ürkmez Bey e verdiğim sözü tutamıyorum. Ama onun fikirlerinden çıkardığım bir başlığı da mutlaka yazılarımın birinde kullanacağım.
Eduplus un düzenlediği “V. Satış Zirvesi 08” de konuşmacı olarak katıldım. “İkna ve satıştaki yeri” konulu bir sunum yaptım. Çok keyifli geçti. Bu tip zirvelerden biz konuşmacılar da çok yararlanıyoruz. Yeni kişiler ile tanışmanın yanı sıra birçok eski dost ile hasret gideriyoruz.
Gelelim bu haftaki başlığa… Aslında “emeği saklamak” deyimi biraz daha bedenen çalışanların isteyerek ya da istemeyerek yaptıkları bir davranış. Daha verimli olacakları halde, pek performans göstermeye yanaşmamak durumu yani. Sözü duyduğum kişi ise yüksek mühendis Sinan Özturan. Kendisi üretim yönetimi uzmanı olarak çalışıyor. Özellikle tekstil işletmelerindeki verimlilik artırma konusunda oldukça başarılı bir kişi. Onunla yaptığımız bir sohbet sırasında duyduğum bu kelimeyi satışa uyarlamak aklımdan geçti. Hatta aklımdan geçmekle kalmadı, bu haftaki yazımın başlığı bile oldu!
Emeği saklayarak satış nasıl yapılır? (Ama siz lütfen bunları yapmayın!..)
1. Satış sisteminiz rut sistem olup, trafik sıkışıklığı, sürenin azlığından dolayı, bazılarına uğramayı imtina ederseniz,
2. Müşteri ile yaptığınız görüşme esnasında, “nasıl olsa bunları bilir!” diyerek sunumunuzu kendinize göre kısaltıyorsanız,
3. Müşteriniz ile gitmeniz gereken randevuyu “ondan iş çıkmaz” düşüncesi ile sürekli erteliyorsanız,
4. Makine demosu yapma, örnek daire gezdirme, numune gösterme, deneme sürüşüne yaptırma ve vitrinden ürün çıkarma gibi bazen angarya geldiğini düşündüğümüz davranışları yapmamayı tercih ediyorsanız,
5. Kendisine verilen randevu ve telefon açma hedeflerine umursamıyor ve “bu kadar yeter” diye düşünüyorsa,
6. Kendine verilen araç gereci (otomobil, cep telefonu, lap-top) işinin dışında daha çok kullanıyorsa,
7. Satamadığı zamanlarda sürekli bahane yaratıp, suçu hiç kendisinde aramıyorsa.
Burada anlatmaya çalıştığımız, bir işi olması gereken süre ve isteğin dışında, biraz da baştan savma yapmaktır. Satış temsilcileri de zaman zaman böyle davranışlar içine girebilir. Burada en önemlisi niyettir. Eğer satış temsilcisi burada iyi niyetli bir davranışla değil de bilinçli olarak emeğini saklıyorsa, yöneticilerinin bunu fark edip gerekli müdahaleyi göstermesi gerekir.
Bana her konuda yazabilirsiniz. Tek yapmanız gereken e-posta atmanız. Bu arada, eğitimlerim ve çalışmalarımla ilgili bilgi isteyenler www.hakanomergider.com sitesine göz atabilirler.
Unutmayın, “Satış Kumar Değildir, Profesyonel Destek Gerekir!”
Hakan Ömer Gider kimdir?
Doğuştan değil ama sonradan satışçılığı benimseyerek, hem teorik hem de pratik olarak satış ve pazarlama konularında görev almıştır. İş hayatının birinci bölümü olan bordrolu çalışma döneminde yaklaşık 16 sene içerisinde rekorları zorlayan iş değişikliği ile 11 farklı sektörde yayıncılık, fuarcılık,TV programcılığı vb. konularında yöneticilik yapmış basın ve reel sektör ile çalışarak tecrübe kazanmıştır. İş hayatının ikinci yılında ise kısa 4 yıllık süre içerisinde; öğretim görevlisi, danışman ve eğitimci olarak, 20 yi aşkın firmanın pazarlama danışmanlığı başta olmak üzere binlerce kişiye satış, pazarlama, müşteri ilişkileri, yönetim becerileri, fuarcılık vb. konularda eğitimler vermiştir. Eğitimciliğin onun için “hayata gelirken verilen bir görev” olduğunu düşünmektedir. Gençlik yıllarında yaptığı Amatör Tiyatroculuk ve 3 yıldır yaptığı TV program ve sunuculuğunu birleştirerek görsel sunumların ağırlıklı olduğu “farklı” eğitimler ve “farklı sunumlar” yapmaktadır. Yaratıcılık hayatının her alanında yer almasına rağmen bu bilgilerini gerek yüksek lisans tezindeki “yaratıcı satışçılık” konusu ve gerekse bir dönem yaptığı “yaratıcı tiyatro” ile birleştirerek bir yaşam biçimi haline getirmiştir. Neşesini, esprili tavrını ve pozitif enerjisini meditasyon ve reiki gibi spritüel uğraşlarından alındığı söylense de o doğuştan bu yeteneklere sahiptir. İst. Kültür Üniversitesi İİBF de uzun zamandır yarı zamanlı olarak “Mağazacılık ve perakendecilik”, “Müzakere Teknikleri” ve “Tüketici Davranışları” derslerini vermektedir.
Kitapları
• Satışçının Antrenman Notları, Mediacat Yayıncılık, Temmuz 2005 (3. baskı)
• Satış Bir Çocuk Oyunudur!, Mediacat Yayıncılık, Temmuz 2006
• Nasıl Satış? BAMM Yayıncılık, Temmuz 2007
Yazarımız Hakan Ömer Gider ile Nurcan Koçak
1 Haziran 2008 günü evlendiler. Bir ömür boyu mutluluklar dileriz.
SUBCONTURKEY Çalışanları