Ayşegül KOÇ
BEYSAD - Halkla İlişkiler Müdürü
Değerli Okurlar;
18 - 21 Şubat 2008 tarihleri arasında, vakt-i zamanında sektörümüzün göz bebeği, itici gücü, atardamarı olan Domotechnica Fuarı nda idik. “Vakt-i zamanında” tabirini kullandım; çünkü ne yazık ki o gösterişi ve sağlanan faydaları geçmişte kaldı.
Farklı dönemlerde, farklı şehirlerde yapılan fuar son 3 seferdir Almanya nın Köln şehrinde yapılıyor. Fuara katılmadan önce de bir yazı yazmıştım ve “yoğunluktan yorulduğumuzu bile anlamaya fırsatımız olmaz inşallah” temennilerinde bulunmuştum. Felaket habercisi olmak değil niyetim ama, gidenlerin gördüğü, görmeyenlerin tahmin ettiği üzere ne yazık ki mevcut sakinlikten, yorulduğumuzu gayet iyi anladık. Durağan geçen, oldukça
sakin bir fuardı. İşin trajikomik yanı, Uzakdoğu lu firmaların bile
ziyaretçi azlığından şikayetçi olduklarıydı.
Bu yıl 26 sı BEYSAD Üyesi firma olmak üzere yaklaşık 50 Türk firma fuarda yer aldı. Haliyle ana sanayi katlarındaki renkli ve nihai ürünlerin sergilendiği stantlar yanında, küçük ve ne işe yaradığı ilk bakışta anlaşılmayan komponentlerin sergilendiği tedarikçi standları pek ilgi çekmedi. İşin aslı bizim fuarlarımız ihtisas fuarları, çok kişinin gelmesi, koridorların kalabalık görünmesi bizim için elbette önemli değil; az sayıda belki ama iş yapılabilecek firma yetkililerinin gelmesi sanayicilerimizin tercihi.
Fuarda üyelerimizle görüşmelerim sonucunda çok farklı yanıtlar çıkmadı elbette. Genel olarak katılımcı ve ziyaretçi sayısının azlığından şikayetler geldi. Ama bazı sohbetler fuarcılık adına hala bazı fleylerin bitmediğini gösteriyordu.
Üyelerimizden bazıları, yabancı müşterilerinin kendilerini orada görmek istediklerinden dolayı fuara katıldıklarını ifade ettiler. Fuar alanı onlar için bir görüşme alanı halini almıştı. Görüş alış verişinde bulunulacak, genel konularda sohbet edilebilecekti. Artık mesafeler uçaklarla ve internet erişimiyle eskisi kadar uzak olmasa da; insanlar yoğun iş tempolarından dolayı istedikleri zaman seyahat edemeyebiliyorlardı. Fuar, bu bağlamda bir fırsat olabilirdi.
Bazı üyelerimiz de potansiyel müşteri davet çalışmalarını önceden yapmışlar, misafirlerini ağırlamak için merkez olarak Domotechnica yı tayin etmişlerdi. 4 gün boyunca belli aralıklarla misafirlerini ağırlayıp fuarı kendileri adına daha işlevsel hale getirdiler.
Bir üyemizin söylediği ise düşündürücüydü. Dünyada esen olumsuz havaya, ekonominin sıkıntılı gidişatına rağmen “Ben firma olarak tüm olumsuzluklara rağmen buradayım, güçlüyüm ve her şeye rağmen ayaktayım imajını verebilmek için buradayız…” demişti.
Görüldüğü üzere her ne kadar fuarlar bitti, tükendi denilse de fuarları
işlevsel hale getiren firmalar olduğu gibi ilk kez katılıp pek umduğunu
bulamayan ya da daha önce katıldığı renkli ve hareketli dönemlerden sonra fuarların eski tadının kalmadığını ifade eden firmalar da vardı.
“Fuarlar bitti, fuar çok kötüydü!” demek bence işin en kolay yanı. Fuarların ortaya çıkarılmasında hem firma sahipleri hem de fuar organizatörleri büyük fedakarlıklar göstermektedirler. Fuar çalışmalarının baflladığı ilk günlerdeki iletişimlerle başlayan trafik, sözleşme aşaması, standların nasıl olacağı, götürülecek ürünlerin sandıklanıp Köln e ulaştırılması, oraya ulaştıktan sonra onca yol yorgunluğunun üzerine onların çıkarılıp yerleştirilmesi gibi aşamalarla sürmektedir. Ta ki dönüş yolu sonrasında uçaktan inip evinize ulaşana kadar. Hatta bu trafiği daha da uzatmak mümkün;
oradaki kart alış verişi ve görüşmelerin “iş” e dönüşmesine kadar… Bu aşamalarda fuar organizatörleri de tüm bu trafiğin düzgün gitmesi için tabiri caizse “korumalık” yapmaktadırlar. Onlar da işlerin düzgün gitmesi için farklı bir stres yaşamaktadırlar.
Her ne kadar umduğunu bulamayan firmalar olsa da bu yoğun bir çalışmanın, yoğun bir emeğin ürünüdür. Onlarca insan bu fuar iyi olsun diye aylardır çaba göstermişlerdir. Bu bağlamda emeklerin boşa gitmemesini umut eder,çalışmalarınızda kolaylıklar, işlerinizde bol kazançlar dilerim.