Döküm sektörü için hazırladığımız dosyada TÜDÖKSAD-Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Kubilay Dal ı dernek binalarında ziyaret etme fırsatı bulduk. Yaptığımız söyleşide Kubilay Bey bizlere dernek çalışmaları hakkında ve Türk döküm sektörünün gelişimi hakkında önemli bilgiler verdi.
SUBCONTURKEY: TÜDÖKSAD ın misyonunu öğrenebilir miyiz?
Kubilay Dal: TÜDOKSAD Türkiye deki demir, çelik ve demir dışı metal dökümü yapan bütün sanayicilerimizi temsil eden bir dernektir. Şuan için102 tane üyemiz bulunmaktadır. Dernek olmak bir gönüllülük işidir ve biz bunu başarı ile yürüttüğümüze inanıyoruz. Türkiye de 1400 civarında döküm işletmesi faaliyet gösteriyor ama bunların içerisinde sanayi kuruluşu sayılabilecekler 250-300 tanedir. Dolayısıyla TÜDÖKSAD a üye olabilecek özelliklerdeki firma sayısı 250 civarındadır. Diğer çok ufak işletmelerin, aile işletmelerinin bölgesel, yerel meslek odalarında yer bulmaları daha doğrudur. Ancak döküm ihracatı yapan bütün dökümhanelerin TÜDÖKSAD a üye olmasında hem firmalar hem de bizim için fayda vardır. Çünkü yurtdışından ülkemize çok fazla ilgi var.
Dökümhaneler artık hepsi belli konularda, branşlarda uzmanlaştılar. Bu bakımdan dökümhanelerimiz kapasiteleri dolu şekilde çalışıyorlar. Sadece gemi işi yapanlar, makine parçaları üretenler, otomotiv konusunda çalışanlar, hassas döküm yapanlar, pompa parçaları üretenler, jant yapanlar, beyaz eşyaya çalışanlar ve sadece boru üretenler var. Yani dökümhaneler artık yavaş yavaş branşlaşmaya başladılar. Her dökümhanenin ilgi alanı değişti, belli bir konuda uzmanlaşıp o konuda verimliliklerini artırdılar. Ben 10 senedir sektörün bu pozisyonunda çalışıyorum. 10 sene önce ile bugünler arasında çok fark var. 10 sene önce yeni bir konu geldiğinde biz bunu da yaparız neticede dökümhaneyiz derlerdi ama bugün öyle değil ben bu konuda uzmanlaştım o benim işim değil diyorlar. Böyle olunca da dökümhanelerimizin yüzde 90-95 oranında kapasiteleri dolu vaziyette oluyor. Dolayısıyla bizim üye sayımızın artmasında, ihracat yapacak, kendini büyütmek isteyecek dökümhanelerinde bu platform içinde yer almalarında fayda var. Pazar bulma, market bulma ve müşteri bulma konularında üyelerimize ciddi katkılarımız oluyor.
Hannover Messe 2008 de 920 metrekare alanda yer alacağız
SUBCONTURKEY: Hannover Messe Fuarı ile ilgili katılım konusunda bilgi verir misiniz?
Kubilay Dal: 2000 yılında Hannover fuarında 35 metrekarelik bir stand ile Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği olarak yer aldık ve Türk döküm sanayini temsil ettik. Ben ve benimle beraber o zamanki üyelerimizin ilgili kişileri ile birlikte fuarı gözlemleme fırsatı bulduk. Baktık ki çok büyük talep var bize karşı, ertesi sene yerimizi büyüttük ve 9 tane firmayla katıldık, bir sonraki sene 13 firma, bir sonraki sene 17 firma ile katıldık. Böyle katlanarak büyüdük ve bugün 3. Hall deki yani dökümcülerin holündeki Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği organizasyonunda toplanmış stand alanı, Alman dökümcüler derneğinden daha büyüktür. 920 metrekaredir. İki ay sonra gideceğimiz Hannover fuarında ciddi bir performans artışı, imaj değişikliği yaratmış durumdayız. Bu tabi firmalarımıza da yansıyor. 2000 den beri sürekli her sene fuara katılan firmalarımız var.
Döküm sektörünün ihracatta Türkiye ortalaması %65-67 civarıdır
SUBCONTURKEY: Döküm sanayinin üretim rakamlarından bahseder misiniz?
Kubilay Dal: Üretim rakamlarındaki artış özellikle alüminyum ve sfero dökümde ciddi şekilde yükseliyor. Bunun nedeni ise hem müşteri istekleri o doğrultuda hem de katma değeri daha fazla olmasıdır. Yani cirosu ve yarattığı değer daha fazla olduğu için artış var.
Üyelerimizin yaklaşık üretiminin %85 civarı ihracattır. Ama Türkiye ortalamasına bakarsanız bu oran biraz daha düşer. Türkiye ortalaması ihracatta %65-67 civarıdır. Özellikle endüstriyel olarak döküm üretimi mutlaka bir ana sanayiye yapılır. Otomobil fabrikası olacak ki motor yapacak veya motor fabrikası olacak ki dökümü alsın işlesin motor yapsın. Bir pompa üretimi olacak ki dökümler alınsın işlensin yapılsın. Şuanda Türkiye deki ana sanayinin durumu; otomotiv sanayi montaj sanayi durumunda. Türkiye de artık otomobillerin motorları yapılmıyor, dışardan geliyor. Motorlar burada yapılıyor olsa döküm üretimi artacak. Makina imalat sektörü de çok fazla yerli üretim yapmıyor. Onlarda Tayvan dan çok ucuza bitmiş makinalar getirdikleri için o kulvarda da bizim sektörümüz çok iş yapmıyor. Bizim dökümcümüz nereye satıyor derseniz, buradaki Renault un motoru komple donanmış olarak dışardan geliyor, diyelim ki İspanya da yapılıyor. Buradan da motor blokları İspanya ya gidiyor. Bu şekilde özetleyebiliriz.
Döküm sektörü her türlü ekonomik durumda ayakta kalmayı becerebilen bir yapıya sahiptir. Yani çok büyük krizlerde de sektörde kapanmalar, iflaslar gibi olaylar çok fazla yaşanmıyor. Çünkü risk faktörü fazla değil, dökümcünün işi zor olduğu için her zaman emin adımlarla ilerliyor. Ayrıca bugün artık %60 a yakın sektörün ortalaması ihracata dayalı. Böyle olunca Türkiye deki krizden daha çok dünyadaki global krizler bizim için risk oluyor.
Türkiye 2006 yılı rakamları ile toplam döküm üretiminde Avrupa da 5. sırada bulunuyor. 2007 yılı rakamları ile tahminim Almanya, İtalya ve Fransa dan sonra 4. sıraya oturmuş olacak. Hakikaten bugün üyelerimizin arasında en az 3 tanesinde yabancı satınalma yetkilisi ile iş konuşuyor durumdadır.
SUBCONTURKEY: Ankiros Fuarı ile beraber yapacağınız 4. Döküm Kongresinden bahseder misiniz?
Kubilay Dal: Biz, 1999 yılından itibaren Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği olarak sektörün büyümesine paralel olarak, büyümeyi desteklemek amacı ile üyelerimizin teknik bilgilerini artırmak, personelleri eğitmek, modern teknolojileri Türkiye ye getirmek için kongre yapmaya başladık. Firmalarımızda kendileri bildiriler hazırlasınlar, yaptıkları çalışmaları kağıda döksünler, bir tebliğ hazırlama alışkanlığı edinsinler istedik ve 1999 yılında başladık. 2001 de ve 3 yıl sonra 2004 de dünya kongresini düzenledik. 2006 da 3. sü düzenledikten sonra 4. sünü Ankiros la beraber bu sene uluslararası döküm kongremizi organize edeceğiz. Burada dökümhanelerle ilgili pratikler, teknik konular, teknolojik gelişmeler, yeni ürünleri döküm sektörü çalışanları ile paylaşılma platformu yaratmış oluyoruz. Gayet ilgi görüyor ve katılanlarda memnun kalıyorlar. Bu sene yine yarıdan fazlası yabancı sunuşlar olacak ama yine bizim üyelerimizin çalışmalarını da sunmuş olacağız. Bizim kongremizde amaç yenilikler direkt kullanıcı ile buluşuyor. Bu bakımdan kongremiz başarılı geçiyor. Sektörün keyifli bir buluşmasını sağlamış oluyor kongre.
Bu arada TÜDÖKSAD olarak 1991 yılından beri dünya dökümcüler derneğinin de üyesiyiz. Onlarında hazırladıkları 2 yılda bir yapılan dünya kongreleri var. Bunlara da üyelerimizin katılımı konusunda destek oluyoruz. En son Hindistan da yapıldı ve 23 kişilik bir grup katıldı bizden de kongreye. 2004 yılında da Türkiye de yapılmıştı bu kongre.
2007 yılının nisan ayında Türkiye Avrupa Dökümhaneleri Birliği ne üye oldu. Kısa adı CAEF olan Avrupa Dökümhaneleri Birliği ndeki komisyon çalışmalarına da katılıyoruz. Avrupa daki gelişmeleri takip ediyoruz. Avrupa daki meslektaşlarımızın gündeminin ne olduğunu, nelerin konuşulduğunu takip etme şansımız oluyor.
Döküm atık kumu hammadde olarak kullanılmalıdır
SUBCONTURKEY: Sektörün sorunlarından bahseder misiniz?
Kubilay Dal: Her sanayi üretiminde bir atık mutlaka vardır. Döküm sektöründe sıvı atık ve tehlikeli atık yok ancak miktarlı bir şekilde döküm kumu atığı oluşuyor. Kullanılmış döküm kumları sanayi atığı şeklinde değerlendiriliyor. Bu atıklar tehlikesiz, inert karakterli atıklar. Türkiye deki mevzuat bu atıkların ne yapılacağı konusunda bize yol göstermiyor. Avrupa da ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerde bu atığın başka alanlarda hammadde olarak kullanılması için yol gösteren mevzuatlar var. Mesela yol dolgularında asfalt altında kullanılıyor, çimento üretiminde katkı olarak kullanılıyor, arazilerin düzeltilmesinde kullanılıyor. Ancak Türkiye de henüz bununla ilgili uygulama ve mevzuatı devreye giremedi. Biz bakanlık ilgilileri ile görüşüyoruz. Yaptığımız seminerlerle bu uygulamaları örnekleriyle anlattık. Şuanda bir rapor hazırlanma durumunda atık kumla ilgili sorunun da çözüleceğine eminiz. Tabi aynı zamanda teknolojide gelişiyor. Kum yenileme sistemleri kullanılmaya başlandı. 5 sene önce sektörün atık kum miktarı 650 bin ton iken bugün 450 bin tona düştü. Yavaş yavaş ufak dökümhanelerde kum yenileme sistemlerini kullandıkça, veya bir araya gelip bu sistemi kurduklarında dolayısıyla atık azalacaktır.
SUBCONTURKEY: 2008 yılındaki dernek çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Kubilay Dal: Dernek olarak İtalya daki Metef fuarına katılacağız. Arkasından Hannover fuarına katılacağız. Hannover Fuarı ile aynı tarihlere denk gelen İngiltere deki yan sanayi fuarına giden üyelerimiz de olacak. Haziran ayında Çin de bir fuar var yine ona da katılacağız. Bu sene yine Amerika da Amerikan Dökümcüler Birliği nin fuarına katılacağız. Yılın sonuna doğruda Ankiros fuarı ve kongre hazırlığımızı yapacağız.