SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Åžubat 2012, ÇarÅŸamba

Mart 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 47

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Mehmet DoÄŸan
Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi, dogan@hacettepe.edu.tr


Bilimsel araştırmadan teknolojiye - V


ATOMİK ABSORPSİYON SPEKTROSKOPİSİ ve SPEKTOMETRELER

 

İlk kez 1811 yılında güneş spektrumunda Frauenhofer tarafından gözlenmesine ve fiziksel temelleri atomun elektronik yapısının aydınlatılmasıyla 20 yüzyılın ilk yarısında anlaşılmasına rağmen atomik absorpsiyon ölçümleri 1955 yılında gerçekleştirilmiştir. İlk atomik absorpsiyon spektrometreleri (AAS) 1960 yıllarında üretilmesine rağmen dünyadaki sayıları 1975 yılında 35 bine ulaşmış, 2000 yılında da tüm dünyada 350 bin AAS tahmin ediliyordu. Halen ülkemizde tümü ithal edilen 3500 kadar AAS olduğu sanılıyor. Tarihsel gelişimini bir önceki yazımız emisyon spektroskopisi ile verdiğimiz atomik spektroskopisi aletlerinin en yaygın kullanılan tekniğini bu yazımızda temel özellikleri ile vermeye çalışacağız.

 

Fiziksel İlkeleri

 

AAS elementlerin periyodik çizelgesinde yer alan ve doğada bulunan 75 kadar elementin her tür analiz örneklerinde (metal, alaşım, toprak, toz, mineral, tuz, sulu çözeltide) nicel tayininde kullanılan bir analitik tekniktir. Elementlerin AAS ile tayinleri için öncelikle analiz örneğindeki elementlerin diğer atomik emisyon ve atomik flüoresans gibi atomik spektroskopi tekniklerde de olduğu gibi atomik buhar haline getirilmesi gereklidir. Genellikle bu işlem atomlaştırıcı adı verilen düzeneklerle gerçekleştirilir.

 

Atomik buhar yeterli enerjiyi alırsa elektronlarını uyarmış düzeye geçirir ve elektronlar tekrar temel enerji düzeyine dönerken kendileri için karakteristik ışın yayarlar. Bu olay geçen yazımızda değindiğimiz gibi emisyon spektroskopisinin (AES) temelidir. Ancak atom buharı üzerine mor ötesi ve görünür bölge (UV ve visible) ışın düşürüldüğünde her element atomları kendi enerji düzeylerine karşı gelen dalga boyuna sahip ışınları absorplayarak elektronları uyarılmış düzeye çıkarırlar. Uyarılan atomlar aldıkları enerjiyi tekrar ışık halinde yayarlar ki bu yayılan ışınlar flüoresans ışınları adını alır. Flüoresans ışınlarının şiddeti ölçülerek yapılan analizlere atomik flüoresans spektral analiz AFS) denir. Bu iki teknikte yayılan ışınların şiddeti ölçülürken AAS de atomik buhar üzerine düşen ışının absorbansı ölçülerek absorplayan elementlerin tayini yapılır. Absorbans ise A=log/Io/I eşitliği ile ifade edilen düşen ışının şiddetinin absorplanmadan sonraki şiddetine oranının logaritmasına eşittir.

 

Her elementin elektron yapısı ve enerji seviyeleri birbirinden farklı ve dar enerji aralığında olduÄŸundan bu enerjiye karşı gelen soÄŸurabileceÄŸi ışığın dalga boyu da dar çizgilerden oluÅŸmalıdır. Yani aslında atomik absorpsiyon (AA) spektrumu da AES ve AFS spektrumu gibi çizgilerden (spektral hat denir) oluÅŸan bir hat spektrumudur. Atomik buharda atom elektronları genellikle atomun en dış enerji seviyesinde bulunduÄŸundan olasılığı en yüksek geçiÅŸ,  bu seviyenin bir üstündeki elektron düzeyine olan geçiÅŸlerdir. Bu enerjiye karşı gelen çizgiler rezonans hattı denir ve elementlerin en duyar tayinlerinde bu hatların ÅŸiddetleri ölçülür. Bu gerçekler bilinmesine raÄŸmen AAS ölçümleri ve buna dayalı AAS aletlerinin ticari hale gelmesi AES den 100 yıl gecikmeyle gerçekleÅŸmiÅŸtir. Bu gecikmenin nedeni ise ilk denemelerde atomik buhar sistemi üzerine tungsten ve hidrojen lambaları gibi UV ve Vis. bölgede sürekli ışık yayan kaynakların kullanılması ve çok dar olan atomik absorpsiyon hatlarının absorbanslarının ölçülmesinin güçlük göstermesi olmuÅŸtur. Sürekli kaynaklar kullanıldığında spektral aletin ayırma gücünün çok yüksek olması gerekir. ÇoÄŸu klasik aletlerde dalga boyu ayırıcılığı çok düşük olup, büyük ayırma gücüne ulaÅŸmak istenirse bu kez de birim dalga boyu aralığına düşen ışığın ÅŸiddeti çok düştüğünden bu kez de yine duyar absorbans ölçümü yapılamaz.

 

Adam Walsh 1953-1957 yılları arası yaptığı çalışmalarla bu güçlüğü aÅŸacak baÅŸka bir teknik geliÅŸtirmiÅŸ, atomik absorpsiyon çizgilerinden daha dar çizgi emisyonuna sahip oyuk katot lambasını (OKL veya İng HCL) primer (birincil) ışık kaynağı olarak kullandığında, spektral ayırma gücü düşük aletlerde bile duyar absorbans ölçümünü gerçekleÅŸtirebilmiÅŸtir. Zira oyuk katot lambasının içinde 3-5 tor gibi düşük basınçta argon gazı bulunduÄŸundan ve akım ÅŸiddeti de 5-50 mA arası, yani düşük olduÄŸundan sadece katot maddesinin ve argonun dar çizgilerden oluÅŸan spektrumunu yayar. Atomik emisyon çizgileri baÅŸlıca basınç ve sıcaklık yükselmesiyle geniÅŸlediÄŸinden ve HCL da ikisi de düşük olduÄŸundan emisyon çizgilerinin geniÅŸliÄŸi absorpsiyon çizgilerinden daha dar tutularak çok duyar absorbans ölçümü yapılabilir. Bu tarihten sonra atomik absorpsiyon spekrometrisi (AAS)  tüm dünyada ilgi görmüş ve hızla yaygınlaÅŸmıştır.

 

Burada başlıca iki sorun söz konusu olur. En duyar absorbans ölçümü için primer kaynağın yaydığı ışın dalga boyu absorpsiyon hattı ile tam çakışması için HCLnin katodunda tayin elementi bulunmalı, yani her tayin edilecek element içino elementi katodunda içeren bir HCL kullanılmalıdır. Ancak her element katot olarak kullanılamaz. Bu tür elementlerin tayini için de bu element veya tuzları bir kuvars tüpün içine konarak alt kısmın üst tarafı daraltılarak bu kısım yüksek frekans kaynağı arasına yerleştirilir. Bu tüp lambalar da yine dar atomik çizgilerden oluşan ışıma yapar ve elektrotsuz yüksek frekans boşalım lambaları (HFL) olarak HCL gibi primer ışın kaynağı olarak kullanılabilir. Şekil 1 de HCL (a) ve HFL (b) şematik olarak gösterilmiştir. Primer kaynağın yaydığı ışınla atomik buharın absorpladığı ışın aynı dalga boyunda olmasına rağmen yine de başka atom veya katıların ışımalarının veya absorplamalarının sebep olduğu spekrtral girişimler de olur. Absorbans ölçümleri en duyar olarak temel enerji seviyesinin bir üst seviyesine geçişe karşı gelen rezonans hattı absorbansı ölçümüyle yapılır. Spektral aletin başlıca görevi de bu hattı primer ışık kaynağının yaydığı diğer hatlardan ve absorpsiyon ortamından yayılan ışımalardan ayırmaktır.

  

AAS ile tayin edilecek elementleri içeren analiz örneği uygun şekilde çözelti haline getirilir. Çözelti özel bir düzenekle atomik absorpsiyonun gerçekleştirileceği alev ortamına püskürtülür. Alevin sıcaklığında çözücüsü buharlaşan ve bulunduğu bileşiğin atomlarına ayrılması sağlanan alev üzerine primer kaynağın ışığı düşürülerek absorbans ölçmek üzere aynı doğrultuda yerleştirilen giriş yarığından spektral alete gönderilir. Alev propan veya asetilen gibi bir yanıcı gaz ile hava veya azot oksidül gibi yakıcı gazdan oluşur. AASde normal çalışmalarda yanıcı gaz olarak asetilen, yakıcı gaz olarak havadan oluşan alev kullanılır. Atomlaşması güç olan alüminyum oksit gibi refrakter oksitleri atomlaştırmak için hava yerine daha yüksek sıcaklık oluşumuna imkan veren azot oksidil (N2O) kulanmak gerekir. Ancak alevde rezonans hatları vakum UV bölgede bulunan çoğu ametaller ve soy gazlar gibi elementlerin absorplayacağı ışınlar alev gazları tarafından absorplandığından bu elementlerin doğrudan tayini yapılamaz. Rezonans hatları 200.0 nmnin altında bulunan arsenik ( As 193.7 nm) ve selenyumun (nm) vakum gerekmeyen aletle tayin edilebilirler. Ancak alev 193.7 nm ışığın %70ini absorpladığından tayinlerde duyarlık düşmesini engellemek için ya azot içermeyen geçirgen alev kullanmalı ya da bu elementlerin tayininde hidrür oluşturmalı özel atomlaştırma sistemleri kullanılmalıdır.

 

Tüm analiz örneÄŸinin aleve verildiÄŸi ön karıştırmasız standart alevde sıcaklık dağılımı homojen olmadığı gibi primer ışığın geçeceÄŸi alev yolu kısa olacağından absorplama yeterli olmaz ve bunun sonucu duyarlık azaldığından AAS de ÅŸekil 2 de verilen ön karıştırmalı özel alev baÅŸlığı kullanılır. Laminer alev baÅŸlığı denen ön karıştırmalı bu alev sisteminde örnek çözeltisi gazlardan birisi ile birlikte paslanmaz çelik levhalar üzerine püskürtülerek sisleÅŸtirildikten sonra yanıcı ve yakıcı gazla birlikte aleve taşınır. Işık yolu üzerinde 10 cmye kadar uzunluÄŸunda homojen ve dar bir alevde analiz elementinin uygun atomlaÅŸması saÄŸlanarak diÄŸer alevden çok daha iyi absorbans ölçümü saÄŸlanır. Ancak bu alev sisteminde örnek çözeltisinin büyük bir kısmı sisleÅŸtirme ortamında yoÄŸunlaÅŸarak atık kabına döndüğünden ve en çok %  5i (daha doÄŸru ifadeyle %1-5i) aleve ulaÅŸtığından örnek miktarı az olan analizlere çok uygun olmadığı gibi alevde oluÅŸan atom buharı da yanıcı- yakıcı alev gazları ve yanma ürünleriyle seyreldiÄŸinden ulaşılan tayin kapasitesi çok yüksek deÄŸildir. Buna raÄŸmen en uygun koÅŸullarda çoÄŸu element çok iyi bir kesinlikle (genellikle %1 standart sapma ile) ve diÄŸer bir çok analiz yönteminde ulaşılan tayin kapasitesiyle (genellikle milyonda bir, yani ppm aralığında) alevli AAS ile tayin edilebildiÄŸinden alevli atomik absorpsiyon spektrometresi analitik laboratuarlarda nicel element tayininde en çok kullanılan tekniklerdendir.

 

Yöntemin tayin kapasitesini artırmak ve katı örneklerin çözünmeden doğrudan analizlerine olanak veren bir alev dışı atomlaştırıcılar geliştirmek üzere birçok araştırma ve çalışmalar yapılmıştır. Bunlar arasında günümüzde de yaygın kullanılan iki elektro termal atomlaştırıcı: seramik tüp ve platform tekniği Lvov tarafından, daha kullanışlı grafit fırın tekniği de 1968 yılında Massmann tarafından geliştirilmiştir. Elektriksel ısıtılarak yüksek atomlaştırma sıcaklığı sağlanmasına, daha az örneğin ve katıların da analizine imkan veren bu atomlaştırıcıların kullanılmasıyla çok daha yüksek tayin kapasitesine ulaşılabilir.

 

Zira az olan analiz örneğinin tamamı atomlaştırıcıya verildiği gibi sıcaklık programı yapılarak çözücünün ve örnek matriksinin atomlaşma öncesi buharlaşması, ardından her elemente özgü en uygun atomlaşma sıcaklığının sağlanabilir. Daha da önemlisi oluşan atomik buhar yanıcı ve yakıcı gaz tarafından seyrelmediği gibi ölçüm sırasında ışın yolunda daha uzun süre kaldığından ortalama olarak alevden 1000 kat daha düşük derişimler (genellikle milyarda bir, yani ppb düzeyinde) tayin edilebilir. Bütün bu nedenlerle elektro termal atomlaştırıcılı atomik absorpsiyon spektrometrisi (ETAAS veya GFAAS) özellikle çevresel ve sağlık açısından önemli toksik elementlerin ultra eser düzeyde tayinlerinde yaygın kullanım alanı bulmuştur. Bu sistemde 0,5 cm iç çapında ve 3-5 cm uzunluğunda elektriksel ısıtılan seramik tüp veya grafit boru ( grafit fırın da denir) katı örnekler doğrudan yandan, sıvı örnekler (10-20 µL) üstteki küçük bir delikten doğrudan tüp içine veya tüpe yerleştirilen uygun grafit platforma verilir. Grafit fırın yanmaması için argon atmosferinde tutulur. Sistem kapalı olduğundan toksik maddeler de zararsız analiz edilebilir. Atomlaştırmayı daha uygun hale getirmek amacıyla sıcaklık programı ve platform tekniğine ek olarak, fırın içini uygun bir bileşikle kaplama, matriks değiştirme de yapılabilir.

 

Tüm bu önlemlere rağmen birçok spektal analiz tekniğinde görülen bozucu etkiler alevi AAS (veya FAAS) tekniğinden daha da fazlasıyla ETAAS ve GFAAS tekniklerinde de görülür. Ancak yapılan çalışma ve araştırmalarla bu bozucu etkileri en aza indirecek önlemler alınabilmektedir.

 
Yazının devamı Ekim sayısında

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
İstanbul da Çelik ve Otomotiv Çeliği Konferansı düzenliyor
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Risk Çemberi
EÄŸitimde Kalite
Ekonomik Kriz Sonrasını Planlamak Önemli
İş Yapmanın Güçlükleri
Müşteri Ne İstiyor?
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi