SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   22 Mayıs 2012,

Mayis 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 49

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Ar-Ge Proje Yönetim Danışmanı Necati Terziöz : Araştırma geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkındaki 5746 sayılı yasa kimlere hizmet eder

GİRİŞ:
 
Küresel pazara sunulan ürünlerde, “rekabet edebilirlik” avantajını yakalamak için gereken temel parametrelerden ilki: “ucuz işçilik” ve “ucuz hammadde” dir.  Bizim böyle bir avantajlı konumumuz olmadığı gibi, üretim de en önemli diğer bir maliyet girdisi olan enerji sağlamada da, -ucuzluk biryana-(nispi olarak)  pahalı olduğumuz bilinen bir husustur.
O halde rekabet edebilir olmak; dış pazarlarda kalıcı yer edinmek için, ürünlerimizin :“katma değerini yükselmek” özelliğe sahip olması, bizim için tek çıkış yolu gibi gözükmektedir.

Bunun için de teknolojik içeriği artırma yol ve yöntemlerini, hep birlikte bulmak ve uygulamak, her meslek ve katmandan “ulusal ekonomiye” önem veren bizlerin ortak sorumluluğu olmalıdır.

Son aylarda hükümet tarafından -kamuoyunda pek de tartışılmadan- çıkartılan 5746 sayılı yeni Ar-Ge yasası, işte böyle kapsamlı ve hayati bir konu için büyük umut bağlanmış olan: üretim sürecinde işletmelerin  “teknolojik faaliyetlerini  destekleme”;  bir başka deyişle işletmelerde “teknolojiyi özendirme” konusuna yönelmiştir.  Ancak bu yasa gerçekten, Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesi için belirttiğimiz hedeflere ve ihtiyaca cevap verebilecek özellik  ve nitelikleri taşıyor mu?

Her şeyden önce bu yasanın amacı ve kapsamı nedir? Bu sorumuza cevabı: 5746 sayılı yasanın birinci maddesinde çok geniş ve kapsamlı biçimde açıklanmıştır.  Bu madde de çok iddialı hedeflerin gözetileceği ileri sürülmüş. Adeta ülkemizdeki teknolojik geri kalmışlığına kalıcı ve köklü bir “çözüm bulunmuş gibi” sunulmuştur.

Çünkü söz konusu yasanın giriş bölümünde:
“Ar-Ge ve yenilik yoluyla ülke ekonomisinin uluslar arası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması için teknolojik bilgi üretilmesini, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik yapılmasının, ürün kalitesi ve standardının yükseltilmesini, verimliliğin artırılmasını üretim maliyetlerinin düşürülmesini, teknolojik bilginin ticarileştirilmesini, rekabet öncesi işbirliklerinin geliştirilmesini, teknolojiyi yoğun üretim, girişimcilik ve bu alanlara yatırımlar ile Ar-Ge ye ve yeniliğe yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye girişinin hızlandırılmasını; Ar-Ge personeli ve nitelikli işgücü istihdamının artırılmasını desteklemek ve teşvik etmek….”  Şeklinde çok uzun bir cümle ile, bu konudaki hemen her derde deva olacak  gibi çok  iddialı hedefler ortaya koymuştur.

Bilindiği gibi ülkemiz, Avrupa Birliği üyeliğini elde etmek için birçok alanda müzakere yürütürken diğer yandan:  sanayimizin teşviki konusunda da kullanılan birçok yol ve yöntemi; AB ülkelerinde haksız rekabet oluşturuluyor gerekçesi ile önlemiş, bu tür teşvik uygulamalarını ortadan kaldırtmıştır.

Oysa günümüzde sanayimizin gelişmesine öncülük yapan başta makine imalat sektörü olmak üzere ekonominin her alanında küresel ekonominin etkileri çok yoğun bir rekabet şeklinde görülmekte kendini hissettirmektedir. İşte tam bu nedenle sanayicimize verilen yegâne legal teşvik haline gelen Ar-Ge teşvikleri çok büyük bir önem kazanmıştır. Çünkü yeni çıkartılan 5746 sayılı yasası amaç kısmında açıklanmış olan: ülke ekonomisi ve gelişmesi bakımından çok iddialı birçok hedefin gerçekleştirilmesinde, yerel otorite ve hükümetlerin kullanabileceği yegâne kaldıraç durumundadır.

Ülke kaynaklarının sınırları da göz önünde tutulduğunda yeni çıkan yasanın: bu sınırlı kaynakların kullanılmasını, dağıtımını düzenlemesi, dengelemesi ve başlangıçta ifade edilen hedefleri gözeten bir yasa olması halinde,  uygulamadan başarı beklemek ancak o zaman mümkün olabilir.

Her şeyden önce bu yasa ile teknoloji yönünden büyük ölçüde dışa bağımlı olan sanayimizin, Ar-Ge teşvikleri sayesinde: ülkemizin teknolojik bağımlılığını azaltacak ve uzun vadede ortadan kaldırılması hedeflenmelidir.
 
Bu teşviklerle: sanayimiz; bir yanda gelişmiş ülkelerin ileri sanayileri ile ve diğer yanda (ucuz hammadde ve işgücü ile üretim yapan Asya Canavarı diye anılmaya başlanan)  Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin sanayi ürünleri ile rekabet edebilir düzeye getirme hedefi bir arada gerçekleştirilmelidir.
 
5746 sayılı yasa ile getirilen düzenlemelere bakıldığında ulusal sanayinin teknolojik bağımlılığını ortadan kaldırması amacını gütmesi gereken ve bunun içinde Ar–Ge ve teknolojik inovasyon faaliyetlerindeki ulusal niteliği göz önünde tutarak teşvik etmesi gereken bu yasa beklenen hedefleri gerçekleştirmesi gerçekten mümkün olabilecek midir?

Yasanın, bu alandaki yılların ihmali ile biriken, geri kalmışlıkla eşdeğer olan sorunlarımızı çözmesi mümkün müdür? Soruya olumlu cevap vermek kolay değildir. Çünkü bu yasanın hazırlanmasındaki ölçütler ülke gerçeklerini göz önünde tutmamıştır.

1. Yasanın içeriğinden daha ziyade ülkemizdeki-yabancı sermaye ile işbirliği halinde olan- büyük işletmeleri ve/veya yabancı yatırımların Ar–Ge merkezlerini tatmin etmek için olduğu anlaşılmaktadır.
Bu yasa, uluslararası sermayenin Ar–Ge çalışmalarını Türkiye de sürdürmesine ve elde edilen sonuçların dışarıda kullanılmasına izin vermek için düzenlenmiş gibi gözükmektedir. Ar-Ge kaynakları ile işletmeleri dışa bağımlı kılmanın bir başka yolu bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
 
2. Örnek olarak makine imalat sektöründe ülkemizdeki firmaların çoğu katma değeri düşük ve düşük–orta kategorilerdeki teknolojilerde makineler imal etmektedir. Büyük bir bölümü ise tamamen fason üretim yapmaktadır. Orta-ileri teknoloji aşamasına ulaşan firma sayısı ise ancak, toplam sayının yarısıdır. Bu yasada desteklenmesi hedeflenen firma profili:  aslında bir bakıma, sektörde lider konuma gelmiş firmalardır. Bunlar ise zaten küresel rekabette yer almış olanlardır.
 
3. Sektörün bütünü itibarıyla bakıldığında ise, mevcut durumda bu sektörün güçlü sermaye ve nitelikli iş gücü (insan kaynakları) ile donanması adeta bir zorunluluktur. Türkiye deki işletmelerin çok büyük bir bölümünde 200.000 i aşkın küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarında hala mühendis istihdam geleneği bile oluşmadığı bilinen husustur.

4. Bu nedenden ötürü KOBİ  lerimizle ilgili çok basit bir araştırma yapıldığında nitelikli eleman fakiri olduğu açıkça görülmektedir. Çünkü: Sanayi KOBİ lerinin % 46,5 inde mühendis istihdamı yapılmamakta, % 22,3 ünde ise yalnızca bir mühendis çalıştırılmaktadır. (**)

5. Ayrıca ülkemizde KOBİ lerin % 71 inde tepe yönetiminin bu statüde sahiplik sayesinde bulunduğu; bunların %42 ilkokul; %29 lise ; %25 üniversite eğitimi aldığı ve sadece %3 yüksek lisans eğitimi aldığı (***) bu tür  düzenlemelerde göz önünde tutulması gerekmektedir.

6. Daha yüksek katma değerin oluşturulması ve imalat sanayinin öncelikli sektörlerinin desteklenmesi zorunludur. Yani Ar-Ge ye ve eğitime ayrılan pay yükseltilerek gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarılmalı, KOBİ türü işletmelerin yeni ürün tasarımları özendirilerek ve özgün ürünlerin üretimi teşvik edilmeli. Tasarıma dayalı üretim tüm KOBİ lerin kendi işletmelerinde özgün nitelikleri ile gerçekleşmesi sağlanmalıdır.
 
7. Bu yeni yasanın teşvikteki önceliği KOBİ lere verecek şekilde düzenlenmiş olsaydı: bu sayede KOBİ lerde: teknolojik üretim ve Ar-Ge alt yapısı ile katma değeri yükseltme yönünde etkilemesi sonucu rekabetçi ürünlere doğru yöneltme beklenebilirdi.
 
Bu nedenle Ar-Ge teşvik yasası ülkemizde yer alan hem “Büyük Ölçekli İşletmeleri” hem de  “KOBİ” diye tanımladığımız küçük ölçekli işletmeleri aynı şekilde ve önemli ölçüde teşvik etmesi gerekir.
Ancak yasanın hazırlanışı ve destek kriterlerinden yasaya hakim olan anlayışın böyle olmadığı bir başka deyişle KOBİ lerin  yine ihmal edildiği görülmektedir.

Bu yasa ile görevli kılınan kurum TÜBİTAK ın geçmişinden günümüze uzanan uygulamaları ve yaklaşımlarına bakıldığında zaten KOBİ leri hiçbir zaman ön planda tutmadığı görülmektedir.
Nitekim bu eksikliği gidermek için ülkemizde Sanayi Bakanlığına bağlı KOSGEB bünyesinde TEKMER leri oluşturmuştur. KOBİ lerin Ar-Ge faaliyeti yürüten bu kuruluşun yasada adı dahi geçmediği görülmüştür. O halde KOSGEB in bu fonksiyonu ortadan mı kaldırılmak istenmektedir?

SONUÇ:

Bu yasa uyum mevzuatı kapsamında aceleye getirilerek çıkartılmış ülke gerçekleri ile çok da örtüşmeyen bir yasa olduğunu ileri sürebiliriz. İlgili Meslek odaları ve STK ları geniş katılımı ile bir platformda tartışılarak, ulusal örgütlerin katılımı ele alınmış olsaydı: ekonominin motor gücünün: -birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi-  KOBİ türü işletmeler olduğu gerçeği görülür ve buna göre,  ülkemiz koşullarına çok daha uygun bir yasa ortaya çıkardı…
O zaman bu yasa ile amaçlananların gerçekleşe-bileceğine umudumuz,  bu günkünden çok daha fazla olurdu…

(**) TMMOB adına “….Ar-Ge ve teknolojik gelişmenin rolü yaşamsal boyuttadır.”  (SUBCONTURKEY Şubat 2008 sayısı)
(***) KOSGEB in ülkemizde 40.000 KOBİ ile yapılan saha araştırması

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
İstanbul da Çelik ve Otomotiv Çeliği Konferansı düzenliyor
HOME APPLIANCES - SUPPLIERS MAGAZINE 15 Ocak ta yayınlanmaya başlıyor,yerinizi aldınız mı
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Bilimsel araştırmadan teknolojiye - V
KOBİ lerin ihracat pazarlamasında kullandığı yöntemlerden biri; doğrudan postalama
Türkiye için araştırma ve üretim stratejisi
2030 yılında çevreci otomobillere plastiğin katkısı
Çağrışım yaptırıcılar ile satış
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi