Meşhur ve her sene binlerce insanı Almanya nın Hannover kentine çeken Endüstri Fuarı dün bitti. Fuarda geleneksel olarak her sene bir ülke partner olur. Bu seneki partner ülke Japonya idi. Fuarı, adeta iki sanayi devinin buluşması olarak değerlendirebiliriz. Fuarın ana teması yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve minyatür ürün teknolojileri idi.
Genel olarak Almanya da fuarlar eski cazibesini yitiriyor. Çünkü fuarlarda sergilenen teknolojiler, ürünler internet çağında sanal ortamda çok daha çabuk tanıtılıyor, potansiyel müşterilere satışı bile yapılıyor. Bu nedenle sektör ziyaretçi sayılarında düşüş yaşanıyor. Ben de ilk defa fuarın katılımcı, ziyaretçi açısından biraz sönük geçtiğine tanık oldum.
Bence bu tür klasik fuarlar artık Almanya da ömrünü tamamladı. Bu fuarlar Almanya dışına taşınmalıdır. Sanayileşmede atak, gelişen ülkeler fuarlar için daha uygundur. Uygun aday ülkelerin başında da Türkiye gelmektedir. Türkiye nin zaten uygun coğrafi konumuna son dönem sanayileşme ve ihracat ataklarını da eklersek uygunluk bir defa daha kanıtlanmış olur. Zira, Alman fuar şirketleri Türkiye de faal. Ama artık onlarda faaliyetlerini sadece Türkiye iç fuarları ile sınırlamamalıdırlar. Tıpkı Hannover Endüstri fuarı, Frankfurt Tekstil fuarları gibi uluslararası düzeyde organize etmeliler.
Fuar konusunda Almanya da yeni bir trend var. O da genel, klasik fuarların dışında daha küçük ihtisas fuarları şeklinde organize edilmektedir. Örneğin, Volkswagen firması otomotiv alanında kendi yan sanayi fuarını düzenlemektedir. Başka şirketlerde bu tip fuarlar tertip ediyor. Bence Türk firmaları artık bu tür ihtisas firmalarına katılmalıdır. Ziyaretçi profili değişen ve daha çok okul gezilerine dönüşen klasik fuarlara katılımın artık şirketlere bir getirisi yok.
Fuar konusunda yaptığım eleştirinin Almanya nın sanayi alanında çok yakın takip edilmesi gereken ülke gerçeğini değiştirmediğini de belirteyim. Almanya, sanayi teknolojileri ve ürünleri konusunda dünyanın hala en önde gelen ülkesidir.
Marka
Zaten sanayi denince ilk akla gelen isim, marka Alman Malı yani Made in Germany . Geleneksel olarak fuarlarda sergilenen de budur. Tüm dünyadaki algılama bir bütün olarak Almanya da ne üretilirse üretilsin kesin kalitelidir anlayışında yatmaktadır.
Bu algılamanın ve de gerçeğin yaratılması tabii ki kolay olmamıştır. İlk çıkış noktası 1876 yılında Philadelphia kentinde yapılan dünya fuarında olmuştur. Yani bundan tam 132 yıl önce. Bu fuara katılan Franz Reuleaux isimli Alman mühendis o tarihte Alman ürünlerinin çok kalitesiz ve ucuz olduğunu yazar. Bu durumdan kurtulmak için yaptığı öneri endüstride bir standart yaratılması yönünde olmuştur. Zaten kendiside makina sanayi standartları isimli kitabı yazar.
İşte böyle başlayan bir süreç daha sonra dünyada kendi adıyla anılan ve bir çok ülkenin benimsediği, kopyaladığı Alman Endüstri Normu nu (DIN- Deutsche Industrie Norm) yaratmıştır.
İşte Hannover Kentinde her sene gerçekleşen ve dünyanın dört bir bucağından insanları bu kentin fuar alanına taşıyan efsane aslında bir sanayileşme öyküsüdür.
Türkiye de kendi markalarını ve bunları sergilediği fuarları uluslararası düzeyde organize etmelidir. Tabii sergileyecek markanız varsa.
(Yazarın bu yazısı 26 Nisan 2008 Sabah Avrupa baskısında yayınlanmıştır.)