Merhaba,
Şu alışveriş yerleri olmasa yazılacak konuları bulmakta gerçekten çok zorlanırdım. Ama alışveriş merkezleri var ve orada yazmak için o kadar çok malzeme varki, tıpkı bir dönem mizahçıların konu sıkıntısı çekmemeleri gibi bende konuları buralardan buluyorum.
İstanbul ve İzmir de yaşayanların daha iyi bildiği, o sarı-lacivert renkli, köfteleriyle meşhur yerdeyim. Bir yandan yemek yiyip bir yandan da kişileri gözlemliyorum. Oturduğum yer tam merdivenlerin üstünde ve merdivenden inen herkesi görebileceğim bir yerde duruyorum. Bir gondol merdiven bitiminin sonuna konmuş içi tıklım tıklım ayakkabı çekecekleriyle dolu, fiyatı 1.95 YTL renkleri ise kırmızı, beyaz ve siyah şeklinde dağılıyor.
Aslında tam kamera şakası gibi bir ortam yaklaşık 40-45 dakika boyunca gözlem yaptım ve kişilerin davranışlarını not aldım. Eminim o gondolu oraya koyan görevli bile benim kadar gözlemleme yapmamıştır.
Neler gözlemledim?
1. Merdivenden inenlerin yüzde sekseni ürünü gördü ve ilgiyle baktı.
2. Almak ya da incelemek için gondola gidenler sağ kenarı tercih ederken, bakmayanlar ile bakmak istemeyenler ise sol kenarı tercih ederek geçti.
3. Genelde iki ve üçlü grupta gezenlerden bir tanesi bile ilgilense diğerleri de gondolun başına gidip ürüne baktı.
4. Ürün incelenirken en çok bakılan yeri ayağa sokulan ucunun kırık ya da ezik olup olmamasıydı.
5. Ürünü tutup bakanların tamamına yakını ayakkabısını giyer gibi bir hareket yaparken, tutuş ile ayakkabının yanındaki duruşuna benzer bir deneme yaptılar.
6. Sadece bir kişi ayakkabısını çıkarıp çekecek ile tekrar giyerek gerçek bir deneme yaptı.
7. Ürünü inceleyenlerin en az yüzde otuzu çekeceği bir kılıç gibi ya da kırbaç gibi sallamayı tercih etti.
8. Ürünü eline alıp hafifliğini hisseden kişilerin suratında ekşi bir ürüne bakmış gibi görüntü oluştu.
9. Çok az kişi ürün üzerindeki etikete bakarak ürünün menşe-i ni kontrol etti.
10. Ürünün iç tarafında bulunan ziksaklardan oluşan motif bir çok kişiye fazla abartılı gelmiş gibi hareketler yapıp arkadaşlarına gösterdiler.
11. Gondol un büyük bir çoğunluğu kırmızı ve beyaz olan renklerden oluşurken çok az siyah ve beyaz motifli çekecek altlarda kalmıştı. Ama maalesef satın alınmak için alınanların renkleri siyahtı!
Aslında benim için en ilginci, çekecek gibi çok büyük ve hayati bir önemi olmayan, herkesin evinde şu ya da bu şekilde bulunan, olmadığı taktirde parmağınız ya da bir kaşık sapı ile de çözebileceğiniz bir ürüne bu kadar ilgi neden di?
Dezavantajları neydi ürünün?
1. Ürünün renkleri gerçekten çok iticiydi. Daha sade renkler ilgiyi arttırabilir.
2. Plastik ürün çok ince ve dayanıksız görünüyordu. Bunun benzerlerinin çelikten yapıldığını hepimiz biliriz.
3. Menşe-i yanılmıyorsam Çin di ve Çin ürünlerine karşı ciddi bir tepki olduğunu da biliyoruz.
Avantajları neydi?
1. Herkesin ilgisini çekmesi,
2. İlgilenenlerin denemeye çalışması
3. Görünen yerde olması,
ciddi bir avantajdı ama bu avantaj satışa istenildiği kadar dönmedi.
Şimdi gelin sizde ürünün gözü ile satıştaki ürünlerinize bakın. Avantalarını ve dezavantajlarını çıkarın. Sonra bunları düzeltme yollarını deneyin. Eğer olmuyorsa, siz de başka bir ürün satmayı deneyin.
Bana her konuda yazabilirsiniz. Belki de bundan sonraki yazının konusu sizin istediğiniz bir konu olabilir. Tek yapmanız e-mail atmanız. İnanmayacaksınız ama hepsini cevaplıyorum.
Unutmayın, “Satış Kumar Değildir!”
Profesyonel Destek Gerekir