Indesit Company, Türkiye de fırın fabrikası kuracak
Indesit, 50 milyon Euro luk yeni fırın yatırımı için ibresini Türkiye ye çevirdi. Türkiye nin yatırım için Romanya ile yarıştığını söyleyen Indesit Company CEO su Marco Milani, ibre Türkiye den yana dedi.
İngiliz beyaz eşya üreticisi Hotpoint markasıyla birleşen Ariston, adını Hotpoint Ariston olarak değiştirdi ve Türkiye de hedeflerini büyüttü. Türkiye de bu yıl yüzde 30 büyüme öngördüklerini açıklayan Marco Milani, Manisa daki fabrikalarında üretmeye hazırlandıkları dört kapılı buzdolabıyla dünyada bir ilki gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Dünyanın 5 inci beyaz eşya üreticisi Indesit Company, Manisa da 1-2 milyon Euro luk yatırımla üretmeye başladığı 4 kapılı buzdolabından sonra, yeni bir fırın fabrikası için de yatırım sinyali verdi. 40-50 milyon Euro luk fırın fabrikası için Türkiye nin Romanya ile yarıştığını söyleyen Indesit Company CEO su Marco Milani, "Eylül de iki ülke arasında karar vereceğiz. Maliyet avantajları ve kaliteli insan gücüyle önceliğimiz Türkiye. İbre Türkiye den yana" dedi. Indesit bünyesindeki, İngiliz beyaz eşya markası Hotpoint le, Ariston markasının birleşiminin duyurum toplantısında konuşan Milani, bunun basit bir etiket değişimi olmadığını belirterek, "Ürün gamımızı tamamen yeniledik. Dizayn ve platform değişikliği de yapıyoruz" dedi.
Indesit Company Türkiye Satın Alma Müdürü Tamer Akdeniz: “2009 yılında Manisa Fabrikamızda 1.5 milyon buzdolabı üretilecek.
Bugün %50 seviyelerine ulaştığımız yerli malzeme kullanım oranını
daha da yukarılara çekebilmek adına, 10 Nisan Perşembe günü saat 14:30 da Polat Renaissance İstanbul da INDESIT İtalya Satın Alma Direktörleri, BEYSAD üyeleri ile müşterek bir yan sanayi toplantısı düzenleyeceğiz.”
Indesit Company, 2007 “Kalite Ödülü“nü Manisa Fabrikası aldı
Indesit Company Türkiye Satın Alma Müdürü Tamer Akdeniz bizlere satın alma süreçleri, yan sanayicilerle ilişkileri hakkında bilgiler verdi.
SUBCONTURKEY: Indesit Company Türkiye olarak son dönem faaliyetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Tamer Akdeniz: Sözlerime 2007 yılında Manisa Fabrikasının Indesit in İtalya, Rusya, Polonya, İngiltere ve Çin deki 17 fabrikası içinde birinci gelerek “ Kalite Ödülünü” kazandığından söz etmekle başlamak istiyorum. Ana sanayi olarak bu başarıya ulaşmamızda yan sanayilerimizin de çok büyük katkısı vardır. Aynı kalite anlayışına sahip yan sanayilerimizin desteği olmadan bu hedeflere ulaşmak mümkün değildir. Bu vesile ile yan sanayicilerimizi de kutluyorum.
SUBCONTURKEY: Tedarikçilerinizi hangi kriterlere göre belirliyorsunuz. Birlikte ürettiğiniz projelerden bahsedebilir miyiz, yan sanayicilerimiz yeni pazarlar için nelere daha çok dikkat etmeliler?
Tamer Akdeniz: Biz bir yurtiçi veya yurtdışı projeye başlarken önceliği, Ar&Ge ve kalite departmanlarımız tarafından onaylanmış ve beklentilerimize cevap verebileceğine inandığımız firmalarımıza vermekteyiz. Biliyorsunuz 2003 yılında Türk Yan Sanayisi ile birlikte INDESIT in yurtdışı fabrikalarına başlattığımız bir ihracat projemiz vardır. Pek çok yan sanayimiz başarıyla yurtdışı fabrikalarımıza da malzeme tedarik etmektedirler. Bu pazarlara girmek kolay olmadı ama unutmayalım ki yan sanayimiz dış pazarlara girerken rakiplerimiz Avrupalı yan sanayilerdi. Onlarla fiyat anlamında rekabet etmek kolay, kalite anlamında rekabet etmek zordu. Ama şimdi roller değişti. Rakiplerimiz başta Çin olmak üzere diğer Uzakdoğu ülkeleri olmaya başladı. Dış pazarlarda kalıcı olabilmek için yeni rekabet koşullarına hazırlıklı olmak gerekmektedir. Yan Sanayimize öncelikle sık yenilenen uluslararası standartları yakından takip edip, bu yasalara uyumlu üretim ile avantaj sağlamalarını öneriyorum. Ürün kalitesinde devamlılığın hala diğer LCC (Low Cost Country) lere göre bir avantaj sağlayacağını düşünüyorum. Zira diğer LCC lerin daha rekabetçi fiyat verdikleri, ülke avantajları olduğu malumdur. Ancak lojistik olarak da avantajımızı koruyoruz.
Yerli malzeme kullanımında % 50 ye ulaştık
SUBCONTURKEY: Üretim sürecinde çalıştığınız yerli yan sanayici sayısını öğrenebilir miyiz? Üretimde yerli /yabancı parça oranı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tamer Akdeniz: Manisa Fabrikamızda ürettiğimiz buzdolaplarında 2003 yılında %30 olan yerli malzeme kullanım oranında bugün % 50 seviyelerine ulaştık. Bu oranı daha da artırmak istiyoruz. Ancak bazı elektronik ve elektromekanik componentleri hala yurt dışından alıyoruz. Ülkemizde beyaz eşya üretim sayısı çok arttı. Artık bu componentlerin yapımının fizibl olabileceğini düşünüyorum. Bu malzemeler için yan sanayiler kendi aralarında proje üretebilirler, ortaklıklar kurabilirler, gerekirse yabancı yan sanayiler ile ortaklık yapabilirler. Avrupa da üretim rakamları düşüyor, üretimler LCC lere gidiyor. Buna paralel olarak Avrupalı Yan Sanayilerde yeni ülke arayışları içerisindeler. Özellikle component üreticileri Türkiye de yatırım imkanlarını çok ciddi şekilde araştırıyorlar. Bir kısmı gelmeye başladı. Gelmek isteyenleri de cesaretlendirmemiz gerekiyor.
Manisa Fabrikamızda 2009 da 1.5 milyon buzdolabı üretilecek
SUBCONTURKEY: Yerli tedarikçilerinizle Ar-Ge, kalite ve çalışan elemanlarının eğitimi konusunda ne tür iş birlikteliklerine gidiyorsunuz?
Tamer Akdeniz: Manisa Fabrikamız giderek büyüyor, önümüzdeki yıl 1.5 milyon buzdolabı üreteceğiz, sırada yeni ürünler de olacak. INDESIT Türkiye de gittikçe büyüyor. Bu büyümeyi “yan sanayimiz” ile birlikte sürdüreceğiz. Bizim yan sanayimiz ”Global Tedarikçidir”. Sadece Manisa fabrikasına değil dünyadaki diğer INDESIT fabrikaları için de üretim yapmaktadırlar. Bu nedenle PPM anlaşmalarımız globaldir. Rohs standartlarına uyumlu üretim yapmak zorundadırlar. İç piyasaya farklı dış piyasaya farklı bir yaklaşım sergileyemezler. Bu arada üretimimizin % 85 ini ihraç ettiğimizi hatırlatmak isterim. Bu nedenle yan sanayimize Avrupa Birliği fon projesi kapsamında bir iş geliştirme merkezi olan ABİGEM ile birlikte çok geniş katılımlı, uzun süreli eğitim programları gerçekleştirdik.
Bu projelerde tedarikçilerimizin kurumsal bilgi açıklarını kapatmayı, uygun yapılanma ve iş yapma yöntemleri konularında bilgilenmelerini hedefledik. Ayrıca finans ve üretim konularının yanı sıra çevre sistemleri konularından kurumsal bilgi sistemlerine kadar pek çok konuda eğitilmelerini sağladık.
Yan sanayilerimize Ar-Ge destekleri konularında bilgilendirme toplantıları yapıyoruz. Yeni teknolojileri geliştirme konularında ilgili kurumlar ile toplantılar organize ederek onların teknolojik inovasyon faaliyetlerini destekliyoruz. Inovasyon ile uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini geliştirmeyi hedefliyoruz. Tedarikçilerimiz ile her alanda işbirliği yapıyoruz.
SUBCONTURKEY: Yan sanayicilerimize başka tavsiyeleriniz ve mesajınız var mı?
Tamer Akdeniz: Yan sanayilerimizin gelişimini sağlamaya, iki taraflı çıkarları gözetmeye, kalite açısından anlayış birliği sağlamaya, güvenilir bir işbirliği yaratmaya çok gayret ediyoruz. Aynı işi yapan yan sanayi sayısını azaltarak iş hacmi artışının getirdiği verim artışından faydalanarak fiyat indirimi sağlamaya çalışıyoruz. Her yıl %5 oranında yan sanayi sayısını azaltmaya çalışıyoruz.
Kısa süreli anlaşmalar değil uzun süreli anlaşmalar yapmaya çalışıyoruz, en az bir yıllık anlaşmalar yapıyoruz. Sene başlarında bir yıllık fiyatlar konuşuyoruz. Güvensizlik maliyetini kaldırmak suretiyle fiyatlarımızı düşürebileceğimize inanıyoruz. Uzun vadeli anlaşma garantisi alan tedarikçinin daha az kara razı olduğunu görüyoruz. Ayrıca uzun vadeli anlaşmaların makine, kalıp ve yatırım finansmanını da düşürdüğü bir gerçektir.
INDESIT olarak yan sanayilerimiz ile aramızda kurulmuş çok istikrarlı bir işbirliğimiz vardır. Bu istikrardan her iki taraf da kazançlı çıkmaktadır. Bu politikalarımızı sürdürmeye bundan sonra da devam edeceğiz.
Ayrıca 10 Nisan Perşembe günü saat 14.30 da Polat Renaissance İstanbul da INDESIT İtalya satın alma direktörlerinin de katılacağı BEYSAD ile müşterek bir yan sanayi toplantısı düzenliyoruz. Bu haberi de üyelere sizin aracılığınızla duyurmuş olalım.
SUBCONTURKEY olarak sizleri de orada görmekten çok mutlu oluruz, bu SUBCONİST özel sayısında bize yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim.
Indesit Company, Manisa Fabrika Müdürü:TURGAY DAĞ
Indesitin 17 fabrikasından en başarılısı; INDESIT MANİSA
Türkiye inanılmaz bir potansiyele sahip; nüfusu genç, Doğu ve Batı nın geçiş noktasındaki stratejik konumu, pazarlara yakınlığı, kültürel bağları, dinamik, cesur ve yorulmaz girişimcileri, kaliteli iş gücü ile büyük bir potansiyel.
Böyle bir potansiyelden faydalanmak ve gerçekliğe dönüştürme için tek gereklilik, İYİ bir yönetim.
Manisa Fabrikasında uygulamaya çalıştığımız sistemin mantığında yatan ana fikir iyi bir yönetim ile fark yaratmak ve farklı olmak.
İnsanımız ile modern toplum değerlerini, haklarını ve özgürlüklerini tamamen paylaştığınızda yapamayacağınız, başaramayacağınız hiçbir proje yok.
Indesit Manisa da çalışan takımın bir üyesi olarak çok şanslıyım, çok değerli yönetici arkadaşlarım var. Bugüne kadar hiçbir yerde tanık olmadığım çalışanlarımız, sendikamız ve ortağımız olarak gördüğümüzü her zaman söylediğim yan sanayilerimiz ile aynı ekipte olmaktan büyük bir keyif alıyorum.
Manisa Fabrikamız çok hızlı büyüdü ve büyümeye devam ediyor. Genç bir ekibiz; gençliğin verdiği dezavantajları, biz dinamiğimiz ve sürekli iyileşme çalışmalarımız ile avantaja çevirmeyi başardık. Başarılı sonuçlar, merkezdeki yönetim tarafından da takdir ile karşılanıyor ve merkezimizde artık Manisa Fabrikası örnek gösteriliyor.
2007 Yılında Indesit in İtalya, Rusya, Polonya, İngiltere ve Çin de bulunan 17 Fabrikası içinde Manisa Fabrikamız en başarılı fabrika ünvanını alarak birinci oldu.
Gelecek için hedeflerimiz çok daha büyük. 2007 yılının son döneminde başlayan 55.000 m2 lik yeni binalarımız 2008 Mart ayında hizmete giriyor, kapasitemiz bir önceki seneye göre %100 arttı. Indesit in soğutma grubu içindeki en büyük soğutma tesislerinden birisi oluyoruz, gelen direkt ve indirekt yatırımlarla ülke ve bölge için önemli bir istihdam kazandıracağız.
Bütün bu başarılar bir ekip çalışması ile gerçekleşti; tüm çalışanlarımız, yan sanayilerimiz bizim için çok önemli. Bu başarılı ekibin ortaya çıkardığı sinerji, olmaz denilen, imkansız denilen herşeyi gerçekleştirdi. Henüz yolun başındayız; bu ekipteki takım arkadaşlarımızın azmi, hırsı, inancı ve cesareti bize büyük projelere imza atmamız için fırsat verdi.
Neden Türkiye de yatırım yapalım diye soran pek çok kişi oldu ve halen de çok sayıda kişi var, birçok projemiz için çok zor dönemler yaşadık. Hayır cevapları aldık. Ama her hayırda daha yeni projeler ile daha farklı fırsatları gösterdik; biz de onlar gibi düşünmeyi, olaya dışarıdan bakmayı ve aynı dili konuşmayı öğrendik.
Indesit uzun yıllardır Türkiye de. Buradaki ekip negatif ve pozitif etkileri lokal firmalardan daha iyi yönetip fırsatlara bile çevirebilecek seviyede. Bizler zaman zaman yabancı sermayeyi ikna etmeye buradaki lezzeti onlara anlatmaya çalışıyoruz. Bence bu konuda en güzel pazarlama taktiği reklamı ve fırsatları yatırımcılara, yatırım yapanların anlatmasıdır. Türkiye de neden yatırım yapmalıyım diyenlerin pek çoğuna ilk etapta verdiğim örneklerden birisi Türkiye deki yatırım maliyetleri. Türkiye de 1 m2 kapalı üretim tesisini yapmak Avrupa ya göre 3-4 kat daha ucuz ama bunu aradığınızda bulacağınız hiçbir yer yok. Özel sektördeki bu hareketlilik ve gelişmeleri paralel olarak her alanda görmek mümkün değil, eğitimde, siyasette ve ekonomik karar mekanizmalarında halen çok yavaş ilerliyoruz; makro seviyede fırsatları ve tehditleri göremiyoruz.
Türkiye de beyaz eşya şu anda ekonomi için lokomotif sektörlerden birisi; çok konuşuluyor ve direkt ihracat değerlerini etkiliyor; fakat durumumuzu başarılı olarak göstermeyi anlamak mümkün değil.
İtalya dan sonra beyaz eşyada ikinci olmak bizim için başarı değil. Ülkemize gelen yatırımlardan daha büyüğü bize gelmedi; Polonya bizden 2 kat daha hızlı büyüdü, bardağa farklı açıdan da bakmamız gerekiyor.
Elektronikte ne kadar lider kalabildik, hepimiz kötü haberleri gazetelerde okumaya başladık, aynı tehditler kısa bir süre sonra beyaz eşya içinde geçerli olacak.
Ülke ve insan bizim insanımız, biz bize hizmet getireceklere kendi projelerimiz ile gitmeliyiz ve yanımıza çekmeliyiz, onları zorlamalıyız. Neden altyapı istediğimizi, transport gibi çok basit bir konunun neden 2008 yılını yaşadığımız bir periyotta çözülemediğini, sektörün halen ithal malzemeye %60-70 seviyelerinde bağlı olduğunu, bunların sektörde fırsatları yakalamamızı nasıl zorlaştırdığını anlatmamız gerekiyor.
Büyük Değişim “Manisa Fabrikasında hayır ve imkansız sözcüklerini kullanmıyoruz”
Manisa Fabrikamız Indesit Company bünyesindeki 17 fabrikadan % 100 lokal yönetici ile yönetilen tek fabrikadır. Bu, bizler için büyük bir onur ve sorumluluk anlamına geliyor. Fabrikamız, 90 lı yıllarda Indesit Company (Merloni) tarafından iç pazara ve bölgeye yakın ülkelere üretim yapan bir tesis olarak kurulmuş. 2000 li yılların başında 300.000 adet buzdolabı üreten fabrikamızın stratejik yapısı son 2 yılda tamamen yeni yönetim anlayışımız ile değiştirildi ve 2007 yılı sonunda bütçelenen rakamın % 10 üzerinde bir üretim gerçekleştirilerek 900.000 adet üretime ulaşıldı.
Üretimdeki bu gelişme, istihdam artışını da beraberinde getirdi. Çalışan sayımız 350 kişiden 1000 kişiye ulaştı. Yeni yatırımlarımız ile bu sayı daha da artacak. 2008 yılında toplamda 52.000 m2 lik bir inşaatı kısa bir süre içinde bitirdik. Yeni üretim tesislerinde, çok iddialı modeller ve üretim rakamları ile başarılı bir yıl bekliyoruz.
Geçmişte yapılanların ve büyümenin etkilerini ülkemiz sanayi ve ihracat indekslerinde de görmek mümkün.2007 de bu değerleri çok daha iyi bir noktaya getirdik, 2009 senesinde ise bugüne kadar olan tüm performansımızı ikiye katlayacağız.
2006 verilerine göre:
Türkiye deki ilk 500 İhracatçı şirket sıralamasında,
Indesit 60. sırada. (2005 yılı sonu 82.)
İlk 500 Sanayici indeksinde ise 146. sırada yer aldı.
(2005 yılı sonu 204.)
Gelişmeler, sadece rakamlarda değil ;bugün Indesit merkezinde çalışan pek çok Türk yönetici var; Indesit Company HR direkörünün bir Türk olması bu gelişmenin en önemli göstergelerinden birisi. HR direktörümüz Neriman Ülsever bugün tüm dünya Indesit Company İnsan kaynaklarının en başında ve şirketin Indesit İcra kurulu üyesi olan tek bayan yöneticimiz.
Manisa fabrikamızda uyguladığımız insan kaynağına yönelik çalışmalar ile yaratıcı, geliştici ve yenilikçi, hedefi hep fark yaratmak olan bir insan kaynağına ulaşmak için yoğun çalışmalar yapıyoruz.
Biliyoruz ki farkı; tesisler, makineler yaratmaz; fark çalışanlar ve uygulanan metodlar ile yaratılır.
Gelecek :
2009 yılı içerisinde Manisa Fabrikamızı Buzdolabı fabrikaları içinde kalite ve karlılık sıralamasında ilk sıraya yerleştirerek; Ar-Ge konusunda önemli atılımlar yapmayı hedefliyoruz. Bölge üniversiteleri ile yapılan ortak projeler sonucunda Ar-Ge faliyetlerimizi her gün bir adım daha ileriye götürüyoruz.
“Ar-Ge bir ülkenin en büyük dinamiği. Gelişmekte olan ülkelerin hepsinde ortak fark yaratan özellik; araştırmaya ve geliştirmeye verilen öncelikler ve harcamalar ile ortaya çıkıyor.
Eğer Türkiye toplam Ar-Ge faliyetlerinin yatırıma dönüşen payının GSMH oranı %2 lerin üzerine çekebilirse gelişmiş ülkelerin sahip oldukları ekomomik şartlara ulaşabilecektir. Bu sayede cari açık problemi ortadan kalkar ve sanayicinin ülkeye olan katma değeri büyür,,
Yatırıma devam
2008 Yıllında Indesit Company, Manisa pazarında büyüyerek yeni yatırımları hedeflemektedir. Bu büyüme, ürün ve proses yatırımları olarak gerçekleşecek.
Fabrika içerisinde uygulanan modern yöntemler bize yenilikçi olma ve hem de gelişmede büyük ivme kazandırıyor.
Amacımız; Farklı Olmak ve bunu Basit yöntemlerle yapmak.
Felsefemizi David Schwartz ın şu sözü çok güzel açıklıyor.
Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışır.
Hedeflerimizi tüm çalışanlarımız, yan sanayilerimiz ve sendikamız ile paylaşıyoruz, biz büyük bir aileyiz, problemi tanımlayıp, beraberce konuyu paylaşırsak, çözülmeyecek hiç bir sorun yoktur.
Geleceğe güvenle bakıyoruz
Son yıllarda ülkemiz, Avrupa nın beyaz eşyada önemli bir üretim merkezi haline geldi. Yabancı ve yerli üreticiler ülkemizin avantajlarının farkındalar.
Bu avantajlar:
•Kaliteli olan işçilik ücretlerimizin Avrupalı ülkelerle karşılaştırıldığında halen daha ekonomik olması.
•Türkiyenin lokasyon olarak Avrupa ya ve yeni pazarlara yakın olması.
•Gelişen ve rekabetçi olan iş gücümüz, yan sanayilerimiz.
•Genç nüfus ve hızlı büyüme.
•Yatırım maliyetlerinin düşük olması (İnşaat ve Makine sanayi)
•Esnek çalışabilme
•Beyaz yakalı personelin kaliteli olması ve şirketlerine bağlılığı
•Nüfusun genel olarak büyük şehirlerde yoğunlaşması