Renault Grubunun 34 ülkede bulunan üretim merkezinden biri olan Oyak Renault Türkiye Satın Alma Direktörü Eren KAYA, gazetemize Oyak Renaultun satın alma süreçleri ve yan sanayicilerle ilişkileri hakkında açıklayıcı bilgiler verdi.
Son 10 yıldır Türkiye de en çok satılan otomobilleri Oyak Renault üretiyor
SUBCONTURKEY: Renault nun üretimini yaptığı ürünler (ürün grupları) hangileridir, yatırım alanı, makine parkı, 2008 üretim hacmi vb. konularda neler söyleyebilirsiniz?
Eren Kaya: 1969 da kurulan ve iki yıl sonrasında faaliyete geçen Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, Renault firmasının Batı Avrupa dışındaki en büyük iştiraki konumunda bulunuyor. Kaporta-montaj ve mekanik-şasi fabrikaları ile bir uluslararası lojistik merkezinden oluşan Oyak Renault, bugün Renault Grubunun dünya çapında varolan 34 üretim merkezinden biri.
Oyak Renault nun, halen ürettiği modeller Megane Sedan, Symbol, Clio nun 3 ve 5 kapılı hatchback versiyonları ile Grand Tour versiyonu.
Oyak Renault, 2007 yılında 263 bin 656 adet otomobil üretimi gerçekleştirerek Türk Otomotiv Sanayi binek otomobil üretiminde liderliğini sürdürdü. Son 10 yıldır Türkiye de en çok satılan otomobilleri Oyak Renault üretiyor.
Oyak Renault nun ürettiği otomobiller, 5 kıtada Avustralya dan Yeni Zelanda ya, Fransa dan İngiltere ye, Tayland dan Mısır a, Fas tan Güney Afrika ya, Kolombiya dan Martinik e 100 den fazla ülkede satışa sunuluyor. 2007 yılında elde edilen 2,5 milyar Doları aşan ihracat cirosuyla birlikte Oyak Renault nun ihracatı 10 yılda 11,2 milyar Dolara ulaştı.
2007 yılında 210 milyon Dolar tutarında yatırımla Oyak Renault nun boyut değişimi hız kazandı, üretilen modellere Clio Grand Tour eklendi, bir milyonuncu otomobil ile 100 bininci motor ihracatı gerçekleştirildi, 1020 yeni istihdam yapılarak çalışan sayısı 6 bin 200 e ulaştı.
Boyut değişimi 2008 de yapılacak 200 milyon Dolar yatırımla sürecek. Renault Grubu fabrikaları içerisinde ürettiği modellerin, çalışanlarının, imalatçılarının ve yönetim sisteminin kalitesi ile en üst sıralarda yer alan Oyak Renault, 2008 yılında dizel bir motor üretmeye başlayarak sektörün ilk dizel otomobil motoruna start verecek, otomobil üretimini yüzde 20 artırarak 320 bin adede çıkaracak, 700 yeni istihdam yapacak.
SUBCONTURKEY: Renault un satın alma süreçleri hakkında bilgi verir misiniz?
Eren Kaya: 2001 yılı Nisan ayında kurulan, Renault ve Nissan ın ortak satınalma teşkilatı, Renault Nissan Purhcasing Organization (RNPO), Nissan ve Renault projeleriyle ilgili olarak her iki şirketin saptadığı kalite, maliyet ve süre hedefleri doğrultusunda, imalatçı firma ve tedarikçilerin seçiminden ve dünya çapında satınalma stratejilerinin oluşturulması ve uygulanmasından sorumlu.
2007 yılında Renault ve Nissan ın toplam alımlarının %83 ü RNPO kanalıyla gerçekleştirildi. Bunun anlamı şu: otomobil ve mekanik aksam alımlarının tamamını RNPO gerçekleştiriyor. Satınalmaların bu şekilde globalleşmesinin getirdiği kaldıraç etkisinin ötesinde, RNPO çerçevesinde yapılan çalışmalar, Renault ile Nissan arasındaki benchmarking analizleri ve karşılıklı olarak en başarılı uygulamaların hayata geçirilmesine olanak veriyor.
Oyak Renault Satınalma Direktörlüğü, RNPO organizasyonu kapsamında faaliyetlerini yürütüyor. Oyak Renault nun kaporta-montaj ve mekanik fabrikalarına, Türkiye den ve Romanya, Fransa, Almanya, Slovakya, Polonya, Güney Afrika, İspanya gibi sayıları 10 u geçen ülkeden parça satın alıyor. Oyak Renault Satınalma Direktörlüğü, bunun yanısıra Türk Yan Sanayi Firmalarının RNPO tedarikçi paneline önerilmesi, seçimi ve pazarlıkların yürütülmesinde de rol alıyor. RNPO paneline giren imalatçılar, Renault Nissan Grubunun dünya çapında faaliyet gösterdiği tüm üretim merkezlerine satış yapabiliyor.
Satınalma yöntem ve ilkeleri olarak Oyak Renault Satınalma Direktörlüğü, Renault ve Nissan müşterilerine cazip ürünler geliştirmek ve üretmek amacıyla, yan sanayicilerini iş ortakları gibi algılayarak onlarla işbirliği yapıyor.
Bu işbirliğinin temelinde yatan değerlerini; karşılıklı güven, saygı ve şeffaflık oluşturuyor.
Yan sanayi firmalarının sürdürülebilir kalkınma konusundaki sorumluluğu da, bu değerlerle doğrudan ilgilidir. Renault Nissan tedarikçileri, toplumsal konuları, sağlığı, güvenliği, çevreyi ilgilendiren ve iş ahlâkıyla ilgili bütün kanunlara uymalıdır. Renault ve Nissan, özellikle, çocukların ve/veya insanların zor kullanılarak çalıştırılmalarını kesinlikle uygun görmemekte, bu nedenle bu yollara başvuran ve iş kazalarını, işe bağlı riskleri önlemeye yönelik sistemleri bulunmayan tedarikçilerle çalışmayı kabul etmemektedir.
Belirtilen bu temel ilkeler doğrultusunda Renault Nissan SAM ları (Supplier Account Manager) sorumlu oldukları ürün grubu için ;
•Strateji belirlemek,
•Yan sanayi panelini oluşturmak,
•Belirlenmiş hedefler doğrultusunda ;
-tedarikçi seçimini yapmak
-seri üretimde gerekli performansın elde edilmesini garanti altına almak
-seri üretim sırasında tedarikçi kaynaklı her türlü probleme çözüm üretmekle yükümlüdür.
Yeni projeler için, önceden belirlenmiş panel içinde yer alan tedarikçilerden teklif alınır. Bu teklifler, satın alma, mühendislik, merkez ve lokal departmanlarının yer aldığı bir komite tarafından, fiyat-kalite-süre kriterlerine göre değerlendirilir ve en iyi teklifi veren firma seçilir.
SUBCONTURKEY: Yerli ve yabancı tedarikçi-lerinizden öncelikli beklentileriniz nelerdir? Tedarikçilerinizi hangi kriterlere göre belirliyorsunuz?
Eren Kaya: Renault ve Nissan Satın Alma organizasyonları, tedarikçi firma adaylarının tespitinde ve seçiminde çok net prosedürler uygularlar. Bu prosedürlerin amacı, tedarikçilerin sağladığı parçaları ve hizmetleri nihai ürüne katarak müşteriye en iyi ürünü sunmaktır. Bu prosedürler, Renault ve Nissan ın her biriminde standarttır ve tüm dünyada uygulanmaktadır.
Seçim, tedarikçilere ilişkin somut performans sonuçlarının Renault ve Nissan talepleriyle kıyaslanabildiği, şirket bünyesinde uygulanan net, açık ve şeffaf yöntemler aracılığıyla gerçekleştirilir.
Renault ve Nissan ın amaç ve hedefleri, pazara yol gösterici nitelikte olan kriterlere (benchmarking) dayanmaktadır. Bu çalışmalar, eşit rekabetçi ortamın sağlanması amacıyla tedarikçi firmalarla birlikte organize edilmekte ve onlarla paylaşılmaktadır.
“Tedarikçi paneli oluşturma Komitesi”, Renault ve Nissan tedarikçisi olmaya aday firmaları, bu firmaların Kalite, Fiyat, Teslimat, Geliştirme ve Yönetim performanslarını esas alarak belirler. Daha sonra, bir Kaynak Tedarik Komitesi , Fiyat Teklifi İsteği ni yönetmede kullandığı şeffaf bir uygulama aracılığıyla, her proje için uygun tedarikçi seçimini yapar. İmalatçının performansı, bu süreç boyunca sürekli gözden geçirilir ve yapılan değerlendirmeler kendisiyle paylaşılır.
Renault ve Nissan, her tedarikçinin, bulunduğu bölgede Kalite, Fiyat, Teslimat, Geliştirme ve Yönetim performans hedeflerini tutturması açısından çok aktif ve bağımsız bir tutum sergilemesini bekler.
Bir tedarikçinin başarısına etki eden temel faktörler, söz konusu firmanın öneri sunabilme, sürekli aşama kaydetme ve etkin zaman kullanımı sayesinde daha hızlı hareket edebilme kabiliyetlerini içerir.
Renault ve Nissan, tedarikçi firmaların bahsedilen yükümlülüklerini yerine getirmelerinde destek sağlamak amacıyla özel araçlar ve prosesler geliştirmiştir. Sağlıklı ve sürekli iş ilişkilerinin sağlanmasında, yükümlülüklerin yerine getirilmesi önemli bir kriterdir.
Ayrıca, Renault ve Nissan, teknolojik seçimler, kalite veya teslimat konularında da özel taleplerde bulunabilir. Bu talepler, tedarikçi firmaya bunları yerine getirmesi için yeterli süre tanınarak bildirilir. Eğer, tedarikçinin herhangi bir itirazı veya kaygısı varsa, bunlar açıkça belirtilip görüşülür. Böylece, projenin verimli ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için gereken tüm önlemler alınmış olur.
Eren Kaya: Yerlilik oranımızı 2009 yılında %80 e çıkarmayı hedefliyoruz
Tedarikçilere teknik destek verilerek işbirliği içinde tedarik zincirini en uygun seviyeye getirmek için de sürekli çalışılmaktadır. Nissan Üretim Yöntemi (NPW - Nissan Production Way) ve Renault Üretim Sistemi (SPR - Système de Production Renault), senkronize üretim, üretim tesislerine yakın tedarikçi alanlarının oluşturulması, Rekabet Gücüne Sahip Ülkeler (LCC - Leading Competitive Countries) den tedarik faaliyeti gibi imkanlar tedarikçiye hizmet seviyelerini ve verimliliklerini iyileştirme olanağı sunar.
Alt seviye tedarikçi yönetimi, ana tedarikçi sorumluluğu altında olmakla birlikte. Renault ve Nissan, ana tedarikçileri desteklediği gibi, gerektiğinde alt seviye tedarikçileri de destekler.
Kalite ve kalitenin iyileştirilmesi konuları, tedarikçilerle geniş işbirliğinin diğer unsurlarıdır.Yönetici toplantıları ve Performans Değerlendirme Toplantıları tedarikçilere düzenli olarak performansları hakkında bilgi vermek, onlarla iyileştirici eylem planlarını ve uzun vadeli stratejileri paylaşmak amacıyla düzenlenir.
SUBCONTURKEY: Üretim sürecinde çalıştığınız yerli yan sanayici sayısını öğrenebilir miyiz? Üretim de yerli /yabancı parça oranı hakkında bilgi verebilir misiniz? 2007 de ne kadarlık bir alım yaptınız, 2008 de yapacağınız alımlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
Eren Kaya: Türkiye de üretim yapan yaklaşık 100 yan sanayi şirketiyle çalışıyoruz. Oyak Renault nun halen ürettiği binek otomobillerin yerlilik oranları teknik özellikleri ve ekipmanlarına göre yüzde 50 ile 60 arasında değişiyor. Türkiye de teknolojik olarak mevcut ve fiyat açısından rekabetçi tüm parçaları zaten Türkiye den satın alıyoruz, Türkiye de bulunmayan ileri teknoloji gerektiren elektronik parçalar ve bazı motorları ise ithal ediyoruz. Başkanımız Carlos Ghosn un Renault Kontrat 2009 Planı ile belirlediği hedefler doğrultusunda yerlilik oranımızı 2009 yılında yüzde 80 e çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun için yan sanayimizin ileri teknoloji gerektiren parçalar konusunda, AR-GE konusunda gelişmesi gerekiyor.
SUBCONTURKEY: Yerli tedarikçilerinizle lojistik konusunda neler yapıyorsunuz?
Eren Kaya: Yerli tedarikçilerimizin büyük kısmıyla Milk run a geçtik. Tedarikçilerin uzaklığına ve parça hacimlerine bağlı olarak bazı tedarikçilerimizle Just In Time uygulamaları yapmaktayız. JIT sisteminin mümkün olmadığı parçalar için ise üretim programıyla uyumlu saatlik sevkiyatlar organize ediliyor.
Lojistikte yaptığımız bir diğer çalışma, dönüşümlü ambalaj kullanımı ve ambalajların doluluk oranlarının maksimum seviyeye getirilmesi. Bunun maliyet azaltıcı etkisi de var. Bu çalışmalarla aynı zamanda çevre kriterleri açısından da araç başına kullanılan kâğıt miktarı azaltılarak iyileştirmeler sağlanıyor.
Lojistikte en önemli unsurlardan birisi de bilgi akışının hızı ve güvenilirliği. Bu amaçla hem sipariş programlarının geçilmesinde hem de tedarikçilerimizin parça sevkiyat bilgilerini göndermelerinde anlık bilgi alış verişine imkan sağlayan bilgi işlem teknolojileri devreye alıyoruz.
Optimizasyon çalışmalarımız tedarikçilerimizle onların yan sanayisi arasındaki lojistik süreçler için de geçerli. Konusunda uzman Renault çalışanları, tedarikçilerimizle birlikte kendilerinin tedarik zincirlerini inceliyor ve iyileştirici öneriler getiriyor. Bütün bu çalışmalarda amacımız; nihai müşteriye katma değeri olmayan lojistik faaliyetlerin maliyetlerinin en aza indirilmesi.
SUBCONTURKEY: Yerli tedarikçilerinizle Ar-Ge ve kalite konusunda ve çalışan elemanlarının eğitimi konusunda ne tür iş birlikteliklerine gidiyorsunuz?
Eren Kaya: Fabrikamızda çalışanlarımız için faaliyet gösteren Eğitim Enstitüsü kalite, verimlilik yöntem ve araçları konusunda bizim çalışanlarımızı eğittiği gibi tedarikçilerimiz için de eğitimler düzenliyor ya da onların ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanacak eğitimlere danışmanlık hizmeti veriyor.
Ar-Ge Türkiye de yeni yeni gündeme gelen bir konu. Yan sanayi firmalarımız Ar-Ge nin bu sektörde kalıcı olmanın olmazsa olmaz koşulu olduğunu anladılar ve bu konuda gelişmeye istekliler.
Ancak Ar-Ge ye yatırım, yan sanayi firmaları için ciddi bir mali yük anlamına geliyor.
TÜBİTAK aracılığıyla verilen devlet teşvikleri, yan sanayi firmalarının birlikte ve üniversitelerle ortak çalışmaları sonucu yaratılacak sinerji ile belki bu mali yük aşılabilir ama yine de gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda kat edilecek çok mesafe var. Sonuçta onlar da boş durmuyor ilerlemelerini devam ettiriyorlar.
Öte yandan bu konuda yetişmiş eleman sayısı yok denecek kadar az. Bu konunun ivedilikle ele alınıp öncelikle mevcut mühendis potansiyelinin sektör dışında çalışmak yerine bu alana yönlendirilmesi konusunda özendirici çalışmalar yapılması gerekiyor. Orta vade de ise 2015 lerde iki milyona çıkacağı söylenen üretim kapasitesi de dikkate alınarak önümüzdeki 5-6 yılın yetişmiş eleman ihtiyacına cevap vermek üzere önlem alınmalı.
SUBCONTURKEY: Yerli yan sanayiciye yönelik yeni projeleriniz var mı?
Eren Kaya: Oyak Renault, önümüzdeki yıllarda da yeni araç ve motor projelerini seri üretime geçirmeye devam edecek. Öte yandan Renault nun çalışmalarını Fransa, Rusya, Fas ve Hindistan da sürdürdüğü çok sayıda yeni proje de seri üretime başlayacak.
Tüm bu projeler ile yan sanayi firmalarımıza hem Türkiye de hem de yurtdışında kendilerini geliştirmek için birçok fırsat sunduğumuza inanıyorum.