SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   22 Mayıs 2012,

Ocak 2008 Sayısı

Yıl : 5 | Sayı : 45

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Dr.İlhami Fındıkçı
Davranış Bilimleri Uzmanı, ifindikci@degerdanismanlik.com.tr


Aile şirketinin avantajları ve dezavantajları


Değer Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı

TÜGİAD Başkan Yardımcısı

 

Aile şirketleri ile ilgili bir çok çalışmamızda ister iş sahiplerinin isterse bazı profesyonellerin, bazen aile şirketi olmayı başlı başına bir sıkıntı ya da dezavantajlar kümesi olarak algıladıklarını görüyoruz. Bu son derece yanlış bir algılamadır. Çünkü, aile şirketi olmanın çok önemli avantajları vardır. Doğal olarak bir takım dezavantajları da vardır. Önemli olan dezavantajların tespit edilmesi, üzerine gidilmesi ve yok edilemezlerse bile azaltılmalarıdır.

 

Aile şirketi, hem kuruluşunda hem gelişiminde hem de mülkiyet ediniminde ama özellikle rekabet ortamında çok güçlü avantajlara sahiptir. Hızlı karar verebilmesi, gözü kara hareket edebilmesi, “olmazsa olmaz”ı çok zorlaması, aile birliğinden gelen gücün kullanılması, amatör ruhun kayıp edilmemesi, karşılıklı saygı ve itaatin daha rahat geliştirilmesi gibi açılardan çok önemli avantajlar aile şirketi için öncelikle sayılabilir. Dikkat edileceği gibi bu avantajlar aslında herhangi bir kurumda da sağlanabilir. Ancak çok ciddi zaman ve emek gereklidir. Oysa ki aile şirketinde bunlar zaten vardır ya da çok küçük bir çaba ile bunlar sağlanabilir.

 

Kurumun gelişmesi ve büyümesi bakımından “biz” bilincinin kısa zamanda gelişmesi ve yerleşmesi gerekir. Çünkü, işletmenin çıkarlarını kendi çıkarları gibi gözeten çalışanlar çoğaldıkça kurumun başarısı da artacaktır.

 

Aile şirketinde söz konusu olan avantajlar arasında çok çalışma alışkanlığı önemli yer tutar. Özellikle kuruluş zamanında aile üyeleri adeta bal arıları gibi işlerine yoğunlaşırlar, onunla yatıp kalkarlar, çalışma ve çabalarının bir ölçüsü yoktur. Adeta kendilerini işlerine adarlar. Böyle bir iş anlayışında da başarı kaçınılmaz olur. Önemli olan bu çalışkanlığın aile işletmesinde sürdürülebilir olmasıdır. Şu halde sürdürülebilir bir çalışma potansiyeli çok çalışmaya tercih edilmelidir.

 

Aile şirketinde yaşanan başlıca dezavantajlara bakıldığında kurumsallaşamama eğiliminin öncelik aldığını görüyoruz. Aslında aile şirketi olmayan kurumların da başlıca sorunu kurumsallaşmadır. Ancak aile şirketlerinde belirli bir sistematiğe geçiş süreci diğerlerine göre daha zor olabilmektedir. Çünkü, girişimci büyük zorluklarla kurup, geliştirdiği adeta evladı gibi baktığı kurumu paylaşmada, başkalarının inisiyatiflerine bırakmada ciddi zorluk çeker. İşte bu kitabın kaleme alınmasının da en önemli amaçlarından birisi, aile şirketi sahiplerinin kurumsallaşma eğilimlerini yüreklendirmek ve bu konudaki çabalarını organize etmelerine yardımcı olmaktır. Ancak şunu belirtelim ki aile şirketinin kurumsallaşmasında temel kritik nokta, bu konuda kişilerin istekli olmaları ve ben çıkmazına girmemeleridir.

 

İş sahiplerinin doğrudan işin içinde olmaları da önemli bir dezavantajdır, aile şirketleri için. Bu konudaki yanlış anlamaları ortadan hemen kaldırmak için şunu da söylemeliyiz: Aile işletmelerinde aile üyelerinin işin başında olmaları gerekli ve önemlidir. Ancak bu işin başında nasıl bulunulduğu, ne tür roller oynandığı, kişilerle nasıl iletişim kurulduğu önemlidir. İş sahibinin işinin başında olması işin olmazsa olmaz koşullarındandır. Ancak yeri, zamanı, zemini geldiğinde iş sahibinin görev ve yetkilerini aile üyesi
kişiler veya profesyonellerle paylaşabilmesi gereklidir.

 

Aile şirketlerindeki önemli bir dezavantaj kümesi de kurumda öngörü, planlama, bütçeleme, raporlama gibi mantıkların gelişmemesi ya da yetersiz gelişmesidir. Gerçekten de tepe yönetim konumundaki girişimci, bir çok işi kendi zihninde bitirdiği için başkalarının bunu bilme ihtimali zorlaşır. Öngörüleri, bütçeleri ve kendince planlamayı da girişimci yapar. Genellikle insanlardan beklediği de bu zihnindeki bu kurgulara uygun hareket etmeleridir. Bu kurgular yeterince paylaşılamadığı, tartışılamadığı için her geçen gün farklı bir bakış geliştirilebilir. Kurum neredeyse her gün yeniden doğabilir. Sonuçta, kurum günlük çözümlerle günü kurtarmaya yönelebilir. Bunun önlenmesi için kurum tepe yöneticileri arasında sistemli toplantıların, istişarelerin yapılması önemlidir.

 

Aile içi sorunların işe yansıtılması ve işin çekirdeğinden gelinerek işin çok iyi bilinmesine karşılık yönetim alanında yeterli bilgi ve deneyime sahip olunmaması da önemli bir dezavantajdır. Bunun için, yöneticilerin iş ortamında aile ile ilgili konuları gündeme getirmeme konusunda fikir birliği yapmış olmaları önemlidir. Yönetim alanındaki yetersizlikleri de çok normal ve doğal olabilir. Ancak bu yetersizliğin giderilmemesi, bu konuda çaba gösterilmemesi sorundur.

 

İkinci kuşağın aile şirketi için hem çok önemli avantaj hem de çok ciddi bir dezavantaj olması söz konusudur. Şöyle ki: Aile şirketinin tepe yönetimine ait takipçileri, bir anlamda varisleri bellidir. Bu bilindiğine göre, işi en başından sıkı tutan liderler, çocuklarının en iyi biçimde yetişmesine de en az işleri kadar önem verirler. Onları ne sadece iş için ne de sadece kendileri için değil öncelikle bilgi, beceri ve kişilik özelliklerine uygun olarak yetiştirilmeleri esas alınır. Çocuklar ne olabileceklerse en iyisini olmaları yönünde desteklenmelidirler. Ayrıca çocukların mümkünse kurum dışında başka bir iş yerinde değilse kurumun uygun alt bölümlerinde çıraklık yapmaları sağlanmalıdır. Böylece gelecekte işletmenin tepesine gelebilecek çok iyi bir insan, çok iyi bir vatandaş, çok sadık bir kurum çalışanı yetiştirilmiş olur. Bu şekilde yetişen yeni kuşak, aile şirketi için ciddi bir avantajdır. Oysa ki yetişme dönemlerinde takip edilmeyen, gelişi güzel yetişen, babasının iş ortamını mutlak iş kapısı olarak gören, daha çocukken kendisini patron görüp sağa sola emirler vererek yetişen çocuk ve genç, gelecekte aile şirketinin önünü tıkayabilen bir rol oynayabilir. Dolayısıyla yeni kuşakların mutlaka avantaja dönüştürülmeleri gereklidir. Nitekim yeni kuşak, kurumun en önemli yatırımıdır.

 

Aile şirketlerinin avantajları ve dezavantajlarında temel hedef; avantajların korunması ve dezavantajların etkilerinin azaltılmasıdır. Bir aile şirketi bu hüviyeti taşıdığı sürece, belirli dezavantajları belki olacaktır. Ancak yüksek avantajlar kümesi yanında bu çok önemli değildir. Amaç hiçbir zaman aile şirketi olmaktan kurtulmak ya da aile şirketi olmayı reddetmek değildir ve olmamalıdır. Çünkü, bu durumda kurum bindiği dalı kesmiş olur. Önemli olan kurumun aile olma vasfını koruyarak, yani amatör ruhunu kayıp etmeden kurumsalla-şabilmesi ve bu kaygı ile önündeki konuları ele alabilmesi ve dezavan-tajlarını azaltabilmesidir.

 

Aile şirketlerinin avantajları ve dezavantajlarını kısa maddeler halinde şu şekilde sıralayabiliriz:

 

Avantajları

• Çabuk karar verebilmesi,

• Yüksek başarı güdüsü ve işe asılanların çok olması,

• Kısa zamanda büyüme ve gelişme eğilimi,

• Aile birliğinden doğan kuvvetin olması ve “biz” bilincinin kısa zamanda gelişmesi,

• Amatör ruhun kayıp edilmemesi,

• Tepe yönetimde karşılıklı saygının daha rahat yerleşmesi,

• Takipçi tepe yönetici adaylarının (yeni kuşak) belli olması ve önceden gereken biçimde hazırlanabilmeleri.

 

Dezavantajları

• Kurumsallaşma ve profesyonelleşmede zorluk çekilmesi, değişme direncinin yüksek olması,

• İş sahiplerinin işin içinde olmasından kaynaklanan kurumsal sorunlar,

• Patron güdümünün, yeni yönelimleri engelleyebilmesi,

• Öngörü, planlama, bütçeleme, raporlama gibi mantıkların gelişmesinde zorluk çekilmesi ve günlük karar ve çözümlerin tercih edilebilmesi,

• Patronların zaman zaman profesyonellerle yarışabilmeleri ve onları küçük görme eğilimleri,

• Aile içi sorunların işe yansıtılması,

• İşin çekirdeğinden gelinmesi ve işin çok iyi bilinmesine karşılık yönetimde yeterli bilgi ve deneyimin olamaması,

• Takipçi tepe yönetim adaylarının (yeni kuşak) belli olması ve sistemin önünü tıkayabilmeleri.

 

 

  İlgili Haberler

 

MALZEME TANIMLARKEN İLGİLİ STANDARTLARI REFERANS ALMAK
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor
Dr. İlhami Fındıkçının Bir Gönül Yolculuğu: HİZMETKAR LİDERLİK kitabı çıktı

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Bir İnsan Bir İşletme
Düşünen Yöneticiler, Yapan Yöneticiler
İnsan Merkezli Bir Dünyaya Doğru
İnsan Kaynaklarından İnsani Değerlere
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi