OAİB verilerine göre 2007 yılında makina ihracatımız dolar bazında %33,9 artmıştır. Makina ihracatımızın yaklaşık %56 sının Euro bölgesine yönelik olması, buna karşın Euro olarak yapılan ihracatın kayıtlara dolara çevrilerek alınması, ihracatın gerçek değerinin bir miktar üstünde çıkmasına neden olmaktadır. Ancak, bu parite değişikliğinin etkisinin yaklaşık %9 olduğu hesaplanmaktadır. Bu etki dikkate alındığında, yılsonu itibariyle makina ihracatımızın %25 düzeyinde bir artış gösterdiği sonucu çıkmaktadır. 2004-2006 yılları arasında ihracat artışının yıllık %23-25 aralığında olduğu dikkate alındığında makina imalatçılarının 2007 yılında da ihracat bakımından iyi bir performans gösterdikleri anlaşılmaktadır.
Teknoloji bakımından daha fazla gelişmiş makinalara yönelinmiş olmasının ihracata olumlu etkisi bulunmaktadır. Nitekim OAİB verilerine göre 2007 yılında ihracat miktar olarak % 15,1 değer olarak ise % 33,9 artmış bulunmaktadır. 2006 yılında da miktar bazında artış % 17,4 ve değer bazında ise % 24,9 olmuştu. Tüm bu değerler sektörde faaliyet gösteren firmaların teknolojik bakımdan daha gelişmiş makina imalat ve ihracatına yöneldiklerini göstermektedir.
İhracat artışında yeni teknolojilerin uygulanması yanında makina tasarımının geliştirilmesine verilen önceliğin de büyük katkısı olduğu görülmektedir. İhracatın yaklaşık % 60 ı Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD ve Kanada gibi gelişmiş pazarlara yöneliktir. Bu gelişmiş pazarlarda makinanın kalitesi, uzun süre arızasız çalışması, güncel teknolojilerin uygulanması ne kadar önemli ise, makinada rakiplere göre farklılık yaratılması ve yeniliklerin olması da aynı derecede önemlidir. Ve tüm bu faktörler makinanın fiyatından önde gelmektedir. Bu görüşler ışığında makina sektöründe gözlenen ihracat artışının salt pazarlama faaliyeti ile sağlanmadığı, daha önemli olarak teknoloji ve tasarım geliştirme çalışmaları ile gerçekleştiği görülmektedir.
Çeşitli veriler, firmaların ihracatlarını artırmak, en azından daha önce iyi bir yer edindikleri pazarlarda konumlarını koruyabilmek için Ar-Ge ye önem vermek yanında önemli fedakarlıklar yaptıklarını da göstermektedir.
TÜİK verilerine göre makina sektöründe ortalama fiyat artışları 2005 yılında % 3,6 olmuş, bu değer 2006 yılında da aynı düzeyde gerçekleşmiştir. Ön bilgilere göre ise 2007 yılı ortalama fiyat artışları % 4,5 civarında kalmıştır. Son yıllarda girdi fiyatları ve işçilik maliyetlerinin bu değerlerin oldukça üstünde arttığı dikkate alındığında, makina imalatı yapan firmaların gerek iç pazarda, gerekse ihracatta, pazardaki konumlarını koruyabilmek için karlarından önemli fedakarlıklar yaptıkları görülmektedir. Hele ihracatta döviz kurlarının ters yönde gelişmesi de dikkate alındığında, katlanılan fedakarlık daha iyi anlaşılmaktadır. Firmaların fiyat artışını en az düzeyde tutmak için verimlilik artışına da büyük önem verdikleri görülmektedir. Ancak verimlilik artışının da bir limiti, karlardan vazgeçerek satış yapmanın da bir sınırı bulunmaktadır.
2007 yılının ilk çeyreğinde artış gösteren makina imalatı, ikinci çeyrekte yavaşlama yaşamış olup, Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre % 3,0 Ağustos ayında % 0,5 ve Eylül ayında da % 2 lik imalat azalması olmuştur. Son çeyreğin ilk ayı Ekim de de aynı olumsuzluk devam etmiş ve imalat % 2,4 azalmıştır. Kasım ayında ise, bir önceki yıl düzeyinde kalmıştır. Dolayısıyla yılın ikinci yarısının 4 ayında da negatif bir gelişme tespit edilmektedir. Bu değerler 2007 yılı sonunda toplam imalat artışının % 5 mertebesinde olacağına işaret etmektedir. İmalat artışı 2006 yılında %12,4 idi. İhracatın önemli ölçüde arttığı bu dönemde imalat artışının yavaşlaması, hatta yılın ikinci yarısında bir azalma yaşanması ilginç ve belki de çelişkili bir durum görüntüsü vermektedir. İhracatın % 34 düzeyinde artmasının etkisi ile normal olarak yurt içi imalatın % 11 civarında bir artış sağlaması gerekirken yılın tümünde sağlanan % 5 lik artış iyi bir gösterge olarak yorumlanmamalıdır.
Bu rakamları imalat artışında bir yavaşlama olarak algılamak ve geçen yıllar kadar olmasa da imalatta bir artış var demek gerçek durumu yansıtmayan bir yorumdur. Bu artış oranı, ihracata yönelmiş firmaların gerçekleştirdiği imalat artışından daha düşük bir rakamdır. Bu duruma göre henüz ihracata açılmamış birçok küçük ölçekli makina imalatçısı, önemli sayılabilecek ölçüde pazar kayıplarına uğramıştır. Yaklaşık bir hesapla, yerli imalatçıların yurt içi satışlarında % 7,5 luk bir azalma olduğu sonucu çıkmaktadır. Bu kayıp, belirtildiği gibi esas olarak ihracat yapmayan, çoğu KOBİ yapısındaki imalatçıların kaybıdır.
OAİB verilerine göre 2007 yılında ithalat artışı % 17,6 olarak gerçekleşmiştir. 2006 yılında bu değerin 15,6 olduğu dikkate alındığında, yerli imal makinaların iç pazarda satışı azalırken kurların olumsuz etkisi ile ithalatın artışını devam ettirdiği ve daha avantajlı hale geldiği görülmektedir. Döviz kurlarındaki olumsuzluk olmasa, yerli makinalar pazar payını kaybetmeyebilir ve ithalat da daha düşük değerlerde olabilirdi.
TÜİK e göre 2007 yılı ilk çeyreğinde % 80 düzeyinde olan kapasite kullanım oranının Ekim 2007 ayında % 71,8 e gerilemiş olması da, büyük ölçekli ve ihracat yapan kuruluşlar imalatlarını artırdığına göre, küçük ölçekli ve henüz dış pazarlara yönelmemiş yerli imalatçıların iç pazar kayıpları olduğunu ve imalatlarının azaldığını teyit etmektedir.
Daha önce yapılan yorumlarda dünya pazarlarında 2010 yılına kadar makina talebinde artışının devam edeceği beklentisi vardı. Ancak, Çin in son yıllarda, gereğinden fazla yatırım yaptığı ve bu ülkede kapasite fazlalığı oluştuğu, 2008 yılı dahil bir-iki yıl için bir ithalat azalması olabileceğinden bahsedilmektedir. Gelişmiş ülkelerdeki makina imalatçıları için önemli bir pazar olan ABD de ekonomisinde 2008 yılında bir durgunluk beklentisi vardır. Avrupa Birliğinde ise ihracat bir miktar artsa da, iç talepte bir yavaşlama olması ihtimali söz konusudur. Bu beklentiler doğrultusunda bir pazar daralması olması, dünya pazarlarında rekabet koşullarının daha da ağırlaşmasına yol açacaktır.
Türkiye bakımında ise bu yönde bir gelişme, şartların daha da zorlaşmasına neden olabilecektir. Döviz kurlarının bugünkü konumunu koruması halinde, birçok firmanın pazar kaybetmemek için katlandığı düşük karlara dayanan fiyat politikasını devam ettirmeleri zorlaşacaktır. Verimlilik artışında son yıllarda önemli çalışmalar yapılmış olup, bundan sonra sağlanabilecek verimlilik artışları, rekabete fazla etki yapabilecek düzeyde olmayabilecektir. Girdi fiyatları, enerji ve diğer kalemlere yapılan zamlar sonucu maliyetlerin az veya çok artması kaçınılmazdır. Makina sektöründe önemli girdilerden olan dökme demir-çelik ve alüminyum fiyatlarında ciddi artışlar olması beklenmedik bir gelişme olmayacaktır. Enflasyonun 2 li hanelere doğru yönelmesi, işçilik maliyetlerini de artıracaktır. Döviz kurları sadece dış pazarda rekabeti zorlaştırmakla kalmayacak, ithalatı teşvik ederek firmaların iç pazarda daha fazla zorlanmalarına neden olabilecektir. Bu olumsuz etkilerin, 2008 yılı ilk çeyreğinde makina imalatında önemli bir artış olmasını güçleştireceğinden endişe edilmektedir.