Hemen hemen bütün imalat sanayinin kullandığı aşındırıcı sarf malzemesi üreticilerinden Üçer Zımpara Taşı Sanayi İşletme Müdürü Veysel Tekin Güçtekin’den ürünleri ve sektörün durumu ile ilgili değerlendirmelerini sizlerle paylaşma imkanı bulduk.
SUBCONTURKEY: Firmanız ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Veysel Tekin Güçtekin: Üçer Zımpara Taşı; aşındırıcı taşlar üretimi konusunda 1981 yılından itibaren birçok ilgili sektöre hizmet vermektedir.
Firmamız yaklaşık on iki bin çeşit ölçü ve bir milyarın üzerinde kalite ile Türk ve dünya sanayisinin (demir–çelik, döküm, kalıpçılık, cam -porselen, deri, gıda, kimya, otomotiv ve otomotiv tamiri gibi) sektörlerine, 110 tecrübeli personeliyle hizmet vermektedir. Ø3 mm’ den Ø960 mm’ye kadar, Seramik ve Bakalit bağlayıcılı zımpara taşı üretimi gerçekleştirmektedir.
TUV ISO 9001:2000 sistemi ile çalışıyoruz, yurt içinde iki bine yakın müşteri portföyümüz ile yirmiden fazla ülkeye ihracat yapıyoruz ve üretimimizin % 80’ini direkt fabrikalar için özel üretim yaparak, sektördeki güçlü bir konumumuzu koruyoruz.
Şu ana kadar 15’in üzerinde yurtdışı, 40’a yakın yurt için de olmak üzere fuarlara katıldık. Karaköy Hırdavatçılar çarşısında kendi mağazamızla, Bursa’da ofisimizle, 4 ayrı ilde bölge bayiliklerimizle, yurt dışında İran, Suriye ve Almanya’da acentelerimizle, otomotiv ana sanayi, otomotiv yan sanayi, demir-çelik sanayi, döküm sanayi, kalıp işleme ve kalıp üretim merkezleri, cam sanayi, porselen ve seramik sanayi, deri sanayi ve savunma sanayi sektörlerine bitmeyen azim ve isteğimizle hizmete tüm hızıyla devam etmekteyiz.
SUBCONTURKEY: Ürün portföyü ve üretim kapasitenizi öğrenebilir miyiz?
Veysel Tekin Güçtekin: Üretimimizin %80’lik büyük bir kısmını, kullanıcılarla bire bir görüşerek kalitelerini tespit ettiğimiz özel zımpara taşları oluşturmaktadır. Kalıp üreticileri ve işleme merkezleri için standart ve özel gaz taşları, takım bileme ve testere bileme için bileme taşları ile Türkiye’de ki pazarın büyük bir kısmına sahip olduğumuz,( ve üretim kapasitesi olarak) özel saplı taşlar ( tam 12,000 çeşit), genel maksatlı kullanılan normal korund ve silisyum karbür (Elmas) standart zımpara taşları, standart ve özel flap diskler, normal korund ve zirkonyum, otomotiv yan sanayinin ve otomotiv tamir sanayinin kullandığı otomotiv taşları (supap yuva, krank, kapak taşlama, v.b.) ürün grubumuzu oluşturmaktadır.Üretim kapasitemizi ise 2008 yılı sonunda 4900 ton olarak hesaplamaktayız.
Yıllık bütçemizin % 4’ünü Ar-Ge çalışmalarına ayırıyoruz
SUBCONTURKEY: Bu ürün çeşitliliği içerisinde ürün geliştirme ve pazar araştırma faaliyetleriniz de devam ediyor mu?
Veysel Tekin Güçtekin: Firma bünyesinde Ar-Ge çalışmaları sürekli devam etmektedir.2008 yılı bütçemizin % 4’ünü, Ar-Ge çalışmalarına ayırdık. Gelişen ve hızla büyüyen global pazarda ayakta durmayı istiyorsak bu çalışmaların daha fazla üzerinde durmamız gerektiğinin farkındayız. Ürün portföyümüzü ve kalitemizi daha da geliştirmek için sürekli çalışmalar yapmaktayız. Uluslararası pazardaki rakiplerimizin de kalitelerini ve gelişme süreçlerini yakından takip ediyoruz. Buna bağlı olarak,2002 sonlarında yaptığımız gibi 2008 yılında da ihracatımızı arttırmaya yönelik uygulamalı araştırmalar yapmayı planlıyoruz. Bunun için KOSGEB desteklerinden de yararlanmaktayız.
Üretim planlama bölümümüzü daha etkin bir yapıya getirebilmek ve bu bölümü geliştirmeye yönelik bir programlama çalışması başlattık. Firmamızı sektöründe daha çok tercih edilen bir konuma getirebilmek için yeni teknolojileri kullanmak ve pazar payımızı hem yurtiçi hem de yurtdışında büyütmek için Ar-Ge çalışmalarımızı devam ettireceğiz.
SUBCONTURKEY: İç ve dış pazar konumunuzu biraz daha açar mısınız?
Veysel Tekin Güçtekin: 2008 ikinci çeyreğinden itibaren bizim atılım yılımız olacak. İç pazarda dağıtım kanallarımızı genişleteceğiz gerekirse satış sistemimizde köklü değişiklikler yapacağız. Üçer’i daha fazla aranan bir marka yapmak için güvendiğimiz kalitemizi daha çok satıcıyla ve kullanıcıyla paylaşarak pazardaki konumumuzu genişleterek rekabet düzeyimizi de arttırmak istiyoruz.
Dış pazarda ise pazar araştırmaları yaparak Uzakdoğu’nun büyük ölçüde hâkimiyet kurduğu piyasalarda bizde kendimize daha çok yer açmak istiyoruz. Özellikle Ortadoğu pazarında tüm firmalar gibi bizde kan kaybına uğradık. Son bir buçuk yıldır bu ülkeleri geri kazanma çalışmalarımız sonuç vermeye başladı. Yurtdışında fuarlara katıldık ve ziyaretlerde bulunduk. Bire bir piyasada dolaşarak kalitemizle ne kadar avantajlı olduğumuzu mümessillerimize ve kullanıcılarımıza ispat ettik.
Uzakdoğu, bu sektörde de kısa vade de en büyük rakip, ürünlerinin kalitesinin bizimkilere oranla düşük olmasına rağmen ilk bakışta fiyatları avantaj olarak görünse de -kullanım ömrüne dikkat etmeden- alıcılara cazip gelmekte ve tercih etmekteler. Oysa biz ürünlerimizdeki kalitemizle pazarda yerimizi aldığımıza eminiz.
SUBCONTURKEY: Diğer hedefleriniz ve projeleriniz nelerdir?
Veysel Tekin Güçtekin: Üçer Zımpara Taşı, önümüzdeki yıllarda büyük projelere imza atacaktır. Yeni yılın başından itibaren kurumsallaşma sürecini tamamlamış, piyasadaki ağırlığını ve pazar payını artırmaya başlamış bir Üçer var artık.2006 yılında başladığımız barkot sistemi çalışmalarını 2008 yılında tamamladık.
ISO 9001:2000 belgesini 2004 yılı başlarında aldık, ISO 14001 çevre yönetimi ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği sistemlerini kurarak, firmamızın çalışanlarına ve çevreye gösterdiği hassasiyeti göstermiş olduk. Firmamızın en büyük amacı olan ürün çeşitliliğini artırma çalışmaları içerisinde sektörün beklentilerine cevap verecek pazarda bulunan ürünlere kalitesi ve fiyatı ile alternatif yaratacak birkaç ürün var, bu ürünle ilgili yatırım çalışmalarımıza önümüzdeki yıl içerisinde hız vermek en önemli hedefimiz. Tabii işletme içerisinde bulunan makineleri de her yıl olduğu gibi kendi bünyemizde revize ederek çağa uygun hale getirme arzumuzu da unutmamak gerekiyor.
Faaliyet içinde bulunulan sektörle ilgili genel değerlendirmeler
SUBCONTURKEY: Türk ve dünya zımpara pazarını değerlendirir misiniz?
Veysel Tekin Güçtekin: Öncelikle ülkemiz aşındırıcı ürünler konusunda komşu ülkelere ve Ortadoğu ülkelerine göre çok şanslı. Birçok alternatif mevcuttur. Üreticiler, ithalatçılar, küçük, büyük üreticiler yeterince var; bu tüketici açısından çok büyük bir şans. İstediği seviyede ürün bulabilir. Kaliteli ya da kalitesiz ürünü, iyi hizmet edeni rahatlıkla değerlendirebilir. Aşındırıcı çok hassas bir ürün olduğundan kalitesiz ürünlerin yakın gelecekte piyasadan tamamen silineceğinden ve bu sektörde taşların yerine oturacağından eminiz.
Ortadoğu’da sekiz, on ülke içerisinde parmakla sayılacak kadar üretici var, onlarda performans açısından çok sağlıklı ürünler değil. Mecburen ithalat yoluyla çözüme gidiyor ihtiyaç sahipleri.
Avrupa’ya baktığımızda inanılmaz firmalarla karşılaşıyorsunuz, 100-150 yıllık gruplar, şirketler var, aşındırıcı sektörüne yön veren, yeni buluşlar yapan Ar-Ge’ leri inanılmaz boyutlarda olan firmalar görüyoruz.
Kullanıcılarımız merdiven altı ürünlere dikkat etmeli
SUBCONTURKEY: Pazarda gerek firmanız, gerekse sektör açısından yaşanan sıkıntılar neler? Bu sıkıntıların çözümüne yönelik sizlerin çözüm önerileri var mı?
Veysel Tekin Güçtekin: Kalitesiz merdiven altı üreticiler ve Ortadoğu malları piyasada bizi de zor durumda bırakmaktadır. Birçok merdiven altı firma taklit ürünlerle piyasada kendilerine yer aramakta. Ayrıca bu tip firmalar maliyetleri düşürmek için sigortasız ve çocuk yaşta işçilerle üretim yapmaktadır. Hatta kaçak işçi ile çalışanlar bile bulunmakta. Kurumsallaşmış firmaların haliyle maliyetleri yüksek olmaktadır. Üretimlerini nasıl ve hangi şartlarda yaptığını bilmediğimiz bu firmaların ürünlerini kullananlar istedikleri sonucu alamadıklarında çözüm için bizden yardım istemektedirler. Bu tür ürünleri kullanmak, maddi kaybın dışında operatörlerin can güvenliği açısından da risk taşımaktadır. Sektöre yeni atılan bu firmalar işletme zihniyetlerini değiştirmedikleri sürece yaptıkları işin hassasiyetini bilmeden işin sadece ucuza satarak bittiğini sanmaktadırlar. Aslında iş sattıktan sonra da devam etmektedir. Aşındırıcıda ki en büyük yük mühendislik hizmetlerindedir, müşteriyi iyi analiz etmelisiniz, tecrübenizi ve kalitenizi birleştirerek müşteri memnuniyetini sağlamalısınız.
Bunları yapmayanların müşterileri karşısında ne kadar aciz durumlara düştüklerini görmekteyiz. Ayrıca bu firmalar kayıt dışı çalışmakta ve ülke ekonomisine de yararları olacağına zararları olmaktadır. Çözüm olarak bu sektörün sıkı denetimlerle kontrol altına alınması gerekmektedir.
SUBCONTURKEY: Düşük enflasyon, düşük faiz gibi yeni ekonomi dönemi firmanız ve sektör açısından ne gibi değişim yarattı? Pazardaki hareketlerinizde hangi stratejileri zorunlu kıldı?
Veysel Tekin Güçtekin: Yıllardır yüksek enflasyon ile yaşamaya alışan milletimizin düşük enflasyona alışması kolay olmamakta. Ancak enflasyonun tek haneli olması bana kâğıt üstünde gibi gelmektedir. İlk akla gelen enerji fiyatlarında % 50’ye yakın bir artış olması. Avrupa ülkeleri arasında en pahalı enerjiyi Türk sanayicisi kullanmakta; bu durum bizim gibi yakıt tüketimi fazla olan firmaları maliyetler açısından zora sokmaktadır.
Enflasyon ile yaşadığımız yıllarda müşterilerimiz ellerinde stok tutardı. Enflasyon tek hanelere düştüğünde stok maliyetlerinin ne demek olduğunu satıcılar ve kullanıcılar o zaman anladı. Şimdi üreticinin stok tutmasını istemektedirler. Her zaman olduğu gibi iş yine üreticinin sırtına bindi.
SUBCONTURKEY: Sektörel gelişime yönelik açılımlar ve sektörün geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir?
Veysel Tekin Güçtekin: Üretim olmadan tüketim de olamaz. Sektörümüz bu açıdan şanslıdır, aşındırıcı sarf malzemesi olması nedeni ile her sektörün ihtiyaç duyduğu bir materyaldir. Dünyada en az üreticinin olduğu birkaç malzemeden biridir. Ekonominin iyi gittiği sanayimizin geliştiği süre içerisinde aşındırıcı sektörü sürekli genişleyecek bir yapıya sahiptir. Geleceğe yönelik diamont aşındırıcılar daha çok rağbet görecek gibi. Bizimde bu konuda bir takım çalışmalarımız var. Ayrıca kendini teknolojiye adapte eden, dünya aşındırıcı sektörünü yakından takip eden firmalar bu sektörde sürekli karlı çıkacaktır.