Fransa’da Türkoloji eğitimi alan bir genç kız pratiğini geliştirmek ve tatilini geçirmek üzere ülkemize gelir ve bir ailenin yanına konuk olur.İki ay kadar kaldıktan sonra dönüş zamanı gelir. Ev halkı misafirlerini uğurlamak üzere havaalanına götürürler ve kızcağız yolda sorar: ‘‘Ben Türkçe’yi çok iyi öğrendim ama bir şey dikkatimi çekti. Siz Türkler konuşurken bir kelimeyi söylüyorsunuz, aynı kelimenin başına M harfi koyup tekrar söylüyorsunuz.
Örneğin; Yemek - Memek , Saat - Maat gibi ...
Bunun anlamı ne? ’’Evin reisi hemen atılır ‘‘ Ha ! O önemli bir şey değil, onu Çocuklar - Mocuklar söyler.’’ ... Bu fıkrayı yazının başlığından esinlenerek yazdım.
Ülkenin gerçek gündeminde olması gereken olaylar, olgular hep hasıraltı ediliyor, tavsatılıp unutturuluyor. Ama sun’i Mündemler! yaratılıp toplumun dinamikleri, refleksleri törpülenip kişiliksiz, kültürsüz bireyler ordusu yaratılıyor.
Örneğin ben olsam; anamın, analarımızın yıllar önce taktığı bürükler, başörtüleri kimseye batmazken, şimdi bu Versace, Gucci,C.Dior türbanların nasıl bağlanacağını Anayasa maddesine taşıma yönteminin arkasında yatan pespayeliği ve biat etme şeklini sorgularım.
Ve ben o muhteremlere sorarım!
Milyonlarca dolar harcanıp nerdeyse çeyrek asırda bitirilen Bolu Dağı geçit tünelinde açıldığından bu yana yaşanan ölümlü trafik kazalarının sayısı ve nedenleri?
Avrupa’nın tüm ülkelerinde 250-300 km hızla giden trenler şehirleri birbirine bağlarken biz 70-80 km hızla giden trenleri bile yürütemeyip, ha bire devirmemizin nedenleri?
Bundan 40 yıl önce Anadolu’nun göbeğindeki bir ilçede 4 tane kapalı, 3 tane yazlık sinema, her hafta bir tiyatro grubu, konser izletileri, ebeveynlerin çocuklarına kültür-sanat ve sporla ilgili bir şeyler öğretmek için çabaladığı, o güzelim kasabanın şu an tek bir sineması, insanların bir arada eğleneceği,
yaşamın güzelliklerini paylaşacakları tek bir mekanları yok.
Sadece Cuma günleri dolan camiler ve adam adama işsiz güçsüz insanların doldurduğu kahvehaneler var ... Neden acaba?
Nereye gitti o güzelim insanlar?