BEYSAD-Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği,
Yönetim Kurulu Başkanı
Türk sanayisinin özellikle son on yılda yakalıdığı ivmede en başarılı sektörlerin birisi Beyaz Eşya ve buna bağlı olarakta Elektronik sektörü oldu ve Türkiye hiçbir sektörde olmadığı kadar Avrupada çok büyük Pazar paylarına ulaştı.
Ancak teknolojinin hızla gelişmesi ve Türkiye nin yetersiz finansman gücünden ve yeterli Ar-Ge yatırımlarının olmamasından dolayı maalesef özellikle televizyonda yakaladığımız Avrupa hakimiyetini son iki yılda önemli ölçüde kaybettik. Özellikle çok hızlı değişen ve gelişen LCD panel yatırımlarını yapamadığımız müddetçede kaçırdığımız bu treni yakalamamız artık çok mümkün gözükmüyor.
Ancak Beyaz Eşya da halen başarı öyküleri yazmak için birçok fırsatımızın olduğu kesin. Avrupada peşpeşe kapanan ve kapanmaya devam edecek fabrikaların doğuya kaymaya devam edeceği görülüyor. Türkiyede kurulu Beyaz Eşya fabrikalarının özellikle daha yeni olmaları nedeniyle Avrupa nın eski fabrikalarına karşı teknolojik üstünlükleri olduğunu görüyoruz. Bunun yanında şimdiye kadar avantaj olarak görülen bazı faktörler şuanda maalesef aleyhimize dönmüş durumda. Özellikle metal fiyatlarının inanılmaz artışı ve bu artışlarda Türkiye de Avrupa yla kıyaslandığında artışların daha fazla olması rakabet gücümüzü ve satış şansımızı azaltan çok önemli bir faktör. Bunun yanında son elektrik zammının maliyetler üzerindeki olumsuz etkisi de işimizi biraz daha zorlaştıracak gibi görülüyor.
Türkiye ekonomisinin düzelmesi ve ihracat-ithalat açığının kapatılması için katma değeri yüksek ürünler üretmekten başka çaremiz yok. Bunun içinde sektörel analizlerin yapılması ve teşvik sisteminden başlayarak sanayiyi ilgilendiren tüm yapısal reformların yeni baştan yapılmasından başka çare yok gözüküyor. Ülkeye pozitif etki eden sektörlerin başında Beyaz Eşya sektörümüz geliyorki bugün Avrupa nın %22 üretim payına sahip Beyaz Eşya sektörümüz için mevcut Pazar payını artıracak tedbirleri almak ve rekabet gücümüzü kaybettirecek her türlü olumsuz faktörden korumak zorundayız. Fabrikaların üretim teknolojisi, üretim verimliliği ve pazarın gereksinim duyduğu gelişmeleri takip bakımından hiçbir sorunları olmamasına rağmen ülkenin konjöktörel olumsuzluklarının etkisiyle gelebileceği çok daha iyi seviyelere gelmesi aslında ülkeye çok şeyler kaybettiriyor.
İç piyasanın daralması ve üretimlerin ihracat ağırlıklı çalışması esasen ülkeye döviz girdisi bakımından çok büyük katkı sağlıyorsada yabancı yatırımcının ülkeye yatırım yapmasında en büyük etkenlerden biride üretim yapılan ülkenin iç dinamizmi. Bugün Rusya ya yapılan yatırımların tamamı Rusya nın iç pazarına yönelik satış stratejilerine göre hesap ediliyor ve buna göre yatırımlar yapılıyor. Ama Türkiye gibi iç satışların düştüğü bir ortama yabancı sermaye gelmiyor ve bizim en büyük rakibimiz Polonya gibi Türkiye den daha Avrupalı ve daha istikrarlı bölgelere yatırım yapılması tercih ediliyor.
Özel sektör ülkenin kalkınması için elinden gelen herşeyi yapıyor ancak burada asıl görev siyasi erk e dayanıyor. Ülke stratejisinin doğru belirlenerek özel sektörün bu çabasına verilecek destekle ülke kalkınmasının sağlanması ve bunun sonucunda istihdamdan başlayarak tüm çözümlerin geleceğinin görülebilmesi bekleniyor..
Siyasi ortamın iyice gerildiği ve ülkenin geleceğinden endişe duyulan bir ortamın ekonomiye çok büyük zarar vereceğinin de hesabını iyi yapmamız gerekli.