Ülkemizde iş dünyasını kabaca iki ana gruba ayırabiliriz. Birinci gruba genelde çok uluslu şirketleri, ülkemizin önde gelen holdingleri ile bunlara bağlı profesyonel kadrolarca yönetilen şirketleri koyabiliriz. İkinci gruba ise daha çok KOBİ ölçeğinde yer alan, genelde aile şirketleri statüsünde kurulmuş ve yöneticileri aile üyelerinden oluşan şirketleri yerleştirebiliriz. İlk grup halihazırda yüksek lisans yapmış ve yabancı dil bilen profesyonelleri üst düzey yönetim kadrolarına getirmektedirler. İkinci grupta yer alan şirketler ise zamanla büyümelerine ve kurumsallaşmalarına paralel olarak yüksek lisans yapmış profesyonel yöneticilere geçiş yapacaklardır. Önümüzdeki yıllarda yüksek lisans öğrenimini tamamlayan profesyoneller üst yönetim kadrolarında yer bulma konusunda daha avantajlı konumda olacaklardır.
Yeni bin yıl ile birlikte özel sektörde yüksek lisanslı yöneticiler devrinin başladığını kabul edebiliriz. Elbette 2000li yıllar öncesinde de sınırlı sayıda da olsa yüksek lisanslı yöneticiler çeşitli kurumlarda görev yapıyorlardı. Ancak bu yöneticilerin çoğunluğu yurtdışında yüksek lisans öğrenimi görmüş kişilerden oluşuyordu. 1990 ve 2000li yıllarda Türk üniversitelerinin de benzer öğretim programları Türkiyede sunmaya başlamaları ile yüksek lisanlı yönetici sayısı ivme kazandı. Kariyerexecutive.net web sitesini ziyaret edenler, yönetici adaylarının istatistiklerine de ulaşabilirler. Nisan 2009 itibariyle sitenin veritabanına kabul edilen aday sayısı 30.000 kişiyi geçmiş. Krizin akut düzeye ulaştığı 2008 Sonbaharından Mayıs 2009 tarihine kadar yaklaşık 1.250 yönetici adayı daha veritabanına eklenmiş durumda… Yönetici adaylarından %27si yüksek lisans ve %3ü doktora derecesine sahipler. Bu istatistikten yola çıkarak ülkemizde kariyerinde yöneticilik hedefleyenlerin kabaca üçte birinin lisansüstü öğrenim gördüğünü söyleyebiliriz. Adayların büyük çoğunluğu devlet üniversitelerinden mezun ve 10 yılın üzerinde bir iş deneyimine sahipler. Mezun oldukları üniversitelere göre incelendiğinde ilk beşte ODTÜ, İstanbul Üniversitesi, İTÜ, Boğaziçi Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi göze çarpıyor. Yönetici adaylarının %21inin bayan olması beni gururlandırıyor. Umarım en kısa zamanda TBMMde ve diğer kamusal yönetimlerde benzer bir yüzdeye ulaşabilelim. Çağdaş Türkiyede bayanlara düşen rollerin artması gerekiyor.
Türkiyede üniversitelerin sayısının artması ve özel üniversitelerin açılmasıyla birlikte yüksek lisans öğrenimine talep artış göstermiştir. Daha önceki yıllarda sadece akademik kadrolar yetiştirmeyi amaçlayan programlar, 2000li yıllardan sonra ek olarak özel sektöre yönelik işletme yöneticiliği ve diğer alanlarda uzmanlık programlarına dönüşmüştür. Bugün gazetelerde ve web sitelerinde yer alan eleman aranıyor ilanlarını incelediğinizde, ticari pozisyonlar için işletme yüksek lisansı (MBA) yapmış olanların teknik pozisyonlar için mühendislik yüksek lisansı (MSc) yapmış olanların tercih edildiğini görüyoruz. Özel üniversitelerimiz talep doğrultusunda yüksek lisans programlarını çeşitlendirerek özel sektörün farklı alanlardaki ihtiyaçlarına özel yönetici yetiştirmeye başlamışlardır. Bu programların geçmişe göre avantajlı yanı hem işinize devam ederken hem de öğreniminizi tamamlama imkânı vermesidir. Böylece profesyoneller hem iş dünyasında tecrübe kazanırken hem de bilinçli olarak kariyerlerini ileriye taşıyacak eksik bilgilerini tamamlama fırsatına kavuşmuş oluyorlar.
Gelin biraz başka ülkelerdeki lisansüstü programlarda durum nedir diye bir göz atalım. Baruch ve Leeming (2001), İngilterede gerçekleştirdikleri MBA yapmanın katma değerleri –mezunların algılaması adlı araştırmalarında sanılanın aksine kesin olarak kanıtlanamamakla birlikte MBA mezunlarının sık sık iş değiştirmediklerini belirtiyorlar. Resesyon, pazardaki MBA mezunlarının sayısının çokluğu, şirketlerde MBA yapmanın artılarını fark edemeyen üst düzey yöneticilerin mevcudiyeti ve kişisel nedenlerden dolayı MBA mezunlarından dörtte birinden fazlası mevcut işlerine veya aynı seviyedeki diğer işlerde çalışmaya devam etmek zorunda kalıyorlarmış. Araştırmaya göre hızlı yükselenlerin sayısı ise %5i geçmiyormuş. Harvard gibi tanınmış iş okullarından mezun değilseniz yönetim basamakların yükselmek zaman alıyor deniliyor. Mezunların %50si kariyerlerinde ciddi bir ilerlemeyi değişik hızlarda da olsa gerçekleştirebiliyorlarmış. Bu biraz da onların kişisel çabaları ile paralel olarak gerçekleşiyormuş. Maalesef MBA mezunları da işsizlikten nasibini alabiliyorlarmış. Bu araştırmada işsizlerin oranı %4 olarak veriliyor ve İngiliz toplumundaki genel işsizlik oranın çok altında olduğu vurgulanıyor.
Mihail ve Elefterie 2005 yılında Yunanistanda gerçekleştirdikleri araştırmalarında MBA yapmanın mezunların becerilerine, işlerini korumalarına veya kolay iş bulmalarına (tercih edilirlik) ve işten elde ettikleri gelirlere pozitif etkileri olduğunu, kariyerlerinde ilerlemeye ise göreceli olarak daha orta düzeyde bir etkisi olduğu sonucuna varmışlar. Bu araştırmaya göre mezunların %80 mezuniyetlerinin sonrasındaki kariyerlerinde bir veya iki işveren değiştirebiliyorlarmış. Çok hızlı terfi edebilenler %3ün altında kalırken terfi edemeyen ya da çok yavaş terfi edenlerin oranı %30u buluyormuş. Mezunların gelir artışlarına bakıldığında çoğunluğun orta ve ortanın üzerinde ciddi bir gelir artışına ulaşabildiği belirtiliyor. Çok ciddi miktarda gelir artışı olduğunu belirtenler ise %19un altında kalıyormuş.
Yaz ayları ile birlikte ülkemizde üniversiteler yüksek lisans öğrencilerinin (müşterilerinin) kendilerini seçmeleri için yoğun kampanyalar yürütürler. Aday öğrenciler önce kendi seçtikleri programlara başvurularını yaparlar sonra da üniversitelerin istedikleri dil sınavı, mülakat, vs. ön şartları yerine getirmelerinin ardından programa kabul edilmeyi beklerler. Üniversitelerde en iyi öğrencileri kendi bünyelerine katarak programın başarısını ve seçkinliğini artırmaya çalışırlar.
Mayıs ayı içerisinde Türkiyenin seçkin üniversitelerinden bir tanesinin MBA programından mezun olan öğrencilerine ben de bir anket düzenledim. Bu ankette MBA yapmanın kendi kariyerlerine olan etkilerini anlamaya çalıştım. Bu yazımda sizlerle bu anketin sonuçlarını paylaşmak istiyorum. Bu öğrenim döneminde bu tip programlara başvurmayı planlayan profesyonellere faydalı olacağını düşünüyorum. Yüksek lisans yapmış yönetici adaylarını işe almak isteyen şirketlerin yetkililerinin de bu yazıyı okumalarında fayda olduğunu düşünüyorum. Sonuçlara geçmeden önce katılımcılar hakkında bazı bilgiler vermek istiyorum ki sonuçları değerlendirmeniz daha anlamlı olabilsin. Anketi 50nin üzerinde katılımcı yanıtladı. Katılımcıların %45i baylardan %55i bayanlardan oluşmaktadır ve %69u 30-39 yaş aralığında yer almaktadır. Anketi cevaplayan profesyonellerin yaklaşık yarısı geçmişte mühendislik eğitimi almış. İş tecrübeleri 5 ile 22 yıl arasında değişen katılımcıların ortalama iş tecrübesi 9,6 yıl olarak hesaplandı. MBA programından mezuniyetlerinden bu yana ortalama 3,5 yıl geçmiş olması, MBA programının etkilerini net olarak görmelerini engelleyebilecek bir faktör olarak öngörülebilir. Ayrıca yaşadığımız global kriz de mezunların kazanımlarını geciktirebilir. Katılımcıların %60ı orta düzey yönetici pozisyonlarında çalışırken üst düzey yöneticilerin oranı %11 olarak göze çarpıyor. Yine MBA programından mezun olan profesyonellerin yaklaşık %60ı satış, pazarlama, iş geliştirme, muhasebe, kontrol ve finans gibi ticari bölümlerde halen görev yapmaktalar.
Ankette yer alan sorular:
1- MBA yapmak, yönetsel yetenek ve yetkinliklerimin gelişmesine çok olumlu katkıda bulundu. (Yönetsel Yetenekler)
2- MBA sayesinde, işimin içeriği zenginleşti, sorumluluklarım ve iş tatminim çok daha arttı. (İş Tatmini)
3- MBA programına katılmak, ticari yeteneklerimi beklediğim üzerinde geliştirdi. (Ticari Yetenekler)
4- MBA yapmak, işimi korumamda veya daha iyi şartlarda iş bulmamda beni rakiplerime göre çok daha avantajlı duruma getirdi. (İş Bulabilirlik)
5- MBA programına katılmak, insanlar arası ilişkilerimde ve etkileşimlerimde beni daha üst seviyelere taşıdı. (İnsan İlişkileri)
6- MBA sayesinde, iş hayatında üst seviyelere tırmanabildiğime ve çok daha hızlı terfi ettirildiğime inanıyorum. (İşte Terfi)
7- MBA programına katılmakla, iş dünyası hakkında olan bilgi ve algılamam çok değişti. (İş Dünyası Bilgisi)
8- MBAye katılmam sayesinde, kişisel performansım öncesine kıyasla ciddi artış gösterdi. (Kişisel Performans)
9- MBA sayesinde, iş hayatından elde ettiğim kişisel gelir artışım, iyi ki bu yatırımı kendime yapmışım dedirtiyor. (Gelir Artışı)
10- MBA programı sayesinde, gerekli liderlik yeteneklerini layıkıyla kazandığıma inanıyorum. (Liderlik Yetenekleri)
11- MBA yapmak, profesyonel kariyerimi çok olumlu etkiledi. (Kariyere Pozitif Etki)

Ankete katılan profesyoneller, iş dünyası hakkındaki genel bilgilerinin MBA sayesinde arttığını net bir şekilde kabul ettikleri görülüyor. Yönetsel yeteneklerinin geliştiğini kabul eden katılımcılar, ticari ve liderlik yeteneklerinin beklentileri doğrultusunda arttıramadıklarını bu sonuçlarla dile getiriyorlar. MBAin profesyonel kariyerlerini pozitif etkileyeceği inancını taşıyan katılımcılar hızlı terfi ve gelir artışının bizim ülkemizde de kolay olmadığını onaylıyorlar.
Sonuç
Lisansüstü eğitim yapmak profesyonellere farklı katkılar sağlayabiliyor. Yöneticilik basamaklarını hızlı tırmanmak veya kişisel gelirinizi hızla artırmak öncelikli hedefiniz ise böylesi bir programa katılmak kısa vade de sizde hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak kişisel olarak hedeflerinize ulaşmanın verdiği tatmini yaşamak ve becerilerinizi artırmayı arzuluyorsanız doğru yolda ilerliyorsunuz. Unutmayın her türlü eğitim ve öğretim birer araçtır amaç değil! Siz bu araçları doğru amaçlar için kullanırsanız meyvelerinden faydalanabilirsiniz.
Kurumsal Eğitimlere Başlıyorum
Değerli profesyoneller, 2009 yılı başından bu yana makalelerim vasıtasıyla sizlere, iş dünyasında faydalı olabilecek düşüncelerimi iletmeye çalışıyorum. Sizlerin destekleri ile Ağustos 2009dan itibaren bilgi ve tecrübe birikimlerimi, daha faydalı olabileceğime inandığım kurumsal eğitimler vermek suretiyle hizmetinize sunuyorum. Arzu eden şirketlere aşağıdaki konularda eğitimler verebilirim. Eğitim ihtiyaçlarınızı yukarıda yer alan e-mail adresime bildirebilirsiniz. İyi çalışmalar…
• İSG, ISO 9001, TS16949, ISO 14001, OHSAS 18001, Sosyal Uygunluk
• Üretim ve Operasyon Yönetimi
• Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi
• Tedarik Zinciri Yönetimi
• Süreç Yönetimi ve Hedeflerle Yönetim
• Satış ve Müşteri İlişkileri Yönetimi
• Toplam Kalite Yönetimi
• İşletmelerde Sahtekarlığın Önlenmesi (SOX)