Alpplas Endüstriyel Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürü Tufan Öney, hem plastikte hem de elektronik alanında çözümler sunan tek firma olduklarını krizde Bolu ve İstanbul fabrikalarına yeni yatırımlar yaparak rekabet kabiliyetlerini arttırdıklarını belirtti.
SUBCONTURKEY: Tufan Bey öncelikle sizi okurlarımıza tanıtabilir miyiz?
Tufan Öney: 1975 doğumluyum. Lisansımı finans üzerine yaptıktan sonra işletme alanında yüksek lisans yaptım. İngilizce ve Fransızca biliyorum. Çalışma hayatıma 1998 yılında Konica firmasında başladım, yabancı şirketlerde de çalıştıktan sonra 2005 yılında Alpplas ailesine finanstan sorumlu yönetici olarak katıldım, 2007 yılının sonundan itibaren de genel müdürlük görevi yapmaktayım.
SUBCONTURKEY: Alpplas ın kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?
Tufan Öney: Alpplas, 1987 yılında kurulmuş bir şirket. 22 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürüyor. Ağırlıklı olarak beyaz eşya sektörüne plastik yan sanayi olarak çalışıyoruz. Alpplas ın yardımcı sanayi olarak ülkemizin ve dünyanın önde gelen firmaları ile çalışmaktadır.
Türkiye de plastik alanında faaliyet gösteren çok firma var. Biz komple çözüm sunabilen az sayıdaki firmalardan biriyiz. Müşteri bize geldiği zaman işin tasarımından kalıp yapımına, kalıp yapımından montaja hazır haline kadar komple çözümler sunuyoruz. Beyaz eşyada artık iş sadece plastik yapmakla kalmıyor, iş artık daha kompleks hale gelmeye başladı. Müşteriler daha çok boyanmış, montajı yapılmış komple çözümler istiyor. Dolayısıyla biz, tasarım veya fikir halinde bize gelen bir projeyi müşterimiz ile beraber geliştirip kalıp aşamasından bitmiş parçaya kadar entegre çözüm sunuyoruz.
Gaz enjeksiyon teknolojisini Türkiye ye ilk Alpplas getirdi
Bünyemizde kalıphanemiz ve laboratuarımız mevcut, Ar-Ge çalışmalarımız var. Sektörde öncü olduğumuz konular var. Plastikte gaz enjeksiyon teknolojisini Türkiye ye ilk biz getirdik, uygulamasını yapan ilk firmayız. Bu konuda çok profesyonel bilgiye sahibiz. Yine kalıp konusunda çok çok iyiyiz. Amacımız kalıp yapıp satmak değil. Biz üretimi bizde olmayan kalıpları imal etmiyoruz. Eğer ki müşteri bunu komple bir çözüm adı altında istiyorsa, o zaman kalıbını da biz yapıyoruz, parçayı da biz üretiyoruz. Yani dışarıya kalıp yapıp para kazanmak gibi bir amacımız yok. Biz çözüm sunuyoruz. Kalıptaki tüm konsantrasyonumuz mevcut müşterilerimizin projelerini desteklemedir. Bizim şöyle bir özelliğimiz var, bize kolay iş gelmiyor. Müşterilerimiz genelde diğer firmaların zorlandıkları, yapamadıkları, çözüm üretemedikleri noktalarda bizim kapımızı çalıyorlar ve biz o konularda kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Beyaz eşyada iki bin değişik parça üretiyoruz
İşimizin %50 sinden fazlası plastik sonrası ikinci, üçüncü bir işleme tabi tutulur. Örneğin bulaşık makinesinin ön panosu; ön panonun plastiği yapılır, boyanır, yazı kısmı yapılır, montajı vardır ve üzerine paslanmaz yapıştırılır. Bunun dışında çok adetli fırın düğmeleri yapıyoruz. Bu konuda Türkiye deki en iyi firmayız, Avrupa da da sayılı birkaç firmadan biriyiz. Çok basit gibi görünür ama düğmenin çok ciddi teknik detayları vardır. Düğmede gruplamalı, boyamalı parçadır. Değişik buzdolabı parçaları gibi ürünler üretiyoruz. Buzdolabı, bulaşık makinası ve fırın olmak üzere görünen ve görünmeyen birçok parçasını yapıyoruz. Beyaz eşyada iki bine yakın değişik parça üretiyoruz.
Plastik fabrikamız Bolu da, 26.000 metrekare alan üzerinde 6.000 metrekare kapalı alanda kurulu. Bizim gelişmemizde büyük fayda sağlayan, bu noktalara gelmemizde önemli katkıları olan Arçelik Fırın İşletmesi orada olduğu için Bolu yu seçtik ve güzelde bir lokasyon oldu.
Ciddi bir makine parkurumuz var. Plastik alanında, çevre, iş güvenliği ve kalite yönetim sertifikalarını aynı anda alan ilk firmayız.
Plastik ve elektronik ürünleri aynı çatı altında sunabilen tek firmayız
Ayrıca, İstanbul Beylikdüzü Mermerciler Sanayi Sitesinde kendi binamız olan ve 14 bin metrekare alan üzerinde kurulu elektronik fabrikamız var. 2004 yılında Arçelik ve Grundig televizyonlarına elektronik kart imal etmeye başladık. Plastik parçalara göre bizim için yeni bir iş. İşlerimizi geliştirerek şuanda farklı alanlarda farklı firmalara, otomotiv dahil olmak üzere baskı devre kartları imal ediyoruz. Çok ciddi bir yatırımımız var ve şuanda alanında Türkiye de ender sayılabilecek firmalardan biri olduk. Özellikle kalite konusunda ISO/TS 16949 otomotiv belgelendirmesine sahip olan birkaç firmadan biri. Dolayısıyla bu ikisini birleştirdiğimiz zaman şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Beyaz eşyayı baz alacak olursak günümüzde plastik ve elektronik ayrılmaz bir parça. Bugün el süpürgesi, blender, bulaşık makinesi, buzdolabı ve daha birçok elektrikli ev aletlerinde hem plastik var hem elektronik. Ve elektronikler gittikçe komplike hale geliyor, enerji tasarrufundan ve yeni özellikler kazandırıldığından dolayı bu ürünlerde ciddi anlamda elektronik kart var. Biz bu alanda plastik ve elektronik ürünleri aynı çatı altında sunabilen tek firmayız. Bu bizim için çok ciddi bir avantaj. Müşteri içinde avantaj, çünkü ana sanayiler, üreticiler mümkün olduğu kadar işin alt montaj kısımlarıyla vakit kaybetmek istemiyorlar. Bu yönde bir talep var. Ana sanayi gittikçe artık Ar-Ge ye, satışa ve üretimde yalın üretim teknolojilerine kaymak istiyorlar. Müşterilerimize çok ciddi bir teknolojik altyapıyla beraber elektronik alanda da çözüm sunuyoruz.
Alpplas ı diğer firmalardan ayıran özellikler
1. Plastik alanında çok ciddi bir tecrübeye sahibiz ve komple çözümler sunuyoruz
2. Elektronik alanında yatırımımız ve tecrübemiz var
3. İkisini aynı anda sunabilen tek firmayız
4. Krizden yeni yatırımlarla güçlenerek çıktık
SUBCONTURKEY: Cirosal bazda 2008 yılı ile 2009 yılını karşılaştırabilir misiniz?
Tufan Öney: Büyük bir ihtimalle 2009 yılını 2008 yılının biraz üzerinde kapatacağız. Bunun en önemli nedeni ise ilave işlerin devreye girmesi. 2008 yılındaki mevcut işlerimize baktığımızda tabiî ki 2009 yılında adetler düştü ama yeni birtakım ilave işlerle ciroyu 2008 in üzerinde tutmayı başardık. Dolayısıyla krizin etkilerini azaltmış olduk.
Krizde yeni yatırımlar yaptık
SUBCONTURKEY: Krizde nasıl bir strateji izlediniz? Yeni yatırımlarınız oldu mu?
Tufan Öney: Krizin etkilerini azaltırken biz biraz daha farklı bir taktik izledik. Eyvah kriz var deyip karalar bağlamadık. Önce profesyonel bir kriz komitesi oluşturduk. Bu kriz komitesinde mevcut durumu değerlendirdik ve buna göre yapmamız gerekenleri belirledik. Bu çerçevede her firma gibi bir takım maliyetleri kısma yoluna gittik ama ciddi anlamda işçi çıkarmasına gitmedik. Mümkün olduğu kadar işçileri destekleme yolunu seçtik. Çünkü yaptığımız iş gereği onların bilgi birikimi bizim en büyük varlığımız. Dolayısıyla eleman konusunda tasarrufa gitmedik ama tüm maliyetlerimizi gözden geçirdik, iş akışlarımızı gözden geçirdik ve buradan birtakım tasarruflar sağladık. En büyük tasarrufunda yeni yatırım olacağını düşündük. 2008 ve 2009 yılında çok ciddi yeni yatırımlar yaptık. Gelişmekte olan bir şirketseniz, hedefleriniz varsa sürekli yatırım yapmak zorundasınız. Çünkü yatırım yapmadığınız zaman rakiplerinizin gerisinde kalırsınız. Bizde bu noktadan hareketle yatırım yapmanın en iyi zamanı kriz zamanıdır diyerek ilave bir bina inşaatı ve makine yatırımı gerçekleştirdik.
İnşaatımızı normal piyasa koşullarına göre %35 daha ucuza mal ettik.
Krizde maliyetleri kısmak gerekir ama operasyonel maliyetleri kısmak gerekir. Eğer ki imkanınız ve gereklilik var ise yatırımları krizde yapmak lazım.
Finansal durum bizim için çok önemli. Global firmalar sipariş verirken önce finansal raporları istiyorlar. Kredi değerlendirmeni kim yapıyor diye soruyorlar. Tüm kayıtlarımız bağımsız denetim kuruluşu tarafından denetlenmekte ve tastik edilmektedir. Bir şirketin teknik kabiliyeti, makine parkuru çok önemli ama finansal yapısının kuvvetli olması daha da önemlidir. Özellikle Avrupa da faaliyet göstermek isteyen Türk yan sanayiciler için bu konu çok önemli.
Yeni boyama tesisimiz yakında faaliyete girecek
Son zamanlardaki yatırımlarımızın büyük bir çoğunluğu plastik tarafında ve Bolu da oldu. Bolu da plastik fabrikasının dışında çok modern, günümüzdeki mevcut teknolojileri tam anlamıyla kullanan bir boyama tesisi kurduk. Şuanda yatırım bitmek üzere. 30 Ocak ta tamamen faaliyete girecek. Boyama alanında örnek bir tesis olacak.
SUBCONTURKEY: 2010 yılı hedefleriniz nelerdir?
Tufan Öney: 2010 yılında mevcut işlerimizi daha da iyileştirmeyi bekliyoruz. Ayrıca takip ettiğimiz yeni projelerimizin bir kısmının olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Plastik tarafında yüzde 10 luk bir atış hedefliyoruz. Elektronik konusunda ise yatırımlarımızdan dolayı 2010 yılında yüzde 50-60 lık bir artış bekliyoruz. Özellikle beyaz eşya yanında elektronikte otomotivinde yer alacağını düşünüyoruz. Tek bir alana konsantre olmak yerine çözüm odaklı olmak ve işinizi iyi yapmanız çok önemli faktörler.