SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   17 Ocak 2020, Cuma

Aralik 2009 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 68

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.busworldturkey.org


https://www.kalitefuari.com/




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

Uğur Özgöker
AREL Üniversitesi uozgoker@gmail.com;ugurozgoker@arel.edu.tr


AB TROYKASI-TÜRKİYE TOPLANTISINDA GİZLİ KIBRIS GÜNDEMİ VE KKTCNİN 26. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ


Her sene 15 Kasım yaklaşırken acaba bu sene KKTC nin kuruluşunun son Cumhuriyet Balosuna mı katılıyoruz diye endişe etmekteyiz. İstanbulda yaşayan Kıbrıs lı Türkler olarak 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı nın yıldönümünde; yöneticisi olduğum ve Babamın yeğeninin de dahil olduğu küçük bir grup İstanbulda yaşayan Kıbrıslı Türk öğrenci tarafından 1946 yılında İstanbulda kurulan ve 2 sene sonra merkezini Ankaraya taşıyan KIBRIS TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ İstanbul Şubesinin organizasyonu ile  bilimsel toplantı ve resepsiyonla Zafer Bayramımızı kutlamaktayız. Kıbrıs Türk Federe Devletinin 15 Kasım 1983 te bağımsızlığını ilan ederek özgür ve egemen bir devlet olmasının yıldönümü de KKTC İstanbul Başkonsolosluğu tarafından da her sene sergi, toplantı ve resepsiyonla Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Türk Milleti tarihte 16 Devlet kurmuş ve içerdeki işbirlikçilerinin ihanetiyle düşmanları tarafından bu devletleri yıkılmıştır. Türkiye Cumhuriyetinden sonra 18. Türk Cumhuriyeti olarak 1983 te kurulan KKTC ise Nisan 2004 yılında adanın iki tarafında yapılan Annan Planı referandumu ile düşmanları tarafından değil ilk kez Türk Milletinin bizzat kendi elleriyle yıkılması planı sinsice uygulanmıştır. Kıbrıslı Türkler üzerine gerek Türk Hükümeti gerek AB ülkeleri büyük bir psikolojik baskı uygulamışlardır. Kıbrıs lı Türkler eğer referanduma hayır derseniz bedelini çok ağır ödersiniz diye tehdit edilmişlerdir. Kıbrıslı Türkler in Annan Planına evet demekle ABye girecekleri, çocuklarına AB ülkelerinde burslu yüksek öğretim imkanı sağlanacağı, ABden büyük çapta hibe mali yardım sağlanacağı, vizesiz olarak bütün Avrupa ülkelerine serbestçe girip yerleşme, eğitim görme ve iş kurma haklarına sahip olacakları, izolasyon ve ambargoların kalkacağı yalanları söylenmiştir. Türk tarafı evet der de Rum tarafı hayır der ise Rumların cezalandırılacağı, ABye girişlerinin zorlaşacağı, Türk tarafına doğrudan ticaret tüzüğünün yürürlüğe konularak Ercan Havaalanı ile Girne ve Gazi Mağusa limanlarına direkt uçak ve gemi seferlerinin başlayacağı, KKTC için Mali İşbirliği Tüzüğünün işleme konularak, adanın kuzeyindeki eğitim, yol, su, elektrik gibi altyapı yatırımlarının AB hibe fonları ile yapılacağı ve Kıbrıs Türk halkına haksız ve adaletsiz bir şekilde yıllardır uygulanan izolasyon ve ambargoların kalkacağı vaadinde bulunulmuştur.

Ancak 24 Nisan 2004 de adanın iki tarafında yapılan referandumda KKTCyi lağvedecek ve 18. Türk devletini bizzat Türklerin elleriyle yıkacak Annan Planına Türk tarafında Kıbrıs Türk halkı üzerine uygulanan psikolojik harp metotları ve verilen yalan vaatler sonucu % 65 evet oyu çıkmış ancak Yüce Allahın bir lütfu olarak Rumlar 1919 da yaptıkları hatayı tekrarlayarak % 80 e varan bir oy oranıyla Annan Planına hayır demişlerdir. Bu sonuca rağmen referandumdan sadece 1 hafta sonra Rum tarafı gasp ettiği Kıbrıs Cumhuriyeti sahte hüviyeti ile hiçbir zorluk çıkarılmadan ABye tam üye olarak alınmış, buna karşılık Türk tarafına verilen hiçbir söz ve vaat yerine getirilmemiş aksine ambargo ve izolasyonlar aynen sürdüğü gibi daha da kötü olarak 2003ten itibaren Kıbrıslı Türklere yönelik olarak başlaması gereken AB Hibe Mali Yardımları bu kez AB üyesi olarak karar merciinde yer alan sahte Kıbrıs Rum Devleti vetosuna maruz kalmıştır. Ayrıca Türkiyenin AB üyeliği konusunda da nihai karar hakkı veto yetkisine sahip olduğu için Kıbrıs lı Rumların insafına terk edilmiştir.

Bütün bu olumsuz durumların üzerine Türkiye, AB ile 1995 tarihinde yapmış olduğu GB  ( Gümrük Birliği ) Anlaşmasına Ek Protokolü 3 Temmuz 2005te imzalamış ve 15 AB ülkesi ile yapmış olduğu GB yi ( Gümrük Birliğini )  aralarında Kıbrıs da olan yeni 10 üye ülkeye teşmil etme yükümlülüğünü üstlenerek zımnen sahte Kıbrıs Rum Devletini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımış ve havaalanları ve limanlarını Kıbrıs Rumlarına açmayı taahüt etmiştir. Aralık 2006 ya kadar iç politika endişeleriyle Türkiye bu taahüdünü yerine getiremeyince AB Konseyi Türkiye ile 35 başlık altında süren üyelik müzakerelerinde doğrudan GB ile ilgili 8 başlığın EK PROTOKOL Türkiye tarafından yürürlüğe konuluncaya kadar açılmamasına ve açılmış olan ve açılacak diğer başlıkların da kapatılmamasına oy birliği ile karar vermiştir. Ayrıca Aralık 2006daki AB Konseyinde Türkiyeye 2009 yılı Aralık ayına kadar mühlet verilmiş ve bu sürede Türkiye liman ve havaalanlarını Kıbrıs Rum tarafına açmazsa Müzakerelerin tamamen askıya alınabileceği kararlaştırmıştır.

İşte 2009 Aralık ayına geldik. Hem KKTC hem Türkiye açısından en kritik dönemece girdik. Geçen ay KKTC nin 26. Kuruluş yıldönümü törenlerine katılmak üzere 15 Kasım haftası KKTC Başbakanı Mağusa lı hemşehrim Sayın Dr. Derviş EROĞLUnun daveti üzerine 35 Ekonomi Muhabiriyle birlikte adayı ziyaret ettik durumu yerinde inceleme olanağı bulduk. Cumhurbaşkanı, bütün Hükümet üyeleri ile Ticaret ve Sanayi Odası ve YAGA Başkanları ile toplantılar yaptık, halkla konuştuk. Tespitlerimiz şu doğrultudadır. Öncelikle Nisan 2010 KKTC de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacaktır. Son anda Kıbrıs Rum lideri Hıristofyas büyük bir manevra yapıp taviz vermez ise şimdiki Cumhurbaşkanı Mehmet Ali TALAT ın seçim şansı hiç yoktur ve büyük bir olasılıkla şimdiki Başbakan Sayın Dr. Derviş EROĞLU Mayıs 2010 da KKTCnin 3. Cumhurbaşkanı olarak yemin edip göreve başlayacaktır. 2. tespitimiz ise halkın çok büyük bir bölümü 2004 yılında AB ülkeleri tarafından aldatıldıklarını, kendilerine yalan söylendiğini, Türkiyenin de evet demeleri için kendilerine baskı yaptığı için evet dediklerini bir referandum daha yapılırsa % 80 oy oranıyla Kıbrıs Türkler tarafından reddedileceğini ifade etmişlerdir.

Bu dönemde Türkiye tarafında da hızlı bir gelişme olmaktadır. Pek de beklenmedik bir şekilde Kasım sonunda AB Troykası ile Türkiye arasında İstanbulda 2 gün süren yoğun toplantılar yapılmıştır. Toplantıya AB ile ilişkilerden sorumlu Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Sayın Egemen BAĞIŞ ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU da katılmışlardır. Medyaya yansıdığı haliyle Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu AB li muhataplarına İran, Irak ve Suriye ile olan yeni ve yakın ilişkiler, Ermenistanla sınır kapısının açılmasına yönelik anlaşma ve komşularımızla sıfır sorun olarak adlandırılan Yeni Türk Dış Politikası hakkında bilgi vermiştir. Ancak toplantının basına yansımayan gizli gündeminde ise Türkiyenin Ek Protokolü yürürlüğe koyarak Kıbrıs Rum kesimine liman ve havaalanlarını açacağı ve GB yi Kıbrıs Cumhuriyeti sahte adını kullanan Kıbrıs Rum kesimine teşmil edeceği tavizini verdiği etkili çevreler tarafından dile getirilmektedir.

Küresel iktisadi krizin ekonomimiz üzerine yaptığı tahribat sürerken, Hükümetimizin Kürt açılımı, Ermeni açılımı gibi Türkiyenin iç politikasını hızla büyük bir kaosa sürükleyen politikalarına ek olarak bir de Türk Milleti için çok hassas bir konu olan ve hemen hemen bütün üst düzey asker ve güvenlik/istihbarat personelinin şerefli devlet hizmetlerinin bir döneminde etkin olarak vazife yaptıkları Kıbrıs konusunda; Kıbrıs açılımı adı altında yeni bir taviz politikasını yürürlüğe koyması zaten çok hassas olan iç politikayı telafisi mümkün olmayacak şekilde daha da kırılgan bir ortama sürükleyebilecektir. Aralık ortasında yapılacak AB Konseyi toplantısında da Türkiye ile üyelik müzakerelerinin askıya alınması kararının çıkması mümkün gözükmemektedir. AB uzun vadeye yayarak Türkiyeyi sürekli oyalayıp yeni tavizler kopardığı müzakere sürecini askıya alıp Türkiyeyi tamamen kaybetmeyi kesinlikle göze alamaz. Zaten Ekim başında AB Komisyonu tarafından yayınlanan Türkiye yıllık ilerleme raporunda da böyle bir hüküm öngörülmemiştir. Hükümetimizin yeni bir taviz vermesine hiç gerek yoktur. Bu konuda; Türkiye Hükümeti adına KKTC 26. Kuruluş yıldönümü törenlerine katılan Kıbrısla ilişkilerden sorumlu Devlet Bakanımız ve Başbakan Yardımcımız Sayın Cemil ÇİÇEK in Lefkoşe deki törende belirttiği bizim önümüze ya Kıbrıs ya AB diye bir şart sürülürse biz Kıbrıs ı tercih ederiz ifadesi en büyük güvencemizdir.

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.istexpo.com/midest-paris.html

http://www.sektorel.com/sektor-haberleri/beyaz-esya/beyaz-esya-ana-ve-yan-sanayi-fuari-hefi-mart-2020de-2-kez-yapilacak




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi