Herkese koca bir merhaba, bu dergi elinize ulaştığında Kurban Bayramı geçmiş olabilir, ben geçmiş ya da gelecek bayramınızı bu satırlardan kutlamak istedim. Eminim yine bu yılda medyaya vahşet olarak yansıyan birçok görüntü olmuştur. Acemi kasapların kendilerini kesmelerinden başlayıp, kaçan boğalar, yasak yerde kesimler ve kan gölüne dönen caddeler herhalde yine değişmeyen manzaralardandır. Ben birkaç yıldır takip ediyorum, bu manzaraların gitmesine ve modern kesim görüntülerinin gelmesine, çok az kaldı…
Bayram sonrası kısa bir sürede ekonominin hızlanması ve işlerin açılmasını bekliyoruz, herkes kendi sektörüne göre büyük bir çaba içinde, devlet büyüklerimiz TV-lere çıkıp, bu olumsuz havadan çıkıp güneşli günlerin gelmesine , çok az kaldı… diyor.
Hayatımızdaki birçok şeyin düşündüğümüz gibi gitmesi için yaptığımız çabaları ne kadar arttırırsak artıralım, hep o istediğimiz sonuca varabilmek için , çok az kaldı… sözünü söylüyoruz.
Herhalde hayatların bittiği ve başladığı, şirketlerin kurulup, gelişip ve sonlandığı her dönemde kişilerin en çok arkasına sığındıkları konu galiba, çok az kaldı… sözü ile açıklanıyor.
Peki neden , çok az kaldı… demek zorunda kalıyoruz?
Ne yaparsak ondan kurtuluruz? (kurtulmak istersek!)
1- Biz işlerimizi genelde sonuçlandırmak üzere, işe başlamayız. Hatta bitirmemek bizi rahatsız etmez. Bu nedenle hep biraz daha kalması işimize gelir.
2- Sonuçlandırmak istesek de acaba daha iyi olur muydu? gibi bir düşünce yani mükemmeliyetçiliğimiz, bizi bitirmemeye zorlar.
3- Bizde bir türlü, birçok şey bitmek bilmez. O beklenen müthiş final gelemediğinden, bekleyenlere söylenecek en güzel söz gibi gelir…
Kurtulmak için:
1- Başladığımız her işe daha başlamadan önce bir bitirme planı da yapmamız gerekir.
2- Yapılan plana uygun olarak prosedürü gerçekleştirirsek sonuçta plana uygun mutlaka gelir.
3- Mükemmellik hastalığından kurtulup, vasat ya da iyinin de işe yarayabileceğini düşünmek gerekir.
4- Başlamak kadar bitirmenin de ne kadar önemli olduğunu düşünüp ona göre çalışırsak.
5- En önemlisi hak edişleri eğer bitirmeden ödeyen bir sistem varsa bunun bitirdiği taktirde tamamının verilmemesi sağlanarak da çok az kaldı hastalığından kurtulmak sağlanır.
Ama yapamayacağımız bir şey vardır ki; O da hayatın gerçeği olarak zamana yönelik kullandığımız çok az kaldı… sözüdür. Ne yaparsak yapalım, Yılbaşının gelmesi konusunda söylenecek tek bir söz vardır o da; çok az kaldı…-dır.
Bu sayı da buraya kadar, bana her türlü konuda yazabilirsiniz.
Şimdilik hoşçakalın.
Satış Kumar Değildir
Profesyonel Destek gerekir