SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   12 Aralık 2019, Perşembe

Aralik 2009 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 68

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.busworldturkey.org


https://www.kalitefuari.com/




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

Ali Rıza Büyükuslu
arbuyukuslu@yahoo.com.tr


Küresel Ekonomik Dengesizlik ve Belirsizlik Ortamında Korumacılığın Önlenemez Yükselişi


Yılın son çeyreğine girerken global düzeyde açıklanan makro datalar karışık bir görüntü verdi. Bir taraftan ileriye yönelik toparlanma emareleri ve beklentileri piyasalara olumlu destek verirken, diğer taraftan sanayi üretimi beklentilerinde sapmalar gözlemlendi. ABD Merkez Bankası Fed Başkanı Ben Bernanke nin resesyonun büyük olasılıkla son bulduğunu belirtmesi piyasalara olumlu yansırken, ekonominin toparlanma sürecinin daha uzun vadade gerçekleşeceğinin altını çizmesi olumlu havaya geçişin fırtına sonrası parçalı bulutlu bir ortamda oluşacağını gösterdi.

G-20 zirvesi sonrasında da küresel ekonomik krize karşı alınan önlemlerin ve mücadelenin global bazda bir istikrarı henüz sağlayamadığı, dengesizlik ve belirsizliğin devam ettiği yönünde resmi açıklamalar yapıldı. Global gelişmelerden çok da soyutlayamayacağımız ekonomimiz 2009 u -%6 küçülme, GSYİH yılın ikinci çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre %7 gerileme, sanayi üretimi bir önceki yıla göre %17.2 gerileme, kapasite kullanım oranlarında %30-40 lara varan düşüşler, ağustos ayı itibariyle toplam ihraacatta yıllık bazda %29.1 azalma ve daha önce 2009 bütçesinde 10.4 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığı 62.8 milyar TL ye çıkma ve %13 e yükselen işsizlik oranları hasarları ile atlatmış durumdayız.

Esasında geçmiş krizlerle bağışıklık kazanan toplumsal yapımız, konuyla ilgili psikolojik algımız, bankacılık sektöründe kazandığımız tecrübeler ve nispeten güçlü finans yapımız ve regülasyonlarımız ile birlikte gayrimenkule dayalı bir çöküş hikayemizin olmaması Türkiye yi global krizin çıkış, gelişme ve etkileme yönünde farklı konumlanmasına neden olsa da sonuçlarından müzdarip olma boyutuyla çözüm üretme yönünde benzerleştirmektedir. Nitekim para poltikasında merkez bankamızın ekonomideki belirsizlik ve toparlanmaya paralel faiz indirimlerine devam etmesi bunun en iyi göstergesidir.

Dünyada ve Türkiye deki bazı kötümser iktisatçı yada konuyla ilgili kendisinde fikir beyan etme yetkisini bulan yorumcuların aksine ben de 2010 ve sonrasının gerek global krizden kurtulma gerekse daha iyi ekonomik performansların sergilenmesi boyutuyla Türkiye nin önünün açık olduğunu düşünenlerdenim. Ancak ve elbette bunun gerçekleşmesi için ekonomi yönetiminin iyi niyetle yaptığı çalışmaların ve aldığı önlemlerin üzerine ciddi yeni ekonomik leme, büyüme, sanayi üretimini geliştirme ve özellikle istihdamı artırma boyutuyla yeniden tanımlanmış yapısal dönüşüm strateji ve politikalara ihtiyaç vardır.


Yeni dünya düzeninine uygun ekonomi yönetimi göstermek ve stratejik tercihlerde bulunmak zorundayız. Bunları özetlersek:

1) Ülke ekonomisinin Türkiye nin iç ve dış politika ve hesaplaşmalarından bağımsız ve etlilenmeyeceği güven ortamının sağlanması, yabancı yatırımcının ürkütülmemesi, yerli yatırımcının yeniden iç yatırıma yönelik motive edilmesi gerekmektedir.

2) Orta ve uzun vadeli ekonomi programları, IMF, AB müzakere süreci, bölgede etkin dış politika, çok kutuplu ve çok boyutlu dışa dönük anlaşma ve ilişkilerle birden fazla ekonomi çıpaları oluşturulmalıdır.

3)  Devlet destekli neo-Keynesyen politikalara geçerek özellikle Türkiye nin az gelişmiş  bölgelerinde kamu sermayeli, kamu-özel sektör ortaklı yada destekli kitlesel üretim ve istihdama dayalı işletmelerin kurularak,  yükselen yeni sektörlerde yada yeniden tanımlanmış iş kollarında faaliyete geçirilmelidir (post-modern yeniden formatlanmış KİT benzeri oluşumlarla bölgesel ve spesifik yeni iş alanlarında her halukarda büyük sermaye birikimi isteyen yatırımlarda, örneğin altyapı, enerji, maden, savunma, tarım ve hayvancılığa dayalı üretim tesisleri, yüksek teknoloji, ulaşım gibi projelerle yeni endüstriyel bölgeler ve iş alanları oluşturulabilir).

4) Yeni orta sınıf ya da orta direk yeniden incelenip krizin nedenlerinden olan toplam talepteki düşüşü canlandırma için mutlak suretle bu kesimin satın alma gücünü artırma yönünde tespit ve çalışmalar yapılmalıdır.

5) Aynı şekilde memurun, işçinin, emeklinin alım gücünü artırmak için geleneksel düşük ücret politikası yerine sadece 2010 yılına mahsus bütçe açısından radikal sayılabilecek ve Ankara bürokrasisi ve ezberci iktisatçılar tarafından başta kaynak, bütçe açığı, enflasyon vb bir sürü klasik gerekçelerle baştan redddilecek ücret artışı yada doğrudan kaynak transferinin veya sosyal harcama amaçlı paraların iç talebi canlandırmak üzere ekonomiye enjekte edilmesi gerekir. Nitekim, Özal ve Erbakan dönemlerinde bu yapıldı ve ekonomiyi iç piyasa anlamında ve üreticinin, esnafın ve çalışanların yüzünün gülmesi yönünden olumlu etkiledi. ABD de krizle birlikte harcamayı teşvik etmek ve toplam talebi canlandırmak için her vatandaşa 600 dolar cep harçlığı verilmiş, piyasalara 8 trilyon enjekte edilmiştir.

6) Dünya ve Türkiye nin önündeki en büyük tehlike hiç kuşkusuz ki ‘İşsizlik  tir. Dolayısıyla yeniden kurgulanacak ekonomik politikalar arz değil talep cephesi eksenli ve tüketimi teşvik edici olacağı için kemer sıkan para politikaları ve düşük enflasyon artık karın doyurmayacaktır. Aslolan resesyondan çıkış, yeni yatırımlar, yeni üretimler, yeni pazarlar ve bugün işsiz olan 3 milyon vatandaşın en az 2 milyonuna iş sağlamak ve genç nüfusa da gelecek için iş umudu oluşturmaktır.

7) İşgücü piyasalarının ve mevcut haliyle oldukça katı ve istihdam dostu olmayan iş kanunun yeniden düzenlenmesi ve esnek çalışmanın önünün açılması ile birlikte istihdamın önünde engel teşkil eden ve işverene abartılı maliyet oluşturan sosyal yükler hafifletilmeli ve asgari ücretten vergi alınmaması (en azından belirli pilot bölgelerden başlayarak) dahil hertürlü maliyecilerin hoşlanmayacağı ancak emek yoğun üretimi teşvik edecek ve bölgesel kalkınmaya destek olacak tedbirlerin acilen alınması gerekir.

8) Hernekadar Dünya Ticaret Örgütü Başkanı Pascal Lamy, Dünya da korumacılığın arttığına vurgu yaparak, bunun ağırlıklı olarak misyonerliğini yaptığı yada temsil ettiği gelişmiş bazı ekonomiler dışında diğer ülkeler için kötü bir şey olarak sunma görevini üstlenmiş olsa ve bizim televizyoncu iktisatçılarımızda herkezin bildiği sakıncaları yeni bir düşünce buluşu imiş gibi takdim etmeye devam etse dahi Türkiye nin de en az ABD ve AB ülkeleri kadar bu süreçte korumacı ekonomik sisteme, işsizlikle mücadele eden sosyal önlemlere ve devlet destekli büyüme lerine ihtiyacı vardır.

Yukarıdaki önerilerin tamamı dengesizliği ve belirsizliği devam eden negatif küresel ekonomik iklim koşullarında hiç olmasa önümüzdeki bir kaç yılın gerileyen reel kesim güven endeksinin yükselişe geçmesi ve halkın satın alma gücünün artırılması, işsizlikle mücadele edilmesi, hatta mevcut işlerin korunması boyutuyla iç piyasanın canlanması açısından devletin tekrar devreye girerek ekonomideki rolünü yeniden tanımlaması, belirleyiciliğini ve etkinliğini artırması yönünde ancak mutlaka klasik devletçi yaklaşımın ötesinde devlet destekli, çok kutuplu, çok entegrasyonlu ve elbette liberal piyasa felsefesinden uzaklaşmayan yeni bir gelişim ini öngörmekte, sermaye ve emek dahil tüm üretim faktörü ve güçlerini koruyucu niteliktedir.

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.istexpo.com/midest-paris.html

http://www.sektorel.com/sektor-haberleri/beyaz-esya/beyaz-esya-ana-ve-yan-sanayi-fuari-hefi-mart-2020de-2-kez-yapilacak




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi