SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Åžubat 2012, ÇarÅŸamba

Aralik 2009 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 68

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Prof.Dr.Ali Rıza Kaylan
Kalder Yönetim Kurulu Başkanı


Yaşam Kalitesi İçin Dünyanın Geleceğine Yatırım


Bir an için hayalimizde dünyanın geleceğini resmetmek isteyelim. Geçmiş davranış ve alışkanlıklar aynen devam edecekse, oldukça karamsar bir tablo ortaya çıkacaktır. Bir taraftan dünyadaki nüfus patlamasıyla sürekli artan yoksulluk ve uluslararası eşitsizlik, diğer taraftan doğal kaynakları dengesizce tüketilen ve giderek kirlenen bir dünya, tüm insanlığı ürkütücü bir geleceğin eşiğine sürüklemektedir. Ekonomik, sosyal ve çevresel dengelerin bozulmasıyla sergilenen bu korkutucu tablo için önlem alınması yaşamsal bir zorunluluktur. Bu nedenle küresel ısınma, ozon tabakasının aşınması, ormansızlaşma, asit yağmurları, çölleşme gibi çevresel sorunlar, 20. yüzyılın son çeyreğinde tüm dünyada gündemin üst sıralarında yer almaya başlamıştır. Artık tüm insanlık için köklü bir rota değişikliği kaçınılmazdır.

Bu yazıda öncelikle sürdürülebilir geliÅŸme kavramıyla ilgili dünya genelindeki geliÅŸmeleri kısaca özetleyerek, bu kavramın toplam kalite yönetimi ve yönetiÅŸim ilkeleriyle yakın iliÅŸkisi üzerinde duracağım. Daha sonra, Türkiye Kalite DerneÄŸi olarak konuyla ilgili giriÅŸimleri vurgulamak istiyorum. Son olarak da sürdürülebilir topluma dönüşüm için kurumsal ve bireysel boyutta neler yapılabilir soruları üzerinde duracağım. 

Sürdürülebilir geliÅŸme kavramının temelleri, Haziran 1972 de Stockholm de yapılan  BirleÅŸmiÅŸ Milletler İnsan Çevresi  Konferansı sırasında atılmıştır. Çevreye karşı sorumluluÄŸun tüm dünya ülkelerince paylaşılması gerektiÄŸinin savunulduÄŸu bu konferansa 113 ülke katılmıştır. Konferansda kabul edilen ve 26 ilkeden oluÅŸan bildirgenin ilk maddesinde  İnsan, onurlu ve iyi bir yaÅŸam sürmeye olanak veren nitelikli bir çevrede, özgürlük, eÅŸitlik ve yeterli yaÅŸam koÅŸulları temel hakkına sahiptir  ilkesi yer almıştır.
Toplumsal çıkarların kiÅŸisel çıkarların önüne geçeceÄŸi bir anlayışla  çevre hakkı  olgusu dile getirilmiÅŸtir. Böylece doÄŸayı sömürü deÄŸil, uyum temelinde bugünkü ve gelecek kuÅŸaklar için yaÅŸamaya elveriÅŸli kılmak ve herkesin ondan eÅŸit yararlanmasını saÄŸlamak ön plana çıkarılmıştır.

İnsan Çevresi Konferansı sonrasında 1983 yılında, BirleÅŸmiÅŸ Milletler genel kurul kararıyla  Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu  kuruldu. Dünya kaynaklarının kullanımında kuÅŸaklararası hakkaniyeti gözeten, ekonomik ve sosyal geliÅŸmenin çevre ile baÄŸlantısını kuran ilkeler, 1987 yılında Komisyon tarafından yayınlanan  Ortak GeleceÄŸimiz  baÅŸlıklı rapora yansımıştır. Komisyon BaÅŸkanı Norveç BaÅŸbakanı Gro Harlem Brundtland ın adıyla anılan ünlü raporda, giderek ağırlaÅŸan çevresel sorunlar karşısında, kurtuluÅŸ yolu olarak, çevresel geliÅŸme ile ekonomik kalkınma arasındaki yaÅŸamsal köprünün kurulması ve geliÅŸmenin  sürdürülebilir  olması gösterilmektedir.

Brundtland Raporunda sürdürülebilir kalkınmanın amacı,  Bugünün gereksinim ve beklentilerini, gelecek kuÅŸakların gereksinim ve beklentilerini karşılama olanaklarından ödün vermeksizin karşılamaktır.  olarak tanımlandı.

Stockholm Konferansından 20 yıl sonra, Haziran 1992 de Rio de Janeiro da yapılan ve  Yeryüzü Zirvesi  olarak adlandırılan BirleÅŸmiÅŸ Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı, o güne kadar yapılan toplantılar arasında en fazla devlet baÅŸkanını bir araya getiren bir zirve oldu. 179 ülkenin devlet baÅŸkanı ve yetkililerini bir araya getiren konferansın sonunda, Gündem 21 olarak adlandırılan eylem planı ortaya kondu. Bu plan kalkınma ve çevre arasında denge kurulmasını hedefleyen  sürdürülebilir geliÅŸme  kavramının yaÅŸama geçirilmesine yönelik, küresel uzlaÅŸmanın ve verilen politik sözlerin en üst düzeydeki ifadesidir.

Dört bölümden oluÅŸan Gündem 21, günümüzün ağırlıklı sorunları yanı sıra, 21. yüzyılın tehditlerini kapsamaktadır.  Sosyal ve ekonomik boyutların vurgulandığı birinci bölümde, öncelikle geliÅŸmekte olan ülkelerde sürdürülebilir geliÅŸmenin hızlandırılması için uluslararası iÅŸbirliÄŸi üzerinde durulur. Daha sonra sırasıyla,  yoksullukla mücadele, tüketim alışkanlıklarının deÄŸiÅŸtirilmesi, demografik dinamikler, insan saÄŸlığının korunması, sürdürülebilir insan yerleÅŸimleri geliÅŸmesinin desteklenmesi, karar alma sürecinde çevre ve kalkınmanın bütünleÅŸtirilmesi konularına dikkat çekilir.
Kalkınma için kaynakların korunması ve yönetimi bölümünde ise, atmosferin, toprak, su kaynaklarının, denizlerin, biyolojik çeşitliliğin korunması, ormansızlaşma, çölleşme ve kuraklık ile mücadele, sürdürülebilir tarımın ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi, biyoteknolojinin çevresel açıdan sağlıklı bir şekilde yönetimi, zehirli ve tehlikeli atıkların, katı atıkların ve atıksuların, radyoaktif atıkların çevresel açıdan sağlıklı bir şekilde yönetimi konuları gündemdedir.
Temel grupların rollerinin geliÅŸtirilmesi bölümünde ise, sürdürülebilir geliÅŸmede kadınlar, çocuklar ve gençlik, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluÅŸlarının, işçilerin ve işçi sendikalarının, iÅŸ çevrelerinin ve sanayinin, çiftçilerin rollerinin güçlendirilmesi konuları iÅŸlenmektedir. Uygulama araçları baÅŸlıklı dördüncü kısımda ise mali kaynaklar, ulusal mekanizmalar, uluslararası iÅŸbirlikleri, bilim, eÄŸitim, öğretim hukuksal boyutlar üzerinde durulmaktadır.  

Sürdürülebilir geliÅŸme kavramı, Toplam Kalite Yönetimi (TKY) felsefesinin  temel ilkeleriyle de yakından ilgilidir. HerÅŸeyden önce insan odaklı bir olgudur. Sürdürülebilir geliÅŸmenin amacı, herkes için yaÅŸam kalitesinin iyileÅŸtirilmesi ve güvenli bir geleceÄŸin saÄŸlanmasıdır. Bu amaç doÄŸrultusunda, katılım açısından bakıldığında, en geniÅŸ katılımcılık gerektiren alan olduÄŸu görüşü giderek daha çok benimsenmektedir. İşbirlikleri oluÅŸturma da ise konuya küresel boyutta yaklaşılmalıdır. Sürdürülebilir geliÅŸme için  küresel uzlaÅŸma ve küresel ortaklık gibi kavramlardan söz edilmektedir. Özetle, TKY yaklaşımında olduÄŸu gibi, insan merkezli bakış açısı, en geniÅŸ düzeyde katılım ve iÅŸbirliklerinin oluÅŸturulması sürdürülebilir geliÅŸmenin baÅŸarısı için temel ilkelerdir. Yönetimin desteÄŸi de sürdürülebilir geliÅŸme için olmazsa olmaz kurallardandır. Nitekim Sürdürülebilir geliÅŸme olgusu BirleÅŸmiÅŸ Milletler ce benimsenerek, giderek daha çok hükümet tarafından ve diÄŸer kurum ve kuruluÅŸlarca desteklenmeye devam edilmektedir.

Bu çerçevede katılımcılığa ve ortaklıklara dayalı çok aktörlü yönetim anlayışına da önem verilmelidir. Sürdürülebilir geliÅŸmenin yaÅŸama geçirilmesinin ancak yerinden çözümlerle mümkün olacağı, giderek daha iyi anlaşılmaktadır. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluÅŸları  uluslararası düzeyde etkin ve vazgeçilmez ortaklardır.
Bu çerçevede geleneksel yönetim anlayışından çaÄŸdaÅŸ yönetiÅŸim (governance)  ilkelerine dayalı yeniden yapılanma yerel yönetimlerde giderek daha önem kazanmıştır. Özerk, katılımcı, saydam, hesap verebilir ve etkin yerel yönetimlere olan gereksinim artmaktadır.
Türkiye dahil 189 ülkenin Devlet ve Hükümet BaÅŸkanlarının katılımıyla Eylül 2009 da New York da gerçekleÅŸtirilen BM  Liderler Zirvesi  toplantısında, 2015 yılına kadar gerçekleÅŸtirilmek üzere, kalkınmaya ve yoksulluÄŸun azaltılmasına yönelik  Binyıl Kalkınma Hedefleri  belirlendi.

Sürdürülebilir Kalkınma için KalDer in rolü ve çalışmaları
Konulan sekiz hedef, aşırı yoksulluğun ve açlık sınırının altında yaşayan kişi sayısının yarıya indirilmesi, herkesin ilk öğrenimini tamamlaması, cinsiyet eşitliği, çocuk ölümlerinin üçte iki oranında azaltılması, gebelik ve doğum esnasındaki anne ölüm oranlarının dörtte üç oranında azaltılması, salgın hastalıklarla mücadele edilmesi, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, kalkınma için küresel bir ortaklık geliştirilmesi şeklindedir. 2002 yılında Güney Afrika nın Johannesburg kentinde düzenlenen Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi ise son on yıl içinde Gündem 21 çerçevesinde yapılanların değerlendirilmesi niteliğini taşımaktadır.

Sürdürülebilir Kalkınma için KalDer in Rolü ve Çalışmaları 

Türkiye Kalite DerneÄŸi bünyesinde sürdürülebilir kalkınma doÄŸrultusunda gerçekleÅŸtirilen giriÅŸim, proje ve etkinliklere de kısaca deÄŸinelim. HerÅŸeyden önce sürdürülebilir kalkınma kavramı KalDer in misyon, vizyon ve deÄŸerlerinin özünde yatmaktadır. 2009 yılında bu yapı daha açık bir ÅŸekilde tanımlanmıştır. KalDer in referans olarak kullandığı EFQM Mükemmellik i, Küresel İlkeler SözleÅŸmesi doÄŸrultusunda düzenlediÄŸi etkinlikler, oluÅŸturduÄŸu  Yönetimde Kadın Erkek EÅŸitliÄŸi  platformu, EFQM Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çerçevesiyle ilgili eÄŸitim ve giriÅŸimler ve 16-18 Kasım 2009 tarihlerinde düzenlenen 18. Kalite Kongresinin  Sürdürülebilir Topluma Dönüşüm: Yeni İş Yapma Biçimleri   ÅŸeklindeki teması, sürdürülebilirlik olgusunun KalDer için önemini açıkca ortaya koymaktadır. 

KalDer, 10 Temmuz 2009 tarihinde yaptığı stratejik planlama toplantısında misyon, vizyon ve deÄŸerlerini gözden geçirdi. Daha önce  Toplam kalite yönetiminin ülke bazında yaygın ve etkin kullanımını saÄŸlayarak dünyada örnek ve önder kuruluÅŸ olmak  ÅŸeklinde belirtilen vizyon içerisine, bu toplantıda, sürdürülebilir kalkınma ve mükemmellik kültürü kavramlarının daha açık bir ÅŸekilde yerleÅŸtirilmesi önerildi. Bu öneri doÄŸrultusunda, 11 Eylül 2009 tarihinde yapılan 257. Yönetim Kurulu toplantısında vizyon  Cumhuriyetimizin 100. yılında sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde ülkemizi çaÄŸdaÅŸ yaÅŸam düzeyine ulaÅŸtırmak amacı ile, Türkiye nin tüm bölgelerinde mükemmellik kültürünü içselleÅŸtirmiÅŸ, rekabetçi kurum ve kuruluÅŸlar yaratılmasına katkıda bulunan bir kuruluÅŸ olmak.   ÅŸeklinde güncellenerek onaylandı. KalDer in 2008 yılında kayda geçen deÄŸerleri  Güvenilir Olmak, İnsana Saygı, Sürekli İyileÅŸtirme ve Gönüllülük . Misyonu ise  Mükemmellik kültürünü yaÅŸam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak. 
KalDer in referans olarak kullandığı EFQM Mükemmellik i nin 8 ilkesinden birisi Sürdürülebilir Gelecek için Sorumluluk Alma dır. 2010 i olarak güncellenen yeni şekliyle, daha önce toplumsal sorumluluk olarak adlandırılan ilke daha belirgin şekle sokulmuş ve yaşamsal bir zorunluluk şekline dönüşmüştür. Mükemmel kuruluşlar, kültürlerinin özünü yerleşmiş etik anlayış ve açıkça tanımlanmış kurumsal değerlerle, ekonomik, toplumsal ve çevresel sürdürülebilirliği gerçekleştirirler. Kısa erimli kazançlarla yetinmez, uygun olan her yerde, uzun erimli gereksinimleri karşılamak üzere kaynak ayırırlar ve rekabet güçlerini sürdürürler.
Uygulamada, bütünsel bir bakışla ürün yaşam çevrimlerinin ve hizmetlerinin kamu sağlığına, güvenliğe ve çevreye etkilerini dikkate aldıklarını gösterirler. Mükemmel kuruluşlarda çalışanlar için güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı sağlanması ve çalışanların dürüstlük ve yüksek etik standartlar çerçevesinde davranmaları kaçınılmazdır. Çalışanlar ve diğer paydaşlar toplumsal sorumluluk etkinliklerine katılmaya cesaretlendirilir.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ın Ocak 1999 da Davos da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumunda iş dünyasının liderleriyle paylaştığı Küresel İlkeler Sözleşmesi (KİS), Türkiye de ilk olarak 29 Mayıs 2002 de KalDer tarafından imzalanmıştır. Katılımcı sayısı Kasım 2009 da 130 ülkeden 6700 e ulaşmıştır. Türkiye den ise 160 katılım vardır. Sözleşmede insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele ana başlıkları altında toplam 10 ilke yer almaktadır. Çalışma standartları başlığı altında sendikalaşma ve toplu sözleşme özgürlüğü, zorla işçi çalıştırma uygulamasına son verilmesi, çocuk işçilerin çalıştırılmasına son verilmesi, iş gücünde ayrımcılık yapılmaması şeklinde dört ilke sıralanıyor. Çevreye ilişkin üç ilke ise, iş dünyası çevre sorunlarına karşı ihtiyati yaklaşımları desteklemeli, çevresel sorumluluğu artıracak her türlü faaliyete ve oluşuma destek vermeli, çevre dostu teknolojilerin gelişmesini ve yaygınlaşmasını desteklemeli şeklindedir.
KalDer, Kasım 2007 de düzenlenen 16. Kalite Kongresinin Liderler Zirvesinde Sayın Kofi Annan ın da katılımıyla Küresel İlkeler Sözleşmesi imza töreni düzenleyerek, KSS ve sürdürülebilir kalkınmanın bir kurum politikası olarak benimsenmesi konusunda çabalarını sürdürmüştür.

KalDer, KİS çerçevesinde  Yönetimde Kadın Erkek EÅŸitliÄŸi  konusunda bir dizi çalıştay düzenlemiÅŸ,  Yönetim Kadının Hakkıdır  temasıyla bir bildirge hazırlamış ve bu alanda kurumsal karnenin belirlenmesi için bir taslak geliÅŸtirerek anket çalışması gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. Bu projeyle ilgili çalışmalar devam etmektedir.
Bu yıl gerçekleÅŸtireceÄŸimiz 18. Kalite Kongresi nin teması  Sürdürülebilir Topluma Dönüşüm–Yeni İş Yapma Biçimleri  ÅŸeklindedir. Ekonomik durgunluk ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin toplumun sürdürülebilirliÄŸini tarih boyunca olmadığı kadar tehdit ediyor. Bu küresel soruna ancak küresel düzlemde, uluslararası kuruluÅŸlar, ulus devletler, sivil toplum örgütleri, sorumlu kurumlar ve bireyler olarak çözümler üretebiliriz. Tüm kurumlar için sistemli ve bütünsel yaklaşımlarla kalıcı baÅŸarılar yaratma özgörevi ile KalDer olarak, kısa ve orta vadede beklenebilecek dönüşümleri tetikleyecek paradigma deÄŸiÅŸikliklerini, oluÅŸacak kurallar sistemini anlamamızı ve olası deÄŸiÅŸimlerin kuruluÅŸlar ve bireyler üzerindeki etkilerini öngörebilmemizi saÄŸlayacak yaklaşımlar 18. Kalite Kongresi nde tartışılacaktır.

Sürdürülebilir Topluma Dönüşmek

KİS ve KSS anlayışları, kurum ve kuruluÅŸların  Sürdürülebilirlik Politikası nın  ana eksenlerini oluÅŸturmalıdır. KSS, kurumların hesap verebilirlikleri ve paydaÅŸlarına karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmeleri olarak deÄŸerlendirilmelidir. Sürdürülebilir kurum olabilmenin kriterleri arasında KİS yanısıra, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi ve Uluslararası Sosyal Hesap Verebilirlik Kurumu tarafından oluÅŸturulan SA8000 standartı sayılabilir.
Sorunları tasarım aÅŸamasında çözmek en akılcı yaklaşım olarak bilinir. Kalite düşünürlerinden Taguchi, kalitesizliÄŸi topluma verilen zarar olarak tanımlar. Bu nedenle öncelikle  Zarar vermeme  ilkesi en etkin yaklaşımdır. Sürdürülebilirlik için tasarım konusunda bilinçlenme saÄŸlanmalıdır.   

GeçmiÅŸte aldıkları yanlış kararlar nedeniyle çevreye zarar verenler, verdikleri zararı tazmin etmelidirler   Kirleten Öder  ilkesi ne kadar çok benimsenirse, enerji tasarrufu, kaynak verimliliÄŸi de o ölçüde özendirilir. Günümüz teknolojisiyle emisyonların ve kaynak kullanım düzeylerinin izini çok daha kesin bir biçimde sürmek mümkün. Her fabrika bacasından, hatta her otomobilin egzozundan çıkan gazlar izlenebilir ve ölçülebilir. Her sürücüye ay sonlarında bir otomobil kirliliÄŸi faturası gönderildiÄŸini düşünelim. Daha az yakıt tüketen ve daha temiz otomobil kullanmamızı özendirmek için, çevreye verdiÄŸimiz zararın karşılığının istenmesinden daha iyi bir yol olabilir mi? 

 Ä°srafın önlenmesi  hızla tüketilen kısıtlı kaynakların daha bilinçli kullanılması için son derece önemlidir. Bu konuda bilinçlenme ve eÄŸitim küçük yaÅŸlarda verilmelidir.

Bugün dünyanın geleceğine ne yatırım yaptım sorusu hepimiz tarafından sürekli sorulmalıdır. Suyu daha tasarruflu harcamak, elektriği en az düzeyde kullanmak dünyadaki ekolojik ayak izimizi azaltmak için sürekli çaba harcamalıyız.
 
Şimdi geleceğimizi güvence altına alabilmek amacıyla sürekli iyileştirme çabalarının ve iyi uygulamaları paylaşmanın tam zamanı.

 

  İlgili Haberler

 

Küresel Krizde Büyüyen Otomotiv Sektörümüz
2011 Sac Piyasaları -III-
İhracatta Yeni Pazarlara Ulaşmak için-Turkish Automotive Suppliers Magazine
Otomotiv İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor

  İlgili Yazılar

 

Bu Gücü Kullanın
Sanayinin Hayalleri
İkibinoniki-ye Bir Kala
Risk Çemberi
Çok Az Kaldı
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi