Bu dönemlerin en zor işi yazı yazmak galiba. Yazdığınız yazılarda, tabir yerindeyse kimseye yaranamıyorsunuz. Tabi ki yaranmak gibi bir niyetimiz yok ama beğenilmek ve takdir görmek herkesin istediği, doğal olarak benim de. Kriz yazıyorsunuz, diliniz döndüğünce çıkışlarından bahsediyorsunuz. Oradan ahkâm kesmek kolay, sen işsiz kaldın mı? diyorlar. Satışı yazıyorsunuz, şöyle yapın daha iyi olacak diyecek oluyorsunuz. kolaysa gel kendin sat! ile karşılık veriyorlar. Kısaca, herkes burnundan soluyor. Krizden olsa gerek, yazmasak mı ne :)
Belki hayatımı henüz yazarak kazanmıyorum ama en azından yazarak keyif alıyorum. Fikirlerimi özgürce açıklayıp, her türlü görüşü almaya çalışıyorum. Biraz da tembellik etmesem, her hafta düzenli bir şeyler yazabilsem ve bunu da bir iş gibi yapsam, herhalde daha iyi olacak.
Bu sayıdaki konumuz işte tam yukarıda sıraladıklarım. Ne yapmak istediğimi biliyorum, nasıl yapacağımı da, yaptıktan sonra elde edeceklerimi de bildiğim halde bir türlü dediklerimi yapmıyorum. Aynı her pazartesi günü zayıflama rejimine başlayanlar gibi. Neleri yiyeceklerini ve yemeyeceklerini bilirler, yemediklerinde ne kadar kilo vereceklerini de ama maalesef düzenli olarak bunu yapmıyoruz. Hatta başlayamıyoruz da…
Nedir bu atalet dedikleri; sözlükteki tam karşılıklarıyla, gevşeklik, tembellik, uyuşukluk, işlemsizlik durumu. Fizikte ise sürmekte olan durumun korunması eğilimi ya da eylemsizlik hali.
Bu halimizi nasıl yenebiliriz. Biraz da ona bakalım. Aslında atalet dediğimizde Sevgili dostum, danışman, eğitimci Mümin Sekman’ı anmadan geçemeyiz. Onun bir makalesinde Ataletin üç düzeyde yaşandığından bahsediyor. Birincisi, kişisel atalet, ikincisi kurumsal atalet, üçüncüsü ise, ulusal atalettir. Aslında bireyden ulusa yayılan bir atalet söz konusudur.
Atalet oluşumuna neden olan iki türlü davranıştan söz edebiliriz. Yapmamız gerektiği halde yapmadıklarımız. Yapmamamız gerektiği halde yaptıklarımız.
Bu söz ile günlük yaşamımızdaki atalet durumlarından bahsedebiliriz. Aşağıda atalete düşerek yapmadıklarımızı sıraladım.
1. Mutlaka bir spor dalıyla bireysel ya da takım içerisinde ilgilenmeliyiz. Spor salonuna yazılmakta olur. Halı sahada maç etmekte …
2. Mutlaka her gün severek seçtiğimiz bir kitaptan on sayfa okumalıyız.
3. Sağlığımızı tehdit eden kötü alışkanlıkları azaltmalı hatta bırakmalıyız.
4. Ayda en az iki kere sinema ya da tiyatro gibi bir etkinliğe gitmeliyiz.
5. Ayda yine iki defa dışarıda ailemiz ile bütçemize uygun bir yerde yemek yemeliyiz.
6. Mutlaka her yıl en az bir hafta işimizden uzaklaşıp tatil yapmalıyız. Yaz ya da bahar fark etmez.
7. Haftada bir kez aile büyüklerimizden birini telefon ile aramalıyız.
8. Eski arkadaşlardan birini en azından haftada bir kez telefon ile arayıp, sadece sesini duymak istemiştim demeliyiz.
9. Bir hobi edinerek, onun için haftanın belirli bir günü ve saatini ayırmalıyız.
10. En azında her yıl olmasa da her iki yılda bir yurt dışına çıkarak yeni ülkeler görmeliyiz.
11. Evdeyken bile eşimizin yanında dağınık değil uygun bir ev kıyafeti ile oturmalıyız.
12. Akşam oturması kavramını tekrar gündeme getirip, haftada bir akşam eski dostlara ve arkadaşlara oturmaya gidip, TV’yi kapatıp sohbet etmeliyiz.
13. Yabancı dilimizi geliştirmeliyiz. Ya da yeni bir dil daha öğrenmeliyiz.
14. İşimiz ne olursa olsun ekonomiyi takip etmeli ve sektörümüzü yakından tanımalıyız.
15. En azından bir derneğe üye olup, aktif görev almalıyız.
16. Eğer politika merakımız varsa, bir partiye üye olup, düşüncelerimizi oralarda paylaşmalıyız.
17. Her sabah tanımadığımız kişilerde olsa günaydın demeliyiz.
18. Asansörde göz göze gelmemek yerine ilk konuşmayı başlatan olmalıyız.
19. …
Bunları neden yazdım biliyor musunuz? Yukarıda sıraladıklarımın birçoğu, sizin ve benim yapmak isteyip de yapamadıklarımız. Belki böyle bir zorlama yaparsak, siz de ben de artık bunları yapmaya başlarız. :) Ayrıca bu sayıda kriz falan yazmak istemeyip biraz daha soft bir konuyu seçmek istedim.
Şaka bir yana hadi önce birey sonra işletme sonra da ulus olarak artık şu ataleti üzerimizden atmalıyız.
Hadi bakalım sıvayın kolları ilk maddeden birlikte başlayalım!
Bana her konuda yazabilirsiniz. Tek yapmanız e-mail atmanız. Bu arada bana eğitimlerim ve çalışmalarla ilgili bilgi isteyenler için www.hakanomergider.com sitesine bir göz atmalarını da hatırlatırım.
info@hakanomergider.com
Unutmayın, Satış Kumar Değildir !
Profesyonel Destek Gerekir
Kriz zamanlarında daha fazla…