SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   21 Eylül 2017, Perşembe

Ekim 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 66

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.plasteurasia.com


http://www.ukub.org.tr




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Barbaros Demirci
Danışman demircib1948@gmail.com


Küresel Krizin Plastik Sektörüne Etkileri ve Beklentiler


Küresel Krizin Dünya Ekonomisine Etkileri:

2007 yılının ikinci yarısında ABD konut piyasasında ortaya çıkan sorunlar, gelişmiş ülke piyasalarında varlık fiyatlarındaki düşüşlere neden olmuştur. Bu durum, bir taraftan hane halkının servetlerinin azalmasına ve iç talepte daralmaya neden olurken diğer taraftan da, önemli yatırım bankalarının bilançolarında ciddi bozulmalara yol açmıştır.

Ekonomik ve finansal entegrasyonun küresel etkisiyle, 2008 yılından itibaren tüm dünya ekonomileri bu gelişmelerden hızla olumsuz etkilenmeye başlamıştır.

Önce gelişmiş ülkeleri daha sonra da gelişmekte olan ülkeleri etkileyen istikrarsızlık, 2008 yılının ikinci yarısından itibaren küresel ölçekte bir ekonomik krize dönüşmüştür. Küresel krizin 2008 yılı son çeyreğinden itibaren, dünya ekonomisine başlıca etkileri şunlardır.

I. Gelişmiş ülkelerin ekonomileri daralma sürecine girmiştir,
II. Gelişmekte olan birçok ülkede büyüme hızı yavaşlamaya başlamıştır,
III. Bu durum, 2009 yılında, dünya GSMH sının yüzde %1,4, oranında, ticaret hacminin de %12,2 oranında daralması sonucunu doğurmuştur. (GSMH gerilemesi: ABD de %2,6, Japonya da %6, Euro bölgesinin de %4,8 tahmin edilmektedir.)
IV.  Çin ve Hindistan ın halen yüksek oranlı büyümelerinin de etkisiyle gelişmekte olan ülkelerin %1,5 oranında büyüme kaydetmesi beklenmektedir.
V.  2009 yılında, istihdamda görülen önemli ölçüdeki daralma nedeniyle işsizlik oranı dünya genelinde %2,6 artmıştır. ( İstihdamdaki daralma Euro bölgesinde %10 a, ABD de %9,3 e, OECD ülkelerinde %8,5 e yükselmiştir).
VI.  2009 yılında küresel daralmanın etkisiyle dünya genelinde enflasyon gerilemiştir. Enflasyonun gerilemesine, talep daralmasının yanı sıra, petrol fiyatlarının %38, petrol dışı emtia fiyatlarının da %24 civarında azalması neden olmuştur.
VII.  Küresel ekonomik daralma ve enflasyondaki düşüş, faiz oranlarının gerilemesine neden olmuştur.

Küresel Krizin Türkiye Ekonomisine Olumsuz Etkileri:
 
Küresel krizin Türkiye ekonomisine olumsuz etkilerini 3 ana grupta toplamak mümkündür;

•İç ve dış talep daralması nedeniyle iç ve dış pazar satışlarının gerilemesi:

Türkiye nin ihracatının %50 sine yakın bir bölümünü teşkil eden AB bölgesinde ortaya çıkan daralma, ihracat performansımızı olumsuz yönde etkilemiş ve ihracatımız, özellikle sürükleyici sektörler kaynaklı olarak, 2008 yılı Kasım ayından itibaren ciddi oranda gerilemeye başlamıştır. Son yıllardaki büyüme performansına önemli katkı yapan ihracattaki bu gerileme, üretim ve istihdamı olumsuz etkilemiştir.

•Finansman olanaklarının azalması:

Küresel finansal piyasalarda yaşanan kriz, diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, Türkiye de de Ekim 2008 den itibaren net sermaye çıkışlarına neden olmuştur. Bunun sonucunda reel sektör, dış finansman kaynaklarına daha zor ulaşabilmiştir.

•İleriye dönük güvencenin ve beklentilerin olumsuz etkilenmesi:

Küresel kriz, diğer ülkelerde olduğu gibi, Türkiye de de belirsizlikleri artırmıştır. Artan belirsizlik, hem güven ortamını, hem de ileriye dönük beklentileri olumsuz etkileyerek yatırım ve tüketim kararlarının ertelenmesine ve ekonomik aktivitenin ciddi oranda yavaşlamasına neden olmuştur.

Tüm bu olumsuzluklar;

•Türkiye nin üretim kapasitesindeki artışı sınırlanmış ve mevcut kapasitenin kullanımı olumsuz yönde etkilenmiştir. GSYH 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 6,5 oranında azalmış ve 2008 yılı GSYH artışı yüzde 0,9 olarak gerçekleşmiştir. 2009 yılında ise GSYH nın yüzde 6 civarında gerileyeceği tahmin edilmektedir.
•Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de, istihdamın azalmasına ve işsizliğin artmasına yol açmıştır. (İstihdamın 2009 yılında, bir önceki yıla göre, yüzde 1,1 oranında azalması ve işsizlik oranının yılın tamamında yüzde 14,8 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir.)
•İthalat ihracattan daha yüksek oranda bir düşüş göstermiş, böylece cari işlemler açığında ciddi bir azalma kaydedilmiştir.
•Dünyada talep daralmasına bağlı olarak emtia fiyatlarında yaşanan önemli düşüşlerin yanı sıra ülkemizde iç talepteki daralma, enflasyon oranının düşüş eğilimine girmesine katkı sağlamıştır.

Küresel Krizin Türk Plastik Sektörüne Etkileri:

Küresel krizin imalat sanayi ve plastik sektör üretimine olumsuz etkileri, genellikle 2008 yılının temmuz ayından itibaren görülmeye başlamıştır. Nitekim 2008 yılı haziran ayında kapasite kullanımı genel imalat sanayinde % 72, plastik sektöründe de % 76,4 iken, temmuz ayından itibaren her i imde de gerilemeye başlamış ve 2009 yılının Şubat ayında imalat sanayinde % 59,3 ve plastik sektöründe de % 59,1 ile minimum düzeylerine inmiştir. Her i imde mart 2009 ayından itibaren nispi bir artış izlenmeye başlanmış ancak 2009 yılı Ağustos ayında kapasite kullanımı tekrar gerilemiştir.

KAPASİTE KULLANIMI
(İMALAT SANAYİ GENEL-PLASTİK SEKTÖRÜ) (%)

2008 yılında 602 milyon ABD $ ı makine ve teçhizat yatırımı yapan plastik sektöründe, iç ve dış pazar daralmasının ve ileriye dönük olumlu beklentilerin azalması nedeniyle yatırım eğilimi de gerilemiştir. 2009 yılında plastik sektörü toplam makine ve teçhizat yatırımının 404 milyon dolara gerilediği tahmin edilmektedir.

Plastik Sektörünün Makine Teçhizat Yatırımı (Milyon ABD $)

Plastik sektörü, küresel ekonomik kriz ve iç pazardaki daralmayı yeni dış pazarlara ihracat yaparak aşmaya çalışmıştır. Bunun sonucu olarak yılın ilk 8 ayında Genel Kimya sektörü ihracatı içinde hem payını hem de sırasını artırmıştır. 2009 yılının ilk 8 ayında plastik ürünleri ihracatı 2008 yılı eş dönemine kıyasla ton bazında %3, değer bazında %20 gerilemiş ve kimya sektör ihracatı içinde %34 payla birinci ihracatçı sektör konumuna ulaşmıştır.  2009 yılında ihracatta miktar bazında yüzde 3, değer bazında ise yüzde 20 lik bir gerileme, ciroda bir düşüşe yol açsa da kârlılık geçen seneye göre yükselmiştir.

KİMYA SEKTÖR İHRACATI

Sektör, krize karşı hızlı çözümler üretmekte ve ihracat pazarlarını çeşitlendiren firmalar rekabet güçlerini koruyabilmektedir. İhracatçı firmalar göreceli olarak dışa kapalı, geliri ihracata fazla bağlı olmayan ve nüfusu yüksek ülkeleri yeni pazarlar olarak hedeflemektedir. Plastik sektörünün yılın ilk altı ayında en çok ihracat yaptığı 10 ülkeden Libya plastik ihracatında en önemli pazar konumuna gelmiştir.

Küresel Krizin Plastik Sektörüne Etkileri ve Beklentiler

PLASTİK MAMUL İHRACATINDA DIŞPAZAR DEĞİŞİMİ

Plastik sektöründe hammadde de dışa bağımlılık önemini korumaktadır. Ancak, ithalattaki gerileme nedeniyle 2009 yılında toplam arz içinde yerli üretimin payının %1 oranında arttığı gözlenmektedir. Nitekim, 2008 yılında %15 olan yerli üretimin payı, üretimde artış olmamasına rağmen, ithalattaki gerileme nedeniyle %16 ya çıkmıştır. Yerli üretilen PP, PE ve PVC de üretimin toplam arz içindeki payı sırası ile %11, %33 ve %22 olarak gerçekleşmiş ve PE ve PVC de yerli üretimin toplam arz içindeki payı yükselirken PP de gerilemiştir. Bunların dışındaki plastik hammaddelerin tümü %100 oranında ithalatla karşılanmaktadır.

Toplam Plastik Hammadde Arzı İçinde
Üretim ve İthalatın Payı (%)

2009 yılının ilk yarısında toplam plastik hammadde arzı içinde PE %29 ile en yüksek payı alırken, bunu %28 ile PP ve % 17 ile PVC takip etmiştir. PS in payı %6, PET in payı %4, ABS nin payı da %1 olarak gerçekleşmiştir.

Son yıllarda GSMH büyümesini ikiye üçe katlayarak yılda ortalama %14–15 büyüyen plastik mamul üretiminin 2009 yılında %7 gerilemesi beklenmektedir.

PLASTİK MAMULLERDE GENEL ARZ VE TALEP DENGESİ (1.000 TON)

2010 BEKLENTİLERİ:

2010 yılında Türkiye ekonomisindeki iyileşmelerin büyük ölçüde küresel ekonomilerde sağlanacak pozitif gelişmelere bağlı olacağı bilinmektedir.

Son açıklanan veriler, dünya ekonomisinde nispi bir toparlanmanın başladığını, mali piyasalardaki istikrarsızlığın azaldığını, üretici ve tüketici güveninde göreli bir iyileşme kaydedildiğini ortaya koymaktadır.

Ancak, yaşanmakta olan küresel krizin derinliği ve yaygınlığı dikkate alındığında özellikle işgücü piyasasının toparlanma hızına ilişkin bazı belirsizlikler halen sürmektedir.

Küresel görünüme ilişkin güçlü bir olumlu beklentinin oluşmasını engelleyen bir diğer faktör, büyümedeki toparlanmanın tüm bölgelerde aynı hız ve yaygınlıkta olmamasıdır.

Uluslararası kuruluşların son tahminlerinde dünya genelinde 2009 yılının son çeyreğinden itibaren toparlanmanın başlayacağı ve 2010 yılında düşük seviyede de olsa pozitif bir büyüme gerçekleşeceği öngörülmektedir.

Zayıf talep ve istihdam koşullarına bağlı olarak küresel enflasyonun 2010 yılında da düşük düzeyde seyretmeye devam edeceği öngörülmektedir.

ORTA VADELİ MAKROEKONOMİK POLİTİKA ve HEDEFLER (2010 -2012):

Açıklanan orta vadeli programın temel makroekonomik öncelikleri;
•Ekonominin yeniden sürdürülebilir bir büyüme dönemine geçişini sağlamak,
•İstihdamı artırmak,
•Enflasyondaki düşüş eğilimini devam ettirmek
•Küresel krizin etkisiyle bozulan kamu dengelerini düzeltmektir.

Program; bu amaçlara ulaşmak için gerekli kısa vadeli tedbirlerle orta vadeli yapısal reformları kapsamaktadır. Maliye ve para politikaları uyumlu bir şekilde uygulanarak program hedeflerine ulaşılması sağlanacaktır.

Program Döneminde Makro Ekonomide ve Plastik Sektöründe Beklentiler;

I. Ekonomik büyümede tedrici bir iyileşme hedeflenmiştir. 2010 yılında ekonomik büyümenin %3,5 civarında gerçekleşmesi ve kademeli bir şekilde yükselerek 2012 yılında %5 düzeyine ulaşması hedeflenmektedir.
II. İstihdamın 2010 yılından itibaren tekrar artış dönemine girmesi, böylelikle işsizlik oranında da kademeli bir düşüşün başlaması hedeflenmektedir. Kriz nedeniyle 2009 yılında %14,8 e yükseleceği tahmin edilen işsizlik oranının program dönemi sonunda %13,3 e gerilemesi beklenmektedir.
III. 2012 yılında, ihracatın yıllık ortalama yüzde 9,7 oranında artarak 130 milyar dolara, ithalatın ise yıllık ortalama yüzde 11,7 oranında artarak 187 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir.
IV. Dünya enerji ve emtia fiyatlarındaki gerileme ile talepteki durgunluk göz önünde bulundurulduğunda 2009 yılının ilk yarısında enflasyonda kaydedilen gerilemenin önümüzdeki dönemde de devam edeceği beklenmektedir. Bu çerçevede TÜFE yıllık artış hızı tahminleri, 2009 yılı için %5,9, 2010, 2011 ve 2012 yılları için ise sırasıyla %5,3, %4,9 ve %4,8 olarak alınmıştır.

2009–2012 MAKRO EKONOMİK HEDEFLERİ

Programda plasik sektörünü yakından ilgilendiren önemli hedefler ise şöyledir;

İmalat sanayiinde yüksek katma değerli mal üretimini artırarak, yapısal dönüşümün hızlandırılması temel amaçtır. Sanayi mallarında kaliteyi artırmak üzere uygunluk değerlendirme ve piyasa gözetim sistemleri etkinleştirilecektir. Mesleki okulların müfredatlarının mesleki standartlarla uyumlaştırma çalışmaları başlatılacaktır.

Plastik sektörünün vizyonunda belirlendiği şekilde istikrarlı bir şekilde büyümesi, ihracatının sürdürülebilirliği ve sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesi için öncelikle makro ekonomimizde hızlı ve istikrarlı bir büyümenin, düşük ve öngörülebilir enflasyon ve reel faiz oranlarının, ihracatı teşvik eden, ithalatı özendirmeyen ılımlı döviz kuru dalgalanmalarının, iç pazarı canlandıracak ve yatırımları arttıracak tedbir ve teşviklerin sağlanması gerekmektedir.

Orta vadeli makro ekonomik hedeflerin tutturulabilmesi halinde, 2009 yılında %7 gerileyen plastik mamul üretiminin, geçmiş yıllarda olduğu gibi GSMH artış hızını ikiye katlayarak tekrar büyüme trendine girebileceği ve 2010 yılında %7, 2011 yılında %8 ve 2012 yılında da %10 artacağı tahmin edilmektedir.

ORTA VADELİ PROGRAMA PARALEL OLARAK PLASTİK SEKTÖRÜNDE İLERİYE DÖNÜK TAHMİNLER

Bu tahminlere göre, Orta Vadeli Plan dönemi souolan 2012 yılında 6 milyon ton üretim yapan, 18,1 milyar dolarlık üretimde ekonomiye 7,2 milyar dolarlık katma değer ve 13,1 milyar dolarlık direk ve indirek ihracat dövizi kazandıran ve 5,3 milyon ton hammadde açığı olan bir sektör konumunda olacaktır.

 

  İlgili Haberler

 

Barbaros Demirci, Danışman Olarak Hizmetlerine Devam Ediyor
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
İstanbul da Çelik ve Otomotiv Çeliği Konferansı düzenliyor
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Kompozit Malzeme Uygulamalarında Gelişmeler
2016 Yılında, İSO Sıralamasında İlk 500-e Giren TOBB, Plastik Kauçuk ve Kompozit Sanayi Sektör Meclisi Üyelerinin Performans Başarısı
Ege Bölgesi Plastik Sektörü Raporu
Dünya ve Türkiye Polistiren (PS) Raporu
Dünya ve Türkiye Plastik Medikal Malzemeler Sektörü
 

http://www.sandvik.coromant.com/tr

http://www.aluexpo.com/














































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi