Berrak Çekin berrak@hidrotam.com.tr
Kurumsallaşma iş başında
Aile şirketlerinde birinci kuşak genellikle patronluk yapar, birbirleri ile mücadele ederek gereksiz tartışmalar yaratırlar ve bu sebeple önemli olan değerleri göremezler ve bazen bu yüzden başarılı adımlar atamazlar.
Şirketlerde genellikle, günlük işleri yürütmek önemsenir ve geleceğe yatırım yapılmadan şirketin sürdürülmesi beklenir. Fakat, işler büyüdükçe bu yapıyı devam ettirmek güçleşir ve işin içinden çıkmaz hale gelir.
Önemli olan, kurumsallaşma sayesinde, belirli kuralların hakim olduğu bir yol izlemektir.
Önceleri daha az iş ve departman varken işlerimiz yetişir, daha sonraları büyüdüğümüzün farkına varamayız ve günlük iş alışkanlıklarımız ile şirketi başarıya götüremeyiz. Bir yandan ikinci kuşak bir yandan da profesyonel yönetici derken, herkes kaos yaşar. Böylelikle, bir anda başarılı olmak mümkünken, düşüş yaşanır.
Eskiden alıştığımız düzen ile sadece ürettiklerimizi satarak ve bu durumu yeterli görürsek, uluslar arası pazarda yer alamayız. Atölyede çalışma mantığına alışmışken, fabrikaya geçtiğimizde hala eski düzen çalışma prensiplerimizi uygularsak, başarısız olduğumuzda da, çalışanlarımızı suçlamış oluruz.
Organizasyon şeması ve görev tanımları olmadan, sistemsiz bir şirket halinde başarı bekleyemeyiz. Plansızlık, iletişim sorunu, görev tanımlarının ve organizasyon şemasının olmayışı, yetki ve sorumluluklarının paylaştırılamaması ve insan kaynaklarına yatırım yapılmaması vb. sorunlar ile ilgili çözümsüzlükler yaşarız. İşte tam o zaman kurumsallaşma temellerini oluşturmak gerekir. Şirket sahipleri çekirdekten yetiştikleri için, her işi kendileri yapmaya alışık olduklarından bilgileri zaman geçtikçe işleri yapmaya yetmiyor ve sorun yaşıyorlar. Eski bilgilerin yetmediği zamanda, yeni bir organizasyon kurmak için temel taşlar oluşturulmalıdır.
Görev tanımları ve yetkilerin belirlenmesi ve yeni departmanlar oluşturulurken insan kaynaklarına önem verilmesi gerekmektedir. İlk başlarda sadece üret sat mantığı ile işler yürütüldüğü için pazarlama departmanı yoktur. Ve şirket sahipleri insan kaynağına yatırım yapmakta ve para harcamada her şeyi lüks olarak nitelendirdiği için, dünyadaki rakipleri ile yarışamaz hale gelir. Pazarlama uluslar arası pazarda çok önemlidir ve şirket sahipleri esen rüzgara göre değil yeni iş olanakları bulmasına göre hareket etmelidir.
Şirketteki çalışanlarımız önemlidir ve biliyoruz ki, takım fikirleri ile şirket sürdürebilir hale gelir. Daha fazla ve yararlı fikirler ile daha özgün ve yaratıcı yaklaşımlar ve yeni çözümler geliştirebiliriz. Eski fikirlerin hakim olduğu bir düzende esinlendirmek veya cesaretlendirmek yoktur. Bu yüzden de çalışanlarda kendilerini o şirketin bir parçası olarak görmezler. Önemli olan, kaliteli ve iyi ürünler üretmek için daha iyi iş çıkarmak ve daha kaliteli hizmet sunmaktır. Bu durumda, enstrümanlar ile desteklenecek bir uyum yaratmak gereklidir.
Profesyonel yöneticiye şirketin sistemini kurması ile ilgili bilgiler aktarıp, kurumsallaşma temellerini atması için gönüllü olduğumuza ikna ederek, kendimize ve herkese bu bilinci aşılarken, bir anda kendimizi günlük işlerin içinde boğuşur buluruz. Birinci kuşağın sisteme direnç göstermesi ikinci kuşağı çok mutsuz eder. Çünkü bu, kimsenin göremediği sistemin, var olabilmesini sağlamak, diğer kuşaklara aktarmak ve şirketi sürdürebilir hale getirmek için önemli bir adımdır. Örneğin, pazarlama aktivite planlarının oluşturulması, teklif verme yönetiminin geliştirilmesi ve proje planlamaları ve üretimin zamanında yetiştirilmesine yönelik programların geliştirilmesi sağlanmıştır.
Kurumsallaşma, şirket için Stratejik Planlama ile ilgili toplantılar düzenlemek ve bu toplantılarda alınan kararları uygulamasını sağlar. Bu sayede, ikinci kuşak, profesyonel yönetici ile işbirliği yaparak şirket için gerekli olan geleceğe yönelik kalemleri belirler.
Mesela, şirket sahipleri tarafından lüks gibi görünen bu işler ile - fuarlara katılma ve pazarlama aktivitelerinin hızlandırılması ile - şirketin pazar payı artmaktadır. Önceleri, sadece, müşteri ziyaret etme ve tanıdık ile geliştirilen müşteri portföyü, çeşitli fuarlar sayesinde genişlemektedir. Şirket, zamanla yurtdışı ilişkilerini geliştirir ve ihracat temellerini oluşturur. Fuarlarda edinilen müşteriler ve pazarda yaratılmak istenen marka değeri ile geliştirilen planlamalar şirketi başarıya götürür. Kurumsallaşmada defalarca kez vurgulanmak istenen, sistemi kurmak ve düzenli hale getirmektir. Her iş bir düzene girdiğinde, yanlış yapma imkanının el vermediği bir sistem oluşmuş olur. Bu sistemi başarılı bir şekilde çalıştırdığımızda, görev tanımları ve organizasyon şeması sisteme uygun hale getirilmiş ve herkes tarafından benimsenmiş, kaliteli mal ve hizmet anlayışı çalışanlarınıza benimsetilmiş ve eğitimler ile pekiştirilmiş olur. Kuralların hakim olduğu bir düzen yaratıldıktan sonra, al sat yöntemi ile değil, ürettikten sonra satmak yönteminin geliştirilmesi ve marka değerinin oluşturulması ile ilgili kazanç sağlarız.
Kurumsallaşmış başarılı yapılar ile devam edeceğim.