Can Komar
Grand Trade International Türkiye Baş Temsilcisi
Bu makaleyi otomotiv sanayinin yakın ve orta vadeli geleceği açısından değerlendirmek istiyorum
Meslek hayatımın 24 yılını otomotiv sanayinin her aşamasında geçirdim. Yan sanayici oldum, ana sanayide çalıştım, dışarıdan ana ve yan sanayiye sac tedariki hizmetinde bulundum. Yani bir anlamda, otomotiv sanayinde giymediğim şapka kalmadı. Bunun bana çok önemli bir yararı oldu. Otomotiv kültürünü tanıdım. Otomotiv ana ve yan sanayini harekete geçiren, motive eden ya da durduran unsurları tanıdım. Öbür yandan, finans ve kriz yönetimi doktoramı 1994 krizinde batarak kazandım. Yani diyeceğim şey şu dostlar: Adam minareden düşmüş, yerde yatıyor. Ahali koşmuş doktor, ambulans bulmaya. Adam yattığı yerden bağırmış: DURUN… diye. Gidin bana minareden düşen başka birini bulun getirin… Halimden anlarsa ancak o anlar demiş…
İşte minareden düşen o başka adam benim.
Deniyor ki Teğet bile geçmeyecek
Hayır arkadaşlar, inanmayın. Bu lafları edenler ya ne dediklerini bilmiyor, ya da çocuk kandırıyor. Dikkatli olmamız lazım. Kriz, otomotivi (ve diğer sektörleri) ciddi biçimde zorlayacak. Fırtına geliyor. Tedbiri elden bırakmayın.
Deniyor ki Otomotivde önlemleri aldık; siparişler hemen düşmez
Hayır dostlar, ana sanayinin bu söylemlerine lütfen dikkatle yaklaşın. Siparişleri anlık olarak öyle bir düşürürler ki, feleğiniz şaşırır. Kesin siparişleri bile almayabilirler. Nitekim siparişler tahmininizden de daha çabuk düşmeye başlayacaktır. Siz de hammadde siparişlerinizi düşüreceksiniz. Evet, kesin siparişlerinizi de düşüreceksiniz. Eleman çıkartacaksınız. Belki kriz çabuk biter, biraz bekleyeyim demeyeceksiniz. Borçlarınızı bir an önce kapatmanızı öneriyorum, tabi bir yerde birikmiş paranız var ise. Eğer yok ise, müşterilerinize gidin ve erken ödeme istediğinizi ve bunun için de indirim yapacağınızı söyleyin. Paranızı bir an önce alın ve borçlarınızı kapatın.
Deniyor ki 2023 için yatırımları durdurmayın
Hayır kardeşlerim, inanmayın ve yatırımlarınızı dondurun. Yoksa hiç kimse arkanızdan ağlamaz. Kriz uzun sürecektir. Yatırımlar bir şirketi büyütecek ve batıracak en önemli unsurlardır. Önemli olan zamanlamadır.
Konuşulan kriz ne kadar ciddi?
2008 krizini atlattık sanıyorduk. Meğerse krizi sadece ertelemişiz. Krizin kaynağı olan büyük ekonomiye sahip ülkeler, para basmaktan ya da diğer ülkelerden borç almaktan başka bir şey yapmadılar. Krizin kaynağını kurutacak önlemler almadılar. Yaptıkları tek şey sıkıntıyı ötelemekti. Ve artık deniz bitti. Yunanistan iflas etti; Portekiz etmek üzere; İrlanda arkasından geliyor; İspanyada alarm zilleri çalıyor; İtalya başbakanı, ülkeyi terk etmekten bahsediyor; Belçika, borçlarını yönetemeyebileceğini açıklıyor; Fransa, tarihinde ilk kez sıkıntıya giriyor; Almanyadan çatlak sesler geliyor biz mi Avrupanın enayisiyiz de müsrif adamları kurtaralım diye; İngiltere, düşen gelir nedeni ile ayaklanmaları bastırmaya çalışıyor; ABDde Obama, savcılara talimat vererek, reytingini düşüren kuruluş hakkında soruşturma başlatıyor (bizden öğrendi sanırım); IMF, Avrupalı bankaları uyarıyor batacaksınız diye fakat kimse inanmıyor; Dünya Bankası başkanı sonbaharda ciddi kriz bekliyoruz diyor ama kimse ne yapacağını bilmiyor; Kahraman BRIC ülkelerine bakıyoruz, Brezilyada ekonomi durgunlukta; Çin artık eskisi kadar ihracat yapamıyor, büyüme durma sinyalleri veriyor, konut balonu krizi hala hükümetin gündemini işgal ediyor;
Öbür taraftan, Türk otomotiv sanayi üretiminin 3/4ünü Avrupaya ihraç etmektedir. Avrupanın bu şartlarda alımlarını azaltmadan devam edebileceğini düşünemiyorum. Tüm AB ülkeleri şu anda kemerleri sıkıyor. Bu yüzden İtalyada, Fransada, İspanyada, İngilterede halk sokaklara dökülüyor. Avrupanın tüketimi azalacaktır. Renault, Fiat, Ford şimdiden gardlarını almaya başladılar. Toyota zaten kabuğuna çekilmişti. Volkswagenin ne önlemler alacağını çok yakında göreceğiz.
Türk otomotiv sanayi geçen yıl 1,1 milyona yakın araç üretti ve yaklaşık 900.000ini ihraç etti. Bu arada Türkiyede satılan araç sayısı da 600.000e yaklaştı. Tabi bunun da büyük bir kısmını ithal araçlar oluşturmaktadır.
Hükümetimiz 2023 hedeflerinden şaşma olmayacağını ısrarla yinelemektedir. Bunu olası paniği önleme kaygısı ile edilmiş sözler olarak alıyorum. Ayrıca, krizlerde beklentilerin çok önemli olduğunu biliyoruz. Toplumun beklentilerinin olumsuz olması durumunda tüketimin kısılacaktır ve bir kısır döngü başlayacak ve ekonomi kendi içine çökecektir. Bütün bunlar doğrudur. Ancak, bir laf vardır: Korkunun ecele faydası yok diye. Biz Türk toplumunun beklentilerini yüksek tutacağız diye tepinsek de tepinmesek de, malı götüren Avrupa toplumudur. Esas olan onların beklentileridir. Onlar, beklentilerini meydanlarda isyan ederek gösteriyorlar zaten.
Peki ne yapalım
Evet, buraya kadar yaptığımız analiz, geleceğimizin karanlık olduğunu gösteriyor. Bu noktada sorulması gereken en doğru soru, bundan sonra ne yapılacağıdır.
Aslında, sanırım tüm okuyucularım bu sorunun cevabını üç aşağı, beş yukarı zaten biliyor. 2008 krizinin başlarında sıkıntıları yaşayarak deneyim elde ettiler. Çoğu da umarım, o sıkıntılardan sonra kendilerine altın kurallar oluşturmuşlardır.
Şimdi o altın kuralları işletmeye sokmanın zamanıdır.
Borçlarınızı azaltın
Özellikle banka borçlarınızı ödenebilecek seviyeye indirin. Diğer firmalara olan borçlarınızı azaltın. Eğer ödeme yapmaz, ya da yapamaz iseniz, diğer firmaları zora sokacağınızı unutmayın. Ben gideceğime o gitsin demeyin.
Alacaklarınızı tahsil edin
Gerekiyor ise indirim yapın ve alacaklarınızı bir an önce tahsil edin. Kriz geldiğinde likit olmanız gerekir. Ne zaman nakde ihtiyaç duyacağınızı bilemezsiniz.
Eleman politikanızı gözden geçirin
İlk sinyaller siparişlerin iptali şeklinde olacaktır. Bu sinyali alır almaz, kadronuzu küçültmeye bakın. Çıkartacağınız elemanlara devlet işsizlik sigortasından destek verecektir.
Hammadde siparişlerinizi gözden geçirin
İlk sipariş iptali sinyallerini alır almaz, verilmiş siparişlerinizi iptal etmeye çalışın. Gardınızı alın
Eğer avukatınız iyi değil ise değiştirin
Hatta 2 avukat tutun. Biri tahsile, diğeri alacağa yönlensin. Krizde avukatlar kendi paralarını çıkartırlar.
20 Eylülde düzenlediğimiz konferansa katılın
20.09.2011 Salı günü, The Greenpark Hotel Pendikte 3. Sac Piyasaları ve Otomotiv konferansı düzenliyoruz. Bu konferansta konuşulacak konular çok önemlidir. Size yol ve yön gösterecektir. Orada ben de konuşma yapacağım. Sizi bekliyorum. Bu makaleyi okuduğunuzu ifade ederek %50 indirim talep edebilirsiniz.
Başarılar diliyorum ve her ne kadar inanmasam da krizsiz, bol kazançlı günler diliyorum.
Umarım yanılmışımdır.