KOBİlere 12 milyar Liralık kredi 13 Ekimde Ankara TOBB ETÜde imzalanan protokolle Kredi Garanti Fonu A.Ş.nin KOBİlere yönelik kredi ve kefalet hacmi artırıldı.
Hisarcıklıoğlu: Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Kredi Garanti Sisteminin daha da geliştirilip etkinleştirileceği inancı ile, KOBİlerimizin nefes almasına ve yaşatılmasına yönelik olarak sağlanan bu desteğin KOBİlere ve ülkemiz ekonomisine hayırlı olmasını diliyorum.
Küresel ekonomik krizin yol açtığı banka kredi hacimlerindeki daralma ile krizin baskısını hisseden KOBİler için, hükümetin krize tedbir paketi içinde yer alan, Hazine ile Kredi Garanti Fonu arasında 1 Milyar TLlik kaynak aktarımını öngören protokol, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Tesislerinde düzenlenen törenle imzalandı.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlunun evsahipliğinde gerçekleştirilen törende, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergünün yanı sıra, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı, T.Bankalar Birliği Başkan V. Varol Civil, KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, KGF Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz ve Fonun 240 Milyon TLya çıkartılan sermayesine iştirak eden bankaların genel müdürleri hazır bulundu.
Törende konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Kredi Garanti Sisteminin daha da geliştirilip etkinleştirileceği inancı ile, KOBİlerimizin nefes almasına ve yaşatılmasına yönelik olarak sağlanan bu desteğin KOBİlere ve ülkemiz ekonomisine hayırlı olmasını diliyorum dedi.
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlunun konuşması şöyle:
Kredi Garanti Fonu, 1991 yılında 20 bin TL. sermaye ile 6 kurumun ortaklığında özel bir kanunla kurulmuştur. KGF, 1994 yılında ilk faaliyete geçtiğinde, kefaletini kabul ederek kredi veren sadece kendi hissedarlarından Halk Bankasının bulunduğu, küçük bir kuruluştu. KGFnin kısıtlı olan sermayesi, faaliyete geçtikten ancak 9 yıl sonra, 2003de 50 bin TL.ye çıkartıldı. Sonrasındaysa 2006da 20 milyon TLye, 2007de 60 milyon TLye yükseltildi.
KGF bugün, TOBB ve KOSGEBin sermaye artışına iştiraki ile 20 seçkin Bankamızın da toplam 80 milyon TL ile ortak olarak katılmasıyla, 240 milyon TL. sermayeli, güçlü bir kuruluş haline gelmiştir. Bu son sermaye artırımı ile TOBB, KOSGEB ve Bankalar, yaklaşık yüzde 33lük oranlarla eşit ortaklar hale gelmişlerdir. Burada vurgulamam gereken önemli bir nokta da, KGFnin Ana Sözleşmesi gereği, daha önceden olduğu temettü dağıtmayacak olmasıdır.
Yani bizler şirket ortakları olarak, KGFye aktardığımız kaynağı, geri dönüşü olmayacak bir şekilde, bir nevi hibe etmiş oluyoruz. Bu çerçevede bu zor günlerde ülkemiz ekonomisine destek olmak amacıyla bizimle birlikte elini taşın altına koymaktan çekinmeyen KOSGEBe ve Bankalarımıza da teşekkürlerimizi iletiyoruz. KOBİlerimizin gerek yarattıkları katma değer, gerekse istihdam bakımından önemi büyüktür. Ekonomimizin mihenk taşı konumundaki KOBİlerimizin içinde bulunduğu sorunlar ve bunların aşılmasındaki engeller hepinizin malumudur. Bu sorunlardan bir tanesi mali sistemdeki finansmana erişim problemidir. Bunun nedenlerinin başında, kurumsal yapılanma eksikliği, kayıtdışılık ve dolayısıyla sağlıklı mali tablolarının olmaması ve yetersiz teminat yapısı geliyor.
Bu durum finans kuruluşlarının, KOBİleri yüksek riskli olarak görmesine ve kredi tahsisinde tereddüt etmelerine veya yüksek teminatlar talep etmelerine sebep olmaktadır. İşte bu noktada Kredi Garanti Fonu, kuruluş amacı ve misyonu gereği, KOBİlerin finans kuruluşlarına karşı teminat eksikliğini tamamlayarak, finansmana erişimlerine imkân sağlamaktadır. Özellikle de küresel ekonomi krizinin etkisiyle, bankaların kredi işlemlerinde daha çekingen davranması, KGFnin önemini artırmıştır. 2008 sonunda 84 milyar TL. olan KOBİ kredileri, Ağustos ayı sonu itibariyle 80 milyar TL.ye düşmüştür. Nakdi kredi müşterisi konumundaki KOBİ sayısı ise 1 milyon 397 binden, 1 milyon 217 bine gerilemiştir.
Bu noktada Hükümetimizin olumlu yaklaşımı ile sağlanan 1 milyar TL kamu kaynağı ile oluşturulması hesaplanan 10 milyar TL tutarındaki kredi hacmi sayesinde, çok daha fazla KOBİ, finansmana erişecektir. Böylece üretime, istihdama ve ihracata devam edebileceklerdir. Kamunun sağladığı kaynağı en etkin ve doğru bir şekilde kullanmak üzere, bazı kıstaslar da belirlenmiştir. Buna göre, 30 Haziran 2008 tarihinden önceki 2 yıl içinde takibe düşmüş veya vadesi geçmiş borcu bulunmayan KOBİler bu kaynaktan yararlanabilecektir. Ayrıca yararlanıcı başına 1 milyon TL, bir risk grubuna ait yararlanıcılar için ise 1,5 milyon TL limit belirlenmiştir.
Bu kapsamda asgari 6 ay, azami 4 yıl vadeli olarak kullandırılacak kredilerin yüzde 65ine hazine garantörlüğü ile KGF tarafından kefalet sağlanırken, kredi riskinin yüzde 35i bankalarımız tarafından karşılanacak. Bu düşüncelerle sözlerimi bitirmeden önce; reel sektöre ve ekonomimize destek amacıyla ülkemizde bir ilki gerçekleştiren kamu idaremize, başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞANa, Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACANa, Sanayi ve Ticaret Bakanımız Sayın Nihat ERGÜNe, Maliye Bakanımız Sayın Mehmet ŞİMŞEKe, Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim ÇANAKCIya ve emeği geçen tüm bürokratlarımıza, bir kez daha teşekkür ediyorum.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, sistem ile oluşturulacak kredi hacmini yaklaşık 10-12 milyar lira olarak tahmin ettiklerini belirterek, Bu ilk etapta, Hazinenin sağladığı 1 milyar liranın kaldıraç etkisiyle oluşan ilave bir kredi hacmidir dedi.
Babacan, Türkiyede KOBİlerle, bankalar arasındaki ilişkilerin daha sıhhatli bir zemine oturması, buradaki sorunların aşılması, bankaların KOBİlere kredi kullandırırken ellerinin daha rahatlaması ve KOBİlerin de kredi kaynaklarına daha kolay ulaşması ile ilgili önemli bir protokol imzalandığını söyledi.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2010 yılında KOBİlerin ölçek büyütme, Ar-Ge, inovasyon çalışmaları, teknolojiye uyum, dışa açılma ve ihracatlarını artırmalarına yönelik desteklemelerinin yoğun şekilde devam edeceğini söyledi.
Ergün, Hazine ile Kredi Garanti Fonu arasında 1 milyar liralık kaynak aktarımını öngören protokolün imza töreninde yaptığı konuşmada, küreselleşme sürecinde, uluslararası sermayenin sınır tanımaksızın dolaştığını, bu durumun ülke ekonomilerinin birbirinden etkilenmelerini kaçınılmaz hale getirdiğini belirtti.
Bu açıdan bakıldığında küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlü olmasının, küreselleşmenin olumsuz etkilerini minimum düzeyde tutacağına işaret eden Ergün, KOBİlerin endüstrileşmenin, sağlıklı bir sosyal yapının, gelir dağılımındaki dengenin ve ticaretteki dinamizmin vazgeçilmez unsurları olduğunu ifade etti.
KGF YÖNETİM KURULU BAŞKANI FAİK YAVUZ
KGF Yönetim Kurulu Başkanı Faik Yavuz da Kredi Garanti Fonu hakkında bilgi vererek, bu güne kadar gerçekleştirdikleri projelerden bahsetti.