Ziya Çavumirza
EMC-Safety Test Mühendisi
SGS Türkiye
ziya.cavumirza@sgs.com
Ekonomik krizin, geometrik şekillerle anlaşılmaya çalışıldığı şu günlerde; üretimin, istihdamın sürdürülebilir ekonominin zorluklarının özellikle üreten kesimde çok derin hissedildiğini hep birlikte izlemekteyiz. Son 20 yılda dünyada ve Türkiye deki değişimler göz önüne alındığında ekonomilerin ve şirketlerin lokomotifliğinde küreselleşen dünyada, firmaların markalaşmalarının çok önemli olduğu bir çok taraftan kabul görmektedir. Sağlanacak olan markalaşmada merkezinin bulunduğu ülkeye yapacağı katma değerden dolayı ülkeler açısından da ayrı bir önem arz etmektedir. Türkiye de son yıllarda firmalar dünya pazarında yerlerini alabilmek için çeşitli çalışmalar yapmaktadırlar. Ancak bu çalışmalar maalesef yine sınırlı bir üretici kesim tarafından benimsenmekte ve orta ve küçük çaplı üreticilerde kalite kavramı henüz dünya pazarında iyi bir yer alabilmek için yeterli seviyeye ulaşamamıştır. Şu anda dünyada mevcut olan ve olması muhtemel hale gelmesi beklenen krizlerden korunmanın yolunun dünya pazarında hızlı, ucuz ve kaliteli üretim yapmaktan geçtiği gerçeği her geçen gün daha çok ortaya çıkmaktadır. Kaliteli üretim yapmak dünya şartlarında ana olarak 3 aşamada sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu aşamalar,
I) Laboratuvar
II) Fabrika (üretim)
III) Pazar olarak adlandırılabilir,
İlk aşamada yapılacaklar; ürün üretime girmeden önce tasarım sırasında ürünün ilgili, deneyimli ve yetkili kişilerce gerekli olan dünya standartlarına göre değerlendirilmesidir. Bu aşamada Türkiye de ve dünyada bir çok laboratuvar hizmet verdiği gibi firma kendi laboratuvar kabiliyetinide (cihaz, personel vs.) geliştirerek sağlayabilir. Bu aşamada çıkan uygunsuzluklar yapılacak düzeltmelerle ürün uygun ve üretilebilir hale gelir. Bu noktada önemli olan noktalardan biri bu aşamanın daha hızlı olabilmesi için ürün değerlendiren kişilerle ürünü oluşturan kişilerin uyum içinde çalışmalarıdır. Aksi durumda bu aşamanın uzaması ve maliyetin artması muhtemeldir. Bu noktada dünya üzerinde 170 ülkede 58.000 den fazla çalışanı 389 laboratuvarı ile 131 yıldır hizmet vermekte olan SGS, dünya üzerinde üretici isteklerine uygun çözümler üretebilmektedir.
İkinci aşamada, laboratuvarlar tarafından üretilebilir onayını alan ürün üretim aşamasına gelir ve seri üretime geçilir. Burada unutulmamalıdır ki seri üretimde onaylanan ürünün aynısının üretilmesi gerekir. Bunun sağlanabilmesi için üretim kendi içinde gerekli kontrolleri yapması ve üretim sırasında çıkan sorunları anında çözmelidir. Üretim sonunda çıkan herhangi bir uygunsuzlukta yeniden üretim yapılması (re-work) maliyeti bir hayli arttıracak ve gecikmeler müşteri kaybına dahi mal olabilecektir.
Üçüncü aşamada; üreticinin güvenli ürünü piyasaya sunup sunmadığı, sunulan pazarın otoritesi tarafından kontrol edilmektedir. Avrupa ülkelerinde bu RAPEX (Rapid Alert System for non-food consumer products) sistemi sayesinde sağlanmaktadır. Ülkemizde de piyasa denetimleri uygulanmakta ve her geçen gün gelişmektedir. Bu aşamada çıkacak bir uygunsuzluk durumunda ürünlerin geri çekilmesine kadar cezalar verilebilmektedir.
Görüleceği gibi uygunsuz lukların kontrolsüz şekilde aşamaları atlaması firmanın yaşayabileceği risklerin maliyetini arttırmaktadır.
SGS; 1933 ten beri Türkiye de Daha Kaliteli Türk Ürünleri! için çaba gösterenlerin yanında yer alıyor. Gözetim, belgelendirme ve eğitim konularındaki uluslararası deneyim ve birikimlerini Türk sanayici ve girişimcileri ile paylaşmaktadır.