SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   4 Şubat 2012, Cumartesi

Haziran 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 62

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Uğur Özgöker
Kadir Has Üniversitesi, uozgoker@khas.edu.tr


1929 Dünya Büyük İktisadi Buhranı


Her gün  Küresel Finansal Krizi  konuşuyoruz. SUBCONTURKEY nin Mart 2009 sayısında şu anda yaşamakta olduğumuz Küresel Finansal Krizin nedenleri ile ekonomik ve siyasi sonuçlarını incelemiştim. Bu sayıda da bugün dünya çapında bütün şiddeti ile etkisini devam ettirmekte olan iktisadi krizin dünyadaki ilk örneği olan  Büyük Buhran  olarak da adlandırılan 1929 Dünya iktisadi krizini ele alacağım.

1929 Büyük Buhran

Giriş

 ABD den başlayarak Kuzey Amerika, Avrupa ve dünyanın diğer sanayileşmiş bölgelerini  saran, 1929 da başlayıp, etkilerinin 1939 yılına kadar devam ettiği bir ekonomik bunalımdır. Eşi görülmemiş bu bunalımın önde gelen özellikleri, evrensel, geniş ve uzun süreli olmasıdır.  Ülkelerin bu ağır çöküntüden kurtulmaları hiç kolay olmamıştır ve büyük bunalım farklı ülkelerde farklı zamanlarda sona ermiştir. Dünyayı bu kadar etkisi altına alan  büyük bunalımın sebebi başlangıçta bir borsa kazası olarak adlandırıldı fakat borsanın çöküşü bir devletin ekonomisinin çökmesi için tek başına yeterli bir sebep olamayacağından diğer  sebepleri belirlemek için yine tüm dünyayı etkileyen 1.Dünya Savaşı ve sonrasında oluşan ekonomik ve sosyal koşulları göz önüne almalıyız.

1) 1929 Öncesi Dönemde Avrupa ve Amerika

İngiltere, Almanya ve Amerika nın 1.Dünya Savaşı Sonrası Ekonomik ve Sosyal Koşulları Nasıldı?

1.Dünya savaşından önce İngiltere dünyadaki hegemonik güçtü. Savaşın sona ermesiyle birlikte İngiltere süper güç olmanın gerektirdiği sorumlulukları yerine getiremeyecek bir noktaya ulaşmıştı.  İngiltere nin savaş öncesi dönemde ekonomisi bozuktu ve Amerika ya borçları vardı. Savaşın sona ermesiyle ekonomisinin toparlanması için yine Amerika dan borç aldı ve  borçlar daha da artarak 3.7 milyar dolara ulaştı. Yeniden kurulan altın standardı ile pound değer kazandı. Paralarının değer kazanması İngilizlerin ihracatlarının azalmasına yol açarken bu da daha fazla altının dışarıya verilmesine ve dolayısıyla tekrardan borçlanmaya yol açtı.

Diğer bir ülke olan Almanya ise; savaş sonunda yenildi. Ayrıca savaş tazminatı sorunuyla karşılaştı. Bu sorunu çözmek için para basmayı denemesine rağmen bu öneri Amerika tarafından kabul edilmedi. Bunun sonucunda Almanya da hiperenflasyon yaşandı. 1924 yılında Amerika; Dawes Planı ile tazminat sorununun çözülmesini amaçladı. Bu plana göre; Amerika Almanya ya kredi vererek tekrardan yapılanmasını sağlayacak ve yapılanma sonunda Almanya savaş tazminatını ödeyecekti.

Amerika ise bu savaştan en büyük alacaklı ve finans kaynağı olarak çıkmıştır. Yeniden yapılanarak ekonomisini her geçen gün daha iyi yerlere taşımıştır. İçerde ve dışarıda Avrupalı üreticiler aleyhine pazarlarını genişleterek oldukça iyi bir dış ticaret dengesine kavuştu. Genişleyen pazarı, artan nüfusu ve hızla ilerleyen teknolojisiyle sürekli artan refahın altın anahtarını ele geçirmiş gibi görünüyordu.  Bu dönemde Amerika da özellikle otomobil, yapı, elektrik gibi yeni endüstriler gelişiyor, sanayiciler kazançlarını yeni iş yerlerinin kurulumlarına, aletlere ve yeni işçilere yatırıyorlardı. Üretim ve işlilik oranı yüksekti. Borsa devamlı yükseliyordu.

Kükreyen Yirmiler
 
1920 li yıllar Amerikalıların tarihte en yaratıcı oldukları yıllardır ve kendilerine  Kükreyen Yirmiler  diye isim takmışlardır. Üretim ve istihdam oranları yüksekti ve yükselmeye devam ediyordu. Sözün özü, Amerikan kapitalizmi şüphesiz ki parlak dönemlerinden birini yaşıyordu.  1925 ile 1929 yılları arasında, imalat kuruluşları 183.900 den 206.700 e yükselmiş; ürettikleri ürünlerin değeri ise 60.8 milyar dolardan 68 milyar dolara yükselmişti.  O yıllarda ünlü otomobil sanayicisi Henry Ford seri üretime geçti. Kısa sürede ülkedeki otomobil sayısı arttı. 1926 da 4.301.000 otomobil üretilmişti. Üç yıl sonra, 1929 da bu sayı bir milyondan fazla artarak 5.358.000 a ulaştı.  Bunun sonucunda otomobil fiyatları düştü. Yine Henry Ford 1920 li yıllarda işçi ücretlerini günde beş dolara çıkardı ve işçiler kendi ürettikleri arabaları alabilecek kadar para kazanmaya başlar duruma geldiler. Yine tarihte ilk kez  yıllık izin  kavramı gündeme geldi. Çalışanlar yıllık izinleri seyahat ederek kullandılar ve böylece turizm sektörü genişledi.

Florida Kasırgaları

Amerikan Halkının Rüya Aleminden Uyanışı

O dönemlerde Amerikalılarda fazla çaba sarf etmeden zengin olma istediği hakimdi. Bu nedenle 1926 yılında Florida da gayri menkul patlaması yaşandı. Bunun nedenleri ise;  Florida nın ulaşım sorunlarını çözmüş olması ve hava koşullarının kışın burada diğer eyaletlere göre daha iyi olması idi. Bu sebeplerden dolayı Amerikalılar Florida nın ileriki yıllarda tatil cennetine dönüşeceğini ve paralarının değerlerinin birkaç kat artacağını düşünerek buralara yatırım yaptılar. Fakat; 1928 de Florida da kasırga yaşandı ve bu olay birçok kişinin ölmesi, evlerin ve yatların hasar görmesiyle sonuçlandı. Bu kasırga emlak fiyatlarını dibe çekti. Daha sonra buradaki gayri menkuller satışa sunuldu fakat değerinin çok altında fiyatlar istenmesine rağmen satılamadı. Bu durum Amerikalıların adeta rüyalarından uyanmasına ve gerçeklerle yüzleşmelerine sebep oldu.

Çünkü Amerikan halkı 1920 lerle gelen refah artışından kaynaklanan bir psikoloji içindeydi. Ekonomilerinin gün be gün artarak kendilerinin daha  da refah içine gireceklerini düşünerek bu yatırımları yaparken kendi paralarını kullanmak yerine bankalardan kredi alarak bu işlemleri gerçekleştirdiler. Ekonomilerine o kadar güveniyorlardı ki yarının ne getireceğini düşünmeden uzun vadeli borçlanmalara rahatça girebiliyorlardı. Bu dünyada inanması için ikna edilmesi gereken insanlar değil, inanmak için bir bahane arayan insanlar yaşıyordu.  Fakat bu insanların hayalleri istedikleri gibi sonuçlanmadı. 1926 nın sonbaharında yaşanan iki kasırga, Frederick Lewis Allen in sözleriyle  Dinlendirici bir tropik rüzgarın, Batı Hint Adaları ndan başladığında neler yapabileceğini   göstermişti. Bu kasırgaların olumsuz sonuçlarının ardından hayal aleminden uyanan Amerikan halkının bankalardan aldıkları kredileri ödemeleri gerekiyordu. Zaman içinde ödemelerde aksamalar yaşanmaya başlayınca bunun ekonomiye yansıması gerçekleşti. Ekonomideki taşlar yavaş yavaş yerinden oynamaya başladı. Bu nedenle Florida da yaşanan bu kasırga 1929 bunalımını getiren ilk dalga olarak kabul edilmektedir.

Amerika 1920 lerdeki ekonomik canlanmanın ve 1928 yılındaki Florida olayının ekonomiye kötü etkilerinin ardından 1929 yılında  New York Borsası nda hisse senetlerinin düşmesiyle birlikte başlayan büyük bunalıma girdi.

1929 Büyük Buhranını Hazırlayan Etkenler

•Eksik Tüketim

1929 Buhranının en önemli nedenlerinden birisi eksik tüketim sorunudur. Avrupa da savaş sonrası ülkelerin ekonomik durumları genel olarak kötüydü ve yeniden yapılanma dönemi geçiriyorlardı. Bu nedenle tüketim kapasiteleri daralmıştı. Oysa Amerika da onların aksine modern ve güçlü sanayiler kuruluyor, seri üretime geçiliyor fakat talep eksikliğinden dolayı bu sanayiler ürünlerini satamaz duruma geliyorlardı. Zaten Asya, Afrika ve Amerika nın az gelişmiş ülkelerindeki insanların alım gücü çok düşüktü dolayısıyla tüketimin yetersizliği üretilen ürünlerin elde kalmasına yol açıyordu. Daha sonra kredili satışlara başvurularak alım gücü kısıtlı olan bu insanlar için tüketim cazip hale getirilmeye çalışıldı. Bu konuda başarılı olundu çünkü insanlar üreticilikten çok tüketiciliğe meyillilerdir ve kendi elindeki parayla sıkıntı çekerek yaşamaktansa önlerine konulan bir fırsatla kendilerinin olmayan parayla, sanki o parayı hiç ödemeyeceklermiş gibi düşünerek savurganca harcamalarını yapıp tüketici olmaya devam edebilirler. Daha sonra bunalımın patlak vermesiyle işsiz kalmaya başlayan bu insanlar krediyle almış oldukları mallar için yapmaları gereken ödemeleri durdurunca, üreticiler mali güçlükler yaşadılar ve iflas etmeye başladılar.

•Bankaların Yapılanmalarındaki Bozukluk

1920 lerde Amerika da günde 4-5 tane banka açılıyordu. Bankaların rezervlerini, kredilerini, sermaye esaslarını belirleyen kanunlar yoktu.  Ayrıca ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da yoktu. Bankalar başıboş haldeydi. Kredi vereceği şirketlerin hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmadan kredileri veriyor ve bunlar geriye ödenmeyince de 1929 Buhranını tetikleyen durumlar ortaya çıktı.

•Ekonomi Yönetiminde Tecrübesizlik

1920 lerde Amerikalı ekonomistler ve politikacılar liberal ekonominin en iyi ekonomik sistem olduğunu savunuyorlardı. O döneme Laissez-Faire  Bırakınız yapsınlar, bırakınız etsinler.  politikası hakimdi. Yani;  devletin ekonomi üzerindeki etkisi çok az olacak ve böylece özel sektörde ve piyasa ekonomisinde ticaret serbest bırakılacak ve ekonomik refaha ulaşılacaktı.

1928 yılında Cumhuriyetçi Parti den Başkan seçilen Hoover da bu ekonomi anlayışına uyarak devlet müdahalesi yapmama kararı aldı. Fakat Başkanın 29 krizi ile ilgili aldığı bu karar her şeyin daha kötüleşmesine yol açtı. Daha sonra başkan müdahaleye karar verdiğinde artık çok geç kalmıştı ve bu müdahaleler için nasıl bir yol izleyeceği konusunda da tecrübesizdi. Aslında bu tecrübesizliğinin nedeni; dünyanın ilk kez böyle bir kriz ortamıyla karşılaşmış olmasıydı ve bu Hoover için çok büyük şanssızlıktı. Devlet bütçesinin dengelenmesi için yaptığı kesintiler ve vergilerin arttırılması işsizliğe sebep oldu ve reel sektör hızla küçüldü. İnsanların alım gücü azaldı böylece fiyatlar düştü. Ayrıca başkan altın standardına bağlı kalmakta son derece kararlıydı. Hükümet sıkı bir para politikası uyguladı ve altına bağlı olmayan para basmadı. Piyasada para olmayınca ekonomik faaliyetler durdu. Bu daha fazla işsizliğe, daha az gelire yol açtı. Dolayısıyla bu müdahaleler resesyonun genişlemesine ve krizin maliyetinin artmasına yol açtı.

• Gelir Dağılımı Dengesizliği

1929 yılında, zenginler çok zengindi. Rakamlar tatmin edici değildi fakat yıl içinde en yüksek gelire sahip olanların nüfus içindeki oranı yüzde beşti ve bunlar tüm gelirin üçte birine sahipti.  Bu gerçekten adaletsiz gelir dağılımı ekonominin daha yüksek bir yatırıma veya daha yüksek bir lüks tüketici harcamalarına ya da her ikisine de bağlı olduğu anlamına geliyordu. Zenginler çok büyük miktarlarda ekmek alamaz. Eğer aldıkları şeyleri ellerinden çıkaracak olsalar, lüks malzemeler veya yeni saha ve projelere yaptıkları yatırımlar olmalıdır. Hem yatırım hem de lüks harcama kaçınılmaz bir şekilde daha düzensiz etkilere maruz kalır  ve haftada 25 dolar kazanan bir işçinin kira harcaması ve ekmekten daha geniş kararsızlıklara sahiptir.  

•Şirketlerin Mali Durumları Arasındaki Dengesizlik

Savaş dönemi öncesinde, Amerika da küçük fakat çok sayıda şirketler vardı. 1. Dünya Savaşı nın getirdiği zorluklardan dolayı bu şirketler birleştiler ve savaştan sonra da tekeller oluşturmaya başladılar. 1929 yılında ise bu duruma bakıldığında Amerikan ekonomisinin % 50 sini 200 holding elinde bulunduruyordu.  Bu Amerikan ekonomisi için çok riskli bir durumdu. Bu holdinglerden birinin iflas etmesi ekonominin büyük oranda zarara uğramasına yol açacaktı. Oysa bu birleşmeler gerçekleşmeseydi, batan şirket diğer şirketleri de domino etkisi gibi olumsuz olarak etkileyemeyecek ve ekonomide bu kadar büyük oranda zararlar görülmeyecekti. 

Yazının devamı gelecek ay yayınlanacaktır.

 

  İlgili Haberler

 

Yeşilköy Rotary Kulübü TÖSHİD ve İSGİD Başkanı Murat ERSOYa MESLEK HİZMETİ Ödülü Verdi
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Kadir Has Üniversitesi ve Avrupa Koleji işbirliğiyle: AB Uyum Semineri
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Doğu Akdenizdeki Hidrokarbon Yataklarının AB, Kıbrıs ve Türkiye Açısından Ekonomik ve Stratejik Önemi
KKTCde Ekonomik Yapıdaki Bozukluklar Artarak Sürerken Kıbrıs Rum Yönetimi AB Dönem Başkanlığını Devralmaya Hazırlanıyor
Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi -III-
Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi
Büyük Ortadoğu Projesinin Son Eksik Taşı da Tamamlanıyor
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi