Geçenlerde, eşim, bacanağım ve ailesiyle birlikte Boğaz ın Anadolu yakası tarafında, Çengelköy civarında sahile gittik, benim çok yapmadığım bir şey olduğu için, bana göre ilginç bir şey ile karşılaştım. Belki de sizler, yıllardır gidiyor, yaşıyor ve görüyorsunuz, fakat fark etmiyorsunuz. Ya da fark edenler bu detayı görmemişte olabilir.
Klasiktir bahsettiğim yerde sıra sıra balıkçılar dizilir ve balık tutar. Oraya gittiğimde yaklaşık 6-7 balıkçının henüz bir şey tutmadığını gördüm. Ya balık yoktu ya da hepsi de beceriksizdi. Mutlaka sizlerde duymuşsunuzdur, neredeyse atıp anında çekerek balık tutmaktan yorulan kişilerin hikâyesini, mutlaka beceri vardır ama balık olmayınca beceri de pek işe yaramıyor.
Yaklaşık 15-20 dakika sonra biri balık tuttu, ardından aynı anda bir diğeri de daha sonra diğeri ve diğerleri, hepsinin oltasına aynı anda birer balık geldi. Aşağı yukarı hepsi de aynı boylarda balıklardı. Hepsi bir sevinçle balıkları yanlarında getirdikleri kovalara koydu.
Sonra heyecanla oltalar tekrar atıldı, beklendi fakat balık gelmedi. Hiç biri yine bir balık tutamadı. Yaklaşık yarım saat sonra yine sıra ile aynı anda balıklar geldi. Maharet olta ya da balıkçı da değil galiba balık akınlarındaydı.
Bu izlediğim olay bana şu anda yaşadığımız günleri çağrıştırdı. Zaman zaman çeşitli piyasalar hakkında dostlarımızla muhabbet ettiğimizde bir sektörde hareketlenme varsa, bunlardan herkesin gücü doğrultusunda yararlandığıydı. Tıpkı boğazdaki balık akınları gibi bu günlerde hareketlenme yapan sektörlerden herkes payını alıyor. Önemli olan sektörler biraz kıpırdasın.
Diyeceksiniz ki; Birey ya da kurumların, hiç mi hareket sırasında, daha çok satmak için çabalarının bir önemi yok? Tabii ki var. Hareket ya da akın sırasında neden onları tercih etmek gerektiğini? söylemeleri, üstünlükleri ortaya çıkarmayı, sadece fiyat değil kalitenin önemli olduğunu ve ikna etmeyi, ortaya koymak gerekir. Bunun için de galiba; eğitim şart!
Krizlerdeki hareketlenmelerden-balık akınlarından-boş dönmemek için:
• Öncelikle tok balıkçı- satışçı havasını bırakın. Herkes kimin ne olduğunu biliyor ya da tahmin edebiliyor.(Ben en iyi balıkçıyım diyen ile acemi olan da aynı suya olta atıyor unutmayın.)
• İndirim yapmam değil, krizden çıkmayı destekliyorum diyerek makul karlara dönebiliriz.
• Akınları iyi tahmin etmek için basiretli olup, gelişmeleri takip ederek ileriyi görmeliyiz.
• sadece ben kazanayım yerine sektörde iş birlikleri, güç birlikleri yaparak, bazı işleri paylaşmak ve paslaşmak akınlardan daha başarılı çıkmamızı sağlayabilir. (Yanımızdaki bir acemi balıkçıya olta sallamayı öğretirsek, belki de onun acemi şansı ile biz de avlanırız.)
• Belki siz değil de bir dostunuz iyi bir akın yakaladı. Fakat tek başına altından kalkamayacak o zaman da ona yardımcı olmak. Maddi, manevi yanında olmakta gerekebilir.
• Oturup beklemek yerine, doğru sulara çıkarak avlanmakta önemli. Burası boş diyerek her gördüğümüz boşluktan olta atmak da yanlıştır. (Bazen kalabalık yerlere girmek ve kendimize yer açmakta gerekebilir.)
• Balık akınları için mevsimleri nasıl beklemek gerekirse. Bizim de işlerimiz için mevsimleri takip etmek, sabretmek önemlidir.
• Ayrıca, zaman zaman yeni oltaları incelemek, misine kalınlıklarına bakmak,doğru kurşunu doğru yerde kullanmakta önemli. Her balıkçı size bir şey öğretebileceği gibi aynı zamanda yeni balık tutma yollarını da öğrenmeliyiz.
Hadi bakalım, oltaları alalım. Akınları izleyelim, doğru sularda doğru mevkilerde oltaları atalım. Akın başladığında panik olmayalım, hepsini ben tutacağım diye yandaki oltalara kızmayalım.
Rastgele…
Bana her konuda yazabilirsiniz. Tek yapmanız e-mail atmanız. Bu arada benden eğitimlerim ve çalışmalarla ilgili bilgi isteyenler için www.hakanomergider.com sitesine bir göz atmalarını da hatırlatırım.
Unutmayın, Satış Kumar Değildir !
Profesyonel Destek Gerekir
Kriz zamanlarında daha fazla…