KalDer 19.Kalite Kongresinin bu yıl ana teması Yenileşim Yönetimi olarak belirlendi.
Neden yenileşim? Sorusunun ardında önemli birkaç neden sıralanabilir. Öncelikle dünyanın 17. büyük ekonomisi olan ülkemiz ekonomik büyüklükte 2023de ilk 10da yeralmayı hedefliyor. Bu önemli hedefe karşın BM insani gelişim endeksinde 155 ülke arasında 126. sırada bulunuyor.
Uluslararası rekabet endeksinde ise 133 ülke arasında 61. sıradayız. Böylesi bir büyük hedeflere ulaşılabilmesi ve sürdürülebilir başarının yakalanması için ekonominin ve sosyal göstergelerin süzgeçten geçirilmesini gerektirmektedir. Ekonomideki büyüme isteği kaldıraç olabilecek yeni bir araç ihtiyacını gündeme taşımaktadır. Yenileşim bu kaldıracın adıdır.
Artık günümüzde maliyet tek başına bir rekabet belirleyicisi olmaktan çıkmıştır. Hatta teknoloji ve kalite pek kuruluşun erişebildiği standart haline gelmiştir. Ülkeler az gelişmiş, gelişmekte ve gelişmiş diye gruplanırken artık üretim faktörü odaklı, verimlilik odaklı, yenileşim(inovasyon) odaklı diye gruplamaktadırlar. Tahmin edeceğiniz gibi kişi başı MG 17.000USD üstü ülkeler yenileşim odaklı ülkelerdir. WEF raporuna göre Türkiye yenileşim sıralamasında 69. sıradadır. Türkiye verimlilik ile inovasyon arası geçiş sürecinde olarak değerlendirilmektedir.
Türk ekonomisi,işletmeler katma değeri yüksek ürün ve hizmetleri geliştirmek durumundadır. Bugün ihracatımızın sadece %5,1i yüksek teknolojili üründür. AB ülkelerinin ortalaması ise%21,5dir. Türkiye tonlarca üreterek gelişmede özlenen boyutu yakalama da sıkıntı çekecektir. Yenileşim bizim gibi genç ve dinamik ülkeler için bir fırsattır. Yenileşim büyük, küçük işletme farkı olmaksızın başarıya bizi taşıyacak bir yöntemdir. Yapılan bir araştırmaya göre, Amerikada şirketlerin cirosunun %75inin son bir kaç yıldır piyasaya var olmayan ürün ve hizmetlerden oluştuğu saptanmıştır.
Yenileşim Finlandiyada Nokia. Korede Samsung markası ile başarılı sıçrama örnekleri gördüğümüz kayda değer gelişmelerdir. Finlandiyada fert başına MG 1985 yılında 10.470 USD‘den 2004te 29.000 USDye çıkmıştır.En büyük etkilerinden biride istihdam üzerindeki olumlu etkisidir.1990 yılında %20 olan işsizlik oranı 20 yılda eritilmiştir.
Yenileşim buluş yapmakla eş anlamlı değildir. Süreçte bir iyileşme, üründe değişik bir çeşitlendirme, hizmette önemli bir değişim istenen gelişimi yaratabilir. Teknolojiyi iyi kullanan bir ülke olmak bize elbette avantaj sağlar ama işin doğrusu teknolojiyi yaratanlar arasına girmektir.
‹novasyon kapasitesinin, bilimsel araştırma kurumu, bilim adamı ve mühendis sayısının, Patent sayısının arttırılması, entellektül sermayenin korunması, Ar-Geye yapılan şirket harcamalarının arttırılması ve diğer başlıklar ele alınarak geliştirilmek durumundadır.
KalDer 19. Kongrede yine en önemli uzmanları, uygulayıcıları, bilim adamlarını sizlerle buluşturuyor.
Beklentimiz Kelebek Etkisi yaratmaktır. 9-10 kasım da Kongre merkezindeki yoğunlaşmanın tüm işletmelerimize yayılması ve ülkemizde fırtına olmasa da güçlü bir rüzgarın esmesidir.
Yenileşim Türkiyenin Önceliği Olmalıdır
Çağrımız her sektöre, her işletmeye, toplumadır.
20 yılı geride bırakırken yeni yönetim olarak bizler de önemli hedeflerimizden ikisini Sektörel ve Bölgesel Yayılım olarak belirledik.
Sektörler de; Eğitim, sağlık, turizm ve gelişen sektör lojistik önceliğimiz olacaktır.
Bölgesel yayılımda, Kayseri, Konya, Gaziantep ve Denizli illeri gerek sanayi, gerekse ticari yoğunlukları ile yoğunlaşmada potansiyel şehirlerimizdir.
Yeni bir çalışma Kıyaslama oluşum sürecini yaşıyor. Kuluçka merkezinde geliştirilen özel bir ürün gibi hazırlanıyor. Yakında paylaşacağız.
KalDerin 20 yılının ve Yenileşim Yönetimi temalı kongremizin yeni açılımlar getirmesini diliyor, Ödül kulvarında yarışan tüm finalistlerimize başarılar diliyorum.
Kalite gelecek 20 yıllarda da hep sizinle olsun.