Bu yazıda, Ar-Ge ve inovasyon konulu yazılara kısa bir ara vereceğim. Ne de olsa önümüz tatil dönemi. İş böyle olunca tatil kokan bir otomotiv yazısı acaba nasıl olur diye düşündüm. Ve aklıma ilk gelen de yazının başlığı oldu, yani, otomotive tatil yok!
Bildiğiniz üzere, ben yazılarımı Almanyadan yazıyorum. Almanya Federal bir devlet, eyaletlerden oluşuyor. Her eyaletin tatil dönemi farklı oluyor. Bir veya en fazla iki eyalet aynı zamanda tatile çıkıyor. Yani Almanyanın tümü aynı anda tatil yapmıyor. Tatil dönemi tek değişmeyen eyalet, Bavyera eyaletidir. Yani BMW, Audi ve MANin holding merkez yapılarının, Ar-Ge ve üretim ünitelerinin bulunduğu eyalet. Bu eyalet geleneksel olarak hep Ağustos ayında tatil yapıyor. Meraklısı için söyleyeyim, Volkswagen firmasının holding ve en fazla üretim ünitelerinin, fabrikalarının bulunduğu Aşağı-Saksonya eyaleti yani bir nevi benim de tatil programı belirleyen eyalet bu sene Temmuz ayı ortalarından Ağustos ayı ortasına kadar tatilde olacak. Volkswagen çalışanları bu dönemde 30, 31 ve 32. hafta tatile çıkacaklar. Yanlış anlaşılmasın fabrikalar kapanmıyor. Sadece düşük yoğunluklu üretim söz konusu oluyor. Aslında dışarıdan bakıldığında fabrikalarının tatil yaptığını tam anlamıyorsunuz. Tatil dönemi, genel olarak önemli alım-satım kararların alınmadığı, bazı sorumlulara ulaşılmadığı bir dönem oluyor.
Volkswagen firması 2018 hedefleri doğrultusunda bu sene daha az tatil yapacak gibi görünüyor. Bilindiği üzere, VW 2018 yılında dünyanın en büyük otomobil üreticisi olmaya hazırlanıyor. Bu plan dahilinde Almanya ve Avrupa üretim ünitelerini sabit tutmaya çalışarak hatta bazı ünitelerde kapasite kullanım oranını artırarak bu hedefe ulaşmak isterken aslında VWde hedeflenen büyümeyi sağlayacak pazarlar olarak Çin, Hindistan ve ABDyi sayabiliriz. Şuanda VW firması Çinde Almanyada ürettiği otomobilden daha fazlasını üretir hale gelmiştir. Ama bundan sadece şu tür bir saptama çıkarmak doğru değil, biz de artık Almanyayı ya da Avrupayı unutalım, gelişen pazarlara bakalım, tıpkı VWnin yaptığı gibi. Sadece VW örneğinde değil, diğer otomobil üreticilerinin de (BMW, Mercedes vs) yoğun faaliyet gösterdiği Almanya (veya Avrupa) pazarı Türkiye çıkışlı tedarikçiler için hala oldukça ilginç ve hala stratejik öneme sahip. Bunun neden böyle olduğu ile ilgili tek bir neden belirtmek gerekirse, Türkiye çıkışlı tedarikçi firmaların bu pazarda hala bir belirleyiciliği yok. Yani bizim tedarikçiler açısından doymuş bir pazar değil, aksine doyurulması gereken bir pazar!
Evet, Almanya otomotiv sektörü bu sene daha az tatil yapacak. Hem ülke bazında hem de küresel bazda yakalanan ivme, sektörü kriz dönemi öncesinde yakalanan seviyeden daha ileri götüreceği çok açık ve net. Bu yaklaşıma Avrupa Birliğinde yaşanan krizler nedeni ile (Yunanistan, İrlanda, Portekiz ve de İspanyada yaşananlar) şüphe ile yaklaşacak ve itiraz edecek birçok arkadaş tanıyorum. Şüphe ve itirazların bir bölümüne katılmakla birlikte bu yaşlı kıtanın otomotivde kan kaybetmeyeceğini, küresel varlığını daha da netleştirerek güçleneceğini tahmin ediyorum.
Türkiyede Tatil
Türkiye, yurtdışından tatil cenneti bir ülke olarak algılanıyor. Ülkeye gelen yabancı turist sayısı ve turizm gelirleri istenen seviyede artmasa da buna karşın son yıllarda iç turizmin canlandığına tanık olduk.
Hangi otomotiv fabrikaların ne zaman tatil yapacağını bilmemekle birlikte genel olarak Türkiye otomotiv sektörünün de bu sene daha az tatil yapacağını tahmin ediyorum. Mevcut durumda fabrikaların kapasite kullanım oranı artmış görünüyor. Bu pozitif trend devam edecek, dolayısı ile fabrikaların tatil döneminde kapanması yerine ek vardiyalar ile çalışmaya hız vereceği bir döneme giriyoruz. İş yetiştirilemediği bir dönemde tatile ne kadar zaman kalır bilemem ama tatil dönemleri aslında şöyle bir geriye yaslanılarak değerlendirme yapılacak bir dönemdir. Tatillerin, sadece makine ve teçhizatların genel bakımının yapıldığı değil, beynimizin, yaratıcı gücümüzün de dinlendirildiği ve dinginleştiği bir dönem olmasına itina etmeliyiz.
Bu tatil döneminde Türkiyeden benim merak ile beklediğim husus, Yerli Araç raporu olacaktır. Yerli Araç üretmek konusundaki rapor muhtemelen bu yaz döneminde (şayet süre tekrar ertelenmezse) açıklanacak. Başbakanın yerli araç istiyorum beyanından bu yana epeyi bir süre geçti. Başlangıçtaki çok hissi ve hararet verici tartışmalar yerini soğukkanlılığa bırakmış görünüyor. Şuan yerli araç üretiminden bahseden yok gibi ya da Türkiyede faaliyet gösteren OEMlerin ve/veya bunların ortaklarının herhangi bir faaliyetine tanık değiliz. Umarım rapor şuan ki sessizliğe denk düşen bir tavır ve analiz içinde olmaz.
Yaz tatili bitiminde Eylül ayı içinde 64. Uluslararası Otomobil Fuarı Frankfurtta kapılarını açacak. Bu sene de yine önemli markaların ilginç modellerini fuarda göreceğiz. Bu seneki fuarda tedarikçi firmalarda yerini alacaklar. Yani sadece otomobil şovu değil, otomobili meydana getirmede önemli katkısı olan tedarikçi firmalarda kendilerini gösterecekler. Bence görülmesinde, gezilmesinde ve katılımında faydalı bir fuar.
İyi tatiller ya da iyi çalışmalar!