Kimya sektörü, çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olup, dış ticaret istatistiklerinde 14 ayrı fasıldaki ürün gruplarını içermektedir. Kimya sektöründe genel olarak imalat sanayiinin ihtiyaç duyduğu organik ve inorganik kimyasallar, boyalar, laboratuar kimyasalları, termoplastikler ve benzeri ürünler imal edilmektedir.
Sektörde Firma ve Çalışan Sayısı ve Üretim Kapasitesi :
TOBB sanayi veri tabanına göre : Kimya Sanayiinde 13.118 kayıtlı firma faaliyet göstermekte olup, firmaların toplam üretim kapasiteleri 180 milyon tondur. Sektörde, % 6si mühendis olmak üzere yaklaşık 765.000 civarında çalışan mevcuttur.

Sektör, alt sektörler ve yıllar itibariyle değişmekle beraber son yıllarda ortalama %70 kapasite kullanımı ile çalışmakta ve ekonomiye yılda ortalama 123 milyar ABD doları üretim katkısında ve 50 milyar dolarlık katma değer katkısında bulunmaktadır. Sektörün ortalama üretim değeri bazında GSMH içindeki payı yaklaşık %6 dır.. Çok geniş bir ürün yelpazesini içeren kimya sektörü, petrol üretmeyen birçok ülkede olduğu gibi, Türkiyede de ithalata bağımlı bir sektördür. Sektör tarafından kullanılan hammaddelerin, yıllar ve sektör alt grupları itibariyle değişmekle birlikte, ortalama olarak %70i ithalatla karşılanmaktadır. Bu oran plastik sektöründe %85 düzeyindedir.

İhracat :
2005 yılında 7,4 milyar $ olan Türk kimya sektör ihracatı 2008 yılıda 13,7 milyar $ ile maksimum değerine ulaşmış ancak 2009 yılında, küresel krizin olumsuz etkisi ile 9,6 milyar $a gerilemiştir. 2010 yılı sonunda ihracatın 13 milyar $ a yaklaştığı görülmektedir. Kimya Sektör ihracatının 2010 yılı itibariyle %31ini plastikler ve mamulleri, %27sini mineral yakıtlar ve mineral yağlar, %7,5unu anorganik kimyasallar, %7sini de kauçuk eşya oluşturmaktadır. Toplam ihracatın kalan %28lik kısmı ise diğer 10 alt sektor grubu tarafından gerçekleştirilmiştir.
Son yıllarda toplam kimya sektör ihracatı içinde mineral yakıt ve yağların payı düşerken, plastik ve mamulleri ihracatının payı artış göstermektedir.
Kimya sektor ihracatı,Türkiyenin ihracatçı 10 sektörü içinde, otomotiv ve hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinden sonra 3.ncü sırada yer almaktadır. 2010 yılında, 2009 yılına kıyasla %19 artan kimya sektör ihracatının Türkiye genel ihracatı içindeki payı da %11,6 dan %12,4e çıkmıştır.

Toplam kimya sektör ihracatının %71I AB, Yakın orta doğu ve aasya ile diğer Avrupa ülkelerine yönelik olarak gerçekleşmektedir. 2010 yılında ABnin toplam ihracat içindeki payı gerilerken, diğer ülke gruplarının payı artmıştır.

Kimya sektörü toplam ihracatı içinde ilk 10 ülke %40, İkinci 10 ülke ise %22 pay almaktadır. Diğer 208 ülkenin toplam ihracattan aldıkları pay %38 düzeyindedir. Son 2 yıldır Irak, kimya sektör ihracatında ilk sırayı almış, Almanya ikinci sıraya gerilemiştir.Suriye, Rusya ve Mısır ilk 5 ülke içinde yer almıştır.

İthalat:
Kimya sektörünün hammadde ve mamul ithalatı 2008 yılında 77 milyar $ ile en üst düzeyine ulaşmış ancak küresel krizin olumsuz etkisi ile 2009 yılında 53 milyar dolara gerilemiştir. 2010 yılında ithalatın 65 milyar dolar ile 2008 yılı düzeyine yaklaştığı görülmektedir. Toplam kimya ithalatında 4 ürün grubu, toplam ithalatın %84ünü gerçekleştirmektedir. Bu gruplar; mineral yakıt ve yağlar, plastik, eczacılık ve organik kimyasallardır. Diğer 11 ürün grubunun toplam ithalattan aldıkları pay %14 düzeyinde kalmaktadır.
Toplam kimya sektör ithalatında 29 milyar $ ile en büyük payı mineral yakıtlar ve yağlar alırken ikinci sırada 7 milyar dolar ile plastik hammadde ve mamulleri ithalatı gelmektedir. Plastik ithalatının büyük bölümü plastik hammadde ithalatından kaynaklanmaktadır.
Dış Ticaret Açığı:
Kimya sektörü dış ticaretinde 2008 yılında 60 milyar dolar olan dış ticaret açığı, krizin olumsuz etkisi ile 2009 yılında 41 milyar dolara gerilemiştir. 2010 yılında dış ticaret açığının 50 milyar doları aşması beklenmektedir. Kimya sektöründe 14 alt ürün grubunun 13ü dış ticaret açığı vermektedir. Dış ticaret fazlası veren tek ürün grubu sabunlar ve yıkama maddeleridir.

Kimya sektörü genelinde ihracatın ithalatı karşılama oranı yıllar itibariyle artış göstermektedir. 2009 yılında % 23 olan oran 2010 yılında % 27 olarak gerçekleşmiştir. Sabunlar ve kauçuk mamullerinde ihracatın ithalatı karşılama oranı % 100ün, plastikler, uçucu yağlar ve patlayıcı maddelerde bu oran % 50nin üzerinde seyretmektedir.
Kimya Sektör Dış Ticaretinin İmalat Sanayii Dış Ticareti İçindeki Payı:
Kimya sektörü ihracatının 2009 yılında toplam imalat sanayii ihracatından aldığı pay % 10 iken bu oran 2010 yılında % 12ye çıkmıştır. Diğer taraftan, son iki yıldır, kimya sektör ithalatıının toplam imalat sanayii ithalatından aldığı pay % 47lerde seyretmektedir.

2010 yılında Türk Kimya Sektöründe mevcut olan 180 milyon tonluk üretim kapasitesine karşılık, ortalama kapasite kullanım oranı % 70in altında seyretmiştir. 2010 yılında 126 milyon tonluk üretim gerçekleşmiştir. Kg fiyatı ortalama 98 cent olan üretimin parasal değeri 123 milyar dolar olarak gerçekleştirirken, sektör 66 milyar dolarlık ithalat ve 13 milyar dolarlık ihracat yapmış ve 53 milyar dolarlık dış ticaret açığı vermiştir. Bu duruma göre kimya sektöründe ihracatın üretim içindeki payı % 11, ithalatın yurtiçi satışlar içindeki payı da % 37 olarak gerçekleşmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 20 düzeyindedir.

Vizyon ve Stratejik Hedefler
Türk kimya sektörünün uzun dönemli vizyonu ; Katma değeri yüksek ürünler üreterek, Türkiyeyi yatırım üssü haline getirmek şeklinde belirlenmiştir. Bu vizyon kapsamında 2010–2023 yıllarını kapsayan Kimya sektör Stratejisinin genel amacı ise Yüksek katma değerli, çevreye ve insan sağlığına duyarlı süreç ve ürünlerle, kimya sektöründe sürdürülebilir ve rekabetçi bir şekilde dış ticaret dengesini ülke lehine geliştirerek dünyada söz sahibi bir konuma gelmek olarak belirlenmiştir. Bu genel amacı gerçekleştirmek üzere, kimya sektörünün öncelikli sorun alanlarından da yola çıkılarak;
- İş ortamının iyileştirilerek, yüksek katma değerli üretim yapısına geçilmesi
- Ar-Ge ve yenilikçiliğin geliştirilmesi
Kurumlar arası işbirliği sağlanarak eğitim, envanter ve tanıtım sorununun çözülmesi şeklinde üç temel stratejik hedef tespit edilmiştir.
Kimya Stratejisinin genel amacını ve dolayısıyla stratejik hedefleri gerçekleştirmek üzere, kimya sektörünün güçlü ve zayıf yönleri ile sahip olduğu fırsatlar ve karşı karşıya kaldığı tehditler göz önünde bulundurularak;
- Sektörün geleceğine yönelik politikalar üretilmesi,
- Ar-Ge ve yenilikçilik alt yapısının iyileştirilmesi,
- İnsan kaynakları ve eğitime önem verilmesi,
- İşbirliği ve koordinasyonun sağlanması,
- Yatırım ve üretim için uygun ortam oluşturulması,
- Kimya sektörünün envanterin oluşturulması
- Pazarlama ve tanıtım eksikliğin giderilmesi olmak üzere 7 temel politika alanı tespit edilmiştir.
Önümüzdeki yıllarda küresel üretim ve ticarette etkin olacak sektörler, otomotiv, bilgi ve iletişim teknolojileri, makine, yatırım ve tüketim malları sektörleri olup; kimya sektörü, birçok sektöre girdi sağlamaktadır. Dünya kimya sanayi üretimi içinde gelen sektörler, petrokimyasallar, gübreler, ilaçlar, sentetik elyaflar ve iplikler, sabun ve deterjanlar ile boyalar olarak sayılabilir.
Kimya Sektörü için hazırlanan Strateji Planında, sektörün vizyonu 2023 yılında 50 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmek olarak tarif edilmiştir. Bu vizyona erişebilmek için kimya sektöründe ;
- Üretim kapasitesinin en az %35 düzeyinde arttırılması,
- Kimya sektör mamullerinde halen 0,97 $ / Kg olan ortalama değerin
2 $ / Kgma çıkartılması,
- Mevcut ve potansiyel pazarlara yönelik ihracat satışlarını % 300 artıracak çalışmaların gerçekleştirilmesi,
- Üretimin %20sinin ihraç edilmesi,
- İthalatın %17 azaltılarak bu açığın yerli olarak üretilebilmesi gerekmektedir.
Bu şartların sağlandığı bir senaryoda sektör 50-53 milyar dolarlık ihracat potansiyeline ulaşabilecek, yurtiçi talebin içinde ithal mamullerin oranı %20 ye inecek ve ihracatın ithalatı karşılama oranı %20den 96ya çıkabilecektir.

Yılda en az 50 Milyar ABD dolarlık ihracata erişebilecek bir vizyon için gerekli şartlar şunlardır:
Makroekonomik alt yapı:
Sektörün vizyonunda belirlendiği şekilde istikrarlı bir şekilde büyümesi, ihracatının sürdürülebilirliği ve sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesi için öncelikle makro ekonomimizde hızlı ve istikrarlı bir büyümenin, düşük ve öngörülebilir enflasyon ile reel faiz oranlarının, ihracatı teşvik eden, ithalatı özendirmeyen ılımlı döviz kuru dalgalanmalarının ve yeterli yatırım teşviklerinin sağlanması gerekmektedir.
Hammadde de dışa bağımlılığın azaltılması:
Kimya sektörünün ortalama % 70ler düzeyindeki hammadde açığının kapatılması amacıyla yeni petrokimya tesislerine yatırım yapılması, Rafineri – Petrokimya entegrasyonunun sağlanarak katma değeri daha yüksek olan mamullerin üretimine öncelik verilmesi gerekmektedir.
Yeni petrokimya yatırımları ile hem üretim kapasitesi hem de ürün yelpazesi arttırmalıdır.
Petrokimya ve Kimya Rafinerileri gibi stratejik önemi bulunan ve ekonomiye yüksek katma değer sağlayan petrokimya tesisleri, özel projeler kapsamına alınmalı ve özellikle yabancı sermaye için cazip yatırım olanakları sağlanmalıdır.

Rekabet düzeyinin arttırılması:
Yüksek katma değerli mamul üretiminin Türkiyede gerçekleştirilerek, AB pazarlarına geleneksel mamuller yerine KGmı en az 2 $ olan mamullerin ihraç edilmesi,
Türkiyenin yüksek katma değerli mamulller için üretim merkezi haline getirilmesi,
Türk Kimya sektörünün, katma değeri yüksek mamuller üretmek ve ihraç etmesi amacıyla Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarına özel önem verilmelidir.
İleride hakim olacak teknolojik alanlara yatırımların özendirilmesi
Kalıp üreticilerine modern kalıp üretim projeleri için araştırma ve proje teşvikleri sağlanmalıdır.
Sanayicilerin Ar-Ge faaliyetleri ve uzman işgücü yetiştirilmesi teşvik edilmeli,
KOBİler tarafından yapılacak Ar-Ge yatırımlarına en az %100 yatırım indirimi sağlanmalıdır.
Kayıtdışılık önlenerek haksız rekabet ortadan kaldırılmalıdır.
Yabancı sermaye doğrudan yatırımlarının teşvik edilmesi:
Kimya sektörü, doğrudan yabancı sermaye yatırımları için potansiyel bir sanayi koludur. Yabancı sermayenin doğrudan yatırım yapabileceği aşağıdaki alanlar için cazip yatırım iklimi yaratılmalıdır.
Kimya sektöründe potansiyel yatırım alanlarının tesbit edilmesi,
İthalatla karşılanan yüksek katma değerli mamüllerin Türiyede üretimini gerçekletirecek yabancı sermaye doğrudan yatırımların Türkiyeye çekilmesi, bu yatırımlara özel teşviklerin uygulanması
Yeni petrokimya tesislerinin kurulması,
Katma değeri büyük mamullerin üretilerek ihraç edilmesi amacıyla, TUBİTAK tarafından yapılan Vizyon 2023 çalışmasında ortaya çıkan ve gelecekte hakim olacak teknoloji alanlarına yatırım,