PLASTİK HAMMADDE
Plastik Hammadde Üretimi:
2009 yılında plastik hammadde üretiminin 670.000 ton olarak gerçekleştiği ve toplam plastik hammadde üretimi içinde AYPE, YYPE, PVC ve PPnin payının 2008 düzeyinde kaldığı tahmin edilmektedir.
Plastik Hammadde İthalatı:
2009 yılında 3,8 milyon ton plastik hammaddesi ithalatı yapılmış olup, plastik hammadde ithalatına 5,1 milyar dolar döviz ödenmiştir.
2009 yılında plastik hammadde ithalatı 2008 yılına kıyasla ton bazında %2 dolar bazında da %30 azalmıştır. Plastik hammadde ithalatının dolar bazında çok büyük oranda gerilemesinin başlıca nedeni, 2009 yılında, 2008e kıyasla plastik hammadde ithal fiyatlarının ortalama %28 düşmüş olmasıdır.
Türkiye, 80in üzerinde ülkeden plastik hammadde ithalatı yapmakta olup, toplam ithalatın miktar bazında yaklaşık %60ı, değer bazında da %63ü 10 ülkeden yapılmaktadır. 2008 ve 2009 yıllarında toplam plastik hammadde ithalatında ilk 3 sırayı Almanya, Belçika ve S. Arabistan almıştır.
Plastik Hammadde İhracatı:
2009 yılında Türkiyenin plastik hammadde ihracatı 381.000 ton ve 532 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, ihracat 2008 yılına kıyasla miktar bazında %7,3 artarken, dolar bazında ise %13,4 gerilemiştir. Miktar bazında artarken değer bazında gerilemesinin başlıca nedeni, 2009 yılında plastik hammadde ihraç fiyatlarının ortalama %19,3 düşmüş olmasıdır.
2009 yılında plastik hammadde ihracatında Almanya, Mısır ve Rusya Fed. ilk 3 sırayı almıştır. 10 ülkeye yapılan ihracat toplam plastik hammadde ihracatımızın %53ünü oluşturmuştur.
Plastik Hammadde Arzı:
2009 yılında plastik hammadde arzı 4.455.000 ton olarak gerçekleşmiş ve 2008 yılına kıyasla %3,8 azalmıştır.
Plastik sektöründe hammaddede dışa bağımlılık önemini korumaktadır. Nitekim 2009 yılında toplam hammadde arzı içinde yerli üretimin payı %15 ithalatın payı ise %85 olarak gerçekleşmiştir. Yerli üretilen LDPE, PVC, PP ve HDPEde üretimin toplam arz içindeki payı %10 ile %34 arasında değişmiştir. Bunların dışındaki tüm plastik hammaddeler %100 oranında ithalatla karşılanmaktadır.

2009 yılında toplam plastik hammadde arzı içinde PP % 28 ile en yüksek kalemi oluşturmuştur. Bunu % 26 ile PE ve % 16 ile PVC takip etmiştir. PSnin payı % 4, PETin payı % 4 ve ABSnin payı da % 1 dir.
PLASTİK MAMÜL:
Plastik Mamül Üretimi:
Raporda, sektörün ton bazında toplam üretimi, yerli plastik hammadde üretimi ile ithal plastik hammadde toplamına ilave edilen %10luk miktar (plastik mamul üretiminde kullanılan katkı maddeleri ve küçük miktarda da olsa üretilen mühendislik plastikleri) olarak bulunmaktadır. Bu şekilde yapılan yaklaşımla erişilen plastik mamul üretimi aşağıdaki grafikte verilmektedir.

2009 yılında, tahmin edilen 6,8 milyon tonluk kurulu kapasiteye karşı 4,93 milyon ton üretim gerçekleşmiştir. %27 düzeyindeki atıl kapasitenin, küresel krizin olumsuz etkisinin yanı sıra diğer önemli bir nedeni de sektörde çok sayıda firmanın geleneksel mamuller üreterek faaliyet göstermesidir. Küresel krizin uzun sürmesi halinde finansal yapısı güçlü olmayan firmaların sektörü terk etmesi ve doğal bir seleksiyon yaşanarak, ileriki yıllarda firma sayısının azalması beklenmektedir.
AB ülkeleri plastik sektörlerindeki yıllık büyüme tahminleri baz alınarak, 2009 yılında Türk Plastik sektörünün AB ülkeleri içinde proses kapasitesi ile en az 5.nci sırasını koruduğu tahmin edilmektedir.
Plastik Mamül İthalatı:
2009 yılında 317.000 ton plastik mamul ithalatı yapılmış olup, plastik mamul ithalatına da 1,6 milyar dolar ödenmiştir. 2009 yılında plastik mamul ithalatı ton bazında %18 dolar bazında ise % 23 gerilemiştir.
2008 yılında 112 ülkeden plastik mamul ithalatı yapılmış ancak ilk 20 ülke toplam ithalatın % 90ını oluşturmuştur.

Plastik Mamül İhracatı:
2009 yılında 927.000 ton plastik mamul ihraç edilerek 2,7 milyar dolar döviz kazanılmıştır. 2008 yılına kıyasla plastik mamul ihracatı ton bazında %1,4, döviz bazında da %11,3 azalmış olup, bu durum, Türkiyenin 2009 yılında maliyet artışlarını ihracat fiyatlarına yeterince yansıtamadığını göstermektedir. 2009 yılında plastik mamul ortalama birim ihraç fiyatları %10,1 düşmüştür.
İMMİB verilerine göre, plastik ve mamulleri (hammadde dahil) ihracatı 2009 yılında toplam kimya sektör ihracatı içinden %34 pay almış ve ilk sıraya yerleşmiştir.

Plastik mamuller yaklaşık 200 ülkeye ihraç edilmektedir. 2008 yılında Rusya Fed., Romanya, Almanya, Ukrayna, Irak plastik mamul ihraç edilen ilk 5 ülke konumunda iken, 2009 yılında Libya, Irak, Almanya, Rusya Fed. ve Romanya ilk 5e girmiştir. 2008 yılında ilk 10 ülke toplam ihracatın %52sini, ikinci 10 ülke de %22sini paylaşmıştır. 2008 yılında plastik mamul ihracatımızın %42si ilk 10 ülkeye, %25i ikinci 10 ülkeye yönelik olarak gerçekleşirken, 2009 yılında ilk 10 ülkenin payı %51, ikinci 10 ilkenin payı da %22 olmuştur.

Plastik Mamüllerde Dış Ticaret Dengesi:
2009 yılında Türkiye, plastik mamul dış ticaretinde 610 bin ton ve 1 milyar 33 milyon dolar dış ticaret fazlası vermiştir. Dış ticaret fazlası ton bazında %10, dolar bazında ise %17 artış göstermiştir.
Plastik Mamüllerde Dış Ticaret Fiyatları:
2009 yılında plastik mamullerde ortalama ithal fiyatları 4.984 $/Ton, ortalama ihraç birim fiyatı ise 2.819 $/Ton olarak gerçekleşmiş olup, ortalama ihraç birim fiyatı, ortalama ithal birim fiyatının %57si düzeyindedir. 2009 yılında ortalama birim ithal fiyatı 2008 yılına kıyasla %7, ihraç fiyatı ise %10 gerilemiştir.
Plastik Mamül Dış Ticaretinde Katma Değer Kıyaslaması:
2009 yılında ihraç edilen plastik mamullerde ton başına ortalama 1.458 $ katma değer sağlanmıştır. Buna karşılık, aynı yıl ithal edilen plastik mamullerin, ithal edildikleri menşe ülkeye ton başına ortalama 3.973 $ katma değer sağladıkları görülmektedir.
Başka bir değişle, plastik mamuller, en çok katma değer sağlayan üretim konusu olduğu halde, Türkiyenin henüz katma değeri yüksek mamul üretimine yeterince ağırlık vermemesi nedeniyle, Türkiye ithal mamullere göre %63 az katma değer yaratılarak ihraç edilmektedir. İhraç edilen plastiklerde, yaratılan katma değer yüzdesi 2008 yılında %65 iken 2009 yılında %107ye çıkmıştır. Başka bir değişle, sektör tonu ortalama 1.361 dolar olan plastik hammaddeyi ithal edip, mamul haline getirdikten sonra ortalama 2.819 $a ihraç ederek ton başına %107 katma değer sağlamıştır.

Plastik Mamüllerde Genel Arz ve Talep Dengesi:
2009 yılında plastik mamüllerde;
• Üretim ton bazında %2, $ bazında %12 azalmış,
• İthalat ton bazında %9 artmış, $ bazında %23 azalmış,
• İhracat ton bazında %2, $ bazında %11 gerilemiş,
• Yurtiçi tüketim ton bazında %1, $ bazında %13 gerilemiş,
• Dış ticaret fazlası ton bazında %6 gerilerken, $ bazında %17 artmıştır.
2009 yılında;
• Üretimin ton ve dolar bazında %19u ihraç edilmiş,
• Yurtiçi tüketimin ton bazında %7si, $ bazında %12sı ithalatla karşılanmış,
• İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ton bazında %292, $ bazında %165 olarak gerçekleşmiştir.

2010 YILI BEKLENTİLERİ:
2010 yılında Türkiye ekonomisindeki iyileşmelerin büyük ölçüde küresel ekonomilerde sağlanacak pozitif gelişmelere bağlı olacağı bilinmektedir. Son açıklanan veriler, dünya ekonomisinde nispi bir toparlanmanın başladığını, mali piyasalardaki istikrarsızlığın azaldığını, üretici ve tüketici güveninde göreli bir iyileşme kaydedildiğini ortaya koymaktadır. Ancak, yaşanmakta olan küresel krizin derinliği ve yaygınlığı dikkate alındığında özellikle işgücü piyasasının toparlanma hızına ilişkin bazı belirsizlikler halen sürmektedir. Küresel görünüme ilişkin güçlü bir olumlu beklentinin oluşmasını engelleyen bir diğer faktör, büyümedeki toparlanmanın tüm bölgelerde aynı hız ve yaygınlıkta olmamasıdır.
Uluslararası kuruluşların son tahminlerinde dünya genelinde 2009 yılının son çeyreğinden itibaren toparlanmanın başlayacağı ve 2010 yılında düşük seviyede de olsa pozitif bir büyüme gerçekleşeceği ve zayıf talep ve istihdam koşullarına bağlı olarak küresel enflasyonun 2010 yılında da düşük düzeyde seyretmeye devam edeceği öngörülmektedir.
ORTA VADELİ MAKROEKONOMİK POLİTİKA ve HEDEFLER (2010 - 2012)
Açıklanan orta vadeli programın temel makroekonomik öncelikleri;
• Ekonominin yeniden sürdürülebilir bir büyüme dönemine geçişini sağlamak,
• İstihdamı artırmak,
• Enflasyondaki düşüş eğilimini devam ettirmek
• Küresel krizin etkisiyle bozulan kamu dengelerini düzeltmektir.
Program; bu amaçlara ulaşmak için gerekli kısa vadeli tedbirlerle orta vadeli yapısal reformları kapsamaktadır. Maliye ve para politikaları uyumlu bir şekilde uygulanarak program hedeflerine ulaşılması sağlanacaktır.
Program Döneminde Makro Ekonomide ve Plastik Sektöründe Beklentiler;
I- Ekonomik büyümede tedrici bir iyileşme hedeflenmiştir. 2010 yılında ekonomik büyümenin %3,5 civarında gerçekleşmesi ve kademeli bir şekilde yükselerek 2012 yılında %5 düzeyine ulaşması hedeflenmektedir.
II- İstihdamın 2010 yılından itibaren tekrar artış dönemine girmesi, böylelikle işsizlik oranında da kademeli bir düşüşün başlaması hedeflenmektedir. Kriz nedeniyle 2009 yılında %14,8e yükseleceği tahmin edilen işsizlik oranının program dönemi sonunda %13,3e gerilemesi beklenmektedir.
III- 2012 yılında, ihracatın yıllık ortalama yüzde 9,7 oranında artarak 130 milyar dolara, ithalatın ise yıllık ortalama yüzde 11,7 oranında artarak 187 milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir.
IV- Dünya enerji ve emtia fiyatlarındaki gerileme ile talepteki durgunluk göz önünde bulundurulduğunda 2009 yılının ilk yarısında enflasyonda kaydedilen gerilemenin önümüzdeki dönemde de devam edeceği beklenmektedir. Bu çerçevede TÜFE yıllık artış hızı tahminleri, 2009 yılı için %5,9, 2010, 2011 ve 2012 yılları için ise sırasıyla %5,3, % 4,9 ve % 4,8 olarak alınmıştır.

Programda plastik sektörünü yakından ilgilendiren önemli hedefler ise şöyledir;
• İmalat sanayiinde yüksek katma değerli mal üretimini artırarak, yapısal dönüşümün hızlandırılması temel amaçtır.
• Sanayi mallarında kaliteyi artırmak üzere uygunluk değerlendirme ve piyasa gözetim sistemleri etkinleştirilecektir.
• Mesleki okulların müfredatlarının mesleki standartlarla uyumlaştırma çalışmaları başlatılacaktır.
Plastik sektörünün vizyonunda belirlendiği şekilde istikrarlı bir şekilde büyümesi, ihracatının sürdürülebilirliği ve sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesi için öncelikle makro ekonomimizde hızlı ve istikrarlı bir büyümenin, düşük ve öngörülebilir enflasyon ve reel faiz oranlarının, ihracatı teşvik eden, ithalatı özendirmeyen ılımlı döviz kuru dalgalanmalarının, iç pazarı canlandıracak ve yatırımları arttıracak tedbir ve teşviklerin sağlanması gerekmektedir.
Orta vadeli makro ekonomik hedeflerin tutturulabilmesi halinde, 2009 yılında %2 gerileyen plastik mamul üretiminin, geçmiş yıllarda olduğu gibi GSMH artış hızını ikiye katlayarak tekrar büyüme trendine girebileceği ve GSMH artış hızının 2 katı büyüyerek (son yıllarda sektör büyüme hızı GSMH büyüme hızının 2–3 katı düzeyinde gerçekleşmiştir) 2010 yılında %7, 2011 yılında %8 ve 2012 yılında da %10 artacağı tahmin edilmektedir.

Bu tahminlere göre, plastik sektörü Orta Vadeli Plan dönemi sonu olan 2012 yılında 6,2 milyon ton üretim yapan, 18,7 milyar dolarlık üretimde ekonomiye 7,5 milyar dolarlık katma değer ve 13,3 milyar dolarlık direk ve indirek ihracat dövizi kazandıran ve 5,5 milyon ton hammadde açığı olan bir sektör konumunda olacaktır.
Sonuç:
• Sektörün vizyonunda belirlendiği şekilde istikrarlı bir şekilde büyümesi, ihracatının sürdürülebilirliği ve sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesi için öncelikle makro ekonomimizde hızlı ve istikrarlı bir büyümenin, düşük ve öngörülebilir enflasyon ve reel faiz oranlarının, ihracatı teşvik eden, ithalatı özendirmeyen ılımlı döviz kuru dalgalanmalarının, iç pazarı canlandıracak ve yatırımları arttıracak tedbir ve teşviklerin sağlanması gerekmektedir.
• Sektörün plastik hammadde açığının kapatılması amacıyla yeni petrokimya tesislerine yatırım yapılması, PETKİMin halen tümüyle ithal edilen ve katma değeri yüksek plastik hammadde yatırımlarını gerçekleştirmesi, Rafineri–Petrokimya entegrasyonunun sağlanarak nafta satışında katma değeri daha yüksek olan plastik üretimine öncelik verilmesi gerekmektedir. Yeni petrokimya yatırımları ile hem üretim kapasitesi hem de ürün yelpazesi arttırmalıdır.
• Yatırım teşvikleri kaldırılmış olmasına rağmen, petrokimya gibi stratejik önemi bulunan ve ekonomiye yüksek katma değer sağlayan petrokimya tesisleri, özel projeler kapsamına alınmalı ve özellikle yabancı sermaye için cazip yatırım olanakları sağlanmalıdır.
• Hızla büyüyen sektörün eğitimli plastikçi ara eleman talebini karşılamak için plastik meslek liseleri inşaatının yurt çapında yaygınlaştırılması devletin eğitim politikalarında yer almalıdır.
• Türk plastik sektörünün, katma değeri yüksek mamuller üretmek ve ihraç etmesi amacıyla Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarına özel önem verilmelidir.
• Sanayicilerin Ar-Ge faaliyetleri ve uzman işgücü yetiştirilmesi teşvik edilmeli, KOBİler tarafından yapılacak Ar-Ge yatırımlarına en az %100 yatırım indirimi sağlanmalıdır.
• Kayıt dışılık önlenerek haksız rekabet ortadan kaldırılmalıdır.
• Geri dönüşüm prosesi için uygulamalı projeler teşvik edilmelidir.
Plastik sektörü, doğrudan yabancı sermaye yatırımları için potansiyel bir sanayi koludur. Yabancı sermayenin doğrudan yatırım yapabileceği aşağıdaki alanlar için cazip yatırım iklimi yaratılmalıdır.
• Yeni petrokimya tesislerinin kurulması,
• İthalatla karşılanan ve dış ticaret açığı verilen plastik mamullerinin üretimi,
• Katma değeri büyük mamullerin üretilerek ihraç edilmesi amacıyla, TUBİTAK tarafından yapılan Vizyon 2023 çalışmasında ortaya çıkan ve gelecekte hakim olacak teknoloji alanlarına yatırım,
• Plastik geri dönüşüm alt yapı yatırımları,
• Büyüme hızı gerileyen AB ülkelerindeki plastik mamul üretim tesislerinin Türkiyeye kaydırılması ve bu şekilde AB talebinin Türkiyede üretilip ABye ihraç edilerek sağlanması.