Türkiyenin yükselen ekonomiler içinde yer almaya başlamasına paralel işgücü piyasalarında da yeniden yapılanma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeyi daha sade bir dille ifade edersek, Küresel iş pazarları yeni niteliklerle donatılmış yeni meslek alanlarında çalışabilecek insan gücünü talep etmeye başlamıştır.
Ulusal bazda baktığımızda yeni mesleklerin ve özellikle üniversite mezunlarına sağlanacak bu yeni istihdam alanlarının ortaya çıkması ve talep edilebilir hale gelmesi için güçlü bir altyapının ve işgücü piyasalarındaki bu dönüşümün çok iyi yönetilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Türkiyenin güçlü yanları coğrafi konumu, doğal kaynakları, insan kaynakları ve sanayinin artan rekabet gücü olarak gözlemlenirken, diğer taraftan Bilim, Teknoloji ve Yenilik (inovasyon) yapma konusundaki alt yapısı ile Üniversite-İş dünyası işbirliği, koordinasyon eksikliği ve eşgüdüm becerilerinin yeterince gelişmemiş olması ülkemizin en zayıf yanı olarak ortaya çıkmaktadır.
İş gücü piyasalarındaki küreselleşme eğilimi bir yandan teknolojik fırsatlar, dinamik genç nüfus arzı ve kültürel entegrasyon açısından bir çok fırsatı beraberinde getirmekle birlikte Türkiye deki sanayinin geleneksel yapılanma zihniyeti, sermaye birikim modelini bilim, ar-ge ve inovasyon üzerinden sağlama yerine, ucuz işgücü ve kayıt dışından geçinme alışkanlığını terk etmemesi ve bu süreci yani kamu kaynaklarından beslenmeye dayalı özel sektör yaklaşımını destekleyen politik, siyasi, yönetsel ve bürokratik yapılanmaların zafiyeti nedeniyle Türkiye küresel işgücü piyasalarının talep ettiği formatta yüksek nitelikte insan gücü yetiştirmede ciddi sorunlar yaşamaktadır. Diğer taraftan Küreselleşen pazarları yönlendiren bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki hızlı gelişime bugün itibariyle ayak uyduramamış bir Türkiye görüntüsü ile 2023 vizyonunda konulan hedeflere ulaşması mümkün olamayacaktır.
Bu itibarla, belirlenen vizyon, sosyo-ekonomik hedefler ve 2023 Türkiyesinin ihtiyaç duyacağı yeni iş alanları ve mesleklere erişilebilmesi için başta sanayi üretiminde rekabet üstünlüğü sağlamaya yönelik teknoloji tabanlı gelişim olmak üzere yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik yeni sektörel ve teknolojik faaliyetlere özen gösterilmesi ile birlikte sürdürülebilir kalkınma ve bilgi toplumuna geçiş için altyapının güçlendirilmesi gerekir. Bunun için:
1)Teknoloji tabanlı üretime ve rekabet avantajı yakalanacak stratejilere ve iş kollarına geçiş.
-İleri teknolojiye yatırım, inovasyon ve teknoloji transfer merkezlerine sahip olma
-Bilgi yoğun katma değeri yüksek ürünlere yoğunlaşma
-Tarıma dayalı üretime- organik tarım ve hayvancılığa eğilme (Nutrition Manufacturing)
-Uzay ve savunma teknolojilerine yönelme
-Ekolojik, temiz üretim ve çevre teknolojileri üretimini destekleme
-Tüketim malları üretimi için Türkiyenin Küresel ve bölgesel tasarım, dizayn ve üretim merkezi olması
-Esnek üretim-esnek otomasyon sistemleri ve gelişmiş mühendislik teknik beceri ve malzeme geliştirilmesi
2) Yaşam Kalitesinin Yükseltilmesine Yönelik yeni iş sahaları.
-Modern Kentleşme ve altyapısı
-Sağlık sektörü, sağlık teknolojileri ve Yaşam bilimleri
-Ulaştırma
-Beslenme ve gıda güvenliği
-Spor, sanat, sinema, sosyal medya, müzik ve eğlence
-Boş zaman ve hobi aktivite merkezleri
-Eğitim ve eğitim teknolojileri
3) Sürdürülebilir Kalkınmaya Yönelik İleri Teknoloji Bazlı Yatırımlar.
-Enerji sektörü
-Sürdürülebilir Çevre ve teknolojileri
-Doğal kaynakların işlenmesi
-Bilgi toplumuna geçiş için bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin ve araştırma merkezleri altyapısının güçlendirilmesi.
Bu çerçevede, Yükselen iş kolları ve meslekleri önem sırasına göre aşağıdaki gibidir:
1- Eğitim ve eğitim teknolojileri
2- Sağlık, sağlık teknolojileri ve sağlık hizmetleri
3- Beslenme, Gıda, Tarım, Bitkisel ve Hayvansal doğal kaynakların değerlendirilmesi
4- Kentleşme (nitelikli konut yapımı), İnşaat ve Altyapı
5- Ulaştırma
6- Enerji üretimi ve yenilenebilir enerji kaynakları
7- Bilgi ve iletişim teknolojileri
8- Makine ve malzeme teknolojileri ve üretimi
9- Kimya (process intensification), Nano teknolojileri ve plastik üretimi
10- Savunma, Havacılık ve Uzay sanayi
11- Özel mühendislik yetenekleri, tasarım ve üretimi, biyomühendislik, protein mühendisliği vb.
12- Lojistik
13- Biyoteknoloji, Moleküler biyoloji, sistem biyolojisi, genetik, Gen kaynaklarının karakterizasyonu ve muhafazası
14- Ekolojik Çevre teknolojileri ve üretimi
15- Turizm
16- Tekstil (Bilgisayar destekli tasarım, üretim ve konfeksiyonda tekno-terzilik ve kişiye özel üretim)
17- Tasarım teknolojileri
18- Mekatronik (robotik, sensörler, mikro elektro mekanik teknolojiler-MEMS)
19- Yazılım Tasarımı Teknolojileri
20- İmalat yöntemleri ve teknolojileri
21- Geliştirme ve Benzetim araçları (algoritmik modelleme, simülasyon, Animasyon, biyoinformatik ve modelleme)
22- Savunma ve güvenlik
23- Otomobil, hibrit araç teknolojileri ve üretimi
24- Endüstriyel akıllı makine üretimi (insansız sistem ve robotik teknolojiler, ileri sensör teknikleri, küçük pnömatik aktüatörlerin geliştirilmesi, mikroelektronik üretim makinaları ve siborg bilim uygulamaları)
25- İlaç sektörü (Tedavi ve koruyucu amaçlı rekombinant moleküllerin geliştirilmesi ve üretimi, rasyonel ilaç tasarımı, ilaçların kontrollü salım şekilleri ve taşıyıcı sistemlerin geliştirilmesi, hücre ve gen tedavileri) yeni bir ilaç mühendisliğinin doğuşu, tanı ve tedavi amaçlı tıbbi teknolojilerin üretimi, akıllı yapay uzuvlar ve duyu organlarının geliştirilmesi ve üretimi
26 -Gemi ve yat inşaatı ve teknolojileri
27- Bilgi savaşları, elektronik savaşlar için siber güvenlik ve 4.kuşak gezgin iletişim sistemleri geliştirilmesi, bilgi güvenliği, iletişimde uydu uygulamaları ve geniş bant iletişim ağlarının tesisi
Yukarıda geniş anlamda tanımlamaya çalıştığımız tüm yeni uzmanlık isteyen istihdam alanları ve yeni meslek grupları esas itibariyle 2023 doğru Türkiyenin eğilmesi ve üzerine yoğunlaşması gereken öncelikli teknoloji ve inovasyon faaliyetlerini işaret etmektedir. Bunlar;
-Bilgi ve iletişim teknolojileri (Görüntü birimleri üretimi, Fiberoptik, Geniş band teknolojileri, yarıiletken devre elemanları üretimi, Kuantum hesaplama, mikroelektronik montaj teknolojileri, Tümdevre üretimi)
-Enerji ve Çevre teknolojileri (Bilgisayar destekli enerji şebekeleri işletme teknolojileri, hidrojen teknolojileri, ısı transferi teknolojileri, santral teknolojileri, termodinamik çevrim teknolojileri, pil teknolojileri, yakıt yakma ve gazlaştırma teknolojileri, yalıtım ve yapı teknolojileri ve arıtma teknolojileri)
-Biyoteknolojileri ve Gen Teknolojisi (Biyomühendislik, Genetik mühendisliği, biyoteknoloji, moleküler biyoloji ve genetik)
-Nanoteknoloji (hidrojen depolama, kaplama, kompozit üretim, nano-bileşenler, nano-fabrikasyon)
-Üretim Süreç ve Sistemlerine ilişkin Teknolojileri (İmalat yöntemleri ve süreç teknolojileri)
-Malzeme ve teçhizat teknolojileri (Malzeme işleme ve süreçleri)
-Mekatronik (robotik, MEMS, sensörler, temel kontröl teknolojileri)
-Tasarım Teknolojileri (modelleme, simülasyon,tasarım) dır.
Hali hazırda üretimin ve tüketimin yani yaşamın her alanına damgasını vuran ve gelecekte daha da belirleyici olacak olan yukarıda altını çizdiğimiz stratejik ve geleceğin öncelikli faaliyet konularının hepsinin temelde yeni uzmanlık dolayısıyla meslek ve istihdam alanlarının habercisi olduğunu ifade etmek gerekir. Yeni mesleklerin tanımlanması ve hayata geçirilmesi için Bilimin (üniversitelerin) ve üretimin (Özel ve kamusal alanın) ortak istihdam politikaları geliştirmesi gerekir. Yürürlüğe girmesi gereken uygulama araçları arasında yasal düzenlemeler (meslek standartlarının oluşturulması), insan kaynakları ve eğitimi politikaları, yeni bilim ve teknoloji stratejileri, kamu desteği ve kaynağı, üretim ve istihdam odaklı bilim ve teknoloji politikalarını destekleyen iş dünyası yaklaşımı ve her şeyden önce global yüksek öğretim modeline geçişin benimsenmesi gerekmektedir.