Küresel ekonomik krizin başlangıcının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. O zamanki tespitlere göre alınması gereken önlemler ve sistemi tıkayan arsız kapitalist sistemin iyileştirilmesi ve yeni ekonomik sistemlerin dile getirildiği yüzlerce toplantıları dinledik yazıları okuduk. Bir çok ekonomist, işadamı ve siyasetçiden yorumlar ve fikirler dinledik. Piyasaların canlanması için alınan tedbirleri hep beraber gözlemledik. Beklentilerimizi 2009 yılı son çeyreğine öteledik. Ancak bugün geldiğimiz noktada döküm sektörünün en yakın gözlemcisi olarak ifade etmeliyim ki umutlarımız kaybolmuştur.
Bugüne kadar ekonomik sistemi tıkayan hastalıklı düzen ile ilgili hiçbir değişiklik, iyileşme, düzelme olmamıştır. Dünya ekonomisi hala spekülatif sermayenin esiri durumundadır. Krizin ikinci dalgalarının beklentisi canlanmaktadır. Küresel ekonomik sistemleri düzeltecek önlemler hala beklenmektedir.
Bununla beraber Türkiyede ekonomik ve politik gündem uzun süredir bıçak sırtında yürüdüğünden sanayicimiz işadamımız gerçek anlamda endişelidir. Uygulanan düşük kur politikası yerli sanayiciye büyük zarar vermekte, istihdamı ve yurt içi katma değeri öldürmektedir.
Rakamlarla Türk Döküm Sanayinin Durumu; Türk Metal Döküm Sanayiinde 2009 yılında 1000 den fazla işletmenin 3 milyar USD kıymetinde 1 Milyon ton üretim gerçekleştirmesi beklenmektedir. Kesin üretim rakamları için yıl başını beklememekle beraber göstergeler 2007 yılına göre en az %30 küçülmenin olacağını işaret etmektedir.
2004 yılından itibaren sürekli artan kapasite ve üretim ile hızlı bir büyüme gösteren sektör küresel ekonomik krizden tüm sanayi dallarına ürün verdiği için ciddi olarak etkilenmiştir.
Yıllara göre döküm üretimi tablo 1 den de görüleceği üzere 10 yıllık dönem içerisinde 2008 yılında önceki yıla göre ilk kez %4,5 düşmüştür. 2009 yılında da öncekine göre %30 küçülme öngörülmektedir.
2008 yılı 3. çeyreğinden itibaren, Türkiye Döküm üretimi yerli otomobil, Kamyon, TIR, traktör ve makinelerin satışı ile paralel olarak düşüşe başlamıştır ve ihracat piyasasının siparişleri düşmüştür.
2007 yılı ve 2008in ilk yarılarına göre 2009 yılında üretim hacmi %30–65e kadar düşüşe uğramıştır. Döküm sektöründeki işgücünün yaklaşık toplam %30u ya işsiz kalmıştır, ya da çalışma süresini kısaltmışlardır. Sektör toplamında 10.000 den fazla işgücü etkilenmiştir. Yan sanayiler ve taşeronlar ile bu rakam daha da yükselecektir.
İki yeni sfero dökümhane yatırımı projeleri ileri tarihlere ertelenmiştir. Yeni bir sfero dökümhanesi için çalışmalar 2010 yılında başlayacaktır. Bazı küçük dökümhaneler ya işyerlerini kapatmış ya da iflas etmişlerdir. Orta ve büyük dökümhaneler kısa mesailerle çalışmaktalar. Küçük çaplı dökümhaneler bu şartlarda ayakta kalamamaktadırlar.

Hammadde fiyatlarında da talebin azalmasıyla büyük düşüş olmuştur. Hammadde üretiminde ve temininde ileriye yönelik endişeler doğmuştur.
Otomotiv dışında gemi inşaa, rüzgar enerjisi sanayi ve merdane dökümünde sırada bekleyen siparişler azalmış, yeni siparişler durmuştur. Bu sektörlerde kriz 2010da, yani alınan siparişler sevk edildiğinde hissedilecektir.
Alüminyum döküm branşı, önemli müşterisi otomotiv sanayini -%60 üretim düşüşü nedeniyle çok ağır etkilemiştir. Birkaç yeni HPDC Yüksek Basınçlı Döküm makinesi dışında yeni yatırım bulunmamaktadır.
Otomotiv üretiminde 2009un 1.yarısında ABde ve Türkiyede hurda arabaların vergi avantajı ile küçük bir canlanma olmuş, bu da hem demir hem de alüminyum dökümhanelerine az da olsa bir canlanma yaratmıştır.
Çelik döküm branşında üretim azalması 2009 un ikinci yarısında hızlanmış, hızlı düşüşlerin 2010 yılının küçük siparişleriyle önleneceği beklenmektedir. Bütün çelik dökümhaneleri ya haftalık çalışma süresini kısaltışa geçmiş ya da belirli dönemlerde üretimlerini durdurmuşlardır. Son çeyrekte kapasite kullanımının %50 azaldığı saptanmıştır.
Sonuç olarak tüm sanayi alanlarına üretim yapan döküm sanayi küresel ekonomik krizin ve uygulanan ekonomik politikaların etkisinde ilerisi için belirsizlik taşımaktadır.