SUBCONTURKEY: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ahmet Kınay: 1978 -1980 yılları arasında Tofaş Fabrika Müdürlüğünde mühendis olarak görev aldım. Ford Otosandaki görevime ise 1982 yılında Satınalma Müdürlüğünde Proje Mühendisi olarak başladım. 1987-1997 yılları arasında İç Satınalma Müdürlüğü, 1997-2000 yılları arasında Satış Direktörlüğü görevlerinde bulundum. 2000 yılından bu yana Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayım.
Ford Otosanın Türkiyede 4 lokasyonu var
SUBCONTURKEY: Ford Otosan Türkiyede iki şehirde birden üretim gerçekleştiriyor. Eskişehir ve Kocaeli fabrikalarınızda neler üretiyorsunuz, kapasiteniz ve şu andaki üretim adetleriniz hakkında bilgi verirmisiniz?
Ahmet Kınay: Ford Otosanın toplam 4 lokasyonu var. Bunların 3ü imalat lokasyonu; Gölcük Fabrikasında Transit (210K/Yıl Kapasite) ve Connect (120K/Yıl Kapasite) İnönü Kamyon Fabrikasında ise Kamyon (10K/Yıl Kapasite) araç imalatı yapılıyor. İnönü Motor & Aktarma Organları Fabrikasında da;
• Transit araç için motor/şanzuman/ arka aks/ön düzen,
• Connect araç için arka aks/ön düzen
• Cargo araç için ise motor/ön düzen imalalat ve montajı yapılıyor.
Kartalda bulunan Yedek Parça Dağıtım Merkezi ise yurt içi ve dışı tüm yedek parça operasyonunun yönetildiği lokasyondur.
SUBCONTURKEY: Yan sanayileriniz ve tedarikçilerinizden 2009 yılında hangi kalemlerde ne tür alımlar gerçekleştirdiniz? 2010 yılında ne kadarlık bir alım gerçekleştirmeyi bekliyorsunuz?
Ahmet Kınay: Araç parçası olarak baktığınızda çok geniş bir yelpazemiz var. Araç maliyetinde önemli yer tutan ana kalemler olarak şunları sıralayabilirim; koltuk, fren, lastik, kilit, emniyet kemeri, hava yastığı, yakıt tankı, amortisör, el freni ve kablo, akü, ayna, egzos, boya, cam, ön ve arka tampon vd.
Bunun dışında, fabrikanın ihtiyacı olan tüm endüstriyel malzeme, hizmet ve yatırım alımları da yapılıyor. İmalatta kullanılan tezgahların yedek parçalarından bayramlarda verilen çikolataya, personel servislerinden komple boyahane yatırımına kadar çeşitlenen alımlarımız var.
2008 yılında yıllık ciromuz Ford ile ortak yaptığımız dış alımlar dahil 2200 M ğ idi. 2009 yılındaki daralma nedeniyle alım tutarımız bunun bir miktar altında olacak. 2010 için ancak araç imalat programı kesinleştikten sonra bilgi verebiliriz.
Yedek parça ve sarf alımları dahil yaklaşık 300 yerli tedarikçiyle çalışıyoruz.
SUBCONTURKEY: Üretim sürecinde kaç yan sanayiyle / tedarikçiyle çalışıyorsunuz? Bunların yerli ve yabancı olmak üzere sayıları nedir?
Ahmet Kınay: Adetsel olarak baktığımızda, yedek parça ve sarf alımları dahil yaklaşık 300 yerli tedarikçiyle çalışıyoruz. Yabancı tedarikçi sayımız ise, yine yedek parça ve sarf alımları dahil yaklaşık 250.
Ancak satın alma verimliliğimizi artırmak için tedarikçi sayımızı optimize etmemiz gerek. Bu nedenle her sene kendimize imalatçı adedi azaltma hedefi koyuyor ve takip ediyoruz.
SUBCONTURKEY: Satın alımlarınızı yerel mi, tek bir merkezden mi gerçekleştiriyorsunuz? Yerli parça kullanma oranınız nedir?
Ahmet Kınay: Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı satınalma operasyonumuzu tek merkezden gerçekleştiriyoruz. Bazı yurtdışı alımlarında Ford ile ortak çalışıyoruz.
Connect ve Transitte ithal mecburiyeti olan motor ve şanzumanı çıkarırsak, araçların maliyet olarak yaklaşık %70i yerli imalatçılardan tedarik ediliyor.
SUBCONTURKEY: Ford Otosanın satın alma süreçlerinde yan sanayilerinden en büyük beklentisi / kriterleri nelerdir?
Ahmet Kınay: Sürekli kendini geliştirmek, teknik ve ticari olarak rekabetçiliği korumak temel beklentimiz. Bunu 4 başlıkta toplayabiliriz; Mühendislik, Üretim, Ekipman ve Test/Prototip
Satınalma operasyonlarını 2 ayrı alanda yürütüyoruz.
SUBCONTURKEY: Satın alma süreçlerinizi nasıl yürütüyorsunuz?
Ahmet Kınay: Biraz önce bahsettiğim gibi satınalma operasyonlarını 2 ayrı alanda yürütüyoruz; araç parçası alımları ile endüstriyel malzeme, hizmet ve yatırım alımları.
Araç parçaları için satınalma prosesi, teklif alma/değerlendirme, tedarikçi belirleme, sipariş verme ve kalite onayı adımlarından oluşuyor.
Satınalmanın ana sorumluluğunu, tasarlanmış bir parça için ticari olarak uzun vadede de korunacak en rekabetçi maliyeti sağlayan, kalite kriterlerimize uyan ve parçayı istenen sürede devreye alabilecek tedarikçiyi seçmek olarak özetleyebiliriz.
SUBCONTURKEY: Yerli tedarikçilerin / yan sanayicilerin uzun vadede ve küresel pazarda geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ahmet Kınay: Otomotiv sanayinde tüm diğer sektörlerde olduğu gibi hem teknik hem de ticari anlamda çok büyük bir rekabet söz konusu. Bugüne dek Türk yan sanayii özellikle ticari olarak rekabette başarılı oldu ve bu sayede ciddi bir ihracat kalemi haline geldi. teknik anlamda da gelişme sağlandı ama tabii ki global oyuncu olmak için belli bir birikim ve büyük çaba harcamak lazım.
Dolayısıyla uzun vadede başarının sırrı rekabeti korumak. Bunun için de tedarikçilerin, bugüne kadarkinden çok daha fazla çaba göstermesi lazım. Ama sadece bununla da olmaz, zira belli girdilerde hala ithalata bağımlıyız. Bunun yanında, özellikle enerji masraflarımız çok yüksek. Dünyanın en pahalı elektrik kullanan ülkelerinden biriyiz. Devletin bu maliyetleri düşürmede ciddi bir aksiyon alması gerek. Teknik gelişim içinse, yine devletin teşvik uygulamalarını genişletmesi şart.
Şu anda cirosal olarak alımlarımızın %90ından üzerini Q1 tedarikçilerden yapıyoruz
SUBCONTURKEY: Yerli sanayilerinizle yaşadığınız en büyük sıkıntı nedir? Kalite, lojistik, fiyat unsurları vb. açıdan değerlendirir misiniz?
Ahmet Kınay: Kalite olarak seviyemizin endüstri standardlarının üzerinde olduğunu söyleyebilirim. Kalite Sistemimizin temelinde Q1 Belgelendirmesi var. Q1, ilgili tedarikçinin toplam kalitede sürekliliğini sağlayan bir standart. Zira belgelendirme sonrasında da periyodik kontroller yapılıyor ve standarttan sapma durumunda belgenin iptali gündeme gelebiliyor. Şu anda cirosal olarak alımlarımızın %90ından üzerini Q1 tedarikçilerden yapıyoruz. Bunun bir göstergesi olarak ta son 3 yıldır Milyonda Ret Parça (PPM) değerimiz 30 civarında seyrediyor. Lojistik performansı da Q1ın bir parçası olduğundan sürekliliği takip altında.
Fiyat olaraksa tabi ki üzerimizdeki yoğun rekabet ve maliyet baskısı, tedarikçilerimize verimlilik, proses optimizasyonu, alternatif kaynaklar bulma gibi metodlarla maliyet azaltma yapma taleplerimizi tetikliyor. Genelde, bu performansa ulaşan tedarikçilerle uzun vadede çalışıyor, diğerleriyle belli bir süre sonunda iş yapmama kararını verebiliyoruz.
Ürün tasarımı aşamasında tedarikçilerimizin tecrübelerinden de yararlanıyoruz
SUBCONTURKEY: Sorunlar konusunda yan sanayilerinizle nasıl bir iletişim / görüş alışverişi kuruyorsunuz?
Ahmet Kınay: Sözlü ve yazılı iletişimin dışında, imalatçılarımızla muhtelif platformlarda bilgi alışverişi ve iletişim sağlıyoruz. FOSN (Ford Otosan Tedarikçi Ağı), SIM (Kalite Datalarının tutulduğu Platform) gibi web tabanlı uygulamalarımız da var.
SUBCONTURKEY: Yan sanayilerinizle ortak yürüttüğünüz seminer ve eğitim çalışmaları oluyor mu?
Ahmet Kınay: İmalat, kalite ve maliyet alanlarında verimlilik yaratan yenilikleri, bu amaçla kendi kullandığımız sistem ve prosesleri tedarikçilerimizle paylaşmak için muhtelif seminer türü toplantılar ve eğitimler yapıyoruz. Ürün tasarımı aşamasında tedarikçilerimizin bilgi ve tecrübelerinden de faydalanıyoruz.
SUBCONTURKEY: Yan sanayilerinizden ürün tasarım aşamasında da faydalanıyor musunuz?
Ahmet Kınay: Daha evvel de bahsettiğim gibi otomotiv sanayinin Türkiyedeki gelişimi paralelinde, özellikle imalat alanında tedarikçilerimizin teknik bilgi seviyesi de gelişti. Ürün tasarımı aşamasında bu bilgi ve tecrübelerden tabii ki faydalanıyoruz.
SUBCONTURKEY: Uzun vadede otomotiv ve ticari araçlarda dengelerin değişimini nasıl öngörüyorsunuz? Sektörel anlamda Türkiyeyi nasıl bir değişim bekliyor?
Ahmet Kınay: Ford Otosan olarak sadece ticari araç imalatı yapıyoruz, binek araçları ise ithal ediyoruz. Tabii ki bu doğrultuda beklentimiz ticari araç piyasasının öncelikle kısa sürede mevcut krizi atlatarak kriz öncesi seviyesine çıkması, uzun vadede ise gerek iç gerekse dış piyasadaki payının artması.
Ticari araç segmentine baktığımızda ise son yıllarda pazarın, hem ticari hem de binek amaçlı kullanılabilen, mevcutlardan daha kompakt tasarlanmış araçlara kaydığını görüyoruz. Birçok ana sanayi firması da bu sınıfta araç projelerini devreye alıyor.
SUBCONTURKEY: Sanayicilerimize ve tedarikçilerinize vermek istediğiniz başka mesajlarda varsa onlarıda almak isteriz
Ahmet Kınay: Biz tedarikçilerimize her platformda aynı şeyi söylüyoruz. Türkiyenin otomotivde son yıllarda yaşadığı gelişimin ana nedeni ticari olarak çok rekabetçi maliyetler ve esnek/yalın imalat tarzıyla taleplere kısa zamanda cevap verebilmesidir.
Rekabetçiliğimizi, esnek/yalın yapımızı kaybetmememiz, bunun yanında olabildiğince fazla ürün grubunda, yine aynı rekabetçi maliyet yapımızı koruyarak tasarım yapabilme yeteneğini geliştirmemiz gelecekte mevcut işimizin devamını sağlamak için şart.