Herkesin bildiği gibi girişimciler ilk başlarda kasanın başında oturduklarından, kendileri kasa defteri tutarlar ve her girdiyi çıktıyı kendileri yazar, kendileri bilirdi. İş belirli bir yapıya geldiğinde bile muhasebe sadece gelen para ve çıkan paranın tutulduğu bir birim olarak görülür. Bu yapıda da kurumsallaşma sürecinin başlaması zor ve şirketin mali tablolarını incelemek ve analiz etmek imkansız hale gelir.
Aile şirketlerinde genellikle en sıkıcı ve önemsiz bölüm olarak görülen muhasebeye şirketin devam edebilmesi için çok özen gösterilmesi gerekmektedir. Genellikle, muhasebe, ön muhasebe olarak tutulur ve özensiz bir şekilde hazırlanmış tabloların sadece şirket sahipleri tarafından anlaşılır. Öncelik olarak yapılması gereken, nitelikli elemanlar ile muhasebe ve finans departmanının oluşturulmasıdır.
Nakit akış tablolarının doğru bir şekilde tutulması, borçların gizlenmemesi ve bilgi bazlı finansal hareketlerin gerekli departmanlara aktarılması, bütçe ve iç denetimin sağlanması gerekir. Aksi takdirde, şirket açısından çok büyük yıkımlar olur.
Kurumsallaşma süreci kayıt dışı işlemlerin yürütülmesini de ortadan kaldırır. Şirketler profesyonel yönetim anlayışı ile, kontrol sistemlerini muhasebe departmanı ile oluştururlar. Mali raporlarının güvenilir olması gerekmektedir. Ayrıca, kanun ve yönetmeliklere uygun yönetiminin temin edilmesi bütün çalışanlara aktarılmalıdır. Böylece, şirketin büyümesi ile bankalar, hitap ettiği müşteriler ve tedarikçileri ile ilişkilerini hukuki temeller üzerine oturturlar.
Şirket sahiplerinin tüm muhasebe işlemleri nasıl olsa tutuluyor mantığı ile, sorun çıkmayacağını düşünmeleri ve muhasebecinin vereceği önemli bilgilerde farkına varamamaları şirketi kurumsallaşma sürecinden uzaklaştırır. Kar-zarar, gelir-gider tabloları, maliyet analizleri, stratejik planlama, bütçeleme, SWOT analiz vb. çalışmalarda harcanan zamanın gereksiz olduğunu düşünebilirler. Dağınık bir işletmede finansal tablo, iç denetim, banka ve kredi kurumlarına raporların hazırlanması bir o kadar da zordur. Fakat, geleceğe yönelik karar alma süreçlerinde öngörüler planlı ve sistematik olmadığından şirket başarısız olur.
Finansal analizler yapılarak, mevcut durum değerlendirilerek, geleceğe yönelik kararlar alınır. Finansal planlama yapılır, çünkü mevcut bilinmeden, planlama yapmak imkansızdır. İşletmenin karlılık durumu, sermaye yapısı ve aktiflerinin kullanım durumu raporlamalar ile belirlenmekte ve şirkete çok fayda sağlamaktadır.
Kendileri kasanın başında durduklarından ve her şeyi kendileri bildikleri için, çoğu veriyi diğer birimler ile paylaşmazlar. Zaten şirketten biri muhasebe ve finans işlemlerini yapıyor ve başkasının bilmesine gerek olmadığını düşünürler. Oysa, şirkette bütün birimlerin mali tabloları, maliyetleri ve fiyatlandırma tablolarını bilmeleri gerekir.
Karar mekanizmasında olan bütün profesyonel yöneticiler ile finansal tablo analizleri ve finansın genel hatlarının bildirimi yapılmalıdır. Aksi takdirde, stratejik yol haritası, kısa ve orta vadeli hedefleri belirlemede, hangi hedefe daha önem vermek lazım, öncelik sıralarımız nelerdir vb. bilgilerin analizini yapamayız.
Aile Bireylerinin Åžirkete Maliyetleri
En önemli konuda, aile şirketlerinde yaşanan ve önem verilmeyen şahsi harcamalardır. Şirket benim, ben harcarım, kimsenin bilmesine gerek yok- şirket sahibi bile olsa, şirketin bütçesinden ne harcanıyor ise, hepsinin belgelenmesi gerekmektedir. Şirkette var olan herkesin bir maliyeti vardır. Bu yüzden, şirket sahiplerinin de muhasebe kurallarına uyarak şirketin kasasını kendi şahsi kasası olarak görmemesidir. Böylece, mali tablolar daha şeffaflaşır ve analiz edilebilir hale gelir. Şirket sahiplerinin bir bütçesi yapılmalıdır ve o bütçe kesinlikle aşılmamalıdır. Eğer, kazanılan paralar sadece harcamaya dayalı olur ise, yatırım yapmak ve şirketi ikinci kuşaklara aktarmak hayal olur.
Kazandığımız parayı, araba, ev alayım, lüks tatiller derken, senenin sonunda, şirket yok olur. Amaç sadece para kazanmak değil, hizmet vermek olmalıdır. Kurumsallaşma çabasına girmez isek, belirli bir süre para kazanırız, ama devamlılığımız kısa süreli olur.
Öncelikle, şirketin hedefleri ön planda tutulmalıdır. Aile bireylerinin belirli bir maaşı, hatta şahsi satın alacaklarının bir limiti olmalıdır. Herkes dilediği gibi harcar ise, devir etmek yerine devriliriz.
Her zaman üretmek ve paylaşmak için devam edeceğim.