SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   23 Mayıs 2012, ÇarÅŸamba

Mart 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 59

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Prof.Dr.Ali Rıza Kaylan
Kalder Yönetim Kurulu Başkanı


Yönetimde kadın erkek eşitliği: Eşitlik güçlendirir


Türkiye Kalite Derneğinin öncülüğünde hazırlanan Yönetimde Kadın Erkek Eşitliği Bildirgesinin Eşitlik güçlendirir şeklindeki başlangıç cümlesi, Toplam Kalite Yönetiminin özünde de var olan bir kavramdır. Kuruluşların rekabet güçlerini artırabilmek, sürekli öğrenme, yenilikçilik ve iyileştirme çabalarıyla mümkün olmaktadır. Bu çabaların etkinliği ise tüm çalışanların yetkinliklerini dengeli bir şekilde kullanmakla sağlanabilir. Kurumsal demokrasi olarak da tanımlanabilecek toplam kalite felsefesinde, insana değer veren bakış açısı, eşitlik ve katılım temel ilkeler arasındadır. Yönetim için doğru adam bir kadın yetenek de olabilir. Dolayısıyla kadın yeteneklerden yönetimin her kademesinde yararlanmamak kurumlara yapılabilecek ciddi bir haksızlıktır.
 
Türkiyede kağıt üzerinde haklar anlamında önemli bir sorun olmamasına raÄŸmen, hakların kullanımında, yani fırsat eÅŸitliÄŸinde sorun devam etmektedir. Demokrasi kaynakların eÅŸit dağılımıyla deÄŸil, fırsatların eÅŸit dağılımıyla geliÅŸir. Kadınların ekonomide, sosyal yaÅŸamda ve siyasetteki rolü o ülkenin demokratik geliÅŸmiÅŸliÄŸinin temel göstergelerindendir.Türkiyede ve Dünyada kadın-erkek eÅŸitliÄŸinin mevcut durumu ve bildirgenin hazırlanış sürecinden  bahsetmeden önce,  öncelikle bu bildirgeye niçin gerek duyduÄŸumuzu anlatmak istiyorum. 

Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadın Erkek Eşitliği

Bildirgenin esin kaynağı, BirleÅŸmiÅŸ Millletler Küresel İlkeler SözleÅŸmesi (KİS). BaÅŸka bir deyiÅŸle, Türkiyenin ve dünyanın önemli bir sorunu olan ayrımcılık ve fırsat eÅŸitsizliÄŸi konuları KİS çerçevesinde deÄŸerlendirilebilir. BilindiÄŸi gibi Sayın Kofi Annan öncülüğünde 26 Temmuz 2000de baÅŸlatılan KİS kurumların topluma ve geleceÄŸe karşı sorumluluklarını ön plana çıkaran gönüllü bir uygulama. İnsan hakları, çalışma koÅŸulları, çevre ve yolsuzlukla mücadeleyi ele alan 10 temel evrensel ilkeden oluÅŸan sözleÅŸme tüm kurum ve kuruluÅŸlar için gelecekteki uygulamalarına yön verecek bir pusula görevi görmekte.  KalDer kurumsal sosyal sorumluluk çerçevesinde ve kurumsal dünya vatandaÅŸlığı bilinciyle 2002 yılında Türkiyeden bu sözleÅŸmeye ilk imza koyan kuruluÅŸ. 2007 yılında düzenlenen ve Küresel Rekabet ve Dünya VatandaÅŸlığı temasını iÅŸleyen 16. Kalite Kongresi sırasında Sayın Kofi Annanın katılımıyla sözleÅŸmeye imza atan kurum  sayısı 100ü geçmiÅŸti. Åžubat 2009 da ise Türkiyeden katılım 162ye ulaÅŸmış durumda. Dünya genelinde toplam sayı ise 120 ülkeden 6684 kuruluÅŸ. SözleÅŸmeye imza koyan kuruluÅŸlar, daha yaÅŸanabilir bir dünya için kendi etki alanlarında KİS ilkelerine sahip çıkacaklarını ve yaygınlaÅŸtıracaklarını taahhüt etmekteler.
 
KİSin birinci ilkesi insan haklarıyla ilgili ve İş dünyası ilan edilmiş insan haklarını desteklemeli ve bu haklara saygı duymalı şeklinde kaleme alınmış. Bu ilkenin kapsadığı hakları sorguladığımızda, uluslararası düzeyde kabul görmüş ve şirketlerin de saygı göstermesi gereken insan hakları standartlarına ilişkin 6 sözleşme karşımıza çıkmaktadır.
 
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW), BMin altı temel insan hakları sözleşmesinden biridir. 1979 yılında kabul edilmiş olan ve kadınların anayasası olarak da adlandırlan bu sözleşmenin amacı, kadına yönelik cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve kadınların insan haklarını korumaktır. Türkiye sözleşmeye 1986 yılında taraf olmuştur. Çalışma standartları grubunda yer alan 6. ilke ise İşe alım ve işe yerleştirmede ayrımcılığa son verilmeli demektedir.
 
Daha yaÅŸanabilir bir dünya için KİSi imzalamış kuruluÅŸlar bu ilkeleri ne ölçüde uyguladıklarını görebilmek için dönemsel olarak durum deÄŸerlendirmesini yapmalıdır. Mevcut durumun resmini çekerek, güçlü ve geliÅŸmeye açık alanlar belirlenmelidir. Ayrıca kıyaslama çalışmalarında yer alarak diÄŸer kurumlardaki dünya standartlarındaki iyi uygulamaları da deÄŸerlendirmelidir. Sürekli iyileÅŸtirme çabalarını mükemmellik yolculuÄŸunda olduÄŸu gibi özdeÄŸerlendirme çalışmalarının ve kurum kültürünün bir parçası yapmalıdır. 
Kadın-Erkek Eşitsizliğinde Durum Değerlendirmesi

Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) her yıl yayımladığı, dünyada kadın-erkek eÅŸitliÄŸinin durumu hakkında hazırlanan Küresel Cinsiyet EÅŸitsizliÄŸi Raporu (Global Gender Gap Report) 2008 yılında 130 ülkeyi deÄŸerlendirmektedir. Raporda Türkiye 130 ülke arasında 123. sırada görülmekte. Türkiye`den kötü durumda olan yedi ülke sırasıyla Mısır, Fas, Benin, Pakistan, Suudi Arabistan, Çad ve Yemen. 
 
Endeksin temel göstergelerinden olan ekonomik yaÅŸama katılım ve fırsat eÅŸitliÄŸi göstergesine bakıldığında Türkiyenin performansı 0.4123 ve sırası da 124. Bu göstergenin altında en zayıf boyut ise 0.08 performans ile kadın hukukçu,  kamu ve özel sektör yönetici oranı.

Bu durumun faturasını sadece kadınların değil, tüm ekonominin ödeyeceğini bilmemiz gerekir. Kadın nüfus gerçek üretim potansiyelini ortaya koyamıyorsa doğal olarak ekonomi de bundan olumsuz etkilenecektir. Kadın erkek eşitsizliğini kapatmadaki başarı, ülkelerin ekonomik gelişmesine yansıyacak. Kadınların ekonomik yaşama katılmasıyla ülkelerin rekabet güçleri de artacaktır.

Kadın-Erkek eşitsizliğini vurgulayabilmek için Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü`nün hazırladığı ve Ocak 2009da yayınlanan Türkiye`de Kadının Durumu raporundan bir kaç istatistik vermek istiyorum. Türkiye`de okuryazar olmayanların yüzde 75,5`ini kadınlar oluşturmakta. Hala yaklaşık 5 milyon 732 bin kadın (5 kadından biri), okuma yazma bilmiyor.

Kadınların yetkinlikleri, Türkiyede uzmanlık gerektiren mesleklerde kadın oranlarında önemli ölçüde görülmektedir. ÖrneÄŸin, üniversitelerde kadın öğretim elemanı oranı yaklaşık %39 dur. Toplam profesörler içinde kadın oranı %27ye ulaÅŸmıştır. Mimarların %36sı, doktor ve operatörlerin %29u, avukatların ise %33ü kadındır. O zaman bu meslek sahibi kadınlar niçin ayni oranda yönetim kademelerine tırmanmamaktadır? Karar alma mekanizmalarında kadın yönetici oranı Türkiye`de %6. Bu oran ABD`de %46, Almanya`da %36, İngiltere`de %33, İtalya`da %29, Yunanistan`da ise %26. Parlamentoya katılım oranı ise Türkiye`de %9, Almanya`da %32, İngiltere`de % 20, ABD`de % 16, Yunanistan`da % 14. 
 
Kadınların bürokrasi içerisinde üst düzey karar verici konumlarda yer alması da oransal olarak düşüktür. Türkiyede halen 21 adet kadın mülki idare amiri bulunmaktadır. Ülkemizde kadın Vali yoktur. 408 Vali Yardımcısından 5i ve 857 Kaymakamdan 16sı kadındır. Yerel yönetimde kadın istatistikleri de benzer tablo sergilemektedir. Belediye Başkanı Binde 5.6, Belediye Meclis Üyesi Binde 24, İl Genel Meclisi Üyesi ise binde 18dir.

Yönetimde kadın erkek eşitsizliğini nasıl azaltabiliriz?

Mevcut istatistikler, yönetimde eşitlik konusunda oldukça kötü bir tablo sergilemektedir. Bu tabloyu iyileştirmek için konuya üst düzey yöneticiler olarak sahip çıkmak kaçınılmaz. Tüm çalışanların bilinçlenmesi ciddi bir kültürel değişim süreci. Konuyla ilgili tüm süreçlerin iyileştirilmesi için ciddi çaba harcanması, kurum ve ülke imajını geliştirmekte önemli rol oynayacaktır. Çalışanların ve müşterilerin kuruma karşı saygınlığının artacağı ve bunun finansal sonuçlara da olumlu yansıyacağı bir gerçek.
  
Konuyla ilgili bilinçlenme ve farkındalık yaratabilmek için bir bildirge hazırlanması ilk adım olarak öngörülmüştür. Böylece KİSin birinci ve altıncı ilkeleri doÄŸrultusunda, yönetim dünyasında belirleyici olanın yetenek olduÄŸunu ve bunun da cinsiyete baÄŸlı olmadığını gündeme taşımak hedeflenmiÅŸtir. Bu çerçevede 17 Eylül 2008 tarihinde, ilgili akademisyenler, sivil toplum kuruluÅŸları ve iÅŸ dünyası temsilcilerinin davet edildiÄŸi  bir çalıştay gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ve sonuçta Yönetimde kadın erkek eÅŸitliÄŸi bildirgesi tasarlanmıştır.

Söz konusu bildirge, KalDer Yönetim Kurulunun da onayı ile 17. Kalite Kongresi kapsamında gerçekleÅŸtirilen 24 Kasım 2008 tarihli Küresel İlkeler SözleÅŸmesi Türkiye Network Toplantısında ilk kez duyuruldu. Amacımız bildirgenin BirleÅŸmiÅŸ Milletler baÅŸta olmak üzere, Türk iÅŸ dünyası, sivil toplum ve akademik dünyanın temsilcilerinden oluÅŸan geniÅŸ bir kitle  tarafından da sahiplenilmesini teÅŸvik etmektir. 

İş yaÅŸamında üst düzey yönetici konumuna yükselecek yetenekli kadınların belirli bir düzeyden sonra yükselmelerini sekteye uÄŸratan temel bir neden, aile yaÅŸamı nedeniyle iÅŸini aksatabileceÄŸi veya kuruluÅŸu yarı yolda bırakıp iÅŸten ayrılabileceÄŸi endiÅŸesi.  Yükselmeyi engelleyici görünmeyen cam tavanları yok etmek ciddi bir kültürel deÄŸiÅŸim gerektirmekte. Kadınların aile ve iÅŸ yaÅŸamı arasında tercih yapmak zorunda kalabilecekleri düşüncesi yerine,  kadın yetenekleri kaybetmemek ve meslek yaÅŸamlarında daha da geliÅŸmelerini saÄŸlamak için kadınların önlerindeki engelleri kaldıracak çalışmaları yapmak çok daha akılcı bir yaklaşım.
  
Bu doğrultuda, AB sistemi içinde, kadın erkek eşitliği ve çalışma yaşamının uyumlaştırılması yönünde önemli iki belge de Avrupa İstihdam Stratejisi ve Lizbon Stratejisidir. Lizbon Stratejisinde daha güçlü bir ekonomi için kadın istihdamıyla ilgili kritik eşikler belirlenmiştir. Türkiyenin bu alandaki istatistikleri ne yazık ki eşik değerlerin çok altındadır.

Avrupa İstihdam Stratejisinde ise meslek yaşamında kadın erkek eşitliğini sağlayabilmek için kadınların önündeki engellerin kaldırılması için önlemler vurgulanır. Örneğin çalışma yaşamlarına doğum nedeniyle ara vermek zorunda kalan kadınların işe dönüşlerinde, uyum sorunu yaşamamaları için gereken destek verilmelidir. Kadınların çalışma hayatına girmelerini veya orada kalmalarını kolaylaştırmak için çocuklara ve yaşlılara hizmet veren bakım tesislerini iyileştirmek gerekir. Daha çok sayıda kadının çalışma hayatına girebilmesini ve geçmişte erkeklerin başat olduğu branşlara ve mesleklere giriş olanağına sahip olmasını sağlamaya yönelik önlemler alınmalıdır.
 
2007 yılında Küresel İlkeler sözleşmesi imza töreninde olduğu gibi 2 Mart 2009 günü Yönetimde Kadın Erkek Eşitliği bildirgesi 35 kadar kuruluşun üst düzey yöneticisi tarafından toplu olarak imzalanacaktır. İmza töreninin 8 Mart kadınlar günüyle ayni haftada gerçekleştirilmesi anlamlıdır.
 
Arzumuz bildirgeyi imzalayan öncü kuruluÅŸların katılacağı bir kıyaslama çalışması çerçevesinde konuyla ilgili iyi uygulama örneklerini ortaya çıkarmak ve farklı kuruluÅŸlardaki iyi uygulamalardan yararlanmak isteyen diÄŸer kurumlarla da bilgi paylaşımını saÄŸlamaktır. Farkındalık yaratma ve bilinçlenme çabalarıyla  kadın erkek fırsat eÅŸitliÄŸine inanan, ayrımcılığa karşı duran ÅŸirketlerin hızla çoÄŸalmasını diliyorum.

Bu çabalar sonuç verirse, Türkiyenin kadın erkek eÅŸitliÄŸi konusunda yukarı sıralara sıçraması hiç de zor deÄŸildir. Kararlılık ve düşünce kalitemiz, kadınların yönetim ve siyasete katılımında engelleri yok edecektir. 

Projeye destek veren UNFPA, TÜSİAD, TÜRKONFED, TOBB Kadın GiriÅŸimciler Komisyonu, GYİAD,  ILO gibi çatı örgütlere ve diÄŸer STKlara , akademisyenlere, özel sektör temsilcilerine katkılarından dolayı teÅŸekkür ederim.

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor
şehirce Aylık Kent & Şehir Yaşamı Dergisi, dinamik bir iletişim ve tanıtım platformu olarak 15 Haziran da yayına başlıyor..
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Davos 2012 ve Kritik Gündem: İş Yaratmak (Job Creation)
Türkiye İçin Yeni Kalkınma Modeli: İnovasyon ve Teknoloji Transferini Anlamak
Türkiye Dünya Rekabet Edebilirlik Sıralamasında 50. Sıralarda Yer Aldığı Sürece Küresel Krizi Yönetemez Ancak İdare Eder
2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (2):
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi