SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   23 Mayıs 2012, ÇarÅŸamba

Mayis 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 61

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Can Komar
Neksport Danışmanlık


Kriz dibe vurdu


Evet, görüşümüze göre, kriz dibe vurmuÅŸtur. 

Bilimsel olarak, krizin dibe vurup vurmadığını anlayabilmek için, rakamlara bakmak gerekir. Eğer, ekonominin küçülmesi, işsizlik rakamları, kapasite kullanım oranları gibi göstergeler, iki çeyrek üst üste düşüş göstermiyor ise, işte o zaman bilimsel olarak krizin dibe vurduğunu söyleyebiliriz. Ancak, bunun için en azından 6 ay beklemek gerekir.

Bazen, bilimsel olmaktan çok, içgüdüler ile hareket etmek gerekir. Ekonominin temel kurallarını biliyor ve yapılan çalışmaları yakından izleyebiliyor iseniz, siz de benim gibi krizin dibe vurduğunu düşünüyorsunuzdur.

Şimdi, bu kanıya nasıl vardığımı ve daha sonra da bunun çelik sektörü için ne anlama geldiğini anlatmaya çalışacağım.

G20 Zirvesi

BilindiÄŸi gibi, 2 Nisan 2009 tarihinde, Londra da tarihi bir toplantı yapıldı: Dünyanın en büyük 20 ekonomisinin baÅŸkanlarının katıldığı G20 zirvesi.  Bu toplantıda bazı kararlar alındı. Toplam 1.1 trilyon dolarlık teÅŸvik paketi açıklandı. Trilyonlarca dolarların hemen hergün telaffuz edildiÄŸi bugünlerde, 1.1 trilyon doları küçümseyenler de oldu. Ama bizce, önemli olan rakamın niceliÄŸi deÄŸil, açıklanan konu baÅŸlıkları idi. IMF ve Dünya Bankasının küçük ülkelere destek vermesi için bir konu baÅŸlığı açılmıştı; bir diÄŸeri ise,  Uluslararası ticaretin desteklenmesi  idi. Bu baÅŸlıklara ayrılan para miktarı önemli deÄŸildir. Grup, her zaman için tekrar karar verip, rakamları artırabilir. Ama, bu kanalın açılmış olması güven vericidir diye düşünüyoruz.  

YaÅŸadığımız kriz, küreselleÅŸen dünya ekonomisinin ilk krizidir. Alınacak olan önlemler de küresel olmak zorundadır. Bireysel ülkelerin, diÄŸerlerinden kopuk ve büyük ihtimalle  korumacı  olabilecek kararları, yangına körükle gitmek demek olacaktır. Burada bir örnek vermek isteriz. T.C. Hükümeti, G20 zirvesi çerçevesinde tasarladığı teÅŸvik paketinde araçlara uygulanacak ÖTV indirimini sadece Türkiye de üretilen araçlara uygulayabilirdi. Ama, yerli ve ithal tüm araçlara uygulandı. Önemli olan da bu idi.  TeÅŸvik sayesinde satılan her araç, dünyanın hangi bölgesinde üretilmiÅŸ olursa olsun, küresel ticaretin bir parçasıdır ve dolayısı ile herkese fayda getirir. Güney Kore deki teÅŸviklerle satılan her araç, Türkiye için de yararlıdır. 

Korumacılık yanlıştır

Gelin ÅŸimdi, yılbaşında gümrük müsteÅŸarlığının almış olduÄŸu, sac ithalatına uygulanan ithalat vergilerinin artırılması kararını inceleyelim.  Sıcak sacların ithalat vergisi, %5 ten %13 e, soÄŸuk saclarınki %6 dan %14 e, galvanizli saclarınki ise, %14 ten %15 e çıkartılmıştı. Hükümetin, o günkü amacı, yerli üreticileri  korumak tı. Fakat öbür taraftan biliyoruz ki, Türkiye ekonomisinin motoru ihracattır. Yerli tüketim, ülkemizin bugünkü kalkınma düzeyini tek başına sürdürebilir kılamayacak kadar zayıftır.  Ülke olarak ihracat yapmak zorundayız. EÄŸer, biz korumacı kararlar alır ve içerideki üreticiyi korumak için, dünya ticaretini kısıtlar isek, yarın öbür ülkeler de kendi korumacı kararlarını aldıklarında, kaybeden yine biz oluruz.  Çünkü, biz ihracat yapmak zorundayız. G20 kararları çerçevesinde, bugün yapılması gereken ÅŸey, artırılan sac gümrük vergilerinin tekrar geri alınmasıdır.

Daha kötü olmayacak

Tekrar ediyoruz, G20 zirvesinde alınan kararlar sayesinde, kriz dibe vurmuÅŸtur. Bu ÅŸu demektir:  Artık, bundan daha kötüsü olmayacaktır. Yine, iniÅŸler ve çıkışlar yaÅŸanacaktır. İflas eden firmalar olacaktır.  Ancak, iÅŸsizlik rakamları, kapasite kullanım oranları, GSMH daki küçülme gibi rakamlar daha da kötü olmayacaktır. 

Bunları söylerken yanlış anlaşılmak istemiyorum. Kriz bitti ve iyileÅŸme baÅŸladı demiyorum. Sadece dibe vurduÄŸumuzu fakat iyileÅŸmenin görülmesi için daha uzunca bir süre beklememiz gerektiÄŸini söylüyorum.  Ancak, durumların daha da kötü olmayacak olması bile büyük bir kazanımdır. 

Hayalet firmalar

Krizin sert darbesini alan birçok firma, bugün ayakta görünse bile, aslında batmış durumdadır. Bunlar, aÄŸacın kuru yaprakları gibidir.  İlk sallantıda düşeceklerdir.  GM gibi, dünyanın en büyükleri bile bu durumda olabilirler. Bu yılın ikinci ve üçüncü çeyreklerinde, buna benzer birçok hayalet firmanın yok olacağına, bazılarının ise devlet tarafından kurtarılmaya çalışılacağına ÅŸahit olacağız.

Bilirsiniz, fırtınalarda çürük ağaçlar kırılır ve devrilirler. Çürüklerin ve aşırı risk almış olanların temizlenmesi, geride kalanların daha sağlıklı büyümelerine olanak sağlayacaktır. Yani, aslında bu tip fırtınaların ve krizlerin bu anlamda faydası vardır. Alt yapıyı düzenler, aşırı şişmiş ekonomileri düzeltir, daha sağlıklı bir büyümenin ortamını yaratırlar.

Demir-Çelik te durum

Demir çelik sektöründe de dibe vuruÅŸun belirtileri vardır. Krizin baÅŸlaması ile bıçak gibi kesilen tüketim, zincirleme olarak tüm tedarik zincirini durdurmuÅŸtu. Bu duruÅŸ, üreticiden, tüketiciye kadar uzanan zincirde büyük miktarda stokların oluÅŸmasına neden olmuÅŸtu. Üreticiler, buna cevap olarak derhal fırınların kapasitlerini düşürmüş, üretimlerini azaltmışlardı. Ancak, buna raÄŸmen tüm dünyadaki stoklar sanayiyi bugüne kadar getirdi.  Ancak, görüyoruz ki, en azından bazı mamullerde piyasalarda stoklar azalmıştır. Tüketiciler, eskiye oranla çok daha az miktarlarda bile olsa, malzeme arayışına baÅŸlamıştır. Bunu gören tüccarlar da yeni sipariÅŸleri vermek istemektedirler. Ancak, piyasalarda fiyatlara güven olmadığı için, 1-2 ayda teslim edilecek uzun vadeli sipariÅŸler yerine, bugün alınabilecek spot malzemeler tercih edilmektedir. 

Bu arada belirtmek isterim ki, krizin dibe vurmuÅŸ olmasının fiyatlara bir faydası yoktur. Fiyatlarda hala bir erime olabilir. Nitekim, Erdemir in bazı müşterilerinden, 400 $ baz fiyat ve ekstraların yarısı alınmak ÅŸartı ile sipariÅŸ toplamaya çalıştığını duyuyoruz. Ukrayna lı üreticilerin 330-340 $ efektif CFR fiyatlara kadar gerilediÄŸini biliyoruz. Özetleyecek olur isek, piyasada  paraya  ihtiyacı olan firma olduÄŸu sürece, fiyatlar düşmeye devam edecektir. 

Uzun mamulde de durum buna benzemektedir. Krizin başlangıcından bu yana büyük sıkıntılar yaşayan yerli üreticiler, kapasite sınırlamasına gitmişler ve üretimlerini düşürmüşlerdi. Üretilen ham çelik miktarı azalınca, hurda fiyatları da düşmeye başlamıştı. İhtiyaçlar, Ukrayna ve Rusya dan ithal edilen kütüklerle gideriliyordu. Ana pazarlarımız olan Ortadoğu, Avrupa ve ABD de durumlar çok kötü idi. Bütün bu sıkıntıların ortasında bir vaha gibi parlayan Mısır pazarı bir anda umutların tekrar yeşermesine neden oldu ve tüm üreticiler gözlerini oraya çevirdiler. Bu durum, fiyatların tekrar bir miktar artmasına neden oldu. Ancak, herkes biliyor ki, Mısır pazarı küçüktür ve doyma noktası yakındır. O noktaya gelindiğinde, satışları sürdürülebilir kılan başka bir alternatif de henüz yoktur. Dolayısı ile, uzun mamulde de fiyatlar kısa vadede iniş eğiliminde olacaktır.

Kriz dönemlerinde çok anlatılan bir hikaye vardır:  Küçük kuÅŸ, dondurucu bir havada, yiyecek bulamadığı için güçsüz kalmış ve yere düşmüş. Donarak ölmek üzere iken, yoldan geçen bir inek, zavallı kuÅŸun üstüne pislemiÅŸ. Bir anda, hem ısınan, hem de karnını doyuran küçük kuÅŸ, başını pislikten çıkarmış ve neÅŸeli neÅŸeli ciklemeye baÅŸlamış. KuÅŸun ciklemeleri, o sırada yakınlarda olan bir kedinin dikkatini çekmiÅŸ ve kedi derhal pençesini atarak, küçük kuÅŸu pislikten çıkarmış; havada bir, iki silkeleyerek temizlemiÅŸ ve sonra da aÄŸzına atıp, cup diye yutmuÅŸ.

Kıssadan hisse

Bu hikâyeden çıkartılan dersler ise şöyledir:  1. Üstüne her pisleyen düşmanın deÄŸildir; 2. Seni pislikten kurtaran herkes dostun deÄŸildir; 3. Sıkıntıdan kurtulur kurtulmaz hemen ciklemeye baÅŸlanmamalıdır.

Evet, bu hikaye, uzun mamul üreticilerimiz için önemli dersler içermektedir.

Öneriler

Bugüne kadar yaptığımız önerileri toparlayarak, bir kez daha dikkatinize sunmak isteriz:  L tipi krizin, dip noktası uzun sürecektir. Muhtemelen iyileÅŸme, 2011 in ortalarını bulacaktır. O nedenle,

• Küçülmek ve azla yetinmek kurtuluşun yol haritasıdır,
• Giderleri azaltmak ve çok daha az gelirle yaşayabilmeyi öğrenmek zorundasınız,
• Mümkün olduğunca uzun vadeli sipariş vermeyip, var olan stokları almalıp satmalı veya kullanmalısınız,
• Sadece ihtiyacınız kadar malzeme almalısınız,
• Çelik üreticisi iseniz, fiyatlamanızı siparişi aldığınızda değil, malzemeyi teslim ettiğinizde belirlemelisiniz,
• Dikkatinizi kar yapmaya yönlendirmelisiniz. 

Bundan sonra nakit yönetimi uğruna, zararına satış, batmanıza neden olabilir. Dikkat ediniz.

 

  İlgili Haberler

 

Avrupa Birliği Çatırdıyor
Gelecek Nelere Gebe
Grand Trade International Türkiye Temsilcisi Can Komar: Motor Etkisi
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.

  İlgili Yazılar

 

Sanayi İşletmeleri İçin Tavsiyeler
İnşaat Demiri Tekrar 1000 Dolara Çıkabilir
Demir Çelik Sektörü Fırtınaya Hazır mı?
Haber Sıkıntısı
Sac Tüccarları İçin Önemli Bir Mesaj
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi