2003/2007 yıllarında hızla gelişen otomotiv sanayimiz iç pazar, ihracat ve üretimde art arda önemli rekorlar kırmış ve 2007 yılında 1,1 milyon üretim ile 830 bin adet/ 20,5 milyar $ ihracat gerçekleştirmişti.
Otomotiv sanayimizde üretimin yüzde 80i ihraç edilmekte ve AB pazarı ihracatımızda yüzde 90nın üzerinde önemli bir pay almaktadır. Sanayimizde, 2008 yılı Mayıs ayına kadar artarak devam eden talep, ihracat ve üretim AB ülkelerindeki gelişmelere paralel olarak hızla azalmıştır. Avrupa pazarındaki bu talep daralması sanayimizi olumsuz etkilemektedir.

Özellikle son üç aylık dönemde pazarda gerçekleşen keskin düşüşün etkisi ile toplam taşıt aracı satışları 2008 yılında, 2007 yılına göre yüzde 17 oranında azalarak 527 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Otomobil satışları ise, 2007 yılına göre yüzde 14,4 azaldı ve 306 bin adede geriledi.

Toplam pazardaki gerileme, 2009 yılı ilk iki aylık dönemde de devam etmiştir. Bu dönemde, toplam pazar, yüzde 40 azalarak 43,4 bin adet düzeyinde gerçekleşirken, otomobil pazarı yüzde 31 oranında azaldı ve 27,6 bin adede geriledi. 2008 yılı Mayıs ayından beri, Türkiye otomobil ve ticari araç pazarındaki daralma, halen AB ülkelerine kıyasla daha etkili olarak devam etmektedir.
Ağustos ayına kadar önemli oranda artan ihracatın etkisi ile 2008 yılı toplam ihracatı 2007 yılına göre yüzde 11 oranında artarken, otomobil ihracatında artış oranı yüzde 4,2 düzeyinde olmuştur. 2008 yılı sonu itibariyle ihracat, 1 milyon adet beklentisinin altında kalarak 0,91 milyon adet oldu.

2008 yılı Ağustos ayında başlayan sipariş iptalleriyle azalan ihracatımız, 2009 yılı ilk iki aylık dönemde de hızla azalmaya devam etti, bu dönemde toplam ihracat yüzde 62 otomobil ihracatı ise yüzde 57 oranında azaldı.
Toplam taşıt aracı üretimi, Mayıs ayına kadar devam eden üretim artışının etkisi, 2008 yılında geçen yıla göre yüzde 4,3 artarak 1.147 bin adet oldu, ancak yıl sonu beklentisi olan 1,5 milyon adetin altında gerçekleşti. 2008 yılında otomobil üretimi ise yüzde 2,1 azalarak 622 bin adede geriledi.

İç pazardaki talep azalmasına ek olarak ihracatta da keskinleşmeye başlayan daralma, 2009 yılı ilk iki ayında da devam etti ve Ocak-Şubat döneminde toplam araç üretiminin yüzde 63,0 otomobil üretiminin ise yüzde 56 oranında azalmasına neden oldu. 2009 yılı ilk iki aylık dönemde, ticari araç ve otomobil üretimi, 5 yıl geriye giderek, 2004 yılı Ocak-Şubat dönemi üretim değerlerinin altında gerçekleşti.

Dünya ile birlikte ülkemizde de etkili olan bu küresel krizin, 2009 yılında etkisini arttıracağı ve 2010 yılı ortalarına kadar da devam edebileceği beklenmektedir. En iyimser tahmin ise, 2009 yılı son çeyreğinde pazarın az da olsa canlanmaya başlayacağı yönündedir.
2008 yılında da, ticari araçlar pazarında gerçekleşen aylık bazda daralma, otomobile göre daha önemli boyutta gerçekleşmişti. 2009 yılında yatırımların ve buna bağlı olarak büyümenin daha da yavaşlayacak olması ile birlikte, özellikle yatırım aracı olarak nitelendirilen ticari araç satışlarının, 2008 yılında olduğu gibi, bu durumdan önemli oranda etkileneceği beklenmektedir. Öte yandan, Mart ayının ikinci yarısında uygulamaya başlayan ÖTV indirimin, otomobil pazarını canlandırmaya başladığı, ancak ticari araçlar üzerindeki etkisinin kısıtlı olduğu görülmektedir. Bu tedbirlerin tüm pazarda etkili olabilmesi için, önerilerimiz doğrultusunda doğrudan tüm tüketicilerin alım gücünü destekleyecek şekilde tedbirlerin uygulanmaya başlaması gerekmektedir. 2008 yılında yaşanan gelişmelerin, 2009 yılı hedeflerimize de olumsuz olarak yansıyacağı ve 2009 yılında üretim, ihracat ve toplam pazarın, 2008 yılına göre, yüzde 35 oranında azalacağı tahmin edilmektedir.
Bütün bu olumsuz duruma rağmen sanayimizin stratejisi, verimlilik artışı ve katma değeri yüksek yenilikçi ürünlerde üretimi arttırmak ve mevcut ihracat projelerine ek olarak yeni projelerin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca, Mükemmeliyet Merkezi olabilmek için Ar-Ge alanında yatırımlar yapmaya ve küresel firmaların sadece üretim yatırımlarını değil, Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili yatırımlarını da ülkemize çekmeye yönelik olarak yan sanayi firmaları ile birlikte yeni ürün tasarım çalışmalarının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Hedeflerimize yönelik çalışmalarımızda, de en büyük gücümüz, yurt içinde güçlü olduğu kadar ihracat kabiliyeti de yüksek bir yan sanayiye sahip olmamızdır. Bu nedenle, yerli yan sanayimizin rekabet gücü, ana sanayi olarak bizim için çok önem taşımaktadır.
Sanayimiz için inovasyon kültürü, fark yaratmak için son derece önemlidir. Firmalarımızda inovasyon sistemleri çalışmaları ile maliyet azaltma ve yenilikçilik konularında önemli aşamalar kaydedilmektedir. Yan sanayi ile birlikte, yenilik ile sağlanan tasarım yetkinliği aynı zamanda Katma Değer artışının temelin ve ihracat stratejileri içinde en önemli konuyu oluşturmaktadır.
Gümrük Birliği öncesinde, 250 binler düzeyindeki otomotiv sanayi üretimi 2008de 1,15 milyon adede, sadece 35 bin adet olan toplam ihracat adedi ise 910 bine ulaşmıştır. Bütün bu kazanımlar, 1993–2003 yılları arasında yaşanan 4 önemli kriz döneminde, her türlü olumsuz koşullara rağmen yatırımlarımızın aksatılmadan sürdürülmesinin bir sonucudur.
Bu nedenle, yaşanan son olumsuz gelişmelere rağmen, Türk otomotiv sanayi firmaları, mevcut stratejilerinde bir değişiklik öngörmemekte, mevcut stratejileri doğrultusunda, yoğun ve hedef odaklı çalışmalarına kararlılıkla devam etmeyi planlamaktadır. 2012 yılı için belirlediğimiz; 2 milyon adet üretim, 1,5 milyon adet ihracat, 50 milyar $ ihracat geliri ve 600 bin istihdam hedeflerimize, birkaç yıl gecikmeli olsa da ulaşmak üzere çalışmaktayız.
Otomotiv sanayinin güvenilir bir vergi kaynağı olarak kamu gelirlerine doğrudan katkısı, tedarik zincirinde yer alan binlerce KOBİ için yarattığı iş potansiyeli, yüksek nitelikli işgücüne güvenceli istihdam ve dış ticarette yarattığı yüksek döviz fazlası ile yüksek katma değer miktarı göz önüne alındığında bu hedefin stratejik önemi ve değeri anlaşılabilir.
Hedeflerimize ulaşmada, yan sanayinin yatırımlarının önemi tartışılmaz ve bu uzun soluklu ilişkide stratejik işbirliğinin önemi çok büyük. Geleceğin üretim hedefini sağlayacak olan yeni yatırımlarda taşıt aracı üretenlerle bunlara aksam ve parça sağlayan sanayilerimizin ortak bir proje temelinde yeni yatırım teşvikleri ile desteklenmesi gereklidir.
Yeni yatırımların desteklenmesi yanında yan sanayimizin küresel rekabet boyutuna ulaşmak üzere yeni araç projelerinde ortak tasarım işlevini başarması geleceğimiz için büyük bir önem taşımaktadır. Yan sanayimizin gücü ne kadar artarsa, otomotiv sanayinin yarattığı katma değer o kadar artacaktır.
Ana sanayinin gerek yurt içi gerekse uluslararası başarısında yan sanayinin çok büyük rolünün bulunması, ana sanayinin, yan sanayi ile bir çok konuda ortak sinerji ile çalışmalarını sürdürmesinde itici güç olmaktadır.
Sanayimizin vizyonunu, Daha fazla katma değer üreterek Avrupa Birliği içindeki en rekabetçi üretim ve gelişmiş bir Ar-Ge merkezi olmaktır şeklinde belirledik. Bu uzun yolda beklentimiz arasında, uzun vadeli ihracat projelerinin, ortak tasarım projelerinde yer alacak güçlü bir yan sanayi ile desteklenmesi ilk sıralarda gelmektedir.